Andrea Wulf – Doğanın Keşfi: Alexander von Humboldt’un Yeni Dünyası (2017)

Charles Darwin’i de derinden etkilemiş Alman doğa bilimci ve kâşif Alexander von Humboldt için kapsamlı, zengin bir biyografi.

Kitapta,

  • von Humbolt’un doğduğu çevre,
  • Eğitim yılları,
  • Botanik ve coğrafya alanındaki çalışmaları,
  • Çok sayıda keşfe imza attığı Güney Amerika yolculuğu,
  • Ve Casiquiare Kanalı’nı keşfedişi gibi birçok konu ele alınıyor.

Charles Darwin, Thomas Jefferson, Simon Bolivar, Henry David Thoreau ve John Muir gibi isimlerin von Humbolt’tan nasıl etkilendiklerinin de irdelendiği kitapta, von Humbolt’un Amerika, Venezuela ve Rusya seyahatlerine ait haritalar da bulunuyor.

Kitap, böylesi büyük bir bilim insanının hayatına daha yakından bakmak, ayrıca kendisinin çığır açan bilimsel çalışmalarına vakıf olmak açısından kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: Andrea Wulf – Doğanın Keşfi: Alexander von Humboldt’un Yeni Dünyası, çeviren: Emrullah Ataseven, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 560 sayfa

Zygmunt Bauman – Yaşam Sanatı (2017)

Tüketim toplumunun, yozlaşmanın ve çürümenin tam göbeğinde yaşarken kendimizi nasıl koruyabiliriz?

Değerlerimizi ve onurumuzu nasıl koruyabiliriz?

Tam da böylesi bir toplumun nitelikli bir tasvirini yaparak kitabına başlayan Zygmunt Bauman, tüm kuşatılmışlıklara rağmen kendini gerçekleştirmenin yol ve yordamını tartışıyor.

Kendini gerçekleştirmeyi bir “yaşam sanatı” olarak tanımlayan Bauman, toplum içinde olmanın beraberinde getirdiği sorumluluklar ile bireyin özgür ve mutlu olma talebinin buluşabileceği ortak paydanın izini sürmekte.

Olmakta olan, “normal” olan ve olması gereken üzerine derinlemesine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Yaşam Sanatı, çeviren: Akın Sarı, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 176 sayfa

Kolektif – Devrimci Bir Pusula: Gezi (2017)

Tarihin akışında büyük bir gedik yaratan Gezi isyanı, toplumsal ve siyasi tahayyülümüzde silinmez izler bıraktı.

İşte bu kitap da, Gezi’nin tam olarak ne olduğunu ve onun etkilerini irdeleyen makalelerden oluşuyor.

Kitabın ilk bölümü, Gezi Direnişi’ni bir milat, öncekilere hiç benzemeyen bir mucizevi an olmaktan ziyade toplumsal hareketlerin devamlılıklar ve kopuşlarla var olageldiğinin, Gezi’nin böylesi bir süreklilik dahilinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Çalışmanın “Gezi, Kuşaklar ve Siyaset” başlıklı ikinci bölümü, 1980 sonrası kuşağın siyaset üretme potansiyeliyle bunun politik kuşakları birleştirmedeki gücü ve Gezi sürecinde kadın öznelerin güçlü bir şekilde ortaya çıkışının dinamiklerini irdeliyor.

Kitabın son bölümü ise, Gezi’nin toplumsal mücadelelere getirdiği stratejik boyutu ve bugün bize nasıl bir mücadele tarzı miras bıraktığına odaklanan makalelerden oluşuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ali Akay, Melike Işık Durmaz, Murat Cemal Yalçıntan, Begüm Özden Fırat, Ezgi Bakçay, Demet Lüküslü, Cihan Erdal, Buket Türkmen, Ertuğrul Kürkçü, Foti Benlisoy, Nil Mutluer, Engin Sustam, Sanem Güvenç-Sandırlı, Derya Fırat ve Cihan Erdal.

  • Künye: Kolektif – Devrimci Bir Pusula: Gezi, derleyen: Derya Fırat ve Cihan Erdal, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 320 sayfa

Kolektif – Haziran’da Bir Fidan (2014)

1999 doğumlu körpe fidan: Berkin Elvan.

Bu kitapta, Yaşar Kemal başta olmak üzere pek çok yerli ve yabancı yazarın Berkin’e bakan, onu hisseden, onu kucaklayan yazıları yer alıyor.

