Robert Pogue Harrison – Gençleşme (2016)

Anne veya babanızın lise fotoğraflarındaki hallerinin, sizin lise fotoğraflarınızdaki halinizden daha yaşlı göründüğünü fark etmişsinizdir.

Robert Pogue Harrison da, bu beklenmedik gençleşme olgusunu irdeliyor.

Yaşlı olduğumuz halde, modern dönemlerin dış görünüş ve zihniyetimizle bizi nasıl genç gösterdiğini görmek isteyenlere.

  • Künye: Robert Pogue Harrison – Gençleşme, çeviren: Merve Pehlivan, Koç Üniversitesi Yayınları

Margaret Randall – Aklımdaki Che (2016)

Öldürülmesinden neredeyse kırk beş yıl sonra, Che Guevara’nın duygusal ikonografimizde kapladığı yeri düşünen nitelikli bir deneme.

Che’nin olağanüstü bir insan olduğunu hatırda tutarak ilerleyen Margaret Randall, Che’nin imgesini hem sözleri, değerleri, amaçları ve başarıları hem de başarısızlıkları ve düşmanları bağlamında tartışıyor.

  • Künye: Margaret Randall – Aklımdaki Che, çeviren: Kıvanç Koçak, İletişim Yayınları

Solomon Volkov – Romanov Hanedanı (2020)

On yedinci yüzyıldan itibaren Rusya’yı derinden etkilemiş Romanov hanedanı üzerine çok önemli bir çalışma.

Solomon Volkov bu eşsiz incelemesinde, Romanovların üç yüz yıllık hanedanı ile Avvakum, Lomonosov, Glinka, Lermontov, Gogol ve Dostoyevski gibi birçok sanatçının iç içe geçtiği tarihini anlatıyor.

Volkov, Rus İmparatorluğunu en büyük sınırlarına ulaştıran Romanov hanedanının, aynı zamanda klasik Rus kültürünün yaratılmasında nasıl temel bir rol oynadığını da gözler önüne seriyor.

Çok iyi bir kültür tarihi olarak okunabilecek kitap, hükümdarların ve “onların” yazarlarının, şairlerinin, bestecilerinin, ressamlarının canlı, parlak portrelerini çiziyor.

  • Künye: Solomon Volkov – Romanov Hanedanı: 1613’ten Devrime Rus Kültür Tarihi, çeviren: Sabri Gürses, Alfa Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2020

Maude Barlow – Su Hakkı (2016)

Şirketlerin suyu metaya dönüştürme heveslerine karşı duyarlı kesimleri bununla mücadele etmeye davet eden bir çalışma.

Anayasalarda suyun bir insan hakkı olarak güvence altına alınması gerektiğini belirten Maude Barlow, hem bireysel hem de örgütlü yollarla, tatlısu kaynaklarına yönelik tehditlerle nasıl mücadele edilebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Maude Barlow – Su Hakkı, çeviren: Arife Köse, Yeni İnsan Yayınevi

Guy de Maupassant – Aşklarımız (2016)

Guy de Maupassant, daha çok kendine has öykü tarzıyla bilinir.

Oysa yazarın, yayımlanmış altı romanı da bulunuyor.

Maupassant’ın ölmeden önce tamamladığı ❛Aşklarımız❜ da, bunlardan biri.

Kadın-erkek ilişkilerindeki ezeli ve ebedi çatışmayla örülen roman, aynı zamanda Paris’in sanatçı ve sosyete ortamlarının nitelikli bir tasvirini de sunuyor.

  • Künye: Guy de Maupassant – Aşklarımız, çeviren: Yaşar Avunç, Sel Yayınları

Jonah Lehrer – Proust Bir Sinirbilimciydi (2020)

‘Proust Bir Sinirbilimciydi’, sanatçıların olağanüstü sezgilerine methiye niteliğinde bir eser.

Jonah Lehrer, yeni bir baskıyla yayımlanan çalışmasında, sanat tarihine damga vurmuş sekiz isim üzerinden, sanatçıların bilim alanında kanıtlanmış olguları bilimcilerden önce sezgileriyle öngörmelerini ve bunun sanatçının kendine has yaratıcı gücüyle nasıl ilişkili olduğunu anlatıyor.

