Meltem Türköz – “Bu soyadı alınmamış ise…” (2023)

Soyadı “siyaseti”, milli kimlik inşasının bir aracı.

Meltem Türköz, kitabında öncelikle “soyadlandırmanın” bu yönüne odaklanıyor.

Türk kimliğinin inşasında ve asimilasyon stratejilerinde Soyadı Kanunu’nun işlevini inceliyor.

Gayrimüslim ve “yabancı” sayılan isim-soyadların durumuna ve Kürtçe isim meselesine değiniyor.

Soyadı anlatıları ve tartışmaları üzerinden inceleme derinleşiyor.

Nüfus memurlarının etkisine; sülale bağlarını, lakapları, etnik ve dinî kimlikleri sürdürme -veya gizleme- gayretlerini; “herkesin fantezisine göre bir isim uydurduğu” şikâyetlerini; soyadlarının muhakkak “-oğlu” ekiyle oluşturulmasını savunan muhafazakâr itirazları; soyadı değiştirme girişimlerini öğreniyoruz.

Dil Devrimi’nden sonra unutulan bazı sözcüklerin ve öneklerin, soneklerin soyadlarında yaşamaya devam etmesi de, soyadı “folklorunun” ilginç bir ayrıntısıdır.

“Bu soyadı alınmamış ise…”, Türkiye’nin milli kimlik inşası ve modernleşme tarihinin ilginç bir faslına ışık tutuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Toplumsal ve kişisel kimlik göstergeleri olan isimler imparatorlukların ve ulus-devletlerin –şekil ve dillerini kontrol ederek– kanunlarla müdahale ettikleri unsurlar olmuşlardır. (…) Ulus-devletler, ideolojik değişimlere bağlı olarak soyadlarının dilini çeşitli şekillerde kontrol etmişlerdir. Teresa Scassa, devletlerin isimleri kontrol ettiği üç yol olarak ‘ayrıştırma, asimilasyon ve ulus inşasına’ işaret etmektedir.”

  • Künye: Meltem Türköz – “Bu soyadı alınmamış ise…”: Ulus İnşası ve Soyadları, İletişim Yayınları, siyaset, 224 sayfa, 2023

Francis Macdonald Cornford – Dinden Felsefeye (2023)

“Din” ve “felsefe” sözcükleri, belki de birçok insan için, aralarında bir tür gerilim yahut bir sınır savaşı olan iki ayrı düşünce alanını ifade eder.

Kendi kuşağının seçkin Antik Çağ felsefesi uzmanlarından biri olan Cornford, bu önemli eserinde bilimin ve sistematik spekülasyonun izini sürüyor.

  • Felsefe gerçekten Antik Yunan’da mı başlamıştır?
  • Yahut Antik Yunan anlayışındaki dinî algının görece özgürlüğü, felsefenin burada doğuşuna önayak mı olmuştur?

Cornford bu soruların yanıtlarını araştırırken bir yandan felsefenin nasıl olup da tarihsel olarak bizzat Antik Yunan’ın içinden gelen mitoloji ve dinde gizli olduğunu tartışıyor, öte yandan Kader, Tanrı, Ruh, Madde, Doğa ve Ölümsüzlük gibi kavramların da efsanevi görünen öncüllerine ışık tutuyor.

‘Dinden Felsefeye’ âdeta, bilimsel düşünce ile sosyal ve duygusal deneyimlerimiz arasında varlığını sürdürmeye devam eden bağlantıların bir hatırlatıcısı gibi.

  • Künye: Francis Macdonald Cornford – Dinden Felsefeye: Batı’da Spekülasyonun Kökenleri Üzerine Bir Çalışma, çeviren: Adnan Akan, Say Yayınları, felsefe, 368 sayfa, 2023

Kolektif – Kürtler ve Cumhuriyet (2023)

Türkiye’nin bir ulus-devlet formunda süregelen yüz-yıllık oluşum serüvenine yönelik yürütülen her tartışmada, katmanlı yapılara sahip iki pozisyonun esaslı roller üstlendikleri söylenebilir: Kürtlerin Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin Kürtleri.

Altı çizilen bu pozisyonlar, birbiriyle iç içe geçen farklı düzeylerde birçok karşılaşmanın başlangıç zeminleri olarak da görülebilir.

Bir yanıyla şiddet, inkâr ve asimilasyon gibi varlığı nesne kategorisine indirgeyen stratejilerin öne çıktığı gözlemlenirken; diğer yanıyla direniş, kolektif hafıza ve özerklik\bağımsızlık gibi özne olmaya çağrı yapan kurucu pratikler göze çarpıyor.

