Victoria Emma Pagán – Latin Edebiyatında Komplo Teorileri (2022)

Latin edebiyatında komplo teorisinin nasıl kök saldığı hakkında usta işi bir inceleme.

Victoria Emma Pagán, Latin edebiyatından Iuvenlais, Tacitus, Suetonius, Terentius ve Cicero gibi usta yazarların eserlerini bu gözle yorumluyor.

Akademik çalışmalarda komplo teorisi teması özellikle son yirmi yılda popülerleşti.

Bu kitapta, elit Romalıların toplum içindeki hiyerarşi, bölünmeler ve eşitsizlikler içinde mekik dokurken komplo oluşmasına nasıl fırsat verdikleri açıklanıyor.

Romalılar her yerde bir komplo olabilir diye düşünüyor, dolayısıyla köle isyanlarını bastırmaya, rakiplerini ölüm ya da sürgünle cezalandırmaya, kadınları toplumdan uzaklaştırmaya, yabancıları karalamaya ya da imparatorların görüşlerine karşı şüphe duymaya büyük önem veriyorlardı.

Pagán, Latin Edebiyatından Iuvenlais, Tacitus, Suetonius, Terentius ve Cicero gibi usta yazarların eserlerini yorumluyor, kaynaklardaki bilgileri entrika ve gerçeklik süzgecinden geçirerek dikkatli ve çarpıcı bir bakış açısıyla aktarıyor.

Yazarın, Latin Edebiyatındaki yazım türlerinden birçok bilgi toplayarak bir komplonun ve komplo teorisinin nasıl kök saldığına yönelik güçlü bir inceleme sunduğu bu kitapta dedikodu, korku ve sırların geçmiş ve mevcut olayları yorumlamada (ve genellikle saptırmada) nasıl rutin şeyler olduğunu açıklamaya çalışıyor.

Antik Çağ’dan günümüze komplo teorilerinin devam etmesi, insanlığın zaaflarının üstüne gitme konusundaki mekanizması olarak sahip olduğu potansiyeli ortaya koyuyor.

  • Künye: Victoria Emma Pagán – Latin Edebiyatında Komplo Teorileri, çeviren: Bağış Alper Kovan ve Dorukhan Sacit Nur, Runik Kitap, inceleme, 227 sayfa, 2022

Benedetto Croce – Edebiyat Eleştirisi (2022)

Büyük İtalyan düşünür Benedetto Croce, daha çok estetik tarihine yön vermiş fikirleriyle bilinse de, edebiyat üzerine yazıları da muazzamdır.

Karşımızda, Croce’un edebiyat denemelerine yer veren harika bir kitap duruyor.

Croce, çağdaş estetik tarihini biçimlendiren en önemli isimlerden olmakla birlikte, edebiyat kuramı ve tarihi alanında oldukça değerli eserler de verdi.

Croce burada, Terentius, Lucretius, Virgilius, Dante, Petrarca, Ariosto, Shakespeare, Corneille, Goethe, Poe, Hopkins ve Proust gibi edebiyat tarihinin büyük isimlerini gündemine alıyor.

Bu kanonik isimlerin nasıl anlaşılması gerektiği hususunda derin içgörüler sunmakla kalmıyor, haklarındaki yanlış anlamaları ortadan kaldırmak için gözü pek polemiklere de giriyor.

Yeni bir okuma denemeyi vadeden bu kitap, farklı edebî perspektiflere kapı aralıyor.

  • Künye: Benedetto Croce – Edebiyat Eleştirisi: Edebiyat Üzerine Denemeler, çeviren: Şennur Bakırtaş, Fol Kitap, inceleme, 320 sayfa, 2022

Marcus Terentius Varro – Ziraat İşleri (2021)

Eski Romalılarda ziraat soylu bir iş olarak kabul edilirdi.

Marcus Terentius Varro’nun bu yapıtı da, Roma’daki tarım uygulamaları, zooloji, botanik, coğrafya ve tarih konularında çok önemli bir kaynak.

