Mary Pope Osborne – Sihirli Ağaç Evi 1 (2017)

  • SİHİRLİ AĞAÇ EVİ 1, Mary Pope Osborne, illüstrasyonlar, Sal Murdocca, çeviren: Duygu Dalgakıran, Domingo Kitap, çocuk, 80 sayfa

sihirli-agac-evi-1

33 dilde 130 milyondan fazla satmış bir modern çocuk klasiği… Meraklı afacanlar Tim ve Lea, ormanda içi kitaplarla dolu bir ağaç evi keşfeder. Fakat bu, sıradan bir ağaç ev değildir. Zira Lea, buradaki kitaplardan birini kurcalayınca evin sihirli olduğunu fark ederler. Burası, zamanda yolculuk yapmak için bir giriş kapısıdır! Böylece kahramanlarımız kendilerini bir anda dinozorlar çağında bulacak ve burada heyecanlı maceralar yaşayacaktır. Okurlarına hem heyecan hem tarihteki farklı kültürlerle tanıştıran keyifli bir kitap. İki kafadarın bu kez Ortaçağ’ın gizemlerini keşfedecekleri, serinin ikinci kitabının da yine Domingo Kitap tarafından yayımlandığını da belirtelim.

Songül Mecit – Anadolu Selçukluları (2017)

  • ANADOLU SELÇUKLULARI, Songül Mecit, çeviren: Özkan Akpınar, İletişim Yayınları, tarih, 344 sayfa

anadolu-selcuklulari

1081-1243 arasında varlık göstermiş Anadolu Selçuklularının ideolojisine ve zihniyet dünyasına dair kapsamlı bir çalışma. Songül Mecit araştırması için mevcut Farsça ve Arapça Anadolu Selçuklu birincil kaynağının yanı sıra, döneme ait Doğulu Hıristiyan kronikleri, sikkeler ve anıtsal kitabeler gibi kaynaklara da başvurmuş. İdeolojinin bir devletin oluşumunda önemli bir rol oynadığı teziyle öne çıkan çalışma, Anadolu Selçuklularının İslam dünyasına nasıl girdikleri, göçebe yaşam tarzları, düşünme biçimlerii, ilk Selçuklu liderlerinin geleneksel göçebe hâkimiyet kalıplarına nasıl riayet ettikleri, Anadolu’daki Rum Selçuklu Beyliği’nin 13. yüzyılın başlarına gelindiğinde Rum Selçuklu Sultanlığı’na nasıl dönüştüğü ve Selçuklular ile Bizanslılar arasındaki ilişkiler gibi konularda önemli ayrıntılar sunuyor.

Ulrich Jasper Seetzen – İstanbul Günlükleri ve Anadolu’da Yolculuk (2017)

  • İSTANBUL GÜNLÜKLERİ VE ANADOLU’DA YOLCULUK, Ulrich Jasper Seetzen, çeviren: Selma Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, seyahatname, 2 cilt, 772 sayfa

istanbul-gunlukleri-ve-anadolu-yolculuk

Alman seyyah Ulrich Jasper Seetzen’in İstanbul ve Anadolu’yu anlatan iki ciltlik seyahatnamesi, yaklaşık 800 sayfayı buluyor.  Seyahatnameyi bu coğrafya açısından anlamlı kılan başlıca husus, III. Selim dönemi İstanbul’unun gündelik hayatıyla ilgili altın değerinde bilgiler barındırması. Seetzen, dönemin İstanbul’unda yaşayan Rum ve Ermeniler ile onların Türklerle ilişkileri, türküler söyleyerek halk oyunları oynayan Kürtler, pehlivanların coşkulu geçen güreş müsabakaları, çocukların sokak oyunları gibi birçok ilgi çekici ayrıntı sunarken, zamanın İstanbul’undaki pamuklu dokuma atölyeleri, top dökümhaneleri, gemi çapası atölyeleri, kiremit ve tuğla ocakları, dönemin işçilerinin yaşadıkları zorluklar konularında da önemli bilgiler veriyor. Seetzen’in Anadolu yolculuğu ise Bursa, Manisa, İzmir, Uşak, Afyon, Konya ve Antakya rotalarını izliyor. Yazar bu bölümde de gezip gördüğü yerlerdeki camiler, pazar yerleri, medreseler, tekke ve kütüphaneler, evler, hanlar ve hamamlar hakkında detaylı bilgiler veriyor. Seetzen’in sahici üslubu ve ilginç gözlemlerinin bu seyahatnameyi sıra dışı kılıyor.

Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz – Barış İçin Akademisyenler (2017)

  • BARIŞ İÇİN AKADEMİSYENLER, Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz, İletişim Yayınları, hukuk, 151 sayfa

baris-icin-akademisyenler

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan çok sayıda akademisyen soruşturmaya uğradı, işinden atıldı. Öyle ki bu vesileyle, akademi üzerinde Türkiye tarihinde görülmemiş bir baskı kuruldu. İnsan hakları alanında çalışan Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz bu çalışmalarında, soruşturmaları hukukî açıdan sorguluyor ve hem genel hukuk ilkeleri, hem mevcut yasalar hem de disiplin yönetmelikleri açısından akademisyenlere yönelik disiplin ve ceza uygulamalarının her bakımdan hukuksuz olduğunu gözler önüne seriyor.

Radi Dikici – Müzeyyen Senar Efsanesi (2017)

  • MÜZEYYEN SENAR EFSANESİ, Radi Dikici, Remzi Kitabevi, anı, 224 sayfa

muzeyyen-senar-efsanesi

Tarihi romanlarıyla bildiğimiz Radi Dikici’nin, Türk sanat müziğinin efsanevi ismi olan; iki yıl önce aramızdan ayrılan Müzeyyen Senar ile 35 yıllık dostluğu bulunuyordu. Daha önce ‘Cumhuriyet’in Divası Müzeyyen Senar’ ile sanatçının nitelikli bir biyografisini ortaya koyan Dikici, söz konusu kitabına almadığı Senar’a ilişkin anılarını da ‘Müzeyyen Senar Efsanesi’nde bir araya getirmiş. Dolayısıyla bu kitabı daha kişisel, Senar’ın insani yönünü daha çok öne çıkaran bir çalışma olarak tanımlayabiliriz. Kitabın satır aralarında ülkenin yakın tarihinden kimi olaylarla da karşılaşıyoruz. Hem özgün bir dönemi, hem de özgün bir kuşağı daha yakından tanımak için iyi bir fırsat.

 

Hüseyin Mevsim – Diyarbakır Sürgünleri (2017)

  • DİYARBAKIR SÜRGÜNLERİ, Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, 244 sayfa, tarih

diyarbakir-surgunleri

1862-1878 yılları arasında, Bulgaristan’da ortaya çıkan isyan sonrasında 140 Bulgar, Diyarbakır’da bir hapishaneye sürgün gönderilir. Çeşitli yaş ve mesleklerden, farklı sosyal gruplardan gelen bu kişilerden bazıları, kış mevsiminin çetin geçtiği Anadolu’daki bu yolculuğu kaldıramaz. Sürgünlerin bir kısmı da, Diyarbakır’ın iklimine, havasına bir türlü alışamaz. Bu sürgünlerin önemli bir kısmı ise, ölümü dahi göze alarak Halep, İskenderun veya Erzurum ve Kafkasya üzerinden Romanya’ya firar eder. İşte bu çalışma, söz konusu sürgünlerin Anadolu ve Diyarbakır’daki günlerine dair hatıraları ile ailelerine gönderdikleri mektupları bir araya getirerek, bu sürgün sürecinin nitelikli bir resmini çiziyor. Kitap, sürgünlerin Diyarbakır’ın iklimi, coğrafi konumu, sosyal ve dini yapısı, ibadethaneleri, gündelik hayatı, geçim kaynakları ve etnik unsurları gibi konulara dair deneyim ve gözlemlerini paylaşmasıyla önemli bir tarihi vesika.

Haşim Şahin – Dervişler ve Sufi Çevreler (2017)

 

dervisler-ve-sufi-cevreler

Tarihçi Haşim Şahin elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, klasik çağ Osmanlı toplumunda, halkı derinden etkilemiş tasavvufi şahsiyetlere ve bu şahsiyetlerin dönemlerinin iktidarlarıyla ilişkilerine odaklanıyor.

İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, sufilerin hayatlarından bahseden menakıpnameler ile Alevi-Bektaşi geleneğinde önemli bir yeri olan vilayetnameler inceleniyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise, 1300-1600 yılları arasında yaşamış bazı sufilerin hayatları anlatılıyor.

Şahin’in burada biyografilerini sunduğu isimler ise şöyle: Seyyid Ali Sultan, Emir Sikkînî, Yazıcızâde Kardeşler, Otman Baba, Merzifonlu Piri Baba, Koyun Baba, Seyyid Velâyet, Baba Haydar en-Nakşbendî, Beşiktaşlı Yahya Efendi ve Lâ’lîzâde Abdülbâki Efendi.

