Kolektif – 21. Yüzyıl İçin Tanrı (2022)

Robotlara da peygamber gelir mi?

‘21. Yüzyıl İçin Tanrı’, dünyanın dört büyük dininden 50 bilim insanının din ve bilim arasındaki karşılıklı ilişkiye muazzam katkıda bulunan metinlerini sunuyor.

Modern bilim, dünyayı anlamamızda devrim yarattı.

Büyük Patlama evrenin başlangıcına dair bir ışık yaktı.

Nasıl insan olduk sorusu, evrimsel varlık hiyerarşisinin bulgularıyla yanıtlandı.

Einstein, bildiğimiz maddenin enerjiye dönüştüğünü ve farklı boyutların varlığını ortaya koydu.

Peki ya tüm bu devrimsel gelişmeler Tanrı hakkındaki bilgimizi nasıl etkiledi?

  • Büyük Patlamadan önce ne vardı?
  • Evrendeki bu ince ayar bir Akıllı Tasarımcının varlığının kanıtı mıdır?
  • Einstein, Tanrı’ya inanıyor muydu?
  • Beyinde bir Tanrı noktası var mı?
  • Yaşam neden var oldu?
  • Genetik mühendisliği, Tanrı rolünü oynamak mıdır?
  • Darwin, Tanrı’yı öldürdü mü?
  • Evrim, Tanrı’ya dair bilginin anahtarı mı?
  • Freud, Tanrı ile çalışır mı?
  • Bedenden fazla bir şey miyiz? Yoksa bir ruhumuz var mı?
  • Marslılara da kitap inmiş midir?

Hıristiyan, Yahudi, Müslüman ve Hindu geleneklerinden 8 ülkeden 50 bilim insanı, psikolog, teolog ve filozof, eldeki kitapta bu soruların cevaplarını arıyor.

Ele alınan konular kozmoloji, evrim ve genetik mühendisliğinden uzay dışı yaşama, ruha ve din-bilimin tartışmasına uzanan geniş bir yelpazeyi oluşturuyor.

Birlikte ele alındığında, yazarlar, Tanrı’ya ve Tanrı’nın dünyayla ve bizimle etkileşimine dair zorlu ve zenginleştirilmiş bir anlayış ortaya koyuyorlar.

Kitap, bilim ve din konusunda kafası karışıklar için rehber niteliğinde.

  • Künye: Kolektif – 21. Yüzyıl İçin Tanrı, editör: Russell Stannard, çeviren: Şaban Ali Düzgün, Fol Kitap, 224 sayfa, 2022

Scott Richard Shaw – Böceklerin Gezegeni (2022)

Gezegenin tarihini böceklerin gözünden okumak kesinlikle ufuk acıcı bir deneyim.

Entomoloji profesörü ve Böcek Müzesi küratörü Scott Richard Shaw, eğlenceli bir dille eski ve yeni böceklerin tarihini anlatarak yeryüzünün tüm canlılarının birbiriyle nasıl sıkı ilişki içinde olduğunu ortaya koyuyor.

‘Böceklerin Gezegeni’, üzerinde yaşadığımız gezegenin kısa ama canlı tarihini, milyonlarca yıldır karalara egemen olan böceklerin bakış açısından anlatan özgün bir kitap.

Shaw, renkli anlatımıyla bizi böcekli gezegenimizin tarihinde eğlenceli ve şaşırtıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

Shaw’un ayrıntılı çalışması, eski ve yeni böcekleri canlılığın tarihindeki yerine oturtarak yeryüzündeki tüm canlıların birbirine nasıl bağlı oluğunu gözler önüne seriyor.

Okurlar bu kitabı okuyup böceklerin çeşitliliğini ve marifetlerini gördüklerinde, yeryüzündeki görkemli böcek çeşitliliğine ve evrime daha farklı bir gözle bakacaktır.

  • Künye: Scott Richard Shaw – Böceklerin Gezegeni: Yeryüzünün Gizli Sahipleri, çeviren: Gamze Bayram, Fol Kitap, bilim, 304 sayfa, 2022

Joseph Raz – Otorite ile Yorum Arasında Hukuk Teorisi (2022)

Hukukun nasıl yorumlandığı, hukukun niteliğini birebir belirler.

Joseph Raz, hukuk teorisini otorite, ahlak ve yorum kavramları bağlamında tartıştığı önemli bir eserle karşımızda.

  • Hukuki akıl yürütme nasıl işler?
  • Yorum hukuk pratiğinin neden merkezindedir?
  • Hukuk ve ahlak arasındaki sınırı nereye çizmeliyiz?
  • Yorumun hukuk pratiğindeki önemi nedir?
  • Yorumda otoritenin rolü nedir?