‘Romulus ve Remus adlı iki çoban tarafından kurulmuştur Roma.

Doğal olarak Roma’ya dair her şeyin temelinde kırsal yaşam vardır.

Hatta Roma soylusu şehir hayatını küçümser.

Ona göre kırsal yaşam gerekliliktir ve fazla şehirlileşmek, bozulmak demektir.

Oysa Varro bu eseri yazarken Roma o safhaları çoktan aşmıştı.

Eserin adı Ziraat İşleri olsa da ziraat bu eserde aslında bir çerçeve görevindedir.

Bu eser ölüm döşeğindeki Roma Cumhuriyeti’ne dair, Varro’nun bir bakıma son sözleridir.

Ziraat çerçevesinin içindeki resimde Roma’nın diline, dinine, geleneklerine, coğrafyasına, tarihine dair pek çok kesit bulunuyor.

Okur bu eserde, Roma’daki tarım uygulamalarının yanında zooloji, botanik, coğrafya ve tarih konularında da pek çok bilgi bulacak.

Kitaptan bir alıntı:

“Ziraatın özelliği yalnızca daha eski olması değildir. Ziraat aynı zamanda daha soyludur. Bu yüzden atalarımızın şehirde yaşayan vatandaşları kırlara geri döndürmesi boşuna değildi. Barış zamanında bu yurttaşları Roma köylüsü besliyordu. Savaş zamanında yardımı gene Roma köylüsünden alıyorlardı. Gene toprağa ‘ana’ veya ‘Ceres’ demeleri de boşuna değildi. Toprağı işleyenlerin vazifeşinas ve faydalı bir yaşam sürdüklerine, bu insanların kral Saturnus’un tebaasından geriye kalan son insanlar olduklarına inanıyorlardı.”

  • Künye: Marcus Terentius Varro – Ziraat İşleri, çeviren: A. Doğucan Hanegelioğlu, Doğu Batı Yayınları, tarih, 358 sayfa, 2021

Marcus Terentius Varro – Latin Dili Üzerine (2021)

Dilin doğasını tartışan efsanevi bir kitap.

Marcus Terentius Varro, bu klasikleşmiş yapıtında, kendi anadili Latinceden hareketle, her dile uygulanabilecek bir dizi mantık ilkesi sunuyor.

‘Romalıların en eğitimlisi’ olarak tabir edilen Varro, bu çalışmasında, dilin kurallı bir yapı olup olmadığını tartışıyor.

Kitap, Antikçağ’da var olduğunu bildiğimiz ama Eski Yunan’daki filolojik izlerine ulaşamadığımız en önemli dil tartışmalarından olan benzeşim (analogia)-ayrışım (anomalia) tartışmasına dair tek derli toplu metin olma özelliğini de taşıyor.

Varro eserinde, tartışmanın her iki tarafına ait savları da aktarıp son olarak kendisinin bu tartışmaya dair fikirlerini örneklerle açıklıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bazıları kullanım bağlamındaki doğal ereklerin kullanışlılık ve zevk amaçlı olmak üzere iki katmanlı olduğunu öne sürebilir. Zira giyinmeyi sadece soğuktan korunmak için değil, aynı zamanda soylu bir görünüme kavuşmak için isteriz. Bir ev sahibi olmayı yalnızca bir çatı altında sağ salim barınma zorunluluğundan değil, aynı zamanda dünyevi hazzı sürdürebilmek için de dileriz. Kap kacağımızın yalnızca erzakımıza yetmesini değil, aynı zamanda göze hoş gelmesini ve bir sanatçının elinden çıkmasını arzu ederiz. Çünkü biri insanı (homo), diğeri insanlığı (humanitas) tatmin eder.”

  • Künye: Marcus Terentius Varro – Latin Dili Üzerine, çeviren: A. Doğucan Hanegelioğlu, Doğu Batı Yayınları, dilbilim, 181 sayfa, 2021