Detlef Bluhm – Tütün (2019)

Bir keresinde Sigmund Freud, puronun simgeselliğine dair bir şeyler söyleyen ve psikanalitik bir yorum üzerinde ısrarla durmak isteyen bir kadına şöyle demişti:

“Bazen, madam, bir puro yalnızca bir purodur.”

Freud’un bu sözüne farklı itirazlar gelebilir, fakat bunların en güçlüsü, kuşkusuz tiryakinin itirazı olacaktır.

Zira tütün, hiçbir zaman sadece tütün değildir; bir kültürdür, deneyimdir, keyiftir, hatta bu dünyaya tahammül etmenin bir yoludur.

Detlef Bluhm’un bizde yeniden basılan bu kitabı ise, tütünün kültürel tarihi hakkında muazzam bir çalışma.

Edebiyatla tarih arasında köprüler kuran kitap, George Sand, Charles Baudelaire, Honoré de Balzac, Robert Musil, Albert Einstein, Thomas Mann, Friedrich Dürrenmatt, Paul Auster ve daha pek çok ünlü ismin tütünle ilgili düşüncelerini sunuyor.

Bluhm bununla da yetinmeyerek,

  • Tütünün Amerika’da keşfi ve Avrupa’ya yayılması,
  • Polisiye romanlarda tütün tiryakileri ve tütünle işlenen suçlar,
  • Piponun yaygınlaşması,
  • Enfiye çekmenin hazzı,
  • Tütün çiğnemenin zevki,
  • Tütün vergisinin çıkarılması ve tütün tiryakilerinin uğradığı kovuşturmalar,
  • ve 19. yüzyılda tütün tiryakisi kadınlar,
  • Kadın özgürlüğü ve tütün arasındaki ilişki,
  • Tütün tiryakisi gezginler,
  • Puro ve devrim arasındaki ilişki,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitapta bunun yanı sıra, bir mini puro sözlüğünün de bulunduğunu söyleyelim.

  • Künye: Detlef Bluhm – Tütün: Kolomb’dan Davidoff’a, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Kolektif Kitap, tarih, 176 sayfa, 2019

Stefan Zweig – Macellan (2010)

Stefan Zweig kurmaca eserleri kadar, biyografi türünde kaleme aldığı kitaplarıyla da büyük beğeniyle okunan yazarlardan.

Zweig bu sefer de, Portekizli denizci Macellan’ın biyografisiyle okurlarının karşısına çıkıyor.

Çevresini dolaşarak dünyanın yuvarlak olduğunu kesin olarak ispatlayan Yeniçağ’ın en önemli kâşifi Macellan, Zweig’ın anlatımında kararlı, cesur ve mağrur bir kişilik olarak resmediliyor.

Zweig kendine has üslubuyla, o dönemlerde güvensiz gemilere, büyük tehlikelere, hava şartlarının her tür insafsızlığına ve tüm yoksunluklara rağmen, Macellan ve arkadaşlarının denizlerde yol alışını ve macera dolu keşiflere imza atışını anlatıyor.

  • Künye: Stefan Zweig – Macellan: Bir İnsan, Bir Yaşam, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Can Yayınları, biyografi, 265 sayfa

Hermann Hesse – Ağaçlar (2018)

‘Siddhartha’, ‘Demian’, ‘Bozkırkurdu’, ‘Narziss ve Goldmund’, ‘Doğu Yolculuğu’ ve ‘Boncuk Oyunu’ gibi unutulmaz eserlere imza atmış Hermann Hesse’nin kaleminden, yeryüzünün en görkemli, en muhteşem eserlerinden olan ağaçlara adanmış bir anlatı.

Hesse’nin düzyazı ve şiirlerinden yapılmış bir derlemeye dayanan ve çok güzel desenlerle zenginleşmiş kitap, okurunu ağaçların ve onlara eşlik eden kuşların, çiçeklerin ve insanların dünyasına, bu dünyanın özgün dili ve yaşayışına davet ediyor.

Hesse’nin tefekkürle örülü metinleri, ağaçlara, doğaya ve tabii ki kendimize farklı bir pencereden bakmamıza vesile olacak türden.

Kitaptan birkaç alıntı:

Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.

Her şey beklemede, her şey hazırlık içinde, her şey ince ince, şefkatle dürten bir oluş heyecanıyla düş kurmakta, filizlenmekte tohum güneşe, bulut tarlaya, körpe otlar havaya doğru.

Yurdumu ne çok sevdiğimi, kalbimin, esenliğimin bu çatılara ve kulelere, köprülere ve sokaklara, ağaçlara, bahçe ve ormanlara derinden bağlı olduğunu ansızın yepyeni bir tedirginlikle hissettim.

