Kolektif – Devrimciler Ölmez (2015)

Henüz 23 yaşındayken, Mahir Çayanlarla birlikte Kızıldere’de katledilen Sinan Kâzım Özüdoğru’yu anma kitabı.

Kitaba katkıda bulunan Özüdoğru’nun arkadaşları, devrimci yoldaşları ve onu tanıyanlar, şiir, edebiyat, tiyatroyla ilgilenen; gençleri eğiten, gecekondularda çalışan bu örnek devrimcinin yaşamından önemli kesitler sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Devrimciler Ölmez: Sinan Kâzım Özüdoğru Kitabı, derleyen: Füsun Özbilgen, Ayrıntı Yayınları

William McIlvanney – Laidlaw Soruşturması (2018)

2015 yılında aramızdan ayrılan İskoç yazar William McIlvanney, bir madencinin oğlu olarak doğdu ve işçi sınıfının kültürel ve politik mirası roman, öykü ve şiirlerinin esas kaynağı oldu.

McIlvanney’in 1977’de yayınlanan ‘Laidlaw’ adlı romanı büyük şaşkınlıkla karşılanmış ve yazarın daha sonra yayınlanacak polisiye romanları da, Geoffrey Faber, Costa ve Glasgow Herald gibi birçok ödüle değer görülecekti.

İşte, yazarın ‘Laidlaw’ serisinin devam romanlarından olan ‘Laidlaw Soruşturması’ da, genç bir kadının cinayetinin ardındaki gizemleri işliyor.

Glasgow Green’de, genç bir kadının cesedi bulunmuştur.

Genç kadın vahşice öldürülmüştür.

Bir süre sonra, olaya dedektif Jack Laidlaw el koyar.

Laidlaw katili bulmak için şehrin kanlı sokaklarında tehlikeli bir yolculuğa çıkacak ve bu esnada paralı adamlar, yeraltı dünyasının aktörleri ve acımasız adamlarla kıyasıya bir mücadeleye girişecektir.

Kitap, İskoç polisiye edebiyatından bir mücevher.

  • Künye: William McIlvanney – Laidlaw Soruşturması, çeviren: Fırat Yıldız, Ayrıntı Yayınları, roman, 288 sayfa, 2018

David Bryn Whitehouse ve Richard Hodges – Muhammed, Şarlman ve Avrupa’nın Kökenleri (2018)

Henri Pirenne’in ‘Mahomet et Charlemagne’ (Hazreti Muhammed ve Şarlman) adlı eseri, beşinci ve dokuzuncu yüzyıllar arasındaki klasik dönem Avrupa tarihini incelemişti.

Bu kitabın öne çıkan tezi, Cermen akınlarının Antik dünyanın Akdeniz’deki birliğini kırmadığı, Antik gelenekten kopuşun tek sebebinin İslam’ın beklenmedik bir hızla yayılışı olduğu şeklindeydi.

Literatüre “Pirenne Tezi” olarak geçen bu tez, şu ana kadar çokça tartışılmış olsa da, söz konusu kitabın yayımlandığı elli yıldan bu yana çürütülmüş değil.

Pirenne’in bir diğer özelliği ise, dönemin başat tarihyazımı anlayışından farklı olarak, on dokuzuncu yüzyılın öyküsel tarih geleneğinden ayrılıp ekonomi tarihine odaklanan ilk girişimlere imza atmasıdır.

Ki Pirenne’e tarih yazıcılığının ölümsüzleri arasında yer alma hakkını kazandıran da asıl olarak bu çalışmalarıdır.

İşte elimizdeki kitabın, ikisi de arkeolog olan yazarları, David Bryn Whitehouse ve Richard Hodges, “Pirenne Tezi”ni” Kuzey Avrupa, Akdeniz ve Batı Asya’da elde edilen arkeolojik bilgiler ışığında gözden geçiriyor.

Yazarlar bunu yaparken, hem Karolenj İmparatorluğu’nun kökenlerine dair bilinmeyenleri aydınlatmaya koyuluyor hem de arkeolojik verilerin neredeyse şaşırtıcı potansiyeline işaret ediyor.

  • Künye: David Bryn Whitehouse ve Richard Hodges – Muhammed, Şarlman ve Avrupa’nın Kökenleri, çeviren: Ahmet Aybars Çağlayan, Ayrıntı Yayınları, tarih, 192 sayfa, 2018

Warwick Ball – Tek Dünyaya Doğru (2015)

Doğu’dan gelip de Avrupa’ya ayak basan onca halkın arasında oradaki varlığı en kısa süren halklardan Persleri konu edinen önemli bir çalışma.

Kitap bilhassa, Avrupa’nın Antik İran’la temasını, Doğu’yla Batı arasındaki bugüne kadar devam eden karmaşık etkileşimin miladı olarak incelemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Warwick Ball – Tek Dünyaya Doğru, çeviren: Ahmet Aybars Çağlayan, Ayrıntı Yayınları

Arthur Coleman Danto – Andy Warhol (2018)

Sanat eleştirmeni ve filozof Arthur Coleman Danto, bizde de, özellikle ‘Sanat Nedir?’, ‘Sıradan Olanın Başkalaşımı’ ve ‘Sanatın Sonundan Sonra’ gibi kitaplarıyla bilinen bir isim.

Danto, elimizdeki önemli çalışmasında ise, ressam, sinemacı, yapımcı ve yayıncı Andy Warhol’un nitelikli bir portresini sunuyor.

Danto, Warhol için, “Beni bir sanat felsefecisine dönüştürdü” diyor.

Bu kitap ise, Warhol’un neden sanatta özel bir yere sahip olduğunu, hayatı ile eserleri arasında nasıl bir bağ bulunduğunu, ünlü atölyesi Fabrika’daki hayatını ve çalışmalarını, uğradığı silahlı saldırının ruh sağlığına ve sanatına ne gibi etkilerde bulunduğunu ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Danto, bununla yetinmiyor.

Aynı zamanda, Warhol’un Amerikan kitle kültürüne ve Amerikan kapitalizmine getirdiği eleştirilerin başta Avrupa olmak üzere dünyanın farklı kesimlerindeki entelektüeller tarafından nasıl yorumlandığını da tartışıyor.

  • Künye: Arthur Coleman Danto – Andy Warhol, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Ayrıntı Yayınları, sanat, 144 sayfa, 2018

Kolektif – Faşizm ve Kapitalizm (2018)

Max Horkheimer’in çok önemli bir saptaması olmuştu: Kendisi, “Kapitalizmden söz etmek istemeyen, faşizm kelimesini de ağzına almamalıdır.” demişti.

Zira toplumun ekonomik üretimi ile sosyal yapı ve bu temel üzerinde yükselen kamusal iktidar biçimi arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Bu derleme ise, faşizm ve kapitalizm arasındaki hem açık hem de karmaşık ilişkiyi daha iyi kavramak için çok iyi bir fırsat.

Kitapta bir araya gelen Marksist yazarlar Angelo Tasca, Arthur Rosenberg, Otto Bauer ve August Thalheimer, özellikle faşizm, faşizmin tarihsel kökleri ve işlevleri hakkında çok önemli saptamalarda bulunuyorlar.

Kitapta,

  • Devletin neliği,
  • Devletin tipolojisi,
  • Faşizmin devlet tipolojisindeki yeri,
  • Faşist devlet iktidarı,
  • Faşizmin teorisi,
  • Bir kitle hareketi olarak faşizmin yükselişi ve düşüşü,
  • Faşizmin oluşum ve gelişiminin genel şartları ve bunun gibi önemli konuları tartışıyor.

Faşizmin demokratik alanı tarumar ettiği bir süreçten geçiyoruz ve bu kitap da, faşizmin karakteri ve faaliyetleri hakkında çok sağlam bir kaynak.

  • Künye: Kolektif – Faşizm ve Kapitalizm, çeviren: Rona Serozan, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 128 sayfa, 2018

Tom Rockmore – Marksizmden Sonra Marx (2014)

Tom Rockmore, Marx’ı Marksizmden kurtarmak gerektiğini düşünüyor.

