Kolektif – Belgesel Sinema Kitabı (2021)

Belgeselle ilgilenenlerin kaçırmak istemeyeceği bir başvuru kaynağı.

Brian Winston’un derlediği 752 sayfalık bu çalışma, belgeselin tarihçesinden belgeselde yeni teknolojilere konuyu zengin bir bağlamda irdeliyor, bunu yaparken de tam da olması gerektiği gibi, belgeselin etik, estetik, siyaset gibi konularla ilişkisi konusunda da çok önemli değerlendirmeler barındırıyor.

  • Künye: Kolektif – Belgesel Sinema Kitabı, derleyen: Brian Winston, yayıma hazırlayan: Seda Salman, Ayrıntı Yayınları, sinema, 752 sayfa, 2021

Yuri Gagarin – Yıldızlara Çıkan Yol (2021)

Uzaya çıkan ilk insan olan Yuri Gagarin’in anıları şimdi Türkçede.

Gagarin, hem kendisi hem de insanlık için dönüm noktası olan bu süreçte yaşadığı sıra dışı deneyimi bizimle paylaşıyor.

Gagarin anılarında, memleketi Smolensk’i, buradaki çocukluk günlerini, işçi sınıfına katılma sürecini, pilotluk zamanlarını, Sovyetlerin uzay programına dâhil olma sürecini, bu esnada yaşadığı muazzam heyecanı ve 12 Nisan 1961 tarihinde uzaya çıkan ilk insan olmanın kendisine yaşattığı paha biçilemez duyguları bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Yuri Gagarin – İlk Sovyet Kozmonotunun Notları: Yıldızlara Çıkan Yol, çeviren: Emel Güneş ve Özlem Altıok, Yazılama Yayınları, anı, 218 sayfa, 2021

Alain Corbin – Sessizliğin Tarihi (2021)

Bütün duyularımızı felç eden, insafsız bir gürültü çağında yaşıyoruz.

Alain Corbin de, sessizliğin tarihini izleyerek tefekkür ve bizi derin düşünüşün egemen olduğu o eski asil zamanlara götürüyor.

Birçok insan sessizlikten ürker.

Çünkü onlara göre sessizlik, doldurulması gereken tekinsiz bir boşluktur.

Şehirlerin karmaşasında yaşayan kimi insanlarsa, özellikle bugünlerde sessizliğin hikmetini ve kıymetini yeniden öğrenmeye başlıyor.

İşte Fransa’nın yaşayan en önemli tarihçilerinden biri kabul edilen Corbin de bu kitabında, gürültünün mekândan uzaya her yeri işgal ettiği bu çağdan hareketle, sessizliğin tarihinin izini sürüyor.

Kitapta, sessizliği deneyimleme biçimleri, sessizlik arayışlarının muazzam çeşitliliği ve geçirdikleri evrim konularında çok ilgi çekici ayrıntılar yer alıyor.

Sessizliğe eğitici bir değerin atfedildiği, konuşmanın nadide görüldüğü bu çağlara bakmaksa, insanın iç sesine kulak vermesi açısından çok iyi fırsat.

  • Künye: Alain Corbin – Sessizliğin Tarihi, çeviren: Işık Gören, Kolektif Kitap, felsefe, 115 sayfa, 2021

M. Nevzat Hız – Orhan Kemal’in Adana’sı Bir Şehrin Sözlüğü (2021)

Orhan Kemal, Türkiye’den sunduğu muazzam insan manzaraları ve Türkçeyi kullanmadaki ustalığıyla kalbimizde taht kurmuştur.

Nevzat Hız’ın bu güzel sözlüğü ise, bu büyük yazarı, O’nun dünyasını görmek, kullandığı dilin zenginliğini yeniden fark etmek, ayrıca Adana’yı daha yakından tanımak için harika bir fırsat.

  • Künye: M. Nevzat Hız – Orhan Kemal’in Adana’sı: Bir Şehrin Sözlüğü, Everest Yayınları, sözlük, 328 sayfa, 2021

Kolektif – Fotoğrafla Diyalog (2021)

Her fotoğrafçının, fotoğrafçı adayının, daha da ötesi fotoğrafla ilgilenen her okurun muhakkak edinmesi gereken bir çalışma.

Bir başucu kitabı işlevi görecek ‘Fotoğrafla Diyalog’, 20, yüzyılda fotoğraf alanına yön vermiş pek çok isimle yapılan söyleşilere yer veriyor.

Robert Capa’dan André Kertész’e, Henri Cartier-Bresson’dan Man Ray’e, fotoğrafçılığın dönüm noktası diyebileceğimiz yirmi isim hem fotoğrafçılık konusundaki görüşlerini hem bu işi veya sanatı icra ederken karşılaştıkları zorlukları anlatıyor hem de fotoğraf çekmek isteyenlere önerilerde bulunuyor.

Kitap bu yönüyle kapsamlı bir kaynak olduğu kadar, buradaki tarihi figürlerin deneyimlerini ilk ağızdan aktarmasıyla aynı zamanda kişisel bir anlatı.

