Kolektif — Tarihin Hayaletleri Devrimin Vaadi (2026)

Mehmet Ali Ağaoğulları’nın Türkiye’de siyasal teoriye bıraktığı güçlü mirastan ilham alan ‘Tarihin Hayaletleri Devrimin Vaadi’, devlet, egemenlik, demokrasi, cumhuriyet, laiklik ve devrim gibi siyasal düşüncenin kurucu kavramlarını tarihsel derinlikleriyle yeniden tartışmaya açıyor. Antik Yunan’dan Roma’ya, Aydınlanma’dan Fransız Devrimi’ne uzanan geniş bir düşünsel hat üzerinde ilerleyen kitap, klasik metinleri bugünün siyasal krizleriyle ilişkilendirerek geçmişi yalnızca açıklayan değil, bugünü anlamaya ve geleceği düşünmeye imkân veren canlı bir tartışma alanına dönüştürüyor.

Bu derleme, yalnızca bir armağan kitap olmanın ötesine geçerek Mehmet Ali Ağaoğulları’nın geliştirdiği siyasal teori yaklaşımıyla eleştirel bir diyalog kuruyor. Onun tarih ile teoriyi birbirinden koparmayan yöntemini izleyen genç kuşak araştırmacılar; halk egemenliği, temsil, devlet aklı, cumhuriyetçilik, egemenlik ve özgürlük gibi temel meseleleri yeniden yorumlarken, Fransız Devrimi’nin açtığı siyasal ufku da farklı açılardan değerlendiriyor. Böylece kitap, Ağaoğulları’nın bıraktığı düşünsel mirası yalnızca anmakla kalmıyor, onu yeni sorular ve yeni tartışmalarla üretken biçimde sürdürüyor.

İki ana bölümden oluşan eserin ilk kısmı siyasal düşüncenin tarihsel gelişimini, Antik Yunan ve Roma’dan başlayarak modern devlet, egemenlik ve demokrasi tartışmalarına kadar uzanan geniş bir perspektifle ele alıyor. İkinci bölüm ise Fransız Devrimi’ni merkeze alarak devrim-karşıdevrim ilişkisini, Jakoben siyasetini, laiklik, cumhuriyetçilik ve modern demokrasinin açmazlarını farklı kuramsal yaklaşımlarla inceliyor. Böylece devrim, yalnızca tarihsel bir olay değil, günümüz siyasetini anlamaya devam eden kurucu bir deneyim olarak değerlendiriliyor.

Kitabın çıkış noktası, Mehmet Ali Ağaoğulları’nın yalnızca kapsamlı eserleriyle değil, akademik titizliği, özgürlükçü tavrı ve kuşaklar yetiştiren hocalığıyla da Türkiye’de siyasal düşünce alanının kurucu isimlerinden biri olduğu düşüncesi. Onun tarihsel bağlam ile teorik çözümlemeyi buluşturan yaklaşımını sahiplenen bu çalışma, düşünmenin kamusal sorumluluğunu yeniden hatırlatırken, tarihin “hayaletleri”nin bugün de siyasal mücadelelere eşlik ettiğini vurguluyor. Eşitlik, özgürlük ve demokrasi arayışının tamamlanmamış vaatlerini yeniden düşünmeye çağıran eser, siyasal teori ile tarih arasında verimli bir köprü kuruyor.

Duygu Türk’ün derlediği kitapta Mustafa Arıkan, Abdurrahman Aydın, Ahmet Murat Aytaç, Ünsal Doğan Başkır, Sadi Başoğlu, Aslı Çırakman, Dinçer Demirkent, Banu Kılan Paksoy, Aydoğan Kutlu, Selman Saç, Çağdaş Sümer, Serhat Tutkal, Ayhan Yalçınkaya ve Zafer Yılmaz’ın katkıları yer almış.

Kolektif — Tarihin Hayaletleri Devrimin Vaadi: Mehmet Ali Ağaoğulları’na Armağan
Derleyen: Duygu Türk • İletişim Yayınları
Tarih • 319 sayfa • 2026

Reidar Due – Deleuze (2025)

Gilles Deleuze, modern felsefenin sınırlarını zorlayan düşünürlerden biri olarak özgün bir kavramsal evren kuruyor. Deleuze’ün felsefesine giriş niteliğinde olan bu kitabında Reidar Due, Deleuze’ün düşünce sistemini derinlemesine inceliyor ve onun felsefi yeniliklerini açıklıyor. Deleuze’ün temel motivasyonu, sabit özlere dayalı düşünceyi reddedip farklılık ve oluş kavramları üzerinden yeni bir ontoloji geliştirmek oluyor. Felsefesi, Aristotelesçi hiyerarşilerden ve Kartezyen öznelikten uzak durarak çokluk, akış ve süreç odaklı bir yaklaşım ortaya koyuyor.

