Avelina Lésper – Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı (2022)

Çekincesiz ve samimi üslubuyla dikkat çeken Avelina Lésper, ‘Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı’nda çağdaş sanat ideolojisinin “sorgulanamayan” dogmalarını irdeliyor ve şu “zor” soruya yanıt arıyor: Yoksa çağdaş sanat bir kandırmacadan mı ibaret?

Lésper, hiçbir estetik değeri bulunmadan sanat diye sunulan nesnelerin bu dogmatizmin buyurduğu şekilde, bir otoriteninbuyurduğu prensiplere tamamen boyun eğerek kabul edildiğini savunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Sanat tarihinde benzersiz bir an içinde yaşamaktayız. Önceden çağdaş sanat addettiğimiz şey günümüzde bir ideolojiye, eleştirenlerin hiçbir sorgulama yapmasına olanak tanımayan koyu bir tutuculuğa dönüştü. Çağdaş sanat teorisyenlerinin tesis ettiği dogmaların bazılarına hepimiz aşinayız: Sanatı meydana getiren şey eserler değil fikirlerdir; herkes sanatçıdır; sanatçının sanat addettiği her şey sanattır ve elbette küratör sanatçıdan üstündür. Böyle bir özen karşıtlığı sayesinde üşengeçlik, zıpçıktılık, zekâ eksikliği gibi kavramlar bu sahte sanatın birer değerine dönüştü ve her şey müzelerde sergilenebilir hale geldi. Hiçbir estetik değeri bulunmadan sanat diye sunulan nesneler bu dogmatizmin buyurduğu şekilde, bir otoritenin buyurduğu prensiplere tamamen boyun eğerek kabul edilmekte.”

  • Künye: Avelina Lésper – Çağdaş Sanatın Sahtekârlığı, çeviren: Emrah İmre, Tellekt Kitap, sanat, 56 sayfa, 2022

 

Julian Stallabrass – Çağdaş Sanat (2021)

 

Julian Stallabrass’tan, sanat-siyaset ilişkisi üzerine sağlam bir eleştirel analiz.

Kitap, çağdaş sanat dünyasının 1989 ve sonrasında yaşanan küresel olayların ardından devletlerin ve şirketlerin güdümünde nasıl nasıl adım adım yozlaştığını gözler önüne seriyor.

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından devreye giren yeni dünya düzeni, sınır tanımayan bir serbest ticaret rejimini uygulamaya koyarken, çağdaş sanatı da derinden etkiler.

Sermayeyle birlikte dolaşımı serbestleşen sanat, giderek dev küresel şirketlerin, korporasyonların denetimine açılır.

Bu süreçte sanat da, sanat kurumları da temelden dönüşür: başka başka kentlerde şubeler açan müzeler giderek mağaza zincirlerini andırır; dev şirketlerin logoları ile müzelerin logoları, sanatçı isimleri ile marka isimleri, pazarlama stratejileri çerçevesinde birbirine karışır.

Dev sergiler, imajlarını tazelemek isteyen devletlere, kentsel dönüşüm projelerini satmak isteyen yerel yönetimlere aracılık eder.

Kimlik, farklılık, melezlik, “sınırların aşılması” gibi temalar etrafında örgütlenen bienaller de, yeni dünya düzeninin gösterilerinden biri olmaktan öteye gidemez; diğer sanat kurumları gibi, zamanla şirketlere özgü bir kurumsal yönetim disiplininin, “sanat yönetiminin” etkisine girer.

İşte ‘Çağdaş Sanat’ da, küreselleşmiş dünyanın kültürel çoğulluk görüntüsünün ardındaki Batı merkezli homojenliği, “sınırsız serbestlik” şiarıyla maskelenen sansür ve dışlama mekanizmalarını açıklıyor.

Çağdaş sanatın, devletlerin ve şirketlerin güdümündeki seyrini izliyor.

  • Künye: Julian Stallabrass – Çağdaş Sanat: Bir Tarihçe, çeviren: Esin Soğancılar, İletişim Yayınları, sanat, 200 sayfa, 2021

Arthur Coleman Danto – Sanatın Sonundan Sonra (2010)

Ünlü sanat eleştirmeni Arthur Coleman Danto ‘Sanatın Sonundan Sonra’da, sanat tarihi, pop art, halk sanatı, gelecekte müzelerin rolü, estetik ve sanat felsefesi gibi, sanatın geniş bir alanını tartışmaya açıyor.

Kitabın ilgi çekici yönlerinden biri, sanatın belki de en ilginç özelliğiyle, her şeyin mümkün olduğu görüşüyle baş edebilecek bir sanat eleştirisi felsefesi üzerinde yoğunlaşıyor olması.

Danto daha önce, sanatın altmışlı yıllarda bittiğini ilan etmişti.

O tarihten bu yana, sanata benzer radikal eleştiriler yönelten Danto, bu görüşünü daha kapsamlı bir şekilde yeniden ele alarak, sanatın nasıl daha önce izlediği anlatı yolunu terk ettiğini göstermeye çalışıyor.

Sanatın Hegelci anlamda sona erdiğini savunan yazar, bunun sanatın tükendiğine değil, aksine, sanatın ideolojilerin bütün prangalarından kurtulduğu anlamına geldiğini söylüyor.

  • Künye: Arthur Coleman Danto – Sanatın Sonundan Sonra: Çağdaş Sanat ve Tarihin Sınır Çizgisi, çeviren: Zeynep Demirsü, Ayrıntı Yayınları, sanat, 276 sayfa

Claire Bishop – Yapay Cehennemler (2018)

Claire Bishop’un ‘Yapay Cehennemler’i, geniş bir tarihsel perspektifle çağdaş sanatta katılımcılığın izini sürüyor.

Kitapta,

  • İtalyan Fütürizmi,
  • Rus Konstrüktivizmi,
  • Dada,
  • Sitüasyonizm,
  • Yaratıcılık ve kültür politikası,
  • Özgürleşmiş izleyiciler,
  • Sanat ve sadizm,
  • Sitüasyonist Enternasyonalizm,
  • Bir terör eylemi olarak sanat,
  • Topluluk sanatları hareketi,
  • Emek ve haz olarak performans,
  • Sanatta sapkınlık ve sahicilik,
  • Doğu Avrupa, Arjantin ve Paris’teki Happening’ler,
  • 1970’lerin topluluk sanatı hareketi,
  • Sanatçının özerkliği,
  • İşbirliğine dayalı sanatın gelişimi,
  • Sanatta estetiğin etikle yüzleşme süreci,
  • Ve Thomas Hirschhorn, Tania Bruguera ve Paul Chan gibi sanatçıların eğitim projeleri gibi, çağdaş sanatın gelişimindeki birçok dönüm noktası tartışılıyor.

Katılımcı estetiğin gelişimini kapsamlı bir şekilde ortaya koyması, ayrıca bunu yaparken zengin örnekler sunmasıyla önem arz eden çalışmanın, ilk yayınlandığı zamanlarda beraberinde önemli tartışmaları getirdiğini de belirtelim.

  • Künye: Claire Bishop – Yapay Cehennemler: Katılımcı Sanat ve İzleyici Politikası, çeviren: Mine Haydaroğlu, Koç Üniversitesi Yayınları, sanat, 394 sayfa, 2018

Ali Artun (der.) – Çağdaş Sanat ve Kültüralizm (2013)

  • ÇAĞDAŞ SANAT VE KÜLTÜRALİZM, derleyen: Ali Artun, çeviren: Tuncay Birkan, Nursu Örge ve Elçin Gen, İletişim Yayınları, sanat, 210 sayfa

CAGDAS

Ali Artun’un derlediği ve bir sunuş yazısıyla katkıda bulunduğu ‘Çağdaş Sanat ve Kültüralizm’, sanat ve kültüralizmin eklemlendiği karmaşık teknik, bedensel, entelektüel ve toplumsal mekanizmaları irdeliyor. Kolonyalist kültür ve modernlik, çokkültürlülük, kurumsal yönetim kültüründe kültür-sanat yönetimi, çokuluslu kapitalizmin kültürel mantığı olarak çokkültürcülük, çağdaş sanatın politikleştirilmesi, sanat ve toplumsal hareketler ve küratoryal taktiklerle kimlik imalatı gibi konuların ele alındığı kitapta, Slavoj Žižek, Ulus Baker, Sibel Yardımcı, Irmgard Emmelhainz ve Miško Šuvaković’in makaleleri de yer alıyor.