Kitaba söyleşileriyle katılmış diğer isimler ise şöyle: Paul Strand, Eliot Porter, Cecil Beaton, Brassaï, Jacques Henri-Lartigue, George Rodger, Robert Doisneau, Herbert Bayer, Henry Holmes Smith, Helmut Gernsheim, Brett Weston, Manuel Alvarez Bravo, W. Eugene Smith, Laura Gilpin, Wynn Bullock, Minor White, Beaumont Newhall ve Ansel Adams.

  • Künye: Kolektif – Fotoğrafla Diyalog, çeviren: Ayça Göçmen, Espas Yayınları, fotoğraf, 448 sayfa, 2021

Lena Dominelli – Baskı Karşıtı Sosyal Çalışma (2021)

Bugün, dünyada pek çok insanın temel kaygısı, baskıların ortadan kaldırılabilmesini ve herkesin kendini ifade etme hakkına kavuşabilmesini mümkün kılabilmek.

İnsanların özgürlük ve güçlenmeye ilişkin taleplerinin yanı sıra farklı nüfus grupları arasında daha eşitlikçi sosyal ilişkiler yaratılmasına ilişkin istekler, ulus devletin baskın yurttaşlık ve katılım tanımları ile yine ulus devletin bir parçası olan refah ve sivil toplum tanımlarına da meydan okuyor.

Bu meydan okuma da, içinde sosyal çalışmanın da bulunduğu bakım odaklı mesleklerin hem kuramsal temelleri hem de uygulamaları üzerinde büyük etkiler yaratıyor.

İşte Dominelli’nin çalışması da, uygulayıcıların, yaşam deneyimleri baskıcı güç ilişkileri tarafından şekillenmiş müracaatçılara daha uygun hizmetler sunabilmelerine yardımcı olmayı hedeflemesiyle önemli.

Kitabın odak noktası, yaşamlarının her günü karşılarına çıkan ve onları kendi yaratıcı potansiyellerinin farkında olmaktan mahrum bırakan çeşitli dezavantajlı koşullarla mücadele edenler.

Kitap, sınıf, ırk, toplumsal cinsiyet, yaş, engellilik ya da cinsel yönelim gibi her biri farklı toplumsal bölünmelere karşılık gelen ve birbiri üzerine eklenerek farklı sonuçlar doğuran baskı biçimlerine ilişkin eklektik bir yaklaşımın ötesine geçmeyi amaçlıyor.

Dominelli, öncelikle, sosyal çalışmacılardan baskı altında olmanın gerçekliğin yalnızca bir kısmı olduğunu ve hem kendilerinin hem de müracaatçılarının baskı yaratan ilişkilerden azade olmadıklarını anlamalarını talep ediyor.

  • Künye: Lena Dominelli – Baskı Karşıtı Sosyal Çalışma, çeviren: Özlem Cankurtaran, Nika Yayınevi, inceleme, 288 sayfa, 2021

James Monaco – Bir Film Nasıl Okunur? (2021)

Bir filmi iyi da kötü kılan hususlar nedir?

James Monaco, sinema dili, tarihi ve kuramından hareketle bir filmi nasıl okuyabileceğimizi anlatıyor.

Filmleri sanat ve zanaat, duyarlılık ve bilim, gelenek ve teknoloji bağlamında okuyan Monaco’nun çalışmasını özgün kılan hususlardan biri de, filmlerin roman, resim, fotoğraf, televizyon, hatta müzik gibi diğer anlatı ortamlarıyla olan yakın ilişkilerini de derinlemesine irdelemesi.

Kitabın bu baskısında da, yeni bir girişin yanı sıra genişletilmiş bir kaynakça ve yüzlerce açıklayıcı siyah beyaz fotoğraf ve diyagram yer alıyor.

Sinema üzerine sayısız faydalı bilgi içeren bu basit ve sistematik çalışma, film hakkında yazan ya da filmlerle ilgilenen herkesin kitaplığında muhakkak bulunmalı.

  • Künye: James Monaco – Bir Film Nasıl Okunur?: Sinema Dili, Tarihi ve Kuramı, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, sinema, 743 sayfa, 2021

David Graeber – Tırışkadan İşler (2021)

Dünyaya hiçbir faydaları dokunmadığı gibi, kimileri topluma büyük zararlar veren tırışkadan işler üzerine muazzam bir antropolojik ve siyasi değerlendirme.

Yakın zamanda aramızdan ayrılan büyük antropolog David Graeber, kimseye faydası dokunmayan pek çok işin, kuşaklar boyunca nasıl katlanarak çoğaldığını gözler önüne seriyor.

Graeber, toplumsal yaşamdaki işlerin yarısından fazlasını oluşturan, tamamen anlamsız beş tür iş olduğunu savunuyor.

