Eric R. Dursteler – Dönme Kadınlar (2018)

Fatma Hatun ya da eski adıyla Beatrice Michiel,

Maria Gozzadini ve kızları Ayşe, Emine, Hatice,

Elena Civalelli,

Mihale Şatoroviç…

Eric Dursteler’ın bu nitelikli çalışması, yalnızca erken dönem Akdeniz’deki dönme kadınların hikâyelerini anlatmıyor, aynı zamanda dönemin geniş kültürel ve toplumsal pratikleri ve gelenekleri hakkında önemli bilgiler veriyor.

Güçlü arşiv çalışmalarına dayanmasıyla dikkat çeken kitabında Dursteler, dönme kadınların hem toplumsal hem de siyasi olarak nasıl güçlü olabildiklerini de ortaya koyuyor.

Örneğin Venedikli Beatrice Michel, dönme olduktan sonra Fatma Hatun adını almış ve böylece şahsi ve ailevi anlamda statüsünü yükseltmişti.

Bunun yanı sıra Hıristiyan Elena Civalelli ve Müslüman Mihale Şatoroviç, öylesine cesur kadınlardı ki, Osmanlı-Venedik sınırını kullanarak hayatlarına yepyeni yönler vermişlerdi.

Diğer bir önemli örnek de, Yunan adası Milos’tan kaçan dört Müslüman kadının Korfu’ya sığınmalarıydı.

Ayşe, Emine, Hatice ve anneleri Maria, Korfu’ya sığındıktan sonra İslamiyetten Hıristiyanlığa dönmüş ve bu durum Osmanlı-Venedik arasında uluslararası bir soruna neden olmuştu.

Bunun gibi ilgi çekici olaylarla dolu ‘Dönme Kadınlar’, Erken Akdeniz’de kimlik ve dönmelik arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir şekilde gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Eric R. Dursteler – Dönme Kadınlar: Erken Dönem Modern Akdeniz’inde Toplumsal Cinsiyet, Kimlik ve Sınırlar, çeviren: Deniz Koç, Koç Üniversitesi Yayınları, kadın, 248 sayfa, 2018

Claire Bishop – Yapay Cehennemler (2018)

Claire Bishop’un ‘Yapay Cehennemler’i, geniş bir tarihsel perspektifle çağdaş sanatta katılımcılığın izini sürüyor.

Kitapta,

  • İtalyan Fütürizmi,
  • Rus Konstrüktivizmi,
  • Dada,
  • Sitüasyonizm,
  • Yaratıcılık ve kültür politikası,
  • Özgürleşmiş izleyiciler,
  • Sanat ve sadizm,
  • Sitüasyonist Enternasyonalizm,
  • Bir terör eylemi olarak sanat,
  • Topluluk sanatları hareketi,
  • Emek ve haz olarak performans,
  • Sanatta sapkınlık ve sahicilik,
  • Doğu Avrupa, Arjantin ve Paris’teki Happening’ler,
  • 1970’lerin topluluk sanatı hareketi,
  • Sanatçının özerkliği,
  • İşbirliğine dayalı sanatın gelişimi,
  • Sanatta estetiğin etikle yüzleşme süreci,
  • Ve Thomas Hirschhorn, Tania Bruguera ve Paul Chan gibi sanatçıların eğitim projeleri gibi, çağdaş sanatın gelişimindeki birçok dönüm noktası tartışılıyor.

Katılımcı estetiğin gelişimini kapsamlı bir şekilde ortaya koyması, ayrıca bunu yaparken zengin örnekler sunmasıyla önem arz eden çalışmanın, ilk yayınlandığı zamanlarda beraberinde önemli tartışmaları getirdiğini de belirtelim.

  • Künye: Claire Bishop – Yapay Cehennemler: Katılımcı Sanat ve İzleyici Politikası, çeviren: Mine Haydaroğlu, Koç Üniversitesi Yayınları, sanat, 394 sayfa, 2018

Immanuel Ness – Güneyin İsyanı (2018)

Gelişmiş ülkelerdeki işçilerin uzun zamandır sesi soluğu çıkmıyor.

Oysa Dünyanın Güney Yarıküresi’ndeki işçi sınıfı, post-endüstriyel kapitalizmin sınır tanımaz azgınlığıyla mücadele etmeye devam ediyor.

Hem de gün geçtikçe güçlenerek…

Siyaset bilimci Immanuel Ness de bu önemli kitabında, Çin, Hindistan ve Güney Afrika’daki işçi sınıfının tarihsel mirasını, bugünkü durumlarını ve kapitalizme karşı mücadelelerinin kapsamlı bir incelemesini yapıyor.

Ness ilkin, emperyalizmin bu bölgedeki etkilerinin, bölgenin yeni endüstriyel proletaryasının oluşumuna ne gibi etkilerde bulunduğunun kapsamlı bir analizini yapıyor.

