Lynne Segal — Yaslan Bana (2026)

Lynne Segal’in kişisel deneyimleriyle politik düşünceyi iç içe geçirdiği, bakım kavramını merkeze alan güçlü bir feminist metin. Segal, kendi yaşam öyküsünü anlatırken annelikten yaşlılığa, eğitimden feminist harekete uzanan geniş bir alanda bakımın anlamını sorguluyor ve bireysel deneyimlerin nasıl politik bir çerçeveye oturduğunu gösteriyor.

‘Yaslan Bana’ (‘Lean on Me’), bakımın yalnızca bir emek biçimi olmadığını, aynı zamanda insanlar arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve kırılganlığı görünür kılan temel bir ilişki biçimi olduğunu vurguluyor. Segal, bakım üzerinden kurulan ilişkilerin hem toplumsal hem de etik bir zemin oluşturduğunu söylüyor ve bu zeminin günümüz dünyasında giderek aşındığını dile getiriyor. Neoliberal politikaların refah devletini zayıflattığını, eğitimi araçsallaştırdığını ve eşitsizlikleri derinleştirdiğini tartışıyor.

Metin aynı zamanda iklim krizi ve otoriterleşme gibi küresel sorunları da bakım perspektifiyle ele alıyor. Segal, bu krizlerin yalnızca politik ya da ekonomik meseleler olmadığını, aynı zamanda bakım ilişkilerinin zayıflamasıyla bağlantılı olduğunu öne sürüyor. Bu nedenle bakım, onun düşüncesinde hem insanlar arası hem de insan-doğa ilişkisini kapsayan geniş bir etik-politik kavram haline geliyor.

Yazar, feminist düşüncenin kişisel olanın politik olduğu fikrini yeniden hatırlatıyor ve bunu somut bir anlatıyla güçlendiriyor. Kendi yaşamını açarak okuru da düşünmeye davet ediyor, bakımın ihmal edildiği bir dünyada dayanışmanın nasıl yeniden kurulabileceğini sorgulatıyor.

Sonuçta kitap, yaşamın tek başına sürdürülemeyeceğini, var olmanın başkalarına yaslanmayı gerektirdiğini ortaya koyuyor ve birlikte yaşamanın ancak karşılıklı özen, sorumluluk ve dayanışma ile mümkün olduğunu savunuyor.

Lynne Segal — Yaslan Bana: Radikal Bakım Politikası
Çeviren: Ebru Kılıç • Livera Yayınevi
Feminizm • 304 sayfa • 2026

Lynne Segal – Radikal Mutluluk (2020)

Toplumsal sefaletin faturası arttıkça mutluluk arayışımız da artıyor.

Günümüzün mutluluk mottosu ise, herkesin her yere çekebileceği “seni ne mutlu ediyorsa onu yap”tır.

Lynne Segal ise, böylesi içi boş mutluluk numuneleri yerine hep birlikte, müşterek şekilde mutlu olabileceğimiz bir dünyanın olanakları üzerine düşünüyor.

Segal, bireyciliğin tırmandığı günümüz toplumundaki umutsuzluk ve tecrit çemberini kıracak olan müşterek neşenin yeniden keşfedilmesi gerektiğini, neşenin yüzyıllar boyu tecelli etme biçimlerinden hareketle, yaşamdan keyif alma olasılıklarını yitirmemize sebep olan düzeni kökten reddetmemiz gerektiğini belirtiyor.

Kitabı asıl özgün kılan hususlardan biri ise, mutluluk arayışımıza eleştirel bir bakışla yaklaşması.

Segal, ticari değerlerin ve çıkarların her yere nüfuz ederek genişlemesinin hem özel hem de kamusal yaşamı derinden etkilediğini söylüyor ve böylesi bir durumda mutlu olup olmadığımıza saplanıp kalmanın feminist mücadele içerisinde büyük bir yılgınlık yarattığını vurguluyor.

  • Künye: Lynne Segal – Radikal Mutluluk: Müşterek Neşe Anları, çeviren: Beyza Sumer Aydaş, Sel Yayıncılık, felsefe, 302 sayfa, 2020

Kolektif – Günümüzde Şiddet (2010)

Yılda bir kere yayımlanan Socialist Register, 2009 sayısında şiddet konusuna eğilmişti.

‘Ya Sosyalizm Ya Barbarlık’ alt başlığını taşıyan ‘Günümüzde Şiddet’, bu sayıda yer alan makaleleri bir araya getiriyor.

Makaleler, şiddetin günümüzdeki durumu; Irak işgali üzerinden Amerikan militarizmi ve egemen siyasi yapısı; Amerikan görsel kültüründe şiddet; ırk ayrımı; hapishaneler ve savaş üçgeninde ABD’nin şiddet tarihinden sahneler ve toplumsal cinsiyet bağlamında şiddetin kurbanları gibi şiddetin birbirinden farklı veçhelerini irdeliyor.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Henry Bernstein, Colin Leys, Leo Panitch, Vivek Chibber, Philip Green, Joe Sim, Steve Tombs, Lynne Segal, Barbara Harriss-White, Achin Vanaik, Tania Murray Li, Sofiri Joab-Peterside, Dennis Rodgers, Michael Brie, Samir Amin ve John Berger.

  • Künye: Kolektif – Günümüzde Şiddet, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Umut Haskan, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa

Kolektif – Cinsiyet, Cinsel Kimlik ve Cinsellik (2019)

Doğuştan edindiğimiz veya edindiğimizi sandığımız cinsel algı ve kimlikler psikanalizde nasıl karşılık bulur?

Psike İstanbul tarafından hazırlanan bir sempozyuma sunulan bildirilerden oluşan bu kitap, her şeyden önce psikanalizin cinsiyet, cinsellik ve cinsel kimlik konusunda ne denli zengin perspektifler sunduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Psikanalizde cinsellik konusunda yürütülen en güncel tartışmalara yer vermesiyle önem arz eden ve şimdi yeni baskısıyla raflardaki yerini alan kitapta,

  • Kadın cinselliği,
  • Geleneksel toplumlarda kadın cinselliğine dair başlıca güçlükler ve nedenleri,
  • Üremeye yardımcı tedaviler bağlamında cinsellik,
  • Psikoseksüel kimlik ve libidinal nesnenin seçimi,
  • Cinsel kimlik, ayrılma kaygısı ve yaratıcılık,
  • Erkeklik ve yaşlanma tefekkürleri,
  • Sonradanlık kavramı bağlamında Freud’un cinselliğe getirdiği bakış açısının niteliği,
  • Kadın cinselliğinde üstbenlik,
  • Kadın cinselliğinde önemli üretkenliklerden hamilelik ve annelik süreçleri,
  • Ve cinsel sapkınlıklar gibi pek çok önemli konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Mine Özgüroğlu, Nilgün Taşkıntuna, Berrak Ciğeroğlu, Gülgün Alptekin, Işın Sayın Tamerk, Pınar Limnili Özeren, M. Işıl Ertüzün, Yeşim Can, Yavuz Erten, Ayla Yazıcı, Itamar Levy, Nayla de Coster, Jacqueline Schaeffer, Sibel Mercan, Sezai Halifeoğlu, Lynne Segal ve Bella Habip.

  • Künye: Kolektif – Cinsiyet, Cinsel Kimlik ve Cinsellik, derleyen: Deniz Arduman Kırcalı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 170 sayfa, 2019