Simon Schama – Yahudilerin Tarihi 2 (2020)

Simon Schama, daha önce yayımlanan başarılı çalışması ‘Yahudilerin Tarihi’nin ilk cildinde, Yahudilerin MÖ 1000 – MS 1492 arasındaki tarihsel deneyimini, önde gelen figürleri ve zengin anekdotlarla harmanlayarak anlatmıştı.

Schama’nın çalışmasının elimizdeki ikinci cildi ise, Yahudilerin 1492’den on dokuzuncu yüzyılın sonuna uzanan hikâyelerini yine kendine has tarzıyla anlatıyor.

Schama anlatısının merkezine, Yahudi tarihinin önemli figürlerinin hikâyelerini alıyor.

Venedik gettosunda bir şair, Ming Hanedanında bir general, George Dönemi İngiltere’sinde bir boksör, Amsterdam’da bir İncil şovmeni, on sekizinci yüzyıl Fransa’sında sağırları tedavi eden bir öğretmen ve 19. yüzyıl Almanya’sında bir opera bestecisi, burada yer alan söz konusu figürlerden birkaçı.

Böylece dünyanın dört bir yanında Yahudilerin izini süren çalışma, Yahudilerin hayatta kalma savaşının ne denli zorlu olduğunu sürükleyici bir şekilde gözler önüne seriyor.

  • Künye: Simon Schama – Yahudilerin Tarihi 2: 1492-1900 (Aidiyet), çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, tarih, 1040 sayfa, 2020

Karl W. Luckert – Göbekli Tepe (2016)

Bundan 12 bin yıl önce kurulmuş Göbekli Tepe hakkında önemli bilgiler veren ve onu arkeoloji, antropoloji ve dinler tarihi açılarından irdeleyen bir kitap.

Karl Luckert, hem Göbekli Tepe’nin sembolleri ve mimarisini inceliyor hem de avcılıktan evcilleştirmeye, savaştan uygarlığa, Taş çağında kültür ve din üzerine pek çok gözlem sunuyor.

  • Künye: Karl W. Luckert – Göbekli Tepe, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları

Claudio Magris – Mikrokozmoslar (2010)

İtalyan edebiyatçı Claudio Magris, Türkçeye daha önce çevrilen ‘Tuna Boyunca’da, Tuna’nın kaynağına inerek, nehrin geçtiği ülkeleri, şehirleri, entelektüel bir bakış açısıyla ele almıştı.

Magris, elimizdeki benzer çalışması ‘Mikrokozmoslar’da ise, doğduğu, yaşadığı toprakları; Trieste ve Istria Yarımadası’na yakın bölgeleri, kendine özgü tarzıyla anlatıyor.

Bu bölgeleri, insanı ve coğrafyasıyla ince ince dokuyan Magris, sıradan hayatlarını yürüten insanların kimi zaman komik, kimi zaman hüzünlü ve nostaljik hikâyelerini sunuyor.

Etkileyici üslubuyla da dikkat çeken kitap, sıradan ve küçük hayatların taşıdığı büyük anlamları gözler önüne seriyor.

  • Künye: Claudio Magris – Mikrokozmoslar, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Turkuvaz Kitap, anlatı, 248 sayfa

Claudio Magris – Tuna Boyunca (2019)

İtalyan edebiyatçı Claudio Magris’in ödüllü kitabı ‘Tuna Boyunca’ hem sıkı bir gezi kitabı hem de bu ünlü nehrin kaynakları ve güzergâhına dair enfes bir kültürel ve tarihsel yolculuk.

Kitabın asıl ilgi çekiciliği, Tuna’nın kaynağına inerek, bu nehrin geçtiği ülkeleri, şehirleri, zevkle okunan bir üslup ve zengin bir entelektüel bakışla ele alması.

Bu durum okur için de, bir gezi kitabının çok ötesinde, Avrupa dediğimiz coğrafyaya dair derinlikli analizlerle kotarılmış bir deneyime dönüşüyor.

‘Tuna Boyunca’, yayınlandığı 1986 yılında, Avrupa edebiyatının yeniden keşfedilişi olarak yorumlanmış ve yazarına, Baguta ile Chianti Ruffino-Antico Fattore Uluslararası ödüllerini kazandırmıştı.

  • Künye: Claudio Magris – Tuna Boyunca, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Yapı Kredi Yayınları, gezi, 416 sayfa, 2019

Marcello Ticca – Beslenme Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar (2019)

Sağlıklı beslenme konusunda pek çok klişe ve yanlış inanış mevcut.

Buna bir de, internet ve basın yoluyla ulaşan, hiçbir bilimsel kanıta dayanmayan sahte haberleri de eklediğimizde pek tabii kafamız çokça karışıyor.

Yaklaşık kırk yıl İtalya’daki Gıda ve Beslenme Araştırma Merkezi’nde araştırmalar yürütmüş Marcello Ticca’nın bu muhteşem kitabı imdadımıza yetişiyor.

Ticca, en başta, zihnimizde kök salmış yanlış inanışlarla hesaplaşıyor ve bunları bilimsel bir zeminde inceleyerek bir bir çürütüyor.

Temel besinlerimizin bileşenleri nedir, tavsiye edilen tüketim miktarları ne olmalıdır, besinlerden daha fazla fayda sağlamak için ne yapmalıyız gibi birçok konuda öneriler sunan Ticca, bununla da yetinmeyerek sağlıklı ve bilinçli bir beslenme programını nasıl oluşturabileceğimizi de açıklıyor.