Çağdaş hukuk felsefesinin en önemli isimlerinden Raz, otorite, ahlak ve yorum kavramı temelinde hukuk teorisini ortaya koyuyor.

Hukuk teorisinin mahiyeti, otoriteye dair hizmet anlayışı, hukuki yorumun anlamı, hukuki akıl yürütmenin işlevi eserde tartışılan temel konulardan.

“Hukuk nedir?” sorusu, “Hukuk nasıl yorumlanmalı?” sorusuyla iç içe geçmiş hâldedir.

Bu açıdan eser, okura hukukun doğasına ilişkin farklı perspektifler sunuyor.

  • Künye: Joseph Raz – Otorite ile Yorum Arasında Hukuk Teorisi, çeviren: Ertuğrul Uzun, Fol Kitap, hukuk, 352 sayfa, 2022

Joseph Raz – Otorite ile Yorum Arasında Hukukun Doğası (2022)

Hukuku otorite, ahlakilik ve yorum bağlamında tartışan özgün bir inceleme.

Hukuk felsefesi, hukukun doğası, hukuki kurum ve pratiklerin temel özellikleri konularıyla ilgilenenler kaçırmasın.

  • Hukukun bir doğası veya asli nitelikleri var mıdır?
  • Hukuk kavramı olmadan hukuk düşünülebilir mi?
  • Hukuk kavramına sahip olmayan bir toplumda hukuk var olabilir mi?
  • Hukuk teorileri zorunlu olarak yerel midir? Hukuk teorisi hukuk pratiğinin bir parçası mıdır?

Çağdaş hukuk felsefesinin en önemli isimlerinden Joseph Raz, hukukun doğasına ilişkin bir soruşturmaya girişiyor.

Otorite, ahlakilik ve yorum bağlamında özgün yanıtlar sunmakla beraber, hukuk felsefecileri H.L.A. Hart ve Ronald Dworkin’in öğretilerini de kuşatan bir tartışma yürütüyor.

En temeline bakılacak olursa hukuk felsefesi, hukukun doğası ile hukuki kurum ve pratiklerin temel özellikleri hakkında bir soruşturma.

Bu açıdan kitap, hukuk felsefesine ve alandaki çağdaş tartışmalara dair özgün bir bakış sunuyor.

  • Künye: Joseph Raz – Otorite ile Yorum Arasında Hukukun Doğası, çeviren: Ertuğrul Uzun, Fol Kitap, hukuk, 200 sayfa, 2022

Wilhelm Dilthey – Hermeneutik ve Tin Bilimleri (2022)

“Ben çağdaş bilimsel düşüncenin her bir öğesini insani varoluşun bütünlüğüne bağlıyorum.”

Wilhelm Dilthey’in tin bilimleri, yorumbilim ve sanatta tekillik hakkındaki temel metinleri bu kitapta.

Tin bilimlerinin felsefi temel sorununu tarihsel ve sistematik bir bakışla çözümleyen çalışma, kısa bir hermeneutik tarihi olarak da okunabilir.

İnsan tini, bir nevi tarihin kumaşıdır, insanın duygu ve düşüncesinden çıkmış ve tarihsellik kazanmış olan her şeydir.

Ancak bu tin kendisini öylece açığa vurmaz; taşlarda, jestlerde, sözcüklerde ve eylemlerde, açımlanmayı yani yorumlanmayı beklemektedir.

Bu nedenledir ki Dilthey hermeneutiği veya yorumbilimi, ‘filolojik virtüözlük’ olarak tanımlar.

Anlama ve açımlama daima bizzat yaşamdan etkilenir ve yaşamı etkiler.

Örneğin sanat, yaşam deneyimine dayanır; hem cenneti hem cehennemi, yaşam gerçekliğinin renkleriyle resmeder.

Bu kitap Alman filozof Dilthey’ın tin bilimleri, yorumbilim ve sanat anlayışına giriş olarak yazmış olduğu temel metinlerinden oluşuyor.

Tin bilimlerinin konusu ve yöntemi; hermenuetiğin doğuşu; sanatta tekilliğin anlamı kitapta ele alınan temel konulardandır.

Yine bu kitap, Schleiermacher, Schiller ve Schlegel değinileriyle kısa bir hermenuetik tarihi de sunuyor.

  • Künye: Wilhelm Dilthey – Hermeneutik ve Tin Bilimleri, çeviren: Doğan Özlem, Fol Kitap, felsefe, 128 sayfa, 2022

Luce Irigaray – Ateşi Paylaşmak (2022)

Kültürümüzün temelini oluşturan öznellik, gerçek/reel varlığımızla uyumlu mudur?

Çağdaş filozof ve psikanalist Luce Irigaray burada iç ateşimiz olarak arzu, öteki ve duyusallığın diyalektiği üzerine harika bir tartışma sunuyor.

  • İnsanın hakikati nedir?
  • Özlem duyduğu mutlak, gerçek tutkularıyla örtüşür mü?
  • Doğal enerjisini yitirmiş bugünün insanı robottan farklı bir şey midir?
  • İhtiyaçların şekillendirdiği bir kültür yerine arzuların inşa ettiği bir kültürü yaratmamız gerekmez mi?
  • Başka bir tene açılmamızı sağlayan nedir?

Yalnızca yerküreyi değil, içsel ağlarımızı örgütleyen de elementlerdir.

Örneğin ateş her şeyden öte arzuyla ilgilidir.

Çiçeklenebilmemiz, insanlığımızı paylaşabilmemiz için kabullenmemiz ve beslememiz gereken enerji ve devinimdir.

Aynı zamanda arzu, bizim iç ateşimiz, iç güneşimizdir.

Arzu sayesinde her birimizdeki sonsuzluk, sonluluğun içinde düşünülebilir ve deneyimlenebilir hâle gelir.

Ancak görünen o ki ateş hiçbir zaman paylaşılmamış.

Savaşçıl erkek tanrılar tarafından çalınmış ve az çok yapay dünya üretme çalışmalarının hizmetine sunulmuştur.

İşte Irigaray da bu çalışmasında, iç ateşimiz olarak arzu, öteki ve mutlak bağlamında bir duyusallık diyalektiği okuması sunuyor.

  • Künye: Luce Irigaray – Ateşi Paylaşmak: Duyusallığın Diyalektiği, çeviren: Naciye Sağlam, Fol Kitap, felsefe, 136 sayfa, 2022

Kolektif – Kayıp Yüzleşme (2022)

‘Kayıp Yüzleşme’, yirminci yüzyıl düşüncesinin iki büyük ismi olan Levinas ile Lacan arasındaki esrarengiz karşılaşmayı ve bu karşılaşmanın etik, pratik sonuçlarını tartışıyor.

Kitap, Levinasçı etik ve Lacancı psikanalizdeki önemli kavramları karşılaştırmasıyla da çok önemli.

İki düşünürün felsefi geleneğini de sorgulayan kitap, Descartes, Kant, Hegel, Heidegger, Sartre ve Merleau-Ponty’nin mirasının Levinas ve Lacan’ı nasıl etkilediğinin izini sürüyor.

Kitap, yirminci yüzyıl düşüncesinin iki büyük ismi Levinas ve Lacan’a, öteki, iyi, arzu ve yüceltim başlıkları üzerinden karşılaştırmalı bir okuma sunuyor.

Bu, hem psikanaliz ile etiğin, trajedi ile metafiziğin bir araya geldiği bir yeniden düşünme olanağı hem de Hegel, Freud, Heidegger, Derrida ve Irıgaray’ı birlikte okuma imkânı sunan bir karşılaşma.

  • İnsan arzusu ile ötekilik arasında nasıl bir ilişki vardır?
  • İnsan deneyimi bağlamında kökensel olanın kaybı ne anlama gelmektedir?
  • Kişisel tarihimizin sorumluluğunu almak için hangi başlangıç koşullarını kabul etmemiz gerekir?
  • Bu başlangıç koşulları trajik midir, yoksa geri alınamaz bir belirlenimin sonucu mudur?
  • İnsan olmanın anlamı ve sınırı nerede başlar, nerede biter?

Felsefenin hep yeni baştan başlamayı gerektirdiği yerde, Levinas ve Lacan’ı hiç yapılmadığı şekilde bir araya getirme çabası, hem yakın geçmişin hem de şimdinin yakıcı problemlerini bir kez daha düşünmek adına okura önemli olanaklar sunuyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar: Sarah Harasym, Tina Chanter, Hans-Dieter Gondek, Donna Brody, Paul-Laurent Assoun, Philippe Van Haute, Alain Juranville, Drucilla Cornell ve Rudi Visker.

  • Künye: Kolektif – Kayıp Yüzleşme: Levinas ve Lacan, editör: Sarah Harasym, çeviren: Kadir Gülen, Fol Kitap, felsefe, 328 sayfa, 2022

Benedetto Croce – Edebiyat Eleştirisi (2022)

Büyük İtalyan düşünür Benedetto Croce, daha çok estetik tarihine yön vermiş fikirleriyle bilinse de, edebiyat üzerine yazıları da muazzamdır.

Karşımızda, Croce’un edebiyat denemelerine yer veren harika bir kitap duruyor.

Croce, çağdaş estetik tarihini biçimlendiren en önemli isimlerden olmakla birlikte, edebiyat kuramı ve tarihi alanında oldukça değerli eserler de verdi.

Croce burada, Terentius, Lucretius, Virgilius, Dante, Petrarca, Ariosto, Shakespeare, Corneille, Goethe, Poe, Hopkins ve Proust gibi edebiyat tarihinin büyük isimlerini gündemine alıyor.

Bu kanonik isimlerin nasıl anlaşılması gerektiği hususunda derin içgörüler sunmakla kalmıyor, haklarındaki yanlış anlamaları ortadan kaldırmak için gözü pek polemiklere de giriyor.

Yeni bir okuma denemeyi vadeden bu kitap, farklı edebî perspektiflere kapı aralıyor.

  • Künye: Benedetto Croce – Edebiyat Eleştirisi: Edebiyat Üzerine Denemeler, çeviren: Şennur Bakırtaş, Fol Kitap, inceleme, 320 sayfa, 2022

İsmail Tunalı – Grek Estetiği (2021)

Antik Yunan’da güzel ve iyinin aynılığı ne anlama geliyordu?

İsmail Tunalı’nın bu özenli çalışması, Aristoteles, Platon ve Plotinos’un estetik teorilerine tarihsel bir giriş sunuyor.

“İnsanın salt güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu sevgili Sokrates, işte yalnız o an için insan hayatı yaşanmaya değer.” -Diotima

Yalnızca bilgi felsefesi ve etik değil, estetiğin kurucu isimleri de Antik Yunan filozoflarıdır.

Aristoteles, Platon ve Plotinos’un güzellik teorilerini sunan bu kitap ise, estetiğe tarihsel bir giriş sunmasıyla çok önemli.

  • Güzel nedir?
  • Platon’da ‘kendiliğinden güzel’ olan ile ‘tek tek güzeller’ arasındaki fark nedir?
  • Taklit ve yaratım olarak sanat ne anlama gelir?
  • Aristoteles ve Platon poetikasında sanat ve devlet ilişkisi nasıl konumlandırılır?
  • Plotinos’un ruh teorisi bağlamında güzel nedir?
  • Orantı ve simetriye sahip olmayan mıdır çirkin, yoksa tanrısal akıldan pay almamış olan mı?

Tüm bu sorularla beraber bu kitap, Herakleitos, Pythagorasçılar ve Ksenophon’un estetik anlayışına dair birçok değiniyi ve temel metinlerden seçkileri içeriyor.

  • Künye: İsmail Tunalı – Grek Estetiği: Güzellik ve Sanat Felsefesi, Fol Kitap, sanat, 192 sayfa, 2021

Erich Rothacker – Tarihselcilik Sorunu (2021)

Nietzsche, filozofları tarih duygusundan yoksun olmakla itham etmişti.

Erich Rothacker’in felsefe tarihinde dönüm noktası olan bu kitabı, felsefeyi tarihsel bir perspektifle yorumlayarak Nietzsche’nin çağrısına olumlu yanıt veriyor.

Platon dünyayı görünenler ve düşünülenler olmak üzere ikiye ayırdığında, tarihin ve tarihselliğin, hakikat arayışının önünde bir engel olarak görülmesinin de yolunu açmıştı.

Nietzsche, filozofları ‘tarih duygusu’ndan yoksun oldukları gerekçesiyle kıyasıya eleştirirken, tarihe karşı kemikleşmiş önyargılarını yıkmaları, ‘değerlerini yeniden değerlendirmeleri’ için bu yüzden çağrıda bulunuyordu.

Alman filozof Rothacker’in ölümünden önce kaleme aldığı bu son kitap, onun Nietzsche’nin bu çağrısına verdiği olumlu bir yanıttır.

Felsefenin beylik hakikat ve nesnellik arayışına karşı insanı tarihsel bir kültür varlığı olarak görmenin, tarih duygusunu bastırmayan perspektifli bakışın bizi vardıracağı sonuçları sergilemesi itibarıyla da felsefe tarihinde benzersiz bir yere sahip: filozofların ve bilim insanlarının değişmezleri ararken tarihin akışına kapılmamak için sorunlarını katı düşünce kalıpları içinde kalarak çözmeye çalıştıklarını ileri süren Rothacker’in bu eserinde olgunlaştırdığı ‘dogmatik’ kavramı, Kuhn’un ünlü ‘paradigma’ kavramının, hatta Feyerabend’in bilimsel bağnazlık eleştirisinin önceli olarak da görülmeli.

  • Künye: Erich Rothacker – Tarihselcilik Sorunu: Hakikat, Perspektif ve Dogmatik, çeviren: Doğan Özlem, Fol Kitap, felsefe, 104 sayfa, 2021