Katledilen çocuklar ve öldürülen çocukluğumuz hafızamızdan hiç silinmesin diye.

Zira, Stig Dagerman’ın dediği gibi:

“Zaman öldürülmüş bir çocuğun yaralarını iyileştiremez.”

  • Künye: Kolektif – Haziran’da Bir Fidan, Levent Turhan Gümüş, Ayrıntı Yayınları, armağan, 240 sayfa

Marc Ferro – Sinema ve Tarih (2017)

Marc Ferro, sinemanın bir tarih temsilcisi ve kaynağı olarak incelenmesine öncülük eden isim.

Ferro’nun uzun yıllara yayılan deneyimlerinden süzülen elimizdeki çalışması ise, sinema ve tarih arasındaki yakın ilişkiyi zengin örnekler üzerinden irdelemesi ve bu konuda yeni perspektifler geliştirmesiyle büyük öneme haiz.

Ferro’nun burada tartıştığı kimi konular şöyle:

  • Sinema ile tarihi yazma yolları,
  • Sinemada imgesel ve gerçeklik,
  • İdeolojinin yansıma alanı olarak sinema,
  • Sinemada efsane ve tarihin işlenişi,
  • Haberler aracılığıyla bir “koşut tarih” yaratmak,
  • Antimilitarist sinema,
  • Sovyet iktidarı ve sinema,
  • Sinematografik dilin eylem kipleri,
  • Amerika’da sinema ve tarih bilinci,
  • Üçüncü sayfa haberleri ve tarih yazımı…

Yazarın bu konuları, Çapayev, Potemkin Zırhlısı, Yahudi Süss, Üçüncü Adam, Harp Esirleri ve Bir Şehir Katilini Arıyor gibi, sinema tarihinde iz bırakmış filmler üzerinden irdelemesi ise, çalışmayı özgün kılan hususlardan.

Hem sinema hem de tarih tutkunlarına hitap eden şahane bir çalışma.

  • Künye: Marc Ferro – Sinema ve Tarih, çeviren: Handan Demir, Ayrıntı Yayınları, sinema, 224 sayfa

Michel Foucault – Hermenötiğin Kökeni: Kendilik Hakkında, Dartmouth Konferansları, 1980 (2017)

Michel Foucault’nun Dartmouth College’da verdiği iki konferansın dökümlerinden oluşan elimizdeki çalışma, düşünürün külliyatına önemli bir katkı.

Bu konferanslarda ağırlıklı olarak kendilik problemine odaklanan Foucault, yine kendine has tarihsel bakışıyla,

  • Eski Yunan ve Roma dönemindeki kendilik yöntemlerini,
  • Kendilik probleminin tarih içindeki dönüşümlerini,
  • Hakikat ve öznelliği,
  • Kendiliğin karakteri inşa etme sürecindeki gelişim ve dönüşümlerini,
  • Ve modern öznenin soykütüğünü tartışıyor.

Kitabın bir diğer önemi de, Foucault’yla yapılmış ve daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış iki söyleşiyi barındırması.

  • Künye: Michel Foucault – Hermenötiğin Kökeni: Kendilik Hakkında, Dartmouth Konferansları, 1980, çeviren: Şule Çiltaş Solmaz, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 144 sayfa

Kolektif – Yaratılış mı Evrim mi? Bilim İnsanları Yaratılışçılığı Tartışıyor (2017)

Evrim gerçeği her bilimsel gelişmede yeniden ve yeniden doğrulandığı için, kuramın karşıtları da “Dünya altı günde yaratıldı” gibi modası geçmiş tezlerden ziyade daha güncel karşı söylemlere başvurmak zorunda kalıyor.

İşte elimizdeki bu harikulade çalışma da, yaratılışçılığın evrim karşıtı güncel argümanlarını yerle bir etmek konusundaki acil ihtiyaca yanıt veriyor.

Kitapta,

  • Darwinizm, yaratılışçılık ve “akıllı tasarım” arasındaki temel farklar,
  • Yeni evrim karşıtlığı olarak “akıllı tasarım” taraftarlarının özellikleri,
  • Yaratılışçılıkla ilgili problemler,
  • Evrim karşıtlığını canlı tutan dini ve ideolojik dinamikler,
  • Yaratılışçılığın hayatın kökenine getirdiği yorumlar,
  • Biyolojik karmaşıklık,
  • Mantık ve matematiğe aldatmaca için başvurulması,
  • Metodolojik doğalcılığın sınırları,
  • Bilimsel metodolojiler ve evrimsel biyoloji,
  • Ve evrimi öğretmenin neden vazgeçilmez olduğu gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Evrim karşıtlığı geri döndü ve artık yeni isimlere sahip. Fakat bu yeni isimler aynı eski argümanlar üzerine yapıştırılmış yeni etiketlerden fazlası değil.

İşte bu kitap da, bunu eksiksiz bir şekilde gözler önüne sermesiyle değerli ve önemli.

  • Künye: Kolektif – Yaratılış mı Evrim mi? Bilim İnsanları Yaratılışçılığı Tartışıyor, derleyen: Andrew J. Petto ve Laurie R. Godfrey, çeviren: Şeyma Eren, Çağatay Tarhan ve Önder Kılıç, Ayrıntı Yayınları, bilim, 448 sayfa

Robert Stam – Sinema Teorisine Giriş (2014)

Bu kitap, sinema teorisi literatürü ve sinema eleştirisiyle ilgili sağlam bir kullanım kılavuzu arayanlar için biçilmiş kaftan.

Konuyu, ülke ve kültürlere göre değişebilen uluslararası ve çokkültürlü detayları ihmal etmeden anlatan Stam, 20. yüzyılda sinema teorisini şekillendirmiş soru ve tartışmaların kapsamlı bir incelemesi paralelinde, film teorisi ile ilgili hem yetkin hem de rahat okunabilir bir çerçeve çiziyor.

  • Künye: Robert Stam – Sinema Teorisine Giriş, çeviren: Selma Salman ve Çiğdem Asatekin, Ayrıntı Yayınları, sinema, 336 sayfa

Abdullah Topçuoğlu, Gamze Aksan ve Duygu Alptekin – Yoksulluk ve Kadın (2014)

Alana önemli katkı sunan kitap, kadın yoksulluğunu sosyolojik, ekonomik ve feminist perspektiflerden irdeliyor.

Kadınların yoksulluğu ne denli derin yaşadığını verilerle ortaya koyan kitap, sorunu saptamaktan öte, yoksullukla başa çıkma stratejilerini ayrıntılı bir bakışla ele almasıyla da dikkat çekiyor.

    • Künye: Abdullah Topçuoğlu, Gamze Aksan ve Duygu Alptekin – Yoksulluk ve Kadın, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji

Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling – İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine (2017)

Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling, Alman İdealizminin Fichte ve Hegel’le birlikte en önemli filozoflarından biri.

Düşünür, 1809 yılında yayımlanmış elimizdeki önemli yapıtında, insan özgürlüğü ile Mutlak arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Martin Heidegger’in “Schelling’in en büyük eseri ve aynı zamanda Alman, dolayısıyla Batı felsefesinin en derin çalışmalarından biri” olarak selamladığı kitap, insanın özgür iradesiyle yasak meyveyi yediği için cennetten kovulması meselinden yola çıkıyor.

Düşünür, bu meselden üzerinden şu sorulara yanıt arıyor.

  • Tanrı mutlak iyi, mutlak kudretli ve mutlak iradeye sahipse neden insanın kötü olmasına izin vermiştir?
  • Ve eğer Tanrı kötülüğe yalnızca izin veriyorsa ve aslında her şey Tanrı’nın öngörüsüyle gerçekleşiyorsa, burada gerçek anlamıyla bir özgürlükten bahsedebilir miyiz?

Bu sorulara radikal bir alternatif sunan düşünür, iyilik ile kötülük arasındaki ilişkiyi salt insana özgü bir seçim ya da irade sorunu olmaktan çıkarıp, onu bizzat Tanrı’nın kendini tecelli etme sürecinin bir parçası olarak yorumluyor.

Schelling yine bu bağlamda, Tanrı’nın ilahi adaletinin kötülüğe izin verdiğini ya da insanı sınadığını savunan görüşlerle de hesaplaşmakta.

Nietzsche ve Heidegger’i etkilemiş bu klasik metin, Alman İdealizmini daha iyi kavramak açısından çok önemli.

  • Künye: Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling – İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine, çeviren: Mehmet Barış Albayrak, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 112 sayfa