Due, kitabın başında Deleuze’ün Spinoza, Nietzsche ve Bergson gibi düşünürlerden nasıl ilham aldığını gösteriyor. Spinoza’dan monizmi, Nietzsche’den güç istencini ve Bergson’dan süre anlayışını devralan Deleuze, bu öğeleri yeniden yorumlayarak farklılık felsefesini kuruyor. Kavram üretimi onun için statik değil, sürekli bir yaratım süreci anlamına geliyor. Bu bakış, temsilin sınırlarını aşan bir düşünme biçimi sunuyor.

Eserin önemli bir bölümü Deleuze’ün bilim, sanat ve sinema ile ilişkisine ayrılıyor. Ona göre felsefe yalnızca soyut kavramlarla değil, yaşamın tüm yaratıcı alanlarıyla bağlantılı olmalı. Sinema üzerine yazdığı çalışmalar, zaman ve hareket kavramlarını yeniden düşünmesine imkân veriyor. Due, bu fikirlerin çağdaş düşünceye nasıl katkı sağladığını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. Kitap, Deleuze’ün karmaşık felsefesini anlaşılır kılan ve onun modern düşünceye getirdiği radikal perspektifi ortaya koyan bir rehber işlevi görüyor.

  • Künye: Reidar Due – Deleuze, çeviren: Abdurrahman Aydın, Sel Yayıncılık, felsefe, 224 sayfa, 2025

Hans Bertens – Edebi Teori (2020)

Edebi teoriye iyi bir giriş arayanlara, bu kitabı muhakkak öneririz.

Çalışma, örneğin 1930’ların ortalarından 1970’e kadar ABD’deki edebiyat eleştirisine egemen olan Yeni Eleştiri’yi çok yönlü bir şekilde incelemesiyle, aynı zamanda usta işi bir edebi teori tarihi olarak da okunabilir.

Hans Bertens, pratik eleştiriden biçimciliğe, Fransız yapısalcılığından 1970 ve 80’lerde edebiyata ağırlığını koyan sınıf, cinsiyet ve ırk kavramlarına, Derrida’nın yapısökümünden Foucault, Lacan, Fransız feminizmi ve postmodernizmin edebi teoriye katkılarına, kültürel çalışmalardan yeni tarihselcilik ve kültürel materyalizme, postkolonyal eleştiriden post-hümanizm, ekolojik eleştiri ve hayvan çalışmalarına edebi teori alanına giren hemen her konuyu çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Hans Bertens – Edebi Teori, çeviren: Abdurrahman Aydın, Sel Yayıncılık, edebiyat kuramı, 258 sayfa, 2020

Kolektif – Düşmanı Yargılamak (2020)

Yaşadığımız çağda savaş tekrar kutsanan bir değer haline gelmeye başladı ve olağanüstü hal olağanlaştırıldı.

Keyfilik, belirsizlik, kontrolsüzlük, tutarsızlık ve tekinsizlik, hem içe hem dışa yönelik diktatörce uygulamaların hız kazandığı bu dönemin öne çıkan kavramları haline geldi.

Bu kitap ise, şiddet ile yasa, kural ile istisna, savaş, güvenlik ve özgürlük gibi kavramlar üzerine yeniden düşünen makaleler sunuyor.

Bütün canlıları kapsayacak bir politikanın imkânlarını sorgulayan kitapta,

  • İyi ve kötünün yaratılışı olarak istisna halinin sürekliliği,
  • Özgürlük ve egemenliğe dair yanılsamalar,
  • Düşman ceza hukuku,
  • Karanlığa aralanan bir kapı olarak Weimar Cumhuriyeti yargısı,
  • Toplumsal gerçekçi bir diktatörlük tahlili olarak Ernst Fraenkel’in ‘İkili Devlet’ yapıtı,
  • İslami söylemde “Yasa”nın imkânsızlığı,
  • Türkiye’de hukukun şiddetinin etnografik analizi,
  • Olağanüstü muhakemenin anayasallığı,
  • Ve Barbarlık mitosu bağlamında düşmanı yargılamak gibi konular tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdurrahman Aydın, Boran Ali Mercan, Cansu Muratoğlu, Cemal Bâli Akal, Deniz Yonucu, Fehmiye Ceren Akçabay, Işıl Kurnaz, Mehmet Cemil Ozansü, Ozan Değer, Serdar Tekin ve Zehra Çiğdem Özcan.

