Jeremy Seabrook – Başka Dünyaların Çocukları (2021)

Üçüncü Dünya ülkelerindeki çocuk işçiler, yüzyıllar öncesindeki kölelik düzeniyle yarışan şartlarda hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Jeremy Seabrook, küresel piyasalardaki sömürünün korkunç boyutlarını çocuk işçilerin dünyasına inerek ortaya koyuyor.

Üçüncü Dünya ülkelerindeki çocuk işçilerin hâli, bundan iki yüzyıl önce yurtlarından zorla kaçırılan köle akranlarınınkinden pek farklı değil:

‘Ecel tezgâhlarında’ karın tokluğuna tükeniyor, sakatlanıyor, ölüyorlar.

Eğlence sektöründe istismar edilip Körfez ülkelerinde deve jokeyleri olarak çalıştırılmak üzere kaçırılıyorlar.

Cinsel tacize uğrayıp satılıyor, kapatılıyorlar.

Charles Dickens’ın betimlediği kasvetli ve hoyrat Britanya manzaralarını, başka bir güneşin, başka renklerin hâkim olduğu, başka bir dünyada yeniden yaşıyorlar.

Çocuk işçilerin çoğunluğu Güney ülkelerinde olmasına rağmen, konuyla ilgili tartışmalar genellikle Batı’da ve eğitim-iş ikilemi ekseninde yapılıyor.

Dahası, Batı‘nın suçluluk duygusuyla sunduğu çözüm önerileri ‘kaş yaparken göz çıkarabiliyor’ ve başka değer yargılarına, başka aile yapılarına, başka iklimlere sahip toplumlarda yaşayan çocuk işçilerin hayatlarında öngörülmeyen yıkımlara neden oluyor.

Bu kitap işte bu çelişkiyi gözler önüne serip yoksulluk içinde çalışmak zorunda olan çocukların dünyasını bir de onların gözlerinden görmemize vesile oluyor.

  • Künye: Jeremy Seabrook – Başka Dünyaların Çocukları: Küresel Piyasada Sömürü, çeviren: Onur Gayretli, Fol Kitap, sosyoloji, 232 sayfa, 2021

Franco Moretti – Uzak Okuma (2021)

Bu çağın edebiyat eleştirisi, metni derinlemesine kavramayı amaçlayan yakın okumaya dayalıdır.

Franco Moretti ise, bu kitapta geliştirdiği “uzak okuma” yöntemi ile edebiyatı anlamanın ve okumanın özgün bir yöntemini sunuyor.

Yirminci yüzyılın edebiyat eleştirisi, metni derinlemesine kavramaya yarayan anlam katmanlarını ortaya çıkarmaya odaklanan, dolayısıyla metindeki merkezî temanın belirlenmesi ve olay örgüsündeki gelişmelerin analizi yoluyla kapsamlı sonuçlara ulaşmayı hedefleyen yakın okumaydı.

Bu anlamda yakın okuma; bireylerin, olayların, fikirlerin gelişimlerinin, etkileşimlerinin; metin yapısının, üslubunun ve argüman modellerinin analizini içeriyordu.

Yakın okumanın edebiyatın gerçek kapsamını ve doğasını ortaya çıkaramayacağının altını çizen Franco Moretti, verdiği bir örnekte, 19. yüzyıl Britanya romanlarına ilişkin bir yakın okumanın, yayınlanan tüm romanların yalnızca %5’ine ulaşılabileceği için dönemin edebiyat kavrayışı hakkında hiçbir şey söylemeyeceğini vurguluyor.

Moretti’ye göre okuma stratejisinin değişme zamanı gelmiştir: Edebiyatı anlamak için okumayı bırakmamız gerekir!

Moretti, 2000 yılında kaleme aldığı “Dünya Edebiyatı Üzerine Mütalaalar” başlıklı makalesinde geliştirdiği uzak okuma kavramıyla, veri analizini öne çıkarıyor.

Moretti’ye göre kolektif bir sistem olarak edebiyatta anlam; iletişim ağları, edebi yapıların sınıflandırılması, z-puanları, temel bileşen analizi, kümelenme katsayısı, ağ kuramı ve olay örgüsü analizi ile niceliksel bir bütünlük olarak kavranmalıdır.

Moretti, edebiyatı analiz etmenin alışılmadık bir yolunu önerdiği ‘Uzak Okuma’ ile edebiyatı veri olarak kabul ederek geleneğe meydan okuyor.

  • Künye: Franco Moretti – Uzak Okuma, çeviren: Onur Gayretli, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 208 sayfa, 2021

Enzo Traverso – Ateş ve Kan (2021)

Önde gelen siyaset bilimci Enzo Traverso’dan 1914-1945 arasında büyük yıkımla sonuçlanmış Avrupa iç savaşının usta işi bir otopsisi.

‘Ateş ve Kan’, tüm Avrupa’yı ateş ve kan gölüne çevirmiş devrim, yıkım ve savaş sürecini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Traverso, modern teknolojinin, soğuk idari bürokratik aklın ve ilkel şiddetin bir araya geldiği söz konusu süreçte birey ve toplumların nasıl büyük zorbalıklara maruz kaldığını, şiddetin nasıl sınır tanımaz bir seviyeye tırmandırıldığını gözler önüne seriyor, daha da önemlisi, bunların bugünden bakıldığında bize neler söyleyebileceğini tartışması.

Yazar, yalnızca bu dönemde büyük güç kazanmış faşist hareketleri değil, aynı zamanda anti-faşist hareketlerin de o dönem yaşanan trajedilerdeki sorumluluğu üzerine eleştirel düşünmesiyle de çok önemli.

  • Künye: Enzo Traverso – Ateş ve Kan: Avrupa İç Savaşı, 1914-1945, çeviren: Onur Gayretli, Heretik Yayıncılık, tarih, 400 sayfa, 2021

Fredric Jameson – Zamanın Tohumları (2020)

Fredric Jameson’dan, postmodernizme karşı mimari ve edebiyattan yola çıkarak sıkı eleştiriler getiren, bunu yaparken de ütopya kavramı ve deneyimini yeniden okuyan özgün bir inceleme.

Kitabında, kapitalizme karşı adım adım teorik bir hat oluşturan Jameson, postmodernite çağı tartışmalarındaki paradoksları, çağdaş mimari eğilimler ile postmodern arasındaki sınırın nerede başlayıp nerede bittiğini, çağdaş toplumlarda ütopyanın nasıl algılandığını ve geç kapitalizmde mal fetişizminin sosyal ilişkiler üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Yazar bunun yanı sıra, Andrey Platonov’un ütopik kurgusu ‘Çevengur’u ve ayrıca komünizmin ütopik vizyonlarını da derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Fredric Jameson – Zamanın Tohumları, çeviren: Onur Gayretli, MonoKL Yayınları, felsefe, 232 sayfa, 2020

Carmel Borg, Mario Cardona ve Sandro Caruana – Toplumsal Sınıf, Dil ve İktidar (2014)

İtalya’nın Barbiana bölgesindeki okulunda, günümüzde dahi ütopik sayılan bir eğitim anlayışını uygulamış Don Lorenzo Milani’nin olağanüstü eğitsel mirası, bu önemli kitapta enine boyuna ele alınıyor.

Kolektif öğrenmeyi, eleştirel okuryazarlığı esas alan Milani’nin programı, eğitimin doğası gereği siyasal bir karakter taşıdığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Carmel Borg, Mario Cardona ve Sandro Caruana – Toplumsal Sınıf, Dil ve İktidar, çeviren: Onur Gayretli, Kalkedon Yayınları