  • Üstlerine kendilerini önemli hissettirmeye yarayan işler: örneğin resepsiyon görevlileri, idari asistanlar, kapı görevlileri.
  • İşverenleri adına başkalarına zarar vermek veya onları aldatmak için hareket eden işler: örneğin lobiciler, şirket avukatları, tele-pazarlamacılar, halkla ilişkiler uzmanları.
  • Kalıcı olarak düzeltilebilecek sorunları geçici olarak düzelten işler: örneğin çantaları gelmeyen yolcuları sakinleştiren havayolu büro personeli.
  • Yararlı bir şeyin yapılmadığı zamanlarda yapıldığı izlenimini yaratan işler: örneğin anket yöneticileri, kurum içi dergi gazetecileri, kurumsal uyum görevlileri.
  • Çalışanları yöneten veya onlar için fazladan iş yaratan görev yöneticileri: örneğin orta düzey yönetim ve liderlik uzmanları.

Bu tür işlerin büyük ölçüde özel sektörde olduğunu belirten Graeber, ayrıca toplumsal norm işi adeta bir din olarak algıladığı için pek çok çalışanın anlamsız bulsalar da bu işleri yaptıklarını ortaya koyuyor.

Graeber, saçma ve anlamsız işleri yapmanın yarattığı döngüyü “derin psikolojik şiddet” olarak tanımlıyor ve bu durumun kolektif ruhumuzda büyük bir yara izi bıraktığını söylüyor.

  • Künye: David Graeber – Tırışkadan İşler, çeviren: Burak Esen, Everest Yayınları, inceleme, 416 sayfa, 2021

Anthony Gottlieb – Aydınlanma Rüyası (2021)

Aydınlanma, Avrupa’nın kültürel coğrafyasında büyük bir zihinsel devrimin adıdır.

Düşünce tarihçisi Anthony Gottlieb, yaklaşık 150 yıllık bir zaman diliminde gezinerek 18. yüzyıl Aydınlanmasını ve 17. yüzyılda bunun tohumlarının nasıl atıldığını çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Batı düşüncesinin Rönesans’tan sonraki ikinci büyük entelektüel patlaması olan Aydınlanma Çağı’nı ele alan kitap, Galileocu bilimsel devrimin ve kanlı din savaşlarının ardından Descartes, Hobbes, Spinoza, Locke ve Leibniz’in felsefi sorgulamalarıyla temelleri atılan Aydınlanma’nın, sonraki yüzyılda Hume, Voltaire ve Rousseau gibi filozofların tartışmalarıyla Avrupa’da yarattığı dönüşümü kapsamlı şekilde ele alıyor.

Gottlieb’in kitabı, Otuz Yıl Savaşları’ndan Fransız Devrimi’ne uzanan süreçte yaklaşık yüz elli yıllık bir döneme tekabül eden canlı tartışma ortamının harika bir fotoğrafını çekmesiyle bir başvuru kaynağı niteliğinde.

  • Künye: Anthony Gottlieb – Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi, çeviren: Cansen Mavituna, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 348 sayfa, 2021

Hacı Çevik – “Konya’da Kürt mü Var?” (2021)

Orta Anadolu taşrasında Kürt nüfusu konusundaki bilgisizlik, kendisini hayretle karışık “Konya’da Kürt mü var?” sorusuyla açığa vurur.

Hacı Çevik de bu önemli çalışmasında, kimisi 15. yüzyıla kadar uzanan zamanlardan beri Orta Anadolu’da yerleşikleşmiş Kürt topluluklarını ve onların Kürt kimliği etrafındaki siyasallaşmasını izliyor.

Çevik, bir Orta Anadolu Kürdü olarak, içinde büyüdüğü toplumun tarihsel ve sosyolojik durumunu çarpıcı bir biçimde ortaya koyarken, Orta Anadolu’da yaşayan grubun tamamından ziyade, Konya’nın Kulu ve Cihanbeyli ilçelerinde yaşayan Kürtlere odaklanıyor ve burada yaşayan Kürt topluluğunun toplumsal-siyasal “oluş”unu ele alıyor.

“Bu denli milliyetçi ve muhafazakâr bir siyasal atmosfere sahip olduğu bilinen Orta Anadolu bölgesinde, Kürtler kimliğini nasıl muhafaza etti?” sorusunun yanıtını vermesiyle büyük önem arz eden çalışma, özellikle oy verme tercihleri üzerinden Kulu ve Cihanbeyli’de yaşamakta olan Kürtlerin ve bu coğrafyadan Avrupa’nın değişik ülkelerine göç etmiş olan kişi ve grupların siyasal davranışlarını değerlendiriyor.

Çevik bunun yanı sıra, bu coğrafyadan Avrupa ülkelerine göç edenlerin, Kürt etnik kimliği üzerinden siyasallaşma süreçlerini ve bu sürecin Kulu’ya, Cihanbeyli’ye nasıl taşındığını da irdeliyor.

  • Künye: Hacı Çevik – “Konya’da Kürt mü Var?”: Orta Anadolu Kürtleri ve Kürtlerin Siyasallaşması, İletişim Yayınları, siyaset, 232 sayfa, 2021