  • Künye: Kolektif – Düşmanı Yargılamak, hazırlayan: Ozan Değer, Zoe Kitap, hukuk, 320 sayfa, 2020

Garth Fowden – Muhammed’den Önce ve Sonra (2019)

İslam’ın içine doğduğu ve ilk dört yüzyılı boyunca içinde geliştiği ortamla ilişkisi neydi?

Garth Fowden’ın eldeki kapsamlı çalışması, bu soruya kapsamlı yanıtlar vermesiyle dikkat çekici.

Fowden’ın çalışması, Geç Antik Çağ’ın sonunun daha geniş tarihini, yukarıdaki soruda ifade edilen bu ilişkinin ışığında yeniden değerlendiriyor ve daha da önemlisi, Avrupa ile başka yerlerin, Müslüman dünyanın insan deneyimine, düşüncesine ve kültürüne getirdiği katkılara nasıl baktığını ortaya koyuyor.

Fowden’ın geç Antik Çağ ve daha genel olarak da MS Birinci Binyıl boyunca Doğu Akdeniz’in ve Güneybatı Asya’nın dinler tarihi alanında önemli bir eser olarak okunabilecek kitabı, İslam’ın miras aldığı karmaşık ve yüklü dinsel ve düşünsel gelenekleri, getirdiği yenilikleri, geleceğini, başarılarını ve başarısızlıklarını çok yönlü bir bakışla izliyor.

Kitap bütün bunların yanı sıra, İslam’ın ve diğer tektanrıcı geleneklerle ilişkisi ve Aristoteles’ten Augustus’a ve İbn Sina’ya birçok figürün İslamiyet’in macerasındaki yerlerini açıklığa kavuşturmasıyla da önemli.

  • Künye: Garth Fowden – Muhammed’den Önce ve Sonra: Birinci Binyıla Yeni Bir Bakış, çeviren: Abdurrahman Aydın, Phoenix Yayınları, dinler tarihi, 376 sayfa, 2019

Kolektif – Fanon’un Hayaletleri (2019)

Hayatını sömürgecilik, ekonomik/kültürel eşitsizlikler ve psikanaliz alanlarındaki çalışmalara adamış, etkisi günümüzde de yoğun şekilde devam eden fikirler ortaya koymuş Frantz Fanon’un düşüncesini ve mirasını farklı yönleriyle irdeleyen güzel bir derleme ile karşı karşıyayız.

Buradaki makalelerin dikkat çeken yönlerinden biri, Fanon düşüncesindeki eleştirel potansiyelleri ortaya çıkarmaları ve bu düşüncelere, tam da olması gerektiği gibi siyasal biçim kazandırmayı amaçlamaları.

Kitapta,

  • Sömürge karşıtı devrimci etkilerin Fanon’un kişiliği ve düşüncesi üzerindeki rolü,
  • Postkolonyal eleştirinin gölgede kalmış öncüsü olarak Aimé Césaire’in, Fanon’un düşünceleri üzerindeki etkileri,
  • Sömürgeciliğe karşı bir silah olarak sürrealizm ve psikanaliz,
  • Batı hümanizminin ikiyüzlülüğü ve şeyleşmesi olarak sömürgecilik,
  • Fanon’un çelişkilerle örülü kimliği,
  • Fanon’da şiddet sorunu,
  • Sömürge karşıtı milliyetçilik ve postkolonyal milliyetçilik ayrımı,
  • Ulusal kurtuluş mücadelesi ve şiddet,
  • Fanon’u Lacancı okumasının bize söyledikleri,
  • Ve Fanon düşüncesinin 21. yüzyıla nasıl karşılık verebileceği gibi önemli konular irdeleniyor.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Barış Ünlü, Elçin Aktoprak, Vefa Saygın Öğütle, Judith Butler, Homi Bhabha, Andrew Ryder, Güneş Ayas, Abdurrahman Aydın, Ömer Mollaer, Immanuel Wallerstein ve Fırat Mollaer.

  • Künye: Kolektif – Fanon’un Hayaletleri: Fanon’la Konuşmayı Sürdürmek, editör: Fırat Mollaer, İthaki Yayınları, siyaset, 288 sayfa, 2019

Tony Myers – Slavoj Žižek (2014)

  • SLAVOJ ŽIŽEK, Tony Myers, çeviren: Abdurrahman Aydın, Phoenix Yayınları

slavoj-zizek

Psikanaliz ve felsefeyi eserlerinde harmanlayan, heyecanlı tavırlarıyla dikkat çeken ve birçok tartışmaya vesile olan Žižek’in temel kavram ve konuları hakkında bir rehber. Myers özne, postmodernite, gerçeklik ve ideoloji, ırkçılık ve fantezi, kadın-erkek gibi Žižek’in iştigal ettiği belli başlı konuların peşine düşüyor.