Yazar, Marcel Proust’tan Paul Cézanne’a, Auguste Escoffier’den İgor Stravinski’ye, Virginia Woolf’tan Gertrude Stein’a sekiz yazar ve sanatçının insan deneyimlerine nasıl baktığını ve bunları nasıl yorumladıklarını irdeliyor.

Lehrer’e göre Proust’un romanları belleğimizin, Cézanne’ın resimleri görme duyumuzun, Stravinski’nin müziği işitsel algımızın, Stein’ın şiirsel arayışları dil yetimizin, Woolf’un bilinçakışı metinleri de zihnimizin çalışma ilkelerini doğru bir şekilde önceden ortaya koymuşlardır.

Lehrer, bunu yaparken de sanatla bilim arasındaki katı işbölümüne de karşı çıkıyor ve bunu aşmanın bir yolu olarak da “dördüncü kültür” yaklaşımını öneriyor.

Lehrer’e göre, sahip olduğumuz iki kültürün alışkanlıklarını değiştirmemiz gerekiyor ve daha da önemlisi beşeri bilimler pozitif bilimlerle bağ kurmalıdır.

  • Künye: Jonah Lehrer – Proust Bir Sinirbilimciydi, çeviren: Ferit Burak Aydar, Ayrıntı Yayınları, bilim, 240 sayfa, 2020

İlhami Bekir Tez – Taşlıtarla’daki Ev (2016)

Nâzım Hikmet ile birlikte toplumcu şiirin önemli temsilcilerinden biri olan Bekir Tez’in bu kitabı ile ‘Herhangi Bir Roman Kitabıdır’ adlı eseri uzun zamandır yayımlanmayı bekliyordu.

Bu iki unutulmuş roman, şimdi yeni önsözlerle birlikte yayımlandı.

Dönemine göre oldukça yenilikçi olan romanlar, siyasal içerikleri ve şiirsel üsluplarıyla öne çıkıyor.

  • Künye: İlhami Bekir Tez – Taşlıtarla’daki Ev, Yapı Kredi Yayınları

Barthel Hrouda – Mezopotamya (2016)

Dicle ve Fırat arasında ortaya çıkmış uygarlıkların hikâyesi.

Kitap hem Sümerlerden Akkadlara, Kassitlerden Mitannilere, Assurlulardan Perslere pek çok medeniyetin izini sürüyor hem de bu uygarlıkların ekonomi, bilim ve teknik, dil, yazı, edebiyat, sanat ve din gibi farklı alanlarda ortaya koyduklarını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Barthel Hrouda – Mezopotamya, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Alfa Yayınları

Frédéric Vandenberghe – Alman Sosyolojisinin Felsefi Tarihi (2016)

Alman sosyal teorisinin evrimini kapsamlı bir bakışla inceleyen önemli bir çalışma.

Frédéric Vandenberghe başta Marx, Simmel ve Weber olmak üzere, Frankfurt Okulu’ndan Horkheimer, Adorno ve Habermas’ın düşüncelerini çok yönlü bir bakışla izliyor, ayrıca bu düşünürlerin tezleri bağlamında özgürleşmenin olası yolları üzerine düşünüyor.

  • Künye: Frédéric Vandenberghe – Alman Sosyolojisinin Felsefi Tarihi, çeviren: Vefa Saygın Öğütle, Ayrıntı Yayınları

Franz Kafka – Dönüşüm (2016)

Edebiyat tarihinin en muhteşem girişlerinden biriyle açılan ve yabancılaşma denince ilk akla gelen öykülerden biri.

Romanın başkahramanı Gregor Samsa, bir sabah huzursuz uykularından uyanınca kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur.

Bu durum, kendisinin hayatıyla, ailesiyle ve toplumla derin ve trajik bir hesaplaşmaya girişmesine vesile olur.

  • Künye: Franz Kafka – Dönüşüm, çeviren: Semih Uçar, Nora Kitap