Peki, bu pozisyonların özgünlüklerini ve aralarındaki etkileşimlerin yan-sımalarını sorgulayabilmek nasıl mümkün olabilir?

‘Kürtler ve Cumhuriyet’, farklı akademik disiplinlerden ve araştırma metotlarından faydalanarak bahse konu olan bu pozisyonları bütünlüklü bir şekilde ele alarak, özellikle Kürt Çalışmaları alanı ile diyalog halinde olan ve başarılı araştırmalara imza atmış 100 farklı sesi bir araya getiren kapsamlı bir derleme kitap çalışması.

Bu çalışma, okuruna Kürtler ve Cumhuriyet arasındaki ilişkisellikleri belirli temalar ya da olgular üzerinden analiz edebilmeyi sağlarken, olası en geniş perspektifle resmin bütününe dair bir kanaatin oluşmasına katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kürtler ve Cumhuriyet, derleyen: Ayhan Işık, Gülay Kılıçaslan, Behzat Hiroğlu, Kübra Sağır, Çağrı Kurt, Dipnot Yayınları, siyaset, 1016 sayfa, 2023

Georg Bossong – Endülüs (2023)

Sekizinci yüzyılda Mağribiler Cebelitarık Boğazı’ndan kuzeye doğru ilerlediklerinde, İber Yarımadası’ndaki dokuz asır sürecek bir İslam varlığını da beraberinde getirmişlerdi.

Bu süre zarfında Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler tarihte eşi benzeri görülmemiş şekilde bir arada yaşamış; bilim ve felsefe yapmış, edebiyat ve sanat eserleri ortaya koymuşlardır.

Bugün hâlâ tüm ihtişamıyla görenleri büyüleyen Kurtuba Camii ve Granada’daki Elhamra Sarayı, yaşanan bu “altın çağ”dan geriye kalanlar.

Georg Bossong, Endülüs’ün olaylarla dolu tarihini, ihtişamıyla olduğu kadar Orta Çağ’ın sonunda yaşanan Reconquista sırasında giderek sertleşen ve Mağriplilerin sürülmesine yol açan çatışmaları da canlı bir şekilde anlatıyor, Avrupa’nın bu başka tarihine genel bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Georg Bossong – Endülüs, çeviren: Emre Karatekeli, Runik Kitap, tarih, 128 sayfa, 2023

Masha Gessen – Gelecek Tarihtir (2023)

Vladimir Putin’in çoksatan biyografisinin yazarı, usta gazeteci Masha Gessen, Rusya’nın bir nesil içinde nasıl daha sert ve karşı konulmaz yeni bir otokrasi türüne teslim olduğunu gözler önüne seriyor.

Ödüllü gazeteci Gessen, son zamanlarda Rusya’yı sarsan olayları ve dinamikleri benzersiz bir bakış açısıyla ele alarak bu kitapta demokrasinin şafağı olması beklenen dönemde doğan dört kişinin hayatlarını konu ediyor.

Bazıları yeni Rusya’nın mimarlarının çocukları ve torunları olan bu kişilerin her biri girişimci, aktivist, düşünür ve yazar olarak yepyeni umutlarla yetişkinliğe adım atıyor.

Dahası Gessen, onları perişan edecek olan rejimin entrikalarına ve eski Sovyet düzeninin günümüzün mafya devleti biçiminde yeniden ortaya çıkmasını sağlayan anlayışa karşı bir yol çiziyor.

Güçlü ve güncel bir kitap olan ‘Gelecek Tarihtir’, günümüz ve tüm zamanlar için uyarı niteliğinde bir çalışma.

  • Künye: Masha Gessen – Gelecek Tarihtir: Rusya’da Totalitarizmin Geri Dönüşü, çeviren: Selim Sezer, Epsilon Yayıncılık, siyaset, 614 sayfa, 2023

Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde (2023)

Kendini trenin önüne atan insanların düşüncesizlikle suçlandığı, biri canına kıydığında “ne gerek vardı”ların havada uçuştuğu bir dünyada intiharın ne olduğunu ve ne olmadığını kavramak hayati önem taşıyor.

‘Karanlık Çöktüğünde’, yıllar süren araştırmaların ve klinik tecrübelerin toplamı niteliğinde bir eser.

Psikolog Rory O’Connor, intiharın etrafında örülü gizem kabuğunu kırarak, bir insanı bu trajik sona iten tüm faktörleri çarpıcı bir dürüstlük ve içtenlikle masaya yatırıyor.

