Jacques Lacan – Psikanalizin Dört Temel Kavramı (2013)

  • PSİKANALİZİN DÖRT TEMEL KAVRAMI, Jacques Lacan, yayıma hazırlayan: Jacques-Alain Miller, çeviren: Nilüfer Erdem, Metis Yayınları, psikanaliz, 301 sayfa

PSIKANALIZIN

Jacques Lacan, 1964 yılında yaptığı bir seminerden oluşan ‘Psikanalizin Dört Temel Kavramı’nda, psikanalizle hesaplaştığı gibi alanın temel kavramlarını, yani bilinçdışı ve tekrarlama, aktarım ve dürtü, bakış ve ötekinin alanını irdeliyor. Lacan, psikanalize dair olduğu kadar kendisinin psikanalize getirdiği katkılar anlamında da önemli bir eser olarak kabul edilen kitabında, Freudcu bilinçdışı ile bizim bilinçdışımız, kesinliğin öznesi, gösterenler ağı, göz ile bakış arasındaki bölünme, anamorfoz, analiz, dürtünün parçalarına ayrılması, tukhe ve automaton, aşk ve libido, özne ve öteki, yorum ve aktarım konularını tartışıyor.

Özkan Agtaş – Ceza ve Adalet (2013)

  • CEZA VE ADALET, Özkan Agtaş, Metis Yayınları, siyaset, 316 sayfa

CEZA

Özkan Agtaş, siyaset bilimi ve hukuk felsefesi alanında yaptığı geniş bir sorgulamaya dayanan ‘Ceza ve Adalet’te, “Cezayı bir adalet pratiği yapan nedir?” sorusunun yanıtını arıyor. Suç ve cezaya dair yeni eğilimleri akılda tutarak ceza adaleti hakkında siyasal bir incelemeye girişen Agtaş, adalet problemini, ceza adaletinin arkaik niteliğini, devlet formu ile adalet uygulamalarının eklemlenmesiyle gelen şiddetin devlet tekeline alınması sorununu, toplumda norm ve ceza konusundaki klasik açmazları, politika-sonrası çağda suç ile siyaset arasındaki salınımı, salt bir tahakküm uygulamasına dönüşen cezalandırıcı makineyi tartışıyor.

Johan Galtung – İnsan Hakları (2013)

  • İNSAN HAKLARI, Johan Galtung, çeviren: Müge Sözen, Metis Yayınları, siyaset, 212 sayfa

INSAN

Barış araştırmaları alanında önemli bir isim olan Johan Galtung, ilgi çekici çalışması ‘İnsan Hakları’nda, insan haklarının ne derece Batılı olduğunu ve insan haklarını daha evrensel kılmak için ne yapılabileceğini irdeliyor. Günümüzde sahip olduğumuz birinci ve ikinci kuşak insan haklarının, tümüyle Batılı olduğunu ve bunun her zaman Batılı eşittir evrensel denklemi anlamına gelmediğini söyleyen Galtung, bu hakların evrenselliğinin, başka kültürler ve yapılarla uyumluluğunda aranması gerektiğini savunuyor. Yazar buradan hareketle, Batılı olan insan hakları yaklaşımının, nasıl evrenselleştirilebileceğine odaklanıyor.

Markus Miessen – Katılım Kâbusu (2013)

  • KATILIM KÂBUSU, Markus Miessen, çeviren: Bülent Doğan, Metis Yayınları, siyaset, 204 sayfa

KATILIM

Markus Miessen ‘Katılım Kâbusu’nda, eşitlikçi bir toplumda herkesin sesinin eşit ağırlıkta olduğu kabulüne dayanan alışılagelmiş katılım modellerini eleştirel bir gözle değerlendiriyor. Bu katılım biçiminin siyasi meşruluk hevesiyle harekete geçirilen sahte bir katılım olduğunu belirten Miessen, herkesi kapsayan bir demokrasiden bazen ne pahasına olursa olsun kaçınmak gerektiğini söylüyor. İşbirliğine dayalı her türlü yapıda çatışmaların aşılmasının en nihayetinde ancak birinin sorumluluk almasıyla mümkün olduğunu belirten yazar, katılımı güçlendirmek adına, proaktif bir yurttaşlığın müdahale etme imkânlarını sorguluyor.

Defne Sandalcı – Ah! (2013)

  • AH!, Defne Sandalcı, Metis Yayınları, şiir, 76 sayfa

AH

‘Ah!’, feminist ve anarşist çizgideki yazılarıyla bilinen Defne Sandalcı’nın ilk kitabı. Kendisini tebrik ediyoruz. Sandalcı, buradaki kısa şiirsel metinlerinde çocukluğu, sevgiyi, kaybedilenlerin ruhumuz üzerindeki etkilerini konu ediniyor. ‘Kafes’ isimli şiirden bir alıntı: “şimdi sıralara yaslanır bu cılız kollarım. çocuğum ben, nereden / bileydim ‘Aaahh..!’? // akşam tırnaklarımla neremi çizsem beyaz izler bırakan tuzun / ve ahırların kokusu çıksın diye kurnada yıkardılar ova ova / kadınlar beni. // henüz suyun çarpıntısını ve beygirlerin kederini tanıyan / tiz kız beden sabun kokulu bembeyaz çarşafların arasında. (…)”

Duygu Türk – Öteki, Düşman, Olay (2013)

  • ÖTEKİ, DÜŞMAN, OLAY, Duygu Türk, Metis Yayınları, felsefe, 346 sayfa

 OTEKI

Duygu Türk, nitelikli incelemesi ‘Öteki, Düşman, Olay’da, önemli izler bırakmış Emmanuel Levinas, Carl Schmitt ve Alan Badiou’da etik ve siyaset ilişkisini irdeliyor. Etiğin ve siyasetin ne olduğunu, birbiriyle nasıl ilişkilenebileceğini ve bu ilişkiden ne tür sonuçlar çıkarsanabileceğini üç düşünürün bağlamlarına odaklanarak tartışan Türk, Levinas’ta etiğin, Schmitt’te de siyasetin öncelikli olmasından ötürü iki düşünürün etik ve siyaset bağlamında iki karşıt uca denk düştüğünü söylüyor. Yazara göre Badiou ise, etik ve siyasetten herhangi birine öncelik vermeden, iki kavramı da birlikte düşünme girişimini temsil ediyor.

Henry Bauchau – Çevre Yolu (2013)

  • ÇEVRE YOLU, Henry Bauchau, çeviren: Sosi Dolanoğlu, Metis Yayınları, roman, 212 sayfa

CEVRE

Belçikalı romancı Henry Bauchau ‘Çevre Yolu’nda, yaşlı anlatıcısının geçmişiyle ve bu geçmişin içinde önemli yer tutan Nazi zulmüyle yüzleşmesini hikâye ediyor. Roman, günümüz Paris’inde yaşayan yaşlı bir anlatıcının anımsamaları üzerine kurulmuş. Anlatıcı, bir hastane odasında kanser tedavisi gören ve durumu kritik olan gelini Paule’yi her gün ziyaret etmektedir. Bu sıkıntılı ziyaretlerinde anlatıcı, geçmişinin belli belirsiz anılarına doğru yol alır. Yaşlı adamın hikâyesinde kaybettiği eşi, Naziler tarafından katledilen bir direnişçi ve kahramanