Søren Overgaard, Paul Gilbert ve Stephen Burwood – Metafelsefe (2021)

Felsefe okumaya başlamadan önce felsefenin ne olduğunu ve nasıl yapıldığını öğrenmek daha iyi fikir.

‘Metafelsefe’, felsefe yapmanın farklı yollarını anlamak için harika bir fırsat.

  • Felsefe nedir?
  • Nasıl felsefe yapmalıyız?
  • Felsefenin bir özü var mı?

Bu soruları sorarak ‘metafelsefe’ye, yani ‘felsefenin felsefesi’ne adım atmış oluyoruz.

Günümüzde felsefe, kafa karıştırıcı ve göz korkutucu bir dizi felsefi yöntem ve yaklaşımla kuşatılmış durumda.

  • Peki, bunlar ne kadar ‘felsefe’?
  • Frege, Carnap, Husserl, Heidegger ve Derrida için felsefenin neliği tartışması Sokrates ile Sofistlerden beri süregelen bir çatışmanın ürünü müdür?
  • Analitik ve Kıta felsefesi ayrımı neye dayanıyor?
  • Fenomenoloji, bilim ve dil felsefesi ortak bir felsefe tanımı yapabilir mi?
  • Sinema ve yemek felsefesi gibi çiçeği burnunda ‘felsefe’leri nerede konumlandırmalı?

Bu kitap, metafelsefeye ve felsefeye çağdaş tartışmalar üzerinden giriş yapıyor.

Tüm bu sorularla beraber bu kitap aynı zamanda bir çağdaş felsefe okuması sunuyor.

Russell, Rorty, Timothy Williamson, Bernard Williams, Dennett, Searle, Nagel, Merleau-Ponty üzerinden felsefenin neliği sorusuna cevap arıyor.

Çalışma, felsefe yapmanın farklı yollarını anlamak isteyenler için felsefi düşünüme güçlü bir çağrı.

  • Künye: Søren Overgaard, Paul Gilbert ve Stephen Burwood – Metafelsefe: Felsefenin Felsefesi, çeviren: Ahmet Eyim ve Eren Rızvanoğlu, Fol Kitap, felsefe, 320 sayfa, 2021

José Bové ve Gilles Luneau – Sivil İtaatsizliğe Çağrı (2021)

Prometheus’tan bu yana, baskının olduğu her yerde direniş de vardır.

Fransız çiftçi, siyasetçi ve sendikacı José Bové ile gazeteci-yazar Gilles Luneau, tarihten ve günümüzden çarpıcı sivil itaatsizlik örnekleri eşliğinde, sivil itaatsizliğin etik ve estetik değerlerini açıklıyor.

Mitolojiden çağdaş siyasete kadar, insanın olduğu her yerde baskı, baskının olduğu her yerde direniş vardır.

Prometheus, tanrıların buyruğuna itaatsizlik edip insanlığa ateşi verdi.

Alman kadınlar, Naziler tarafından gözaltına alınan Yahudi eşlerinin ve çocuklarının salıverilmesi için günlerce eylem yaptılar.

Gandhi, namlunun ucunda, “Tuz Yürüyüşü”ne çıktı.

Martin Luther King, hayal ettiği eşitlikçi dünyaya ulaşmak için yollara düşmekten çekinmedi.

Rosa Parks, beyazların tüm aşağılayıcı bakışlarına ve öfkesine rağmen oturduğu yerden kalkmadı.

Kadınlar özgürlüklerini kazanabilmek için ataerkine başkaldırdılar.

Sivil itaatsizlik, meşruluğunu yitirmeyen ve tarihin akladığı şiddetsiz bir direniş biçimi olageldi.

Baskılardan bunalan, kuralların keyfiliği ve haksızlıklar karşısında vicdanına kulak verenlerin başvurduğu, tarihin seyrini değiştirebilen sarsıcı bir güç olduğunu defalarca kanıtladı.

Bu kitap, uygarlaşma serüveninin en görkemli olaylarının bazen en mütevazıları olabildiğini gösteriyor.

“Başka bir dünya” hayalinin, silahlardan, sopalardan ve kaba güçten çok daha etkili olabildiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: José Bové ve Gilles Luneau – Sivil İtaatsizliğe Çağrı, çeviren: Işık Ergüden, Fol Kitap, siyaset, 288 sayfa, 2021

Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker – Evrenin Yolculuğu (2021)

Evren, çok küçük bir parçacık olarak başlayıp Bach’ın bestelerine dönüşen olağanüstü bir enerji olayıdır.

Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker, kozmosun, yeryüzünün ve insanın mucizevi hikâyesini anlatıyor.

‘Evrenin Yolculuğu’, kozmosun, yeryüzünün ve insanın muazzam yolculuğunun her bir parçası ilham verici ve birbirine bağlı yolculuğunun hikâyesi.

Milyarlarca galaksinin içinde trilyonlarca yıldızdan sadece biri olan Güneş’in yörüngesinde dönen bir gezegende yaşıyoruz; üstelik aynı doku, aynı kumaş ve aynı yaratıcılık hikâyesinin içerisinde.

Bugün biliyoruz ki evren, çok küçük bir parçacık olarak başlayıp zaman içinde galaksilere, yıldızlara, palmiyelere, pelikanlara, insanlara ve Bach’ın bestelerine dönüşen çok büyük bir enerji olayıdır.

  • Evren nasıl oluştu?
  • Peki ya yıldızlar?
  • Nereden geldik, bir maymundan ya da bir balıktan mı?
  • Yaşam nasıl beliriverdi?

Kitap bu ve bunun gibi basit birkaç sorunun yanıtını ararken nasıl bir mucize sonucunda bugüne geldiğimizi çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

  • Künye: Brian Thomas Swimme ve Mary Evelyn Tucker – Evrenin Yolculuğu: Kozmosun ve İnsanlığın Destansı Hikâyesi, çeviren: Eda Doğançay, Fol Kitap, bilim, 152 sayfa, 2021

Ünsal Çimen – Azizler ve Dâhiler (2021)

Ortaçağ’da akıl, iktidarın bizzat kendisi haline gelmiş dini yobazlıkla kıyasıya bir savaşa girişmişti.

Ünsal Çimen, o dönemden Hypatia ve Galieo’yu merkeze alarak din ve aklın mücadelesini anlatıyor.

Kitap, Ortaçağda bilim ve felsefenin sekülerizm ve iktidarla ilişkisini ele alıyor.

Ortaçağı açan ve kapatan iki bilim insanı, Hypatia ve Galileo üzerinden aklın, din ve iktidarla savaşını anlatıyor.

Kitapta, şu soruların yanıtları aranıyor.

  • Cadılıkla suçlanarak öldürülen bilim kadını ve filozof İskenderiyeli Hypatia yalnızca bir efsaneden mi ibaretti?
  • Hypatia’nın katli ve Galileo’nun yargılanması din ile bilimin çatışmasının mı ürünüydü?
  • Bilim ve felsefenin, teolojinin hizmetçisi olduğu öğretisi iktidar için araç olarak mı kullanıldı mı?
  • Antik bilim ve felsefenin çöküşüne neden olan Kilise’nin yükselişi miydi?

Kitap, bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını ararken azizlerin ve dâhilerin bitmek bilmez mücadelesinin öyküsünü anlatıyor.

  • Künye: Ünsal Çimen – Azizler ve Dâhiler: Ortaçağda Bilim ve Sekülerizm, Fol Kitap, bilim, 136 sayfa, 2021

Ernst Cassirer ve Martin Heidegger – İnsan Nedir? (2021)

Anti-semitist Martin Heidegger ile Yahudi filozof Ernst Cassirer arasında “insan nedir?” konulu şahane bir tartışma.

Bir zamanlar verem hastalarının iyileşmek için ziyaret ettiği Davos, birçok önemli kültür ve bilim insanının yer aldığı konferans dizilerine tanıklık etti.

Bu kitap da 1929 baharında Heidegger ve Cassirer arasındaki tartışmanın ürünüdür.

Üç hafta kadar süren kongrenin büyük olayı bu karşılaşmadır.

Toplantıda kimler yoktur ki Levinas, Leo Strauss, Carnap ve daha birçok önemli isim.

Tartışmayı önemli kılan diğer bir konu daha vardır: Bu, eski ile yeninin karşılaşması olmakla birlikte, anti-semitist bir parti taraftarı filozof ile Yahudi bir filozofun da karşılaşmasıdır.

Tartışma sorusu “İnsan nedir?” olsa da tartışma, felsefede yeni bir çağ açan Kant üzerinedir.

Ayrıca bu kitapta geniş bir yer tutan Sonsöz’de, bu kongrenin tarihsel detayları, siyasal konjonktür içerisindeki yeri ve tartışmanın felsefi arka planı hakkında önemli açıklamalar sunuluyor.

  • Künye: Ernst Cassirer ve Martin Heidegger – İnsan Nedir?: Davos’ta Kant Üzerine Bir Kör Dövüşü, çeviren: Kubilay Hoşgör, Fol Kitap, felsefe, 96 sayfa, 2021

Jeremy Seabrook – Başka Dünyaların Çocukları (2021)

Üçüncü Dünya ülkelerindeki çocuk işçiler, yüzyıllar öncesindeki kölelik düzeniyle yarışan şartlarda hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Jeremy Seabrook, küresel piyasalardaki sömürünün korkunç boyutlarını çocuk işçilerin dünyasına inerek ortaya koyuyor.

Üçüncü Dünya ülkelerindeki çocuk işçilerin hâli, bundan iki yüzyıl önce yurtlarından zorla kaçırılan köle akranlarınınkinden pek farklı değil:

‘Ecel tezgâhlarında’ karın tokluğuna tükeniyor, sakatlanıyor, ölüyorlar.

Eğlence sektöründe istismar edilip Körfez ülkelerinde deve jokeyleri olarak çalıştırılmak üzere kaçırılıyorlar.

Cinsel tacize uğrayıp satılıyor, kapatılıyorlar.

Charles Dickens’ın betimlediği kasvetli ve hoyrat Britanya manzaralarını, başka bir güneşin, başka renklerin hâkim olduğu, başka bir dünyada yeniden yaşıyorlar.

Çocuk işçilerin çoğunluğu Güney ülkelerinde olmasına rağmen, konuyla ilgili tartışmalar genellikle Batı’da ve eğitim-iş ikilemi ekseninde yapılıyor.

Dahası, Batı‘nın suçluluk duygusuyla sunduğu çözüm önerileri ‘kaş yaparken göz çıkarabiliyor’ ve başka değer yargılarına, başka aile yapılarına, başka iklimlere sahip toplumlarda yaşayan çocuk işçilerin hayatlarında öngörülmeyen yıkımlara neden oluyor.

Bu kitap işte bu çelişkiyi gözler önüne serip yoksulluk içinde çalışmak zorunda olan çocukların dünyasını bir de onların gözlerinden görmemize vesile oluyor.

  • Künye: Jeremy Seabrook – Başka Dünyaların Çocukları: Küresel Piyasada Sömürü, çeviren: Onur Gayretli, Fol Kitap, sosyoloji, 232 sayfa, 2021

Joseph Rickaby – Ortaçağ Felsefesi: Skolastisizm (2021)

Ortaçağ felsefesinin ne olduğu üzerine çok iyi bir giriş.

Joseph Rickaby, skolastik düşüncenin kökenlerini, ortak özelliklerini, çöküşünü ve en önemlisi de felsefeye bıraktığı mirası geniş bir çerçevede irdeliyor.

Felsefenin bin yıldan fazla bir süre ‘karanlık çağlar’ı yaşadığına, hatta Aziz Augustinus’tan Francis Bacon’a kadar, bir trans halinde olduğuna inanıldı.

Oysa bugün modern zihin kendi kalıplarından çıkarak bu çağlara yaklaşmayı öğreniyor.

Modern düşünce hafife alsa da, bütün Ortaçağ felsefesi madde ve form arasındaki ayrıma dayanır.

Ortaçağ düşüncesine yön veren töz ve ilinek ayrımı, ilk madde, yeti psikolojisi ve bireyleşme ilkesi bu kitapta tartışılan konulardandır.

İşte bu çalışma, skolastik felsefenin gelişimine daha yakından bakmak için iyi fırsat.

  • Künye: Joseph Rickaby – Ortaçağ Felsefesi: Skolastisizm, çeviren: Filiz Didem Çoban Sarı, Fol Kitap, felsefe, 88 sayfa, 2021

John Farndon – Zeki Olduğunu Düşünüyor musun? (2021)

Zeki olmak yalnızca çok şey bilmek değil, deneyim dağarcığımızın zengin olması ve düşüncelerimizi eğip bükmedeki maharetimizdir de.

John Farndon da adeta beyin yakan sorular sorarak bizi zekâmızı sınamaya davet ediyor.