Yakınlarını intihara kurban vermiş insanlara el uzatarak onlara şefkat ve içtenlik dolu bir yol haritası öneriyor.

Yıllarını intiharı soruşturarak geçirmiş, onunla kişisel olarak da sınanmış birinden, anlayışlı, ustalıklı, ümit dolu bir eser.

İnsanın olduğu yerde umudun asla tükenmeyeceğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde.

  • Künye: Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde: İnsanlar Neden İntihar Eder ve Bunu Önlemek İçin Ne Yapabiliriz?, çeviren: Ayşe Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 376 sayfa, 2023

Baskın Oran – Etnik ve Dinsel Azınlıklar (2023)

1969’dan beri milliyetçilikle, 1974’ten beri de azınlıklar konusuyla uğraşan Baskın Oran bu geniş çalışmasında ilkin, azınlık kavramının tarihçesini geçmişten günümüze bir belgesel film gibi anlatıyor.

Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, AGİT, Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerin bu dikenli konuya yaklaşımlarını antlaşmalar, sözleşmeler, bildirgeler ışığında ortaya koyuyor.

Ardından kavramın tarihine, teorisine, hukukuna, dünya ve Türkiye uygulamalarına birer birer değiniyor.

Konu üzerindeki bütün tartışmaları asimilasyon, etnik temizlik, self determinasyon gibi uygulamalı kavramlarla veriyor.

“Azınlık hakları” denildiğinde yanlış bir anlayışla sadece Gayrimüslim haklarının kastedildiği Türkiye tecrübesini alışılmış Ermeniler, Museviler/Yahudiler, Rumlar, Süryaniler gibi Gayrimüslimler açısından ele almakla kalmıyor bu kitap.

Bunun yanı sıra uluslararası standartları uygulayarak, Alevilerin ve Kürtlerin haklarını Türkiye mevzuat ve içtihadını didiklemek suretiyle inceliyor.

Kimlik politikaları, nefret söylemi ve ayrımcılık gibi konularda yapılan hukuki düzenlemeleri ve uygulamaları örnek olaylarla anlatıyor.

Daha sonra, Türkiye’nin Avrupa Birliği eşiğinde gerçekleştirdiği reformların neler olduğunu ve 2016 OHAL döneminde bunların nasıl büyük kırılmalara uğratıldığını karşılaştırmalı yöntemlerle gözler önüne seriyor.

Uluslararası standartlara fazla aşina olunmayan Türkiye’de azınlık konusunu tarih, siyaset bilimi, sosyoloji ve hukuk alanlarında disiplinler arası bir yaklaşımla ele alan bu çalışma bir ders kitabı niteliği taşımakla kalmıyor.

İç ve dış politika üzerine fikir yürüten her okurun rahatça yararlanabileceği, geçmişi ve bugünü aydınlatan bir eser olarak da literatürde yerini alacaktır.

  • Künye: Baskın Oran – Etnik ve Dinsel Azınlıklar: Tarih, Teori, Hukuk, Türkiye Gayrimüslim, Kürt, Alevi Hakları, Alfa Yayınları, inceleme, 568 sayfa, 2023

Rita Sommers-Flanagan, John Sommers-Flanagan – Klinik Görüşme (2023)

‘Klinik Görüşme’, alan deneyimleri ve akademisyenlikleriyle ABD’de çok sayıda bilimsel kitap kaleme alan John ve Rita Sommers-Flanagan tarafından yazılmış temel bir başvuru kitabı.

Ve bireyle çalışan farklı meslek dallarındaki profesyonellerin sıklıkla uyguladıkları klinik görüşmeyle ilgili oldukça kapsamlı bir çalışma niteliğinde.

Psikoloji, psikiyatri, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal hizmetler, psikiyatri hemşireliği başta olmak üzere görüşme ile bir başka kişiye yardım etmeyi amaç edinmiş pek çok meslek çalışanı, uzman ve bu alanlarda eğitim alan lisans ve lisansüstü düzeydeki öğrenciler için zengin bir içerik sunuyor.

Kitap, sadece eğitim esnasında kullanılabilecek bir kaynak olmanın ötesinde, meslek elemanlarının profesyonel yaşamlarında da danışmak isteyecekleri bir kılavuz niteliğindedir ve bu basımıyla, daha etkin ve donanımlı klinik görüşmeler yapabilmek için gerekli olan teknik ve becerilere yönelik bir içgörü de sağlıyor.

Kitap, etkin klinik görüşme için gerekli bilgi, beceri ve tekniklerle kuramsal açıklamaların yanı sıra, gerçek hayattan alınan vaka örnekleri ve anekdotlarla zenginleştirilmiş.