Yazar ardından, tamamıyla güvencesiz iş hayatı süren bu sınıfın her şeye rağmen baskıcı iktidarlar, küresel sermaye, tekelci kapitalizm ve serbest piyasa ekonomisinin sacayaklarını oluşturduğu bu post-endüstriyel kapitalizme karşıtı mücadelede neden aktif bir güç olma potansiyelini taşıdığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Immanuel Ness – Güneyin İsyanı: Küresel İşçi Sınıfının Gelişi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 251 sayfa, 2018

İsmail Tufan – Türkiye’de Yaşlılığın Yapısal Değişimi (2015)

Yaşlanan Türkiye’yi, genelde yapıldığı gibi tıbbi bir yaklaşımla değil, sosyoloji ve gerontoloji bağlamında irdeleyen bir araştırma.

İsmail Tufan, yaşlılığın sosyal yapısını analiz ediyor, toplumsal yaşlanma ve bunun sonuçlarını saptıyor ve Türkiye’de yaşlılığın sosyal sisteme nasıl entegre edilebileceğini tartışıyor.

  • Künye: İsmail Tufan – Türkiye’de Yaşlılığın Yapısal Değişimi, Koç Üniversitesi Yayınları

Dana Sajdi – Şamlı Berber (2018)

Tarihçi Dana Sajdi, daha önce yayınlanan ‘Osmanlı Laleleri, Osmanlı Kahvehaneleri’ isimli önemli derlemesiyle hatırlanacaktır.

Sajdi elimizdeki bu ilgi çekici çalışmasında ise, 18. yüzyılda Şam’da yaşamış bir berber olan İbn Budeyr’in enteresan hikâyesini anlatıyor.

Budeyr, sıradan bir berber değil.

Zira kendisi, hayatı boyunca şehrinde olup bitenleri kaydettiği ve daha sonra Şam hakkında çok önemli bir kaynak haline gelecek bir kitap yazdı.

Sajdi’nin çalışması, toplumsal ve entelektüel bir biyografi olarak nitelenebilecek İbn Budeyr’in hikâyesini eksen alarak bu dönemde ortaya çıkan okuryazarlığın, dönemin Şam’ında yarattığı olağanüstü dönüşümü inceliyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, halk tabakası arasında okuryazarlık oranının yükseliş göstermesinin, Arap Rönesansı da denilen Nahda hareketiyle nasıl ilişkili olduğunu ayrıntılı bir bakışla tartışması.

Kitap, Osmanlı ve İslam tarihinde halk tabakasından bir insan hakkında yapılmış kitap formatında ilk mikrotarih çalışması.

  • Künye: Dana Sajdi – Şamlı Berber: 18. Yüzyıl Biladü’ş-Şam’ında Yeni Okuryazarlık, çeviren: Defne Karakaya, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 267 sayfa, 2018

Gabriel Piterberg – Bir Osmanlı Trajedisi: Tarihyazımının Tarihle Oyunu (2018)

UCLA Tarih Bölümü’nde profesör olan Gabriel Piterberg elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, 1622’de önce tahttan indirilen, ardından genç yaşta katledilen II. Osman olayını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Kitabın asıl özgün katkısı ise, bu trajik olayı, olayın farklı temsilleri üzerinden kapsamlı bir perspektifle izleyerek devlet kuramı üzerine katmanlı bir bakış sunması.

Piterberg, o süreci ele alan bu çelişkili ve siyasi yönü ağır basan tarihyazımı anlayışının, aynı zamanda Osmanlı tarihinin yadsınamaz bir gerçeği olduğunu savunuyor.

Kitapta,

  • Osmanlı tarihyazımının oluşumu ve çalışmaları,
  • Tûği’nin Hâile-i Osmaniye temsili,
  • Alternatif anlatıların oluşumu,
  • Devlet anlatısı kavramı,
  • Erken modern dönem Osmanlı devleti,
  • Bir söylemsel çekişme alanı olarak Osmanlı devleti,
  • Ve Osmanlı tarihyazımının şiirselliği gibi, ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kitap, yaşanmış tarih ile yazılmış tarih arasındaki bariz uçurumu görmek ve Osmanlı tarihçiliğindeki yöntem ve gündemleri kavramak için şahane bir vesile.

  • Künye: Gabriel Piterberg – Bir Osmanlı Trajedisi: Tarihyazımının Tarihle Oyunu, çeviren: Uygar Abacı, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 261 sayfa, 2018

İoannis N. Grigoriadis – Kutsal Sentez (2014)

Yunanistan ve Türkiye’de milliyetçilik ve din arasındaki ilişki konusunda yeni argümanlar sunan bir kitap.

Bu kitabın yazarı İoannis Grigoriadis’in burada yanıtlamaya çalıştığı temel soru şu: Nasıl oldu da, Türkiye ve Yunanistan gibi birbirinden apayrı özelliklere sahip iki ülkede de, milli kimlik dinle ilişkilendirildi?

İoannis Grigoriadis, Yunan ve Türk milliyetçiliğinin, düşünüldüğünden daha fazla ortak yön barındırdığını, her ikisinin de din sorununu ele alış biçiminin, ulus inşası sürecinde bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor.

  • Künye: İoannis N. Grigoriadis – Kutsal Sentez, çeviren: İdil Çetin, Koç Üniversitesi Yayınları

Paul Magdalino – Ortaçağda İstanbul (2017)

Paul Magdalino, dünyanın önde gelen Bizans tarihçilerinden.

Magdalino’nun bu çalışması da, 6. ve 13. yüzyıllarda İstanbul’un geçirdiği dönüşümleri kayda alan çok önemli bir kitap.

Magdalino, Konstantinopolis’in nasıl olup da Hıristiyan Avrupa’sının en büyük kentine dönüştüğünü irdelerken, şehrin 6. yüzyıldan başlayarak nasıl sağlam bir altyapıya kavuşturulduğunu ve kentsel hayatın temel yapılarının nasıl güçlendirildiğini adım adım izliyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Erken dönem Hıristiyan megapolünün hayatta kalışı,
  • Şehrin istikrar öğeleri,
  • İulianus ve Sophia limanı,
  • Fırınlar,
  • Canlı hayvan ve et pazarları,
  • Hıristiyan binaları,
  • Hayır kurumları,
  • Dini kurumlar ve kamusal kent tesisleri,
  • Halk hamamları,
  • Noterlik büroları,
  • Orta eğitim kurumları,
  • Büyük Saray,
  • Ortaçağdan itibaren şehrin genişlemesi ve buradaki yeni biçimlenme,
  • İtalyan yerleşimlerinin başlangıcı,
  • Haliç ve İtalyan semtleri,
  • Akropol…

Yazılı kaynaklardan olduğu kadar arkeolojik bulgulardan da yararlanan çalışmanın, Konstantinopolis’in tarihi yarımadası ve çevresinde yaşanmış kentsel tecrübeleri derinlemesine izlemesiyle alan için çok önemli bir kaynak olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Paul Magdalino – Ortaçağda İstanbul: Altıncı ve On Üçüncü Yüzyıllar Arasında Konstantinopolis’in Kentsel Gelişimi, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 173 sayfa, 2017

 

 

 

 

 

Kolektif – Ütopya/Distopya: Tarihsel Olasılığın Koşulları (2017)

Ütopya da distopya da bugüne dair algılarımızın ve gelecekten beklentilerimizin ete kemiğe büründüğü metinler olmalarıyla büyük öneme haiz.

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler ise, birer tasavvur olarak ütopya ve distopya tahayyüllerini tarihsel bir bakışla ve geniş bir yelpazede tartışıyor.

Kitapta,

  • Bir gelecek tasarrufu yöntemi olarak ütopya ve distopya,
  • yüzyıl Güney Afrika sınırında binyılcı hayal,
  • Hindistan’daki tarihi belgelerin ütopyacı ve gerçek yaşamları,
  • Rodezya’nın bağımsızlığı ve ırkın sömürgeci rejime son verilmesindeki yeri,
  • Tekno-ütopyacı düşlerin nitelikleri,
  • Kozmopolitlik, avangard ve Orta Avrupa’nın kaybedilmiş masumiyeti,
  • Gündelik ütopyacılık ve modernist şehircilikte sokak,
  • Ve Leningrad’ın komünist üniversitelerinde Mesihçi dönem gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Fredric Jameson, Jennifer Wenzel, Dipesh Chakrabarty, Luise White, Timothy Mitchell, John Krige, Marci Shore, David Pinter, Igal Halfin ve Aditya Nigam.

  • Künye: Kolektif – Ütopya/Distopya: Tarihsel Olasılığın Koşulları, derleyen: Michael D. Gordin, Helen Tilley ve Gyan Prakash, çeviren: Esma Kartal, Cem Kayalıgil ve Ayşegül Turan, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 316 sayfa, 2017

Nebahat Avcıoğlu – Turquerie ve Temsil Politikası (2014)

On sekizinci ve ondokuzuncu yüzyıllarda Avrupa’da tipik Osmanlı yapıları olan hünkâr köşklerinin küçük versiyonları, merkezi planlı tek kubbeli camiler ve hamamlar boy gösterdi.

Avcıoğlu’nun, Turquerie olarak adlandırılan bu mimari akımı kültürel, siyasi ve estetik açılardan irdelediği çalışması, bu alanda bir ilk.

  • Künye: Nebahat Avcıoğlu – Turquerıe ve Temsil Politikası, 1728-1876, çeviren: Renan Akman, Koç Üniversitesi Yayınları