Christian Saehrendt ve Steen T. Kitti – Bunu Ben de Yaparım! (2012)

  • BUNU BEN DE YAPARIM!, Christian Saehrendt ve Steen T. Kitti, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Ayrıntı Yayınları, sanat, 198 sayfa

 BUNU

‘Bunu Ben de Yaparım!’, giderek palazlanan bir sektör haline gelmiş çağdaş sanat arenasını eleştirel bir gözle değerlendiriyor ve modern sanatın neliği konusundaki kafa karışıklığını gidermeyi üstleniyor. Yazarlar, okuruna, gişe önünde uzun kuyrukların oluştuğu özel sergilere yaklaşmamasını, sanat diyeti yapmasını ve kötü sanat ile popüler etkinliklerden vicdan azabı duymadan uzak durmasını telkin ediyor. Kitap, çağdaş sanatı anlamanın neden zor olduğu, sanat sektörünün nasıl çalıştığı, sanat güruhunun izdiham yarattığı sergi ziyaretleri ve sanat uzmanlarının tumturaklı konuşmaları konusunda okurunu aydınlatıyor.

Sarah Thornton – Sanat Dünyasında Yedi Gün (2012)

  • SANAT DÜNYASINDA YEDİ GÜN, Sarah Thornton, çeviren: Mine Haydaroğlu, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 277 sayfa

 

Sarah Thornton bu çalışmasında, dünyanın önemli çağdaş sanat merkezlerinde geçirdiği yedi günü anlatıyor. Sanat dünyasını; sanatçı, sanat simsarı, küratör, eleştirmen, koleksiyoner ve müzayede evi eksperi gibi, altı ayrı bakış açısından ele alan kitap, “Günümüzde sanat neden bu kadar popüler hale geldi?” sorusunun yanıtını arıyor. Yazar, buna gerekçe olarak da, eskisine göre eğitimli sayısının artmasını; kitap okur-yazarlığının düşmesiyle birlikte görsel kültürün yükselişe geçmesini ve fahiş fiyatlarla satılan sanat ürünlerinin medyada haber niteliği kazanmasının sanatı bir lüks meta ve statü sembolü haline getirişini gösteriyor.

Osman Erden (haz.) – Çağdaş Sanat Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey (2012)

  • ÇAĞDAŞ SANAT HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN HER ŞEY, hazırlayan: Osman Erden, Tempo Dergisi Yayınları, sanat, 146 sayfa

 

Çağdaş sanata bir giriş niteliğinde olan elimizdeki çalışma, İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren sanat ortamında yaşanan değişimleri, sanat-sanatçı ve sanat izleyicisi arasındaki ilişkileri, sanat alanında oluşturulan yeni teknikleri rahat okunabilir bir üslupla ele alıyor. Çağdaş sanat konusunda en sık sorulan yirmi soruyla başlayan kitap, pop sanat, yeni gerçekçilik, minimalizm, kavramsal sanat, teknoloji ve sanat, sansür ve çağdaş sanat, siyaset ve sanat, kadın ve çağdaş sanat gibi konularla ilerliyor. Kitapta ayrıca, çağdaş sanat ile küratörler, büyük sergiler, bienaller ve sanat fuarları arasındaki ilişki de irdeleniyor.

Hal Forster – Zoraki Güzellik (2011)

  • ZORAKİ GÜZELLİK, Hal Forster, çeviren: Şebnem Kaptan, Ayrıntı Yayınları, sanat, 255 sayfa

 

Çağdaş sanat kuramının önemli isimlerinden Hal Forster’in, sanat tarihi alanında önemli çalışmalarından olan ‘Zoraki Güzellik’i, gerçeküstücülük akımının kapsamlı bir analizini yapıyor. Gerçeküstücülük ve tekinsiz olan arasında bir bağlantı olduğunu iddia eden Forster, ilk önce, gerçeküstücülüğün psikanalizle karşılaşmasını açıklıyor; bunu da, Freud’un tekinsiz ve ölüm dürtüsü kuramları bağlamında yapıyor. Forster ardından, bu kavramsal çerçeveyi esas alarak Andre Breton, Max Ernst, Man Ray, Salvador Dali, Giorgio de Chirico, Alberto Giacometti ve Antonin Artaud gibi en önemli gerçeküstücü sanatçıların çalışmalarını değerlendiriyor.