Meydan ve sokak karman çorman üst üste atılmış gövde ve ağaçların enkazıyla kapanmıştı ve çocukluğumun ilk günlerinden beri sadece koyu, kutsal gölgeleriyle, ulu ağaç tapınaklarıyla bildiğim bu yerde yaşanan yıkıma gökyüzü boş boş bakıyordu. Sanki tüm gizli köklerimle birlikte beni de yerimden söküp almışlar, acımasız çiğlikteki günışığına tükürüp atmışlar gibi hissediyordum.

Her gün yanımızdan geçip gidiyor dünyanın bereketi; her gün açıyor çiçekler, parlıyor ışık, gülüyor sevinç. Bazen minnettarlıkla doyasıya içiyoruz bu bereketi, bazen de bıkıp hırçınlaşıyor, adını bile anmak istemiyoruz, oysa etrafımızda her daim bir dolu güzellik var.

Zaten sevincin en güzel tarafı, tesadüfi ve bedava olmasıdır; özgürdür sevinç ve Tanrı’nın armağanıdır herkese, ıhlamur çiçeğinin esip gelen kokusu gibi.

  • Künye: Hermann Hesse – Ağaçlar, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Kolektif Kitap, deneme, 104 sayfa, 2018

Hans Belting – Floransa ve Bağdat (2015)

 

Rönesans resminde perspektifin kullanımı devrim yarattı.

Ünlü tarihçi ve sanat kuramcısı Hans Belting ise, perspektifin teorisini Bağdat’ta, 11. yüzyılda İbnü’l-Heysem’in oluşturduğunu hatırlatıyor.

Yazara göre, Ortaçağda Arap matematiği perspektif teorisini doğurdu ve sonradan bu teori Batı’da sanata dönüştürüldü.

  • Hans Belting, bu saptamadan yola çıkarak bizi sanat tarihinde çok keyifli ve aydınlatıcı bir yolculuğa çıkarıyor.
  • Arap matematiğinin Batı sanatına etkileri,
  • Arabesk geometri ve süsleme sanatı,
  • Rönesans ile birlikte perspektifin küreselleşmesi,
  • İslamda görme eleştirisi,
  • Resim yasağı ve din,
  • İslam’da canlı varlıklara ihanet olarak resim,
  • Allah’ın kelamı ve Kuran yazısı anlayışının sanata etkileri,
  • İbnü’l-Heysem’in ışık ölçümü,
  • Arap icadı Camera Obscura,
  • İbnü’l-Heysem’in ‘Perspectiva’ adlı optik kitabı,
  • İslam sanatında matematik ve geometri,
  • Görme teorisinin resim teorisine dönüşmesi,
  • Skolastizmde algı ve bilgi çatışması,
  • Perspektiften önce, Giotto’nun resminde bakış,
  • Pelacani’nin matematiksel mekânı İcadı,
  • Piero’nun matematiksel sanatı,
  • Ve simgesel biçim olarak perspektif, Belting’in burada ele aldığı kimi konular.

Künye: Hans Belting – Floransa ve Bağdat: Doğu’da ve Batı’da Bakışın Tarihi, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Koç Üniversitesi Yayınları

Horst Blanck – Antikçağda Kitap (2017)

İnsanlar için kitabın gerçek ve ekonomik anlamda ulaşılabilir oluşu, matbaanın icadından önce ancak mümkün olabildi.

Horst Blanck’in bu çalışması ise, matbaanın icadından çok çok önceleri, Antik Yunan ve Roma’da kitap üzerine yapılmış en iyi incelemelerden biri.

Kitapta karşımıza çıkan kimi ilginç konular şöyle:

  • Attalos krallarının herkesin kullanımına açık olan görkemli Pergamon Kütüphanesi,
  • Herakleitos’un ‘Doğa Üstüne’ adlı eserini Ephesos’daki tapınakta Tanrıça Artemis’e sunuşu,
  • Büyük İskender’in Homeros’un ‘İlyada’ eserine duyduğu aşk,
  • Vergilius’un yeterince iyi olmadığını düşündüğü ‘Aeneis’i yakma girişimi,
  • Antik Yunan ve Roma’da okuryazarlık,
  • Antik Yunan ve Roma’da kitapların nasıl üretildiği,
  • Kitap dağıtımı ve kitapçılık,
  • Papirüsten parşömene bu dönemde kullanılan malzemeler,
  • Kitap koleksiyonları,
  • Dönemin kütüphaneleri ve kütüphane mimarisi
  • Ve daha fazlası…

Çok sayıda görsel malzemeyle zenginleşen bu muazzam çalışma, kitabın, kitap okumanın ve kitap temin etmenin tarih içinde geçirdiği dönüşüme yakından bakmak için muhteşem bir fırsat.

  • Künye: Horst Blanck – Antikçağda Kitap, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Alfa Yayınları, tarih, 270 sayfa, 2017