Marksizmin Marx’ı çarpıttığını ve temel felsefi görüşlerini anlaşılmaz kıldığını savunan yazar, özel türden bir filozof olduğunu söylediği Marx’ın felsefe dünyasını, ayrıca Marx’ın politik ekonomiye yaklaşımını ve bilhassa Kapital’in ana fikirlerini açıklıyor.

  • Künye: Tom Rockmore – Marksizmden Sonra Marx, çeviren: Habip Türker, Ayrıntı Yayınları

Rauf Mutluay – 100 Soruda Türk Edebiyatı (2018)

İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatından yeni edebiyata, Türk edebiyatını 100 soru ve yanıtıyla bir baştan diğer başa kat eden bir çalışma.

Rauf Mutluay, “Sanatlar içinde edebiyatın yeri ve önemi nedir?” sorusundan başlayarak Türk edebiyatına dair merak edilen pek çok konuyu ele alıyor.

Kitapta yer alan sorulardan birkaçı şöyle:

  • Dilimizdeki edebiyat sözünün kaynağı nedir?
  • Göktürk yazıtlarında işlenen duygular, belirtilen düşünceler nelerdir?
  • Anadolu’da Türk edebiyatının doğup gelişmesi niçin gecikir?
  • Anadolu’da 14. yüzyıl edebiyatının gelişimi nasıl olmuştur?
  • Halk hikâyesi nasıl bir üründür?
  • Divan şiirinin başlıca konuları, temaları nelerdir?
  • Tanzimat edebiyatçıları kimlerdir?
  • Aralarındaki ortak özellik nedir?
  • Servet-i Fünun topluluğunda hikâye ve roman türünün gelişimi nasıl olur?
  • Cumhuriyet dönemi şiirine etki yapan sanatçılar kimlerdir?
  • Yeni Edebiyat’ta hikâye türünün gelişmesi nasıl olur?

Kitap, edebiyat öğrencileri için olduğu kadar, edebiyata ilgi duyan her okurun ziyadesiyle feyz alabileceği bir çalışma.

  • Künye: Rauf Mutluay – 100 Soruda Türk Edebiyatı, Ayrıntı Yayınları, edebiyat inceleme, 240 sayfa, 2018

Hüseyin Köse – Şovenist İnşa (2014)

Medya gösterisinin ideolojik kapsama alanının nitelikli bir analizi.

Dizilerdeki baba figürü ile otoriter toplumsal doku arasındaki ilişki, medyatik popüler kültür, bir “kültürel fast-food” olarak televizyon, medya araçları ve yeni iktidar yapılanması, medyada roller ve tipolojiler, hacker güdüsünün ekonomi politik temelleri ve bunun gibi birçok ilgi çekici konu, Hüseyin Köse’nin burada tartıştığı kimi konular.

  • Künye: Hüseyin Köse – Şovenist İnşa, Ayrıntı Yayınları

 

Ursula K. Le Guin – Vahşi Kızlar (2018)

Ursula K. Le Guin’e boşuna “Fantezi âleminin kraliçesi” denmiyor.

Yazarın Nebula Ödülü kazanmış bu kısa ama etkileyici hikâyesi de bunun en iyi kanıtlarından.

Roman, esir alınmış iki “toprak çocuğunun” adaleti arayışlarını anlatıyor.

Kılıç ve ipek toplumunda bu iki çocuk, baskınlarda esir alınmış ve köleleştirilmiş çocuklardır.

İki çocuk, şiddetin kol gezdiği bu dünyada özgürlüklerine kavuşmak ve uzun yıllardır esamisi okunamayan adaleti sağlamak için zorlu bir yolculuğa çıkacaktır.

Hayat, ölüm ve aşkla örülü bu yolculuk, kahramanlarımızı çok farklı dünyalara sürükleyecektir.

Kitapta, Le Guin’in kapitalistleşerek çığırından çıkmış yayıncılık dünyasını kıyasıya eleştirdiği bir yazısıyla, kendisiyle yapılmış aydınlatıcı bir röportajın yer aldığını da belirtelim.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Vahşi Kızlar, çeviren: Seda Taş, Ayrıntı Yayınları, roman, 112 sayfa, 2018