Son olarak, Ticca’nın bu kitabıyla, kendi dalında İtalya’nın prestijli ödülü olan Banarella’yı kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Marcello Ticca – Beslenme Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Kolektif Kitap, beslenme, 300 sayfa, 2019

Joanna Trollope – İkinci Balayı (2009)

Joanna Trolloppe, modern insanın sorunlarına eğildiği ‘İkinci Balayı’nda, çocukları evden ayrılan ve böylece başbaşa kalan ebeveynlerin yaşadıklarını hikâye ediyor.

Üç çocukları da evden ayrılan Eddie ve Russel Boyd çifti, kendilerini boşlukta hisseder.

Kısa bir süre sonra ikisi de kendi kariyerlerine odaklanır ve böylece daha sakin bir hayat yaşamaya başlarlar.

Fakat Eddie’nin, annelik içgüdüsüyle, genç oyuncu Lazlo’yu kol kanat germesi ve evde ona bir oda ayırması, bu sakinliğe gölge düşürür.

Ayrıca, evden ayrılan çocukların çeşitli sorunlarla baş edemeyip tekrar eve dönmeleri, ikili için sıkıntılı bir süreci de beraberinde getirecektir.

  • Künye: Joanna Trollope – İkinci Balayı, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Turkuvaz Kitap, roman, 328 sayfa

James W. Loewen – Öğretmenimin Söylediği Yalanlar (2015)

Amerikan resmi tarih tezinin oluşumunu tarih ders kitapları üzerinden izleyerek alternatif tarih eğitiminin imkânlarını irdeleyen bir kitap.

Dar görüşlü ders kitaplarını ters yüz edip, ırk, toplumsal cinsiyet ve sınıfları esas alarak Kolomb öncesi dönemden bugüne Amerikan tarihinin yeni baştan yazımı.

  • Künye: James W. Loewen – Öğretmenimin Söylediği Yalanlar, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları

Nuccio Ordine – Faydasızlığın Faydası: Manifesto (2018

Kant, “Güzel olandan alınan zevk çıkarsızdır.” demişti.

Nuccio Ordine’nin birçok dile çevrilen ‘Faydasızlığın Faydası’ adlı bu yapıtı da, her şeye ve herkese çıkar temelli bakan bir yaklaşımın egemen olduğu günümüzde, hayata anlam katmanın farklı yollarının neler olabileceğini gösteriyor.

Yazar bunu da, çağımızda artık unutulmuş bulunan değerleri hatırlatarak yapıyor.

Kazanç getirmeyen bilgi faydasız mıdır?

Ordine en başta, bu ve bunun gibi bir dizi soruyla, bizi yaşadığımız çağ üzerine düşünmeye davet ediyor.

Disiplinlerarası bir perspektifle kaleme alınmış kitabın ilk bölümü, edebiyat ve fayda üzerine.

Yazar burada, Dante, Petrarca, Ovidius, Kant, Boccacio, Lorca, Cioran, Heidegger ve Baudelaire gibi pek çok ismin düşünceleri üzerinden, kibirli ve budala bir yüzyılda faydacılığa karşı faydasızlığı neden tercih etmemiz gerektiğini anlatıyor.

Kitabın ikinci bölümü ise, “şirketleşmiş” üniversiteler ile bunların “müşterileşmiş” öğrencileri üzerinden artık değer üretemeyecek hale gelmiş akademinin hali pür melalini sorguluyor.

Yazar üniversitelerdeki bu dönüşümlerin, üniversitelerin toplumsal ve insani sorunlara yüzünü dönmesiyle nasıl sonuçlandığını ve bu sorunun nasıl aşılabileceğini irdeliyor.

Kitabın son bölümü de, faydasız addedilen eylemlerin ne denli gerekli ve önemli olduğuna, başka bir deyişle faydasızlığın faydaları üzerine odaklanan bir manifesto sunuyor.

Kitabın sonuna ise, Abraham Flexner’in klasik makalesi “Faydasız Bilginin Faydası” da eklenmiş.

  • Künye: Nuccio Ordine – Faydasızlığın Faydası: Manifesto, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 166 sayfa, 2018

Umberto Eco (ed.) – Ortaçağ (2008)

Batı Roma İmparatorluğunun çöküşüyle başlayan ve bin yıldan fazla süren Ortaçağ dönemi için nitelikli bir ansiklopedi.

Yazarlar, süreci yalnızca tarihsel bir perspektifle değil, bu dönemde felsefe, bilim ve teknik, edebiyat ve tiyatro, görsel sanatlar ve müzik alanlarında kaydedilen gelişmeler bağlamında da değerlendiriyor.

  • Künye: Umberto Eco (ed.) – Ortaçağ, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları

Umberto Eco – Düşman Yaratmak (2014)

Umberto Eco’nun devlet ve toplumlarda düşman inşa etme süreçlerine odaklandığı bir metin ile muhtelif konuları irdelediği “rastgele” yazıları…

Bunlarda da, sanatın kaynağı olarak ateş, Hıristiyanlıkta kutsal emanet kültü, gençlik dönemindeki okumalar, Wikileaks ve Viktor Hugo’da abartının poetikası gibi konular işleniyor.

  • Künye: Umberto Eco – Düşman Yaratmak, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Doğan Kitap