Daniel McCoy – Viking Ruhu (2019)

Odin, Thor, Freya, Loki, Balder, Heimdall…

Norslar ve Cermen halkların Hıristiyanlık öncesi dönemleri, mitolojileri ve pagan inançları üzerine çalışan Daniel McCoy’dan, Nors mitolojisi ve dinleri hakkında harika bir giriş.

McCoy, kitabının ilk kısmında Nors dininin karakteristik özelliklerini açıklıyor.

Yazar burada, tanrı ve tanrıçalarından kozmoloji yaklaşımına, Nors kader kavramından cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı ahlâk anlayışına, ölüm ve öbür dünya görüşünden resmi dinsel uygulamalarına ve büyüden şamanlığa, Nors dininin kendine has niteliklerini açıklıyor.

Kitabın geniş yer tutan ikinci kısmındaysa, Nors mitolojisindeki ana karakterler ve önemli konular aydınlatılıyor.

  • Künye: Daniel McCoy – Viking Ruhu: Nors Mitolojisi ve Dinine Giriş, çeviren: Cumhur Atay, İletişim Yayınları, mitoloji, 320 sayfa, 2019

Denizer Şanlı – Düşman Ceza Hukuku (2019)

Denizer Şanlı’nın bu kapsamlı çalışması, düşmana uygulanan hukuk geleneğini, başka bir deyişle düşman ceza hukukunu bilimsel bir yaklaşımla irdeliyor.

Şanlı çalışmasında,

  • Düşman ceza hukuku kavramının düşünsel ve tarihsel kaynaklarını,
  • Düşman ceza hukukunun güncel zeminini,
  • Düşman ceza hukukunun kurumsal temelleri ve kapsamını,
  • Ve hukuk devletinde düşman ceza hukukunun ne anlama geldiğini kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Şanlı bunu yaparken de, düşman ceza hukukunun uygulandığı pek çok tarihsel örnekten de yararlanıyor.

  • Künye: Denizer Şanlı – Düşman Ceza Hukuku, Nota Bene Yayınları, hukuk, 224 sayfa, 2019

Xavier Márquez – Demokrasi Dışı Siyaset (2019)

Demokrasi dışı siyaset çok farklı biçimlere bürünür ve farklı isimlerle bilinir.

“Diktatörlük”, “tiranlık”, “otoriterlik”, “otokrasi”, “totaliterlik” ve “despotluk”, demokrasi dışı devletleri demokrasiden ayırt etmek için kullanılan terimlerden yalnızca birkaçı.

İşte otoriterlik, totaliterlik ve diktatörlük gibi demokrasi dışı olarak ele alınan rejim tipleri üzerine çalışan Xavier Márquez bu eseri, “demokrasi dışılık” hakkında çok önemli bir çalışma olup demokratik devletleri demokrasi dışı devletlerden tam olarak hangi niteliklerin ayırdığını derinlemesine irdeliyor.

Demokrasi dışı rejimlerdeki iktidar sahiplerinin hepsi, iktidara tutunmaya çalışırken siyasi rakiplerini katletmez, protesto gösterilerini engellemez veya muhalif grupları doğrudan yasaklamaz.

Zira demokrasi dışı rejimlerin bazıları kendilerini neredeyse demokratik bir rejimmiş gibi gösterecek incelikli yöntemler kullanır ve seçim kaybetmemeyi sağlama alır; ancak bazıları çok daha acımasız yöntemler kullanır.

İşte Márquez’in de bize gösterdiği gibi, uluslararası ilişkilerin seyri, maddi kaynakların ulaşılabilirliği, muhalif grupların örgütlenme seviyesi ve hatta iktidar sahibinin vicdanı bile demokrasi dışı rejimlerin alacağı kendine özgü şekli ortaya çıkarmada önem taşır.

Kitap, demokrasi dışı siyaset içerisindeki belirgin ayrım ve farklılıkları ortaya koyduğu gibi, demokratikleşme sürecinin sancılarını masaya yatırarak bazı rejimlerin nasıl bir yandan otoriter/antidemokratik öğeler barındırırken, diğer yandan demokratikleşme yolunu katedebildiklerini çarpıcı örneklerle ortaya aktarıyor.

  • Künye: Xavier Márquez – Demokrasi Dışı Siyaset: Otoriterlik, Diktatörlük ve Demokratikleşme, çeviren: İsmail Çekem, İletişim Yayınları, 429 sayfa, 2019

Ruşen Arslan – Niyazi Usta (2019)

Kürt siyasal hareketinde önemli yeri olan Niyazi Usta, tam adıyla Niyazi Tatlıcı, zekâsı ve hazırcevaplığıyla bilinen, aynı zamanda halk filozofu olarak tanımlanan bir kişilikti.

Ruşen Arslan da bu kitabında, yaşamı boyunca sıkı bir sosyalist olmuş Niyazi Usta’nın hayatını kat ediyor ve onun mirasını kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Ruşen Arslan’ın kendi tanıklığının yanı sıra, Niyazi Usta’yı bizzat tanımış kişilerle yapılmış söyleşilerle ortaya çıkmış eser, bir dönem Türkiye’sinin ve Kürt siyasetinin özgün bir dönemini anlatıyor.

  • Künye: Ruşen Arslan – Niyazi Usta: Bir Kürt Devrimcisi, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 160 sayfa, 2019

Kolektif – 1968: İsyan, Devrim, Özgürlük (2019)

68 hareketi Türkiye ve dünyada nasıl yankı buldu ve ne gibi etkiler yarattı?

Bu muazzam derlemede yer alan makaleler, 68’in Türkiye, Amerika, Almanya, Fransa, Çekoslovakya ve daha pek çok ülkedeki etkilerini derinlemesine izliyor.

Kitap, 68’in yansımalarını farklı siyasal hareketlerden popüler kültüre uzanan geniş bir perspektifte irdelerken aynı zamanda dönemin siyasal ve toplumsal atmosferinin sağlam bir fotoğrafını da çekiyor.

Çalışma, kadınlar, yeşiller ve Kürtlerin 68 sürecindeki dönüşümlerini saptamasıyla da dikkat çekici.

Kitap, Toplumsal Tarih’in Mayıs 2018’de yayımlanan 68 özel sayısının genişletilmesi ile oluşmuş.

Ayrıca derginin söz konusu sayısında yer almayan altı yazı da bu kitap için kaleme alınmış.

1968 hareketi hakkında sağlam bir kaynak arayanlar kaçırmasın.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alper Akyüz, Ateş Uslu, Axel B. Çorlu, Ayşe Köse Badur, Ayşen Uysal,Begüm Özden Fırat, Bilge Seçkin Çetinkaya, Bülent Somay, Cemil Boyraz, Çimen Günay-Erkol, Demet Lüküslü, Deniz Cenk Demir, Emre Can Dağlıoğlu, Erden Akbulut, Erol Ülker, Esin Paça Cengiz, Fatmagül Berktay, Fethiye Beşir, Hakan Koçak, Kerem Ünüvar, Masis Kürkçügil, Nadire Mater, Ömer Turan, Özgür Ulus Mutlu, Tanıl Bora, Zafer Toprak ve Zeynep Beşpınar.

  • Künye: Kolektif – 1968: İsyan, Devrim, Özgürlük, derleyen: Ömer Turan, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, siyaset, 584 sayfa, 2019

Giray Fidan – Cumhuriyet’in Çinli Misafirleri (2019)

Çin modernleşmesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin rolü neydi?

Büyük bir imparatorluğun küllerinden doğmuş Türkiye Cumhuriyeti, kısa süre içinde Çinli yönetici elit ile Çinli entelektüellerin de ilgisini çekmişti.

Zamanında birçok Çinli, yaşanan dönüşümü yerinde görmek için Türkiye’yi ziyaret etmişti.

Giray Fidan da bu çalışmasında, Türkiye’yi ziyaret etmiş Çin’in önemli entelektüel, siyasetçi, diplomat ve reformcularını anlatıyor.

Kitap, Hu Hanmin, Hu Shiqing, Alfred Sze ve He Yaozu, Marksist teorisyenlerinden Cai Hesen gibi isimlerin kaleme aldıkları kitapçıklar, makaleler ve gazete yazılarını içeriyor.

Çalışma bu yönüyle, Çinlilerin gözünden Türkiye’nin siyasi, toplumsal ve kültürel yapısını, gündelik yaşamını ve daha da önemlisi iki ülkenin ortak değerleri hakkında ilginç değerlendirmeler barındırıyor.

  • Künye: Giray Fidan – Cumhuriyet’in Çinli Misafirleri, İş Kültür Yayınları, tarih, 176 sayfa, 2019

Michael J. Shapiro – Savaş Suçları (2019)

Michael Shapiro’nun bu kitabı, savaş suçları üzerine geleneksel bir incelemenin çok ötesinde.

Yazar, bu konudaki geleneksel anlayıştan farklı olarak zulmün kökenlerini izlerken filmlerden, edebiyattan ve felsefeden yararlanıyor.

Başka bir deyişle bu kitaptaki savaş suçları, zulümler ve adalete ilişkin inceleme, politik ve felsefi kavramları seferber etmekle kalmıyor, aynı zamanda bu kavramları edebi ve sanatsal ürünler yoluyla ifade edildiği şekliyle küresel mekânlara, güçlere ve olaylara uyguluyor.

Kitap, savaş suçları duruşmalarının adaletle ilişkili temsilleriyle “edebi adaleti” karşılaştırıyor; edebiyat, sinema ve biyografik ifadelerdeki hukuk davalarının dışladığı zulümler ve adaleti gündeme getiriyor; devletlerin, devlet-olmayan güç odaklarının, silah ticareti, seks işçisi kaçakçılığı, kanun uygulama ve hüküm verme işleriyle uğraşan bireylerin eylemlerinden doğdukları haliyle savaş suçlarının olasılık koşullarına mercek tutuyor.

Kitap, sinema, medya, edebiyat, kültür çalışmaları, çağdaş felsefe ve politika teorisiyle ilgilenenler için çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Michael J. Shapiro – Savaş Suçları: Zulüm ve Adalet, çeviren: Yasin Emre Kara, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 240 sayfa, 2019

Nihan Naiboğlu – Anadolu Kent Modelinin Yayılımı (2019)

Nihan Naiboğlu’nun bu enfes çalışması, MÖ 3. binyılda Batı Anadolu, Ege Adaları ve Balkanlar’da kentleşme üzerine çok önemli bir inceleme.

Bilhassa son dönemde yapılan kazılar, Batı Anadolu, Ege ve Balkan coğrafyasındaki yerleşimlerin, çok kendine has özelliklere sahip olduklarını gösterdi.

Örneğin Batı Anadolu, Ege dünyasının kentleri, çapı 100 m’yi ancak bulan, kalabalık nüfusları, işlik yerlerini ve büyük depo alanlarını barındırmayan, Suriye-Mezopotamya kentleriyle karşılaştırılamayacak kadar küçük ve mütevazı görünümü olan yerleşim yerleriydi.

Bununla birlikte, Anadolu İlk Tunç Çağı yerleşimleri önceki Neolitik ve Kalkolitik Çağ yerleşimlerinden olan farklılıklarıyla da öne çıkıyordu.

Örneğin Çatalhöyük ve Aşıklı Höyük gibi bazı Neolitik yerleşimleri, Troia, Demircihöyük, Thermi ya da Poliochni gibi İlk Tunç Çağı merkezlerinden çok daha kalabalık bir nüfusu barındırmış, daha geniş bir alanı kaplamıştı.

İşte Nihan Naiboğlu’nun incelemesi, hem Anadolu kent modelini ayrıntılandırıyor hem de bunun Mezopotamya kent modelinden farklılıklarını ortaya koyuyor.

Naiboğlu bununla da yetinmeyerek Batı Anadolu, Ege dünyasında ortaya çıkan yapılanmanın Balkan Yarımadası’na yaptığı etkiyi de izliyor.

  • Künye: Nihan Naiboğlu – Anadolu Kent Modelinin Yayılımı, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, tarih, 236 sayfa, 2019

Andrew Gregory – Evreka! (2019)

Bilim nasıl ortaya çıktı?

Andrew Gregory’nin bu çalışması, hem bilimin ortaya çıkış serüvenini kapsamlı bir şekilde irdeliyor hem de Batı uygarlığının kökenlerine aydınlatıyor.

Rahat okunabilir üslubuyla öne çıkan kitap, bilimin ortaya çıkışından önceki dünyayı, bilimin nasıl, nerede ve hangi dinamiklerle ortaya çıktığını, bu dönüşümde rol alan aktörlerin kimler olduğunu ve bunun gibi pek çok konuyu aydınlatıyor.

Gregory, tıp, biyoloji, mühendislik, matematik ve kozmoloji gibi çeşitli disiplinlerin neden köken olarak Antik Yunan’a dayandığını ve Platon, Aristoteles, Pisagor, Arşimet ve Hippokrates gibi isimlerin fikirleriyle bilimsel devrime nasıl kaynaklık ettiklerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Gregory bununla da yetinmeyerek, Babilliler ve Mısırlıların ileri düzeyde birtakım aletler geliştirmekle birlikte neden Antik Yunan dünyasına benzer şekilde bilimsel düşünceye zemin hazırlayamadıklarını da tartışıyor.

  • Künye: Andrew Gregory – Evreka!: Bilimin Doğuşu, çeviren: Emine Ayhan, Alfa Yayınları, bilim, 152 sayfa, 2019

Tahir İlyasi – İstanbul Hatıratı 1922 (2019)

Tahir İlyasi, 1922 yılında Sovyetlerin görevlendirmesiyle İstanbul’a gelmişti.

Bu dönem, İstanbul’un işgal altında olduğu, bunun yanı sıra Anadolu’da kıyasıya bir mücadelenin sürdüğü bir dönemdir.

Üç ay burada kalan İlyasi’nin bu süreçteki deneyimlerinden oluşan bu kitap, dönemin İstanbul’u ile Anadolu’da yaşanan mücadelenin şehre yansımaları hakkında nadide bir kaynak.

Kitap, İstanbul’daki gündelik hayat ve Anadolu’da yaşanan mücadele hakkında ilginç ayrıntılar barındırdığı gibi, daha önce İstanbul’a göç etmiş Kazan ve Kırım Tatarlarının yaşamlarına da ışık tutuyor.

Arzu Kılınç’ın bulup çevirdiği hatırat, dönemin gazetelerinden ilgili haberlerle zenginleştirerek hazırlanmış.

  • Künye: Tahir İlyasi – İstanbul Hatıratı 1922, hazırlayan: Arzu Kılınç, Kırmızı Kedi Yayınevi, anı, 168 sayfa, 2019