Mutluhan İzmir – Öznenin Diyalektiği (2019)

Mutluhan İzmir’in  Hegel, Sartre ve Lacan’ı diyaloga soktuğu ‘Öznenin Diyalektiği’, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

İzmir’in çalışmasında, özne kavramının felsefede ve psikanalizde nasıl gelişim gösterdiğini enine boyuna irdeleniyor.

Sahnedeki oyuncunun ego olduğunu belirten İzmir, oyun yazarının ve ışıkları yönetenin de “öteki” olduğunu söylüyor.

Fakat yazara göre, “ego” da “öteki” de öznenin yapısının içinde yer alır ve özne doğal olarak bu unsurları içeren diyalektik bir bütündür.

Yazar bu bağlamda Hegel, Sartre, Freud ve Lacan’ın düşüncelerinde özne kuramında kendilik konusunun nasıl ele alındığını irdeliyor.

Çalışma özellikle şu soruların yanıtlarını arayanlar için önemli değerlendirmeler barındırıyor.

  • Özne kuramında bilinçle bilinçdışı nasıl bir bütüne işaret eder?
  • Öznenin “Öteki”yle kurduğu diyalektik ilişki nedir?
  • “Öteki” özne yapısının içinde nasıl işler?
  • “Öteki” ve ego birbirini nasıl etkiler?
  • Farklı ego görünümlerinin birbirlerine entegre edilip edilmemesi neden sağlıklı bir kişiliğin olmazsa olmazıdır?

Künye: Mutluhan İzmir – Öznenin Diyalektiği: Hegel, Sartre ve Lacan, İmge Kitabevi, felsefe, 501 sayfa, 2019

Burcu Bostanoğlu ve Mehmet Akif Okur – Uluslararası İlişkilerde Eleştirel Kuram (2009)

Burcu Bostanoğlu ve Mehmet Akif Okur imzalı ‘Uluslararası İlişkilerde Eleştirel Kuram’, uluslararası ilişkiler düşüncesinde eleştirel kuramın öncülerinden Robert W. Cox’un fikirlerini tanıtıyor.

Cox’un alana getirdiği en büyük katkı, realizmin değişen dünyanın olaylarını kapsamakta yetersiz kaldığı gerçeğinden hareketle, tarihi birbirinden kopuk, rastgele olayların dizisi gibi algılayan geleneksel teorinin yerine, olayların içinde cereyan ettiği ortam olarak incelemesinin ortasına yerleştirmesi.

Cox’un, statükonun nasıl değiştirilebileceğinin bilimsel koşullarını araştıran “Eleştirel Kuram”ı, siyaset için alternatif manevra alanlarını irdelemesiyle dikkate değer.

  • Künye: Burcu Bostanoğlu ve Mehmet Akif Okur – Uluslararası İlişkilerde Eleştirel Kuram, İmge Kitabevi, siyaset, 135 sayfa

Bartoloméo de las Casas – Yerlilerin Gözyaşları (2009)

1474 yılında Sevilya’da doğan Bartoloméo de las Casas, tarihçi olmasının yanı sıra, bir Dominiken papazıydı.

Ayrıca Casas, uluslararası hukuk ve insan hakları normlarının ilk savunucularından ve köleciliğe karşı çıkan ilk Avrupalı olarak da bilinir.

Casas, 1552’de yayımlanan ‘Yerlilerin Gözyaşları’nda, yerlilerin sömürgeci Batılı güçlerce acımasız bir şekilde nasıl yok edildiğini anlatıyor.

Yayımlandığı dönemlerde büyük ilgi gören ve Batılıları sömürgecilik üzerine düşünmeye sevk eden eser, yerlilerin yaşadığı trajediye ahlaki, vicdani bir yükümlülükle bakışıyla günümüzde de önemini koruyor.

  • Künye: Bartoloméo de las Casas – Yerlilerin Gözyaşları: Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi, çeviren: Oktay Etiman, İmge Kitabevi, tarih, 142 sayfa

Emine Demirel Yılmaz – Tembel Yemek Kitabı (2009)

Emine Demirel Yılmaz ‘Tembel Yemek Kitabı’nda, yemek yapamayacak kadar tembel olanlara, başka bir deyişle yemek yapmak için zamanı olmayanlara pratik tarifler sunuyor.

Kitaptaki tarifler, ilk kez yemek yapacak biri düşünülerek ayrıntılandırılmış.

Kitabın, yemek yapma hızını arttıracak püf noktaları sunması; alfabetik “malzeme dizini” sayesinde, eldeki malzemeyle ne yapılacağına dair uzun uzun düşünmenin önüne geçmesi; “alfabetik yemek dizini”yle aranan yemeğin bulunmasında kolaylık sunması ve bazen sıkıntılara neden olan özel davetlerde hangi yemeklerin yapılacağı konusunda yemek listeleri barındırmasıyla, oldukça pratik olduğunu söyleyelim.

  • Künye: Emine Demirel Yılmaz – Tembel Yemek Kitabı, İmge Kitabevi, yemek, 340 sayfa

Sadun Aren – 100 Soruda Para ve Para Politikası (2009)

Sadun Aren ‘100 Soruda Para ve Para Politikası’nda, çağımızda ekonomik ve toplumsal yaşamın ayrılmaz parçası haline gelen para ve para sorunlarını anlatıyor.

İlk baskısı 1984 yılında yapılan kitabında Aren, para hakkında temel bilgiler verdikten sonra, uluslararası para ve ödeme sorunları ve para politikası sorunlarını kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Gerçek olayların, parasal örtülerle karşımıza çıktığını söyleyen Aren, olayların perde arkasındaki gerçeklerin daha iyi anlaşılabilmesini para ve para politikaları konusundaki temel bilgileri okurlara sunuyor.

  • Künye: Sadun Aren – 100 Soruda Para ve Para Politikası, İmge Kitabevi, iktisat, 204 sayfa

Sadun Aren – 100 Soruda Ekonomi Elkitabı (2009)

Sadun Aren’in, iktisada giriş niteliğindeki ‘100 Soruda Ekonomi Elkitabı’, tüketim konusundan başlayarak, işsizlik, kalkınma ve sanayileşmeye kadar, ekonomi alanındaki temel kavramları açıklıyor.

Anlatımını, Türkiye ekonomisinden örneklerle de besleyen Aren’in çalışması, duru ve anlaşılabilir üslubuyla dikkat çekiyor.

Aren’in, ilk baskısı kırk yılı aşkın bir süre önce yapılan kitabı, aradan geçen süre içinde birçok baskı yaptı.

Yazar zengin anlatımıyla, sermaye, değer, emek, artıdeğer, sömürü, gelir, ticaret, tasarruf, ücret, faiz, piyasa, fiyat, tekel, kamu maliyesi, azgelişmişlik, teknoloji gibi, ekonomi disiplini kapsamına giren birçok kavramı açıklıyor.

  • Künye: Sadun Aren – 100 Soruda Ekonomi Elkitabı, İmge Kitabevi, iktisat, 239 sayfa

Bekir Onur – Türk Modernleşmesinde Çocuk (2009)

Bekir Onur, gelişim psikolojisini temel alarak yazdığı ‘Türk Modernleşmesinde Çocuk’ başlıklı bu kitabında, Türkiye modernleşmesinde çocuğun konumunu irdeliyor; daha da önemlisi bu modernleşme sürecinde ortaya çıkan kimi sorunları yüzeye çıkarıyor.

Onur’un buradaki temel tezi, şu şekilde özetlenebilir:

Türkiye Aydınlanmada geç kalmış, bu nedenle laikleşmeyi tam olarak gerçekleştirememiş, kadın-erkek ilişkilerini geleneksel ve dinsel etkilerden kurtaramamış, bir çocukluk felsefesi oluşturamamış ve çocuk yetiştirme ve eğitme sistemini yeterince çağdaşlaştıramamıştır.