Çoğu zaman pek düşünmeden hayatın akışını sürdürürüz.

Öyle fazla düşünmeye gerek de yoktur aslında, otomatik tepki vermeyi sağlayan bilgi ve deneyim dağarcığımız iş görür.

Ama bu kitaptaki sorular, merak uyandırıcı, garip, saçma, hatta kimi zaman basbayağı asap bozucu görünürler, yine de hepsinin ortak yanı sizi düşünmeye yöneltmeleridir:

  • Uzay gemisinde niçin mum yakılamaz?
  • Mutluluğun anlamı nedir?
  • Bir kâğıdı kaç defa katlarsam Ay’a ulaşırım?
  • Feminizm öldü mü?
  • Dünyayı bir uçtan öbür uca deldikten sonra bu delikten aşağıya atlarsan ne olur?
  • Sence Başkan Mao bugünkü Çin’i görseydi gurur duyar mıydı?
  • Bir inekte dünyadaki suyun kaçta kaçı bulunur?

Bu sorulara cevap vermek zeki olmayı gerektirir; şaşırtıcı, eğlendirici, ufuk acıcı, sinsi, muzip, derin, parlak bir zekâ.

Bu ne bilgiyle ne de eğitimle ilgilidir.

Her türlü ilginç yolla düşüncelerinizi eğip bükmeyle ilgilidir.

Unutmayın, gerçek akıllılığın önünde kendini beğenmişlikten daha büyük bir engel yoktur.

  • Künye: John Farndon – Zeki Olduğunu Düşünüyor musun?, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Fol Kitap, bilim, 224 sayfa, 2021

Jeremy Waldron – Nefret Söylemindeki Zarar (2021)

Türkiye, nefret söylemi bakımından bereketli bir coğrafya.

Jeremy Waldron, ünlü nefret söylemi davalarını modern hukuk felsefesi bağlamında analiz ederek nefret söyleminin hedef aldığı kişilerin gözünden nasıl göründüğünü gösteriyor.

Ronald Dworkin, Edwin Maker gibi önde gelen hukuk teorisyenlerinin pozisyonlarını eleştirmesiyle de dikkat çeken çalışma, siyasetçilerin nefret söylemini kullanmaktan neden kaçınmaları gerektiğini, bununla da yetinmeyerek neden nefret söylemini kullanan herkesi kınamaları gerektiğini net bir şekilde açıklıyor.

Kitabın ilgi çeken yanlarından biri de, nefret söylemi ile (kadının karalanmasının bir aracı olması bakımından) pornografi arasında kurduğu benzerlik.

  • Künye: Jeremy Waldron – Nefret Söylemindeki Zarar, çeviren: Zübeyde Karadağ Thorpe, Fol Kitap, siyaset, 280 sayfa, 2021

E. Erman Rutli ve Arslan Topakkaya – Kant’tan Hegel’e Alman İdealizmi (2021)

Alman idealizmi gibi girift bir konuya adım atmak istiyorsanız, bu çalışma bunun için iyi fırsat.

Erman Rutli ve Arslan Topakkaya, felsefe tarihinin bu en büyük düşünce sistemi üzerine kapsamlı bir kılavuzla karşımızda.

Schelling bir mektubunda Hegel’e ‘büyük Kant’ hakkında şöyle diyordu: “Kant bize sonuçları verdi, ancak öncüller hâlâ eksik.”

Bu çalışma, bu öncülleri arayış çabasının felsefe tarihinin gördüğü en büyük düşünce sistemlerinden birinin ortaya çıkmasına nasıl yol açtığını gösteriyor.

Kitap, Alman İdealizmine filozoflar, kavramlar ve temel tartışmalar üzerinden giriş yapıyor.

Alman İdealizminin kökeni olarak Kant felsefesi; Kant sonrası felsefenin en önemli isimleri Jacobi, Reinhold, Schulze, Maimon felsefelerinin anlamı; Fichte’nin diyalektik ve mülkiyet anlayışı, Schelling’in özdeşlik ve doğa felsefesi, Hegel’in bilinç, devlet ve din felsefesi kitapta ele alınan kimi konular.

  • Künye: E. Erman Rutli ve Arslan Topakkaya – Kant’tan Hegel’e Alman İdealizmi, Fol Kitap, felsefe, 416 sayfa, 2021