Çalışma, Osmanlı mutasavvıflarına geniş bir perspektiften bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Haşim Şahin – Dervişler ve Sufi Çevreler, Kitap Yayınevi, tarih, 264 sayfa

Gizem Çelik – Öldüren Erkek(lik)ler (2017)

  • ÖLDÜREN ERKEK(LİK)LER, Gizem Çelik, Nota Bene Yayınları, toplumsal cinsiyet, 336 sayfa

olduren-erkeklikler

Türkiye’nin en yakıcı sorunlarının başında, kadına yönelik şiddet geliyor. Hatta kamuoyunda bu yönde büyük bir tepki oluştuğu halde, kadına yönelik işkence ve cinayetler azalmak yerine gün geçtikçe daha da artıyor. Gizem Çelik’in bu önemli çalışması da, eşine şiddet uygulamış cezaevindeki erkeklerin dünyasını gözler önüne sermesi açısından, alana önemli bir katkı sunuyor. Doğrudan bu erkeklerin anlatımlarıyla yol alan bu kitap, meselenin ataerkil boyutunu kapsamlı ayrıntılı bir şekilde serimliyor. Sorunu saptamakla kalmayıp, bunun çözümü konusunda öneriler de geliştiren Çelik, hem eleştirel erkeklik incelemeleri hem de toplumsal cinsiyet konularına ilişkin nitelikli bir kaynağa imza atmış.

Konstantin Veliçkov – İstanbul’dan Hatıralar: 1870-1890 (2017)

  • İSTANBUL’DAN HATIRALAR: 1870-1890, Konstantin Veliçkov, çeviren: Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, anı, 80 sayfa

istanbuldan-hatiralar

1855-1907 yılları arasında yaşamış Bulgar şair ve yazar Konstantin Veliçkov’dan İstanbul’daki günlerine dair anı ve tanıklıklar. Galatasaray Lisesi’nin ilk mezunlarından olan Veliçkov, lise dönemindeki İstanbul ikametinin yanı sıra, ülkesindeki toplumsal ve siyasi durumdan kaynaklı olarak İstanbul’da gönüllü bir sürgün dönemi de yaşadı. Veliçkov’un anılarını sıra dışı kılan hususların başında 19. yüzyılın önemli olaylarına konusunda barındırdığı ayrıntılar ile İstanbul’a dair özgün yorumlar sunması. Bağımsız Bulgar kilisesi mücadelesinin bir meyvesi olarak Aziz Stefan Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin inşası ile İstanbul’daki Bulgar kültürünün merkezi niteliğindeki Mısır Çarşısı’nın arkasındaki Balkapan Han’a dair keyifli bilgiler barındıran kitapta, Veliçkov’un, İstanbul ile ilgili yapılan en şiirsel metinlerden biri olarak kabul edilen ‘Çamlıca’ başlıklı yazısı da yer alıyor.

Anthony Slide – Aurora (2017)

  • AURORA, editör: Anthony Slide, çeviren: Evrim Kaya, Aras Yayıncılık, inceleme, 320 sayfa

aurora

Asıl adı Arşaluys olan ve 1915’te Ermeni tehcirinde halkı yok edildiğinde henüz 14 yaşına basmış Çemişgezekli kız çocuğu Aurora’nın sıra dışı ve can acıtıcı hikâyesi. Aurora o korkunç zamanlarda bir şekilde hayatta kalmayı başarır ve iki yıl sonra Amerika’ya varır. Burada başından geçenleri anlatan Aurora’nın hikâyesi, çok geçmeden Hollywood’daki film yapımcılarının da ilgisini çekmeye başlar. Böylece Aurora, başrolünde kendisinin oynadığı bir filmle yaşadıklarını beyazperdede canlandırır. Fakat bu süreçte, başından geçenleri yeniden hatırlamak gibi büyük bir travmayla da boğuşur. İşte bu kitap, bize Aurora’nın bu trajik hikâyesini anlatıyor. Aurora’nın oynadığı ve gösterime girdiğinde gişe rekorları kırmış film daha sonra ortadan kayboldu. Popüler bir seyirlik haline getirilen Aurora ise unutulup gider ve ilerlemiş yaşında öldüğünde kimsesizler mezarlığına gömülür. Çarpıcı, iz bırakan bir hayat…