Sakın aklınıza sadece kuramsal bilgilerin olduğu ansiklopedi tarzında bir ders kitabı gelmesin!

Tam aksine yazarlar, konuları anlatırken diyaloglar ve kişisel hayatlarından örneklerle kitabı sıkıcı olmaktan uzak tutuyor.

Kitap, bu alandaki güncel tartışma ve literatür bilgi ve bulgularını da ele alıyor.

Çok sayıda örnek uygulama ile okuyuculara bilgi ve becerileri benimseyebilmeleri için fırsat sunuyor.

Ayrıca, alanda karşılaşılabilecek durumlara ilişkin örnek olaylar ve sorgulamalar ile bireysel ve kültürel açıdan farkındalık yaratıyor.

Klinik görüşme ile ilgili temel bir kaynak.

  • Künye: Rita Sommers-Flanagan, John Sommers-Flanagan – Klinik Görüşme: Psikolojik Değerlendirme Esasları, çeviren: Gülçin Akbaş, Leman Korkmaz, Minotor Kitap, psikoloji, 768 sayfa, 2023

Francis Dupuis-Déri, Thomas Déri – Babama Anarşizmi Anlatıyorum (2023)

Anarşizm nedir ve anarşistler ne ister?

Meraklı bir hümanist baba ile konuyu araştıran anarşist ve aktivist oğlu hoşça sohbet ederek bize bu soruların yanıtını veriyor.

İki adam, sohbetleri sırasında, anarşi ve demokrasi kavramlarının köklerine geri dönüyor.

Anarşizmin belli figürlerini ve bu devrimci hareketin farklı akımlarını hatırlatarak, sözlerini günümüz dünyasından örneklerle destekliyorlar.

Büyük tahakküm sistemlerine (devlet, din, ataerkillik, kapitalizm ve ırkçılık) yönelik anarşist eleştiriyi analiz ediyorlar ve böylece anarşizmin ne olduğunu öğrenmek isteyenlere canlı ve orijinal bir başlangıç okuması yapma fırsatı sunuyorlar.

  • Künye: Francis Dupuis-Déri, Thomas Déri – Babama Anarşizmi Anlatıyorum, çeviren: Gülşah Ünal, Say Yayınları, siyaset, 200 sayfa, 2023

Alp Eren Topal – Cumhurdan Cumhuriyete (2023)

Türk düşünce tarihinin Türkçüleri, İslamcıları, Garbcıları, liberalleri, iştirakçileri, Turancıları, hatta anarşistleri vardır, ama cumhuriyetçileri yoktur.

“Cumhuriyet” ilan edilmiştir, fakat tartışılmamış, hükümetin şekline indirgenmiştir.

Alp Eren Topal’ın bu çalışması dilimize Fransız İhtilali’nin etkisiyle girdiği varsayılan cumhûriyet kelimesinin peşine düşüyor ve tarih içerisindeki seyrini takip ediyor.

On yedinci yüzyıl İstanbul’unun şehir isyanlarından Yeni Osmanlılar’a Osmanlı düşüncesinde saltanat karşıtı fikir ve söylemlerin bir haritasını çıkarıyor ve Avrupa-merkezci olmayan bir alternatif tarih sunuyor.

Topal, 17. yüzyıl siyasi krizi bağlamında, saltanatın mutlak egemenliğini önceleyen iktidar diline karşı gelişen, Yeniçeri cumhûrunun başını çektiği, kullar arası eşitliği vurgulayan başka bir siyasetin ve siyasal dilin varlığına işaret ediyor.

On dokuzuncu yüzyılda Yeniçeriliğin ilgasıyla Saltanat karşısında korumasız ve temsilsiz kalan toplumsal muhalefet için cumhûr idealler sahasında yeniden icat edilecektir.

Tanzimat aydınları saltanat etrafında inşa edilmiş mitolojilerin ve istibdâd rejiminin sonunu ancak cumhûrun uyanışıyla mümkün görür.

Topal’ın panoraması Cumhuriyeti kuran nesle ilhâm olan Yeni Osmanlılar’ın, Yeniçeri ocaklarına dayandırdıkları muhalefet geleneğinin Türkiye Cumhuriyeti’nin fikri temellerini nasıl attığını gösteriyor.

  • Künye: Alp Eren Topal – Cumhurdan Cumhuriyete: Osmanlı Düşüncesinde Saltanat ve Muhalifleri, Telemak Kitap, tarih, 116 sayfa, 2023