Melike Eğilmezler Boylan – Güldürme Beni! (2016)

Çok iyi bildiğimiz gibi mizah, tahammülsüzlüklere dur demenin en etkili yollarından biri.

Melike Eğilmezler Boylan’ın bu kitabı da, baskılara, yıldırmalara ve karamsarlıklara rağmen bizi ısrarla gülmeye davet ediyor.

Tanzimat’tan tek parti dönemine, 12 Eylül’ün kapkara günlerinden bugüne taviz vermemiş güldürü sanatı konusunda otuz beş mizahçıyla yapılan ciddi söyleşiler, bu kitapta.

‘Güldürme Beni!’ Türkiye’de mizaha şekil veren; dünyamızı kahkaha yoluyla renklendiren, sorgulayan ve değiştiren üç nesille yapılmış görüşmelerden oluşuyor.

Kitaptaki otuz beş mülakat; karikatüristler, mizah yazarları, sahne sanatçıları, yönetmenler ve radyo programcılarıyla gerçekleştirildi.

Kitapta yer alan mizahçıların en genci yirmi dokuz, en yaşlısı ise yetmiş dört yaşında.

Ve bu mizahçılar, politikadan dine, cinsellikten tasavvufa, hayallerden teknolojiye kadar pek çok konuya değiniyorlar.

  • Künye: Melike Eğilmezler Boylan – Güldürme Beni!, Yapı Kredi Yayınları, mizah, 348 sayfa, 2016

Nazım Alpman – Ahlak Islatan (2016)

Gazetecilik mesleğinde kırk yılını geride bırakan Nazım Alpman’dan kurmaca olmakla birlikte, okuyunca hiç yabancılık çekmeyeceğimiz haber medyası hikâyeleri.

En demokrat kanaldan 30 kupona kadına, gazetenin imamından enkazdan canlı yayına ve haberleriyle zıplatan gazeteciye, medyanın hal-i pür melalini pek güzel ortaya koyan birçok hikâye, bu kitapta.

  • Künye: Nazım Alpman – Ahlak Islatan, Ozan Yayıncılık

Berivan Bingöl – “Bizim Gizli Bir Hikâyemiz Var” (2016)

Eskiden PKK saflarında yer almış yürütmüş, şimdilerde annelik yapmakta olan eski gerillalar nerede?

Bu sorunun yanıtını bulmak amacıyla Güney Kürdistan, İsviçre, Almanya ve Belçika’ya uzanan bir coğrafyada iz süren Berivan Bingöl, bu kadınların nasıl yaşadıklarını, gerillaya katılma sebeplerini, örgütteki deneyimlerini ve en önemlisi de annelik hallerini anlatıyor.

  • Künye: Berivan Bingöl – “Bizim Gizli Bir Hikâyemiz Var”: Dağdan Anneliğe Kadınlar, İletişim Yayınları, kadın, 200 sayfa, 2016

Bünyamin Sürmeli – Mavi Misket (2016)

Toprağın altında ve üstünde yaşam, denizin altında ve üstünde yaşam, tümü havayla!

Hava konusunda uzman Bünyamin Sürmeli de, bu konudaki düşüncelerini bizimle paylaşıyor.

Buzulların erimesi, iklim değişimi, havayı tahmin etmenin ipuçları, ısınma ve suç oranları arasındaki ilişki, havanın gaddar ve müşfik halleri gibi konularında pratik bir rehber.

Bir meteoroloğun gözünden doğa-iklim-çevre-tarih-teknoloji ve aralarındaki geçişlere yakından bakmak için iyi fırsat.

Künye: Bünyamin Sürmeli – Mavi Misket, Doğan Kitap, ekoloji, 220 sayfa, 2016

Melih Esen Cengiz – Kudüs’ün Güvercinleri (2016)

Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’nda Gazze ve Filistin cephelerinde ağır kayıplar verdiği, Kudüs kuşatmasının gittikçe daraldığı bir dönemde, büyük ihanetlerin çemberinden geçen insanların hikâyesi.

Kuşatma, bu insanlar açısından hem hayatta kalma mücadelesi verecekleri hem de dostluklarını büyük bir sınavdan geçirecekleri bir sürece dönüşecektir.

  • Künye: Melih Esen Cengiz – Kudüs’ün Güvercinleri, Altın Kitaplar

Zehra İpşiroğlu – Haneye Tecavüz (2016)

Toplumsal cinsiyet konusunu farklı karakterlerin deneyimleriyle irdeleyen bir belgesel roman.

Hikâyenin merkezinde, her biri şiddeti farklı yönleriyle deneyimlemiş altı kadın ile bir trans bulunuyor.

Toplumun değişik katmanlarından gelen kadınlarla yapılmış birebir söyleşilerle güç kazanan romanın asıl katkısı, ataerkinin sınır tanımaz şiddetine ayna tutması.

  • Künye: Zehra İpşiroğlu – Haneye Tecavüz, E Yayınları

Saul Friedländer – Nazi Almanyası ve Yahudiler (2016)

Yahudi soykırımı ile Nazi ideolojisinin dinamikleri arasındaki ilişkiyi daha iyi kavramak açısından vazgeçilmez bir kaynak.

Saul Friedländer, çalışmasının, 1933-1939 arası dönemi ele alan bu ilk cildinde, Nazi Almanya’sında yaşamını sürdürmeye çalışan Yahudilerin etrafındaki çemberin gitgide daralışını anlatıyor.

Olguların kronolojik akışını izleyen çalışma, savaş öncesi gelişmeleri, anti-Yahudi yaptırımların doğuşu ve tatbikinde Hitler’in kişisel rolünü ve ideolojisinin işlevini ortaya koyuyor.

Friedländer, Alman nüfusunun büyük çoğunluğunun, savaştan çok daha önce Yahudilere karşı giderek artan şiddette uygulanan yaptırımların bütünüyle farkında olsa da, neredeyse tamamen ekonomik ve özellikle de dini-ideolojik sebeplere dayanan çok küçük itiraz alanları oluştuğunu ortaya koyuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Nazi rejiminin işlediği suçlar ne sadece bazı rastlantısal, istem dışı, fark edilemez, birbiri ile ilişkisiz olguların kaotik bir araya gelişidir ne de önceden belirlenmiş şeytani bir senaryodur; bir araya gelen unsurların sonucudur, bazı tasarılar ve beklenmedik durumların, elle tutulur sebepler ve tesadüflerin kesişmesinin sonucudur.”

  • Künye: Saul Friedländer – Nazi Almanyası ve Yahudiler, Cilt 1: Zulüm Yılları (1933-1939), çeviren: Ali Selman, İletişim Yayınları, tarih, 392 sayfa, 2016

Yael Navaro – Kurmaca Mekân (2016)

Kapsamlı bir alan çalışmasına dayanan, Kıbrıs’ın bölünmesinin ardından kendisini ayrı bir ülke olarak tanımlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde oluşan mekânı ve zamanı etnografik bir bakışla irdeleyen bir kitap.

Kıbrıslı Türklerle yapılan görüşmelerle ayrıca zenginleşen çalışma, onların Kuzey Kıbrıs içindeki ve dışındaki hayatlarını ve deneyimlerini izliyor ve Kuzey Kıbrıs’ı bir duygu coğrafyası olarak inceliyor.

Şunu da özellikle belirtelim:

Navaro’nun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, sınırın hâlâ kapalı olduğu dönemde (1998-2003 arasında) yürüttüğü etnografik bir araştırmaya dayanan ‘Kurmaca Mekân’, Avrupa antropolojisi alanında 2012’nin en iyi kitabı seçilerek 2013’te Society for Europeanist Anthropology’nin William A. Douglass Ödülü’nü kazandı.

  • Künye: Yael Navaro – Kurmaca Mekân: Kuzey Kıbrıs’ın Duygu Coğrafyası, çeviren: Cem Soydemir, Koç Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 270 sayfa, 2016

Platon – Sofist (2016)

Platon’un “varlık” ve “var olmayan” kavramlarını tartışıp Parmenides’in tezlerini çürüttüğü, bilhassa metafizikçileri yakından ilgilendiren meşhur diyalogu.

Kitap, Platoncu ekolün tilmizlerini, dikotominin kullanım esaslarını ve saf metafizik bir konuda diyalektik modelin nasıl kullanılacağını gösteriyor.

Düşünür, Parmenides’in “Var olmayanın düşünülemeyeceği ve söylenemeyeceği” tezini eleştiriyor, bunu yaparken de varlığın olumsuzlanmasını yokluktan ayırt etmeyi ve doğru ile yanlış yargı veya inancı tanımlamayı amaçlıyor.

Platon’un yaşlılık dönemi eserlerinden olan diyalog, düşünürün külliyatında önemli yer tutmuş metafiziksel ve epistemolojik konular üzerinde yoğunlaşan temel eserlerinden biri.

Kitabın elimizdeki baskısı ise, Emile Chambry’nin önsözü ve Ahmet İnsel’in sonsözüyle yayımlanmış.

  • Künye: Platon – Sofist, çeviren: Cenap Karakaya, İletişim Yayınları, felsefe, 126 sayfa, 2016

Steven Nadler – Mümkün Dünyaların En İyisi (2016)

Leibniz, Arnauld ve Melebranche…

On yedinci yüzyılda yolları kesişen üç filozofun, günah, iyilik, kötülük, adalet ve Tanrı konularını kapsayan tartışması.

Üç düşünürün dört asır önce Tanrı ve kötülük üzerine sordukları soru hâlâ yanıtını bekliyor: Tanrı adilse, iyi insanların başına neden kötü şeyler geliyor?

Bu üç filozofun kötülük üzerine sordukları sorular ve verdikleri yanıtlar, hem felsefe hem de din açısından bugün de geçerliliğini koruyor.

Steven Nadler, roman tadında ilerleyen kitabı, Tanrı ve yaşadığımız dünya üzerine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Steven Nadler – Mümkün Dünyaların En İyisi, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, felsefe, 366 sayfa, 2016