Buna, yoksulluk, kentleşememe ve okullaşma oranının düşüklüğü gibi sorunları da ekleyen yazar, Türkiye’de çocuğun gelişiminde yaşanan sorunları kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Onur ardından, çocukların nasıl kurtarılabileceği konusunda, çağdaş ülkelerin bu olguya nasıl yaklaştıklarını da inceleyerek önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Bekir Onur – Türk Modernleşmesinde Çocuk, İmge Kitabevi, psikoloji, 371 sayfa

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Hacı Murat (2009)

Büyük Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy’un 1896-1904 yılları arasında yazdığı ‘Hacı Murat’ yazarın olgunluk dönemi eserlerinden kabul edilir.

On dokuzuncu yüzyılın Kafkas halkları arasında efsaneleşen Şeyh Şamil’le çekişen Hacı Murat’ın hikâyesini kaleme alan Tolstoy, zayıflıklarının ve gücünün farkında olan bir kahramanı anlatıyor.

Hacı Murat yurt edinme, hayata tutunma, bağımsızlık, tutsaklık, ihanet ve iktidar sarmalında biçimlenen bir davanın kahramanıdır.

Rus Çarı I. Nikolay ile dağlı halkların önderi Şeyh Şamil arasında fark görmeyen Tolstoy romanında, dağların gözüpek savaşçısı Hacı Murat’ın, Çar ve Şeyh Şamil’le mücadelesini ve trajik sonunu hikâye ediyor.

  • Künye: Tolstoy – Hacı Murat, çeviren: Günay Çetao Kızılırmak, İmge Kitabevi, roman, 159 sayfa

Jean-Claude Paye – Hukuk Devletinin Sonu (2009)

Sosyolog Jean-Claude Paye ‘Hukuk Devletinin Sonu’nda, özellikle 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra doruğa çıkan güvenlik saplantısının ürünü olan hukuk dışı uygulamaların dayandığı mantığı deşifre ediyor.

‘Olağanüstü Halden Diktatörlüğe Terörle Mücadele’ alt başlığını taşıyan kitabında Paye, terörle mücadelenin sürekli yeniden tanımlanan sanal bir düşmana karşı yapılan uzun süreli bir mücadele olduğunu söylüyor.

Bu mücadelenin, toplumun örgütlenmesini yeniden düzenlemeyi amaçladığını belirten Paye, ele aldığı çok sayıda güncel örnek üzerinden, ceza hukukunun da bu süreçte, yüksek otorite akti olarak belirleyici bir rol oynadığını vurguluyor.

Kitap, dünya çapında örnekler eşliğinde, hukukun askıya alınışının hikâyesini ve buna karşı neler yapabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Jean-Claude Paye – Hukuk Devletinin Sonu: Olağanüstü Halden Diktatörlüğe Terörle Mücadele, çeviren: Demet Lüküslü, İmge Kitabevi, hukuk, 268 sayfa

H. Tarık Şengül – Kentsel Çelişki ve Siyaset (2009)

Tarık Şengül ‘Kentsel Çelişki ve Siyaset’ başlıklı elimizdeki eserinde, kapitalist kentleşme süreçlerini eleştirel bir bakışla inceliyor.

İşlediği konuyu, siyasal iktisat perspektifiyle ele alan Şengül, toplumsal çelişkilerin en yoğun yaşandığı kentlerde; çalışan sınıfların ve ezilen kesimlerin kentsel kaynaklardan neden pay alamadıklarını, kendi yaşamlarına ilişkin kararlarda neden söz sahibi olamadıklarını ve kendi kimliklerini kent mekânında neden ifade edemediklerini irdeliyor.

Şengül bunu yaparken, kent mekânı ve yerel mekânların özgünlüğü, küreselleşme-yerelleşme, sosyal adalet, katılım ve demokratikleşme gibi konuları da yeniden tartışmaya açıyor.

  • Künye: H. Tarık Şengül – Kentsel Çelişki ve Siyaset, İmge Kitabevi, siyaset, 358 sayfa