Raymond Williams – Kültür ve Toplum: 1780-1950 (2017)

Raymond Williams’ın ilk baskısı 1958’de yapılan ‘Kültür ve Toplum’u, kültürel çalışmalar disiplinini başlatmış öncü bir eser olarak kabul ediliyor.

Williams’ın buradaki temel tezi, kültür fikrinin ve bu sözcüğün genel modern kullanımlarının, İngiliz düşünce hayatına Sanayi Devrimi diye nitelenen dönemde girmiş olduğu şeklinde özetlenebilir.

Çalışma, bunun nasıl ve neden gerçekleştiğini gösterme ve kültür fikrinin izini günümüze kadar sürme çabasının ürünü.

Dolayısıyla kitap, 18. yüzyılın sonlarından itibaren İngiliz toplumunda yaşanan değişimlere düşünce ve duygu dünyasında verilen tepkilerin bir açıklaması ve yorumu olarak okunmalı.

Williams kültür fikrinin izini sürerken de Edmund Burke, Robert Southey ve Robert Owen’dan başlayarak John Stuart Mill, William Morris, Thomas Carlyle, Bernard Shaw, D. H. Lawrence, Oscar Wilde, T. S. Eliot ve George Orwell’a uzanıyor.

Kitap ayrıca, Marksizm ve kültür ilişkisini tartışmasıyla da önemli.

  • Künye: Raymond Williams – Kültür ve Toplum: 1780-1950, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, kültür, 501 sayfa

Guy Standing – Prekarya Bildirgesi: Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa (2017)

Bilindiği gibi prekarya, sınırsız şekilde esnekleşmiş, sürekli değişen, başka bir deyişle düzenli olarak düzensiz işlerde çalışan kesimleri anlatan bir kavram.

Bu kesimi “çalışan yoksullar” veya “güvencesiz işçiler” olarak tanımlayanlar da var.

1975-2006 arasında Dünya Çalışma Örgütü’nde (ILO) çalışan ve 2013’ten beri Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu’nda (SOAS) öğretim üyesi olan Guy Standing ise, bu sınıfı “Yeni tehlikeli sınıf” olarak tanımlıyor.

Standing, daha önce yayımlanan ‘Prekarya’ adlı kitabında da, küreselleşme sürecinin yarattığı bir sonuç olan prekaryanın oluşumunu ve tabi olduğu sömürü mekanizmalarını kapsamlı bir şekilde tasvir etmişti.

Yazarın bir manifesto olarak okunabilecek elimizdeki çalışması ise, bir siyasi hareketin temeli olabilecek prekarya için gündem oluşturmayı ve yazarın daha önceki kitabına gelen tepkileri yanıtlamayı amaçlıyor.

Kitapta, ekonomik krizin prekarya üzerindeki sonuçları ve faydacı demokrasiye bir alternatif oluşturmak için neden bir Prekarya Bildirgesi’ne ihtiyaç duyulduğu tartışılıyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise, Bildirge’ye temel oluşturabilecek yirmi dokuz madde sunuluyor.

Bu maddelerden bazıları ise şöyle:

  • Çalışmayı üretici ve yeniden üretici bir etkinlik olarak yeniden tanımlayın
  • İşçi istatistiklerini yeniden düzenleyin
  • İşe alma süreçlerini basitleştirin
  • Esnek emeği düzenleyin
  • Örgütlenme özgürlüğünü geliştirin
  • Mesleki toplulukları yeniden inşa edin
  • Sınıf temelli göç politikasını durdurun
  • Adil yargı hakkını herkese sağlayın
  • Yoksulluk tuzaklarını ve güvencesizlik tuzağını ortadan kaldırın
  • Sosyal yardım değerlendirme sistemlerini ateşe verin
  • Engellileri şeytanlaştırmaktan vazgeçin
  • İstihdama dayalı refaha hemen şimdi son verin!
  • Günlük kredileri ve öğrenim kredilerini düzenleyin
  • Finansal bilgi ve danışmanlık hakkını tesis edin
  • Eğitimi meta olmaktan çıkarın

Künye: Guy Standing – Prekarya Bildirgesi: Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa, çeviren: Senem Demiralp ve Sercan Çınar, İletişim Yayınları, siyaset, 392 sayfa

Fikret Şenses – İktisada (Farklı Bir) Giriş (2017)

Fikret Şenses’in uzun yıllara dayanan öğretim üyeliği deneyimlerinden yola çıkarak hazırladığı, kapsamıyla dikkat çeken ve hem iktisat öğrencileri hem de genel olarak iktisada ilgi duyan okurlara ziyadesiyle hitap edecek bir iktisada giriş kitabı.

Kitap, yazarının, mevcut iktisat eğitiminin üç temel eksikliği olarak gördüğü iktisadi düşüncenin evrimi, kalkınma sorunu arka planında dünya ekonomisinin durumu ve Türkiye ekonomisinin bugüne kadar geçirdiği belli başlı aşamalar ile ülkenin mevcut ekonomik durumunu ele almasıyla, alandaki benzer çalışmalardan ayrılıyor diyebiliriz.

Kitapta,

  • Başlangıcından bugüne iktisadi düşüncenin geçirdiği aşamalar,
  • Gelir düzeylerine göre sınıflandırılmış ülke gruplarının kıyaslamalı temel göstergeleri,
  • Dünya ekonomisinde ve küreselleşme sürecinde son dönemde meydana gelen gelişmeler,
  • Tarihsel süreç içinde Türkiye ekonomisinin temel makro göstergelerindeki gelişmeler,
  • Ve giriş iktisadı konusunda sözel ve sayısal sorularla bunların yanıtları ele alınıyor.

Kitapta ayrıca, ulusal ve uluslararası basında çıkan bazı ekonomi haberleri eşliğinde de, kitap boyunca ele alınan iktisadi kavramlar gerçek yaşamdaki gelişmelerle ilişkilendiriliyor.

  • Künye: Fikret Şenses – İktisada (Farklı Bir) Giriş: Giriş İktisadı Öğrencileri ve İktisada İlgi Duyanlar İçin Yardımcı Kitap, İletişim Yayınları, iktisat, 632 sayfa

Andrey Platonov – Çukur (2017)

‘Can’ın, ‘Çevengur’un, ‘Mutlu Moskova’nın, ‘Muhteşem Vahşi Dünya’nın ve başka efsane kitapların yazarı Andrey Platonov’dan, Stalin dönemi Rusyası’nda geçen şahane bir roman.

Roman, emekçilerin bir arada yaşaması için yapılmaya başlanan bir binanın temel kazma sürecinde yaşananları hikâye ediyor.

Fakat bu, sıradan bir temel kazma faaliyeti olmaktan öte, Platonov’un iktidarın baskıcı tutumuyla, sosyalizmin söylem ve pratikleri arasındaki uçurumu kendine has tarzıyla ortaya koyduğu bir sürece dönüşmekte gecikmez.

Platonov okurlarına hiç yabancı gelmeyecek özgün üslup, dilin sıra dışı kullanımı, ilginç diyaloglar, orijinal karakterler, varoluşsal göndermeler ve iktidar dediğimiz yapının uygulamada ne denli çelişik ve çoğu zaman da ne kadar aciz olduğunu gözler önüne seren bakış, romanı asıl dikkat çekici kılan hususlardan.

Platonov’un 1930’da tamamladığı roman, Rusya’da ancak 1987 yılında yayımlanabildi.

Hem Platonov hayranlarının hem de edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bir roman.

  • Künye: Andrey Platonov – Çukur, çeviren: Günay Çetao Kızılırmak, Metis Yayınları, roman, 168 sayfa

Behçet Necatigil – Mitologya (2017)

Behçet Necatigil’in bu nitelikli eseri, hem Yunan ve Latin tanrılarının temel özelliklerini hem de farklı mitologyaların benzerlik ve farklılıklarını karşılaştırmasıyla bir rehber niteliğinde.

Kitabı benzer çalışmalardan ayıran yön, düz bir anlatım yerine sorulara verilen yanıtlarla yol alması.

Kitapta yanıtı verilen bazı sorular ise şöyle:

  • “Yunan ve Latin mitologyasını bilmek niçin gerekli?”
  • ‘İlk Türk mitoslarına hangi eserlerde rastlıyoruz?”
  • “İlk Türk destanları nelerdir?”
  • “Türk mitoslarını, eski destanlarımızın hiç değilse özetlerini toplu
  • halde nerelerde bulabiliriz?”
  • “Yunan ve Latin mitologyası ilk defa kimlerin, hangi eserlerinde
  • yazıya geçti?”
  • “Homeros ve Hesiodos’un kimlikleri konusunda neler biliyoruz?”
  • “Eserlerinde mitologyayı da işlemiş ilk Latin şairleri kimlerdir?”
  • ‘Yunan mitologyası ile Latin mitologyası arasında benzerlik var
  • mı?”
  • “Yunan mitologyasına göre dünya, evren nasıl yaratıldı?”

Künye: Behçet Necatigil – Mitologya, Yapı Kredi Yayınları, mitoloji, 148 sayfa

Ali Özuyar – Sessiz Dönem Türk Sinema Tarihi (1895-1922) (2017)

Sinemanın Türkiye’deki hikâyesi II. Abdülhamit’in İstibdat döneminde başladı ve saltanatın kaldırılmasına kadar geçen süreçte dönemin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel koşullarına paralel bir seyir izledi.

İşte, Ali Özuyar’ın bu uzun soluklu çalışması, sinemanın bu topraklardaki ilk yirmi yedi yıllık macerasının kapsamlı bir dökümünü yapıyor.

Kitapta,

  • Sinemanın Osmanlı’ya gelişi ve ilk yıllar,
  • Osmanlı’da ilk sinematograf gösterimleri,
  • İstibdat döneminin sinema üzerindeki etkileri,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda erken dönem film yapımı,
  • Meşrutiyet döneminin sinema üzerindeki etkileri,
  • 1908-1914 arasında İstanbul’da açılan yeni sinema salonları,
  • Donanma, Müdafaa-i Milliye ve Hilâl-i Ahmer gibi Osmanlı yardım cemiyetlerinin sinema faaliyetleri,
  • Birinci Dünya Savaşı zamanlarında sinema,
  • Osmanlı cephelerinin filme alınması,
  • Mütareke ve işgal döneminde film yapımı,
  • Ve Kurtuluş Savaşı’nın filme alınması gibi pek çok ilgi çekici konu yer alıyor.

Sinemanın Türkiye’deki ilk yılları ve gelişimi hakkında iyi bir kaynak.

  • Künye: Ali Özuyar – Sessiz Dönem Türk Sinema Tarihi (1895-1922), Yapı Kredi Yayınları, sinema, 408 sayfa

Tom Bottomore – Siyaset Sosyolojisi (2017)

Marksist sosyoloji alanına büyük katkılar sunmuş Tom Bottomore’dan, siyaset sosyolojisi alanında, halen güncelliğini koruyan bir kılavuz, tam bir klasik.

“Siyaset sosyolojisinin konusu, toplumsal bağlamı içinde iktidardır. Burada “iktidar”dan kastedilen, bir bireyin veya toplumsal bir grubun, gerekirse diğer bireylerin ve grupların çıkarlarına, hatta muhalefetine karşı bir eylem sürecini izleme yetisidir.” diyen Bottomore’un çalışması, siyasi iktidarın toplum içindeki örgütlenme dinamiklerini apaçık ortaya koymasıyla önemli.

Konuyu ele alırken, totalitarizm, milliyetçilik, devlet, toplum, vatandaşlık/yurttaşlık gibi alanın önemli kavramlarını da derinlemesine tartışan kitap, öğrencilerin yanı sıra, siyaset sosyolojisi hakkında bilgilenmek isteyen okurlara da ziyadesiyle hitap ediyor.

  • Künye: Tom Bottomore – Siyaset Sosyolojisi, çeviren: Erol Mutlu, İletişim Yayınları, siyaset, 192 sayfa

Howard M. Sachar – Avrupa’nın Katli (1918-1942): Siyasi Bir Tarih (2017)

Yirminci yüzyılın sarsıcı 11 siyasi suikastı üzerinden Avrupa’nın iki dünya savaşı arasındaki yıllarına uzanan dikkat çekici bir çalışma.

Rosa Luxemburg, Kurt Eisner, Matthias Erzberger ve Walther Rathenau, kitapta izi sürülen suikastlardan bazıları.

Howard M. Sachar’ın çalışmasının en büyük katkısı, yalnızca bu cinayetleri irdelemesi değil, bunların Weimar Cumhuriyeti’nin çöküşüne ve Hitler’in iktidara gelmesine nasıl zemin hazırladığını ve Avrupa’da hümanist değerlerin telafi edilemez şekilde hırpalanmasına nasıl yol açtığını da açıklıkla gözler önüne sermesi.

  • Künye: Howard M. Sachar – Avrupa’nın Katli, 1918-1942 Siyasi Bir Tarih, çeviren: Erdem Gökyaran, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 432 sayfa

Simon Arakelyan – Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım (2017)

1915 sürecinde, Ankara’nın Hıristiyan Ermeni nüfusunun başına neler geldi?

İşte Ankaralı Katolik Ermeni Simon Arakelyan’ın 1915’te yaşadıklarının bir dökümü olan ‘Ankara Vukuatı’, bu sürece dair bilinmeyenleri aydınlatmasıyla önemli bir tanıklık.

1915 yazında Ankaralı Ortodoks Ermeniler katledilir ve Katolik Ermeniler de sıranın kendilerine geldiğini fark eder.

Sonuçta onlar da, gruplar halinde tutuklanmaya başlanır.

O dönemde Reji idaresinde bir memur olan Arakelyan da tutuklananlar arasındadır ve böylece kötü muamele, saldırılar, açlık ve doğa şartlarıyla mücadele edeceği 122 günlük dehşetli yolculuğu başlamış olur.

Arakelyan’ın yolculuğunda ilk durak Tarsus’tur, rotanın devamı ise, yaşam olasılığının sıfıra yakın olduğu Der Zor çölleridir ve kendisi de buraya gitmekten kurtulmak için kaçmaya karar verir.

Şans, Arakelyan’dan yanadır. Zira zorlu bir mücadelenin ardından kaçmayı, kurtulmayı başarır.

İşte bu kitap, bu zorlu yolculuğun ve kaçışın ayrıntılı bir hikâyesi oluşuyla önemli bir tarihi tanıklık.

  • Künye: Simon Arakelyan – Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım, editör: Murat Cankara, Aras Yayıncılık, anı, 352 sayfa

Adil Baktıaya – Osmanlı Suriyesi’nde Arapçılığın Doğuşu: Sosyo-Ekonomik Değişim ve Siyasi Düşünce (2017)

Osmanlı idaresi altındaki Suriye’de Arap milliyetçiliğinin ortaya çıkmasını sağlayan dinamikler nelerdi?

Bu sorunun yanıtını arayan Adil Baktıaya, Suriye’de 19. yüzyıl ortalarında yaşanan ve Nahda olarak adlandırılan toplumsal uyanışı doğuran sosyo-ekonomik etkenleri ve bunların siyasi sonuçlarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Çalışmanın ilk kısmı, 19. yüzyılda Suriye’de Batı nüfuzunun artışını ve 19. yüzyılın teknolojik gelişmelerinin Suriye modernleşmesine etkilerini araştırıyor.

Kitabın ikinci kısmı, Suriyelilerin siyasi yönelişlerini belirleyen tarihsel dönüm noktalarını inceliyor.

Burada tespit edilen dönüm noktaları 1860 Lübnan olayları ve Şam katliamı ile 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı.

Üçüncü kısımda, basım, yayın, dil, edebiyat gibi alanlarda yaşanan gelişmeler ele alınıyor ve Nahda içinde beliren siyasi eğilimler tespit ediliyor.

Bugünün Suriye’sini ve genel olarak Ortadoğu’yu daha iyi kavramak için iyi bir eser.

  • Künye: Adil Baktıaya – Osmanlı Suriyesi’nde Arapçılığın Doğuşu: Sosyo-Ekonomik Değişim ve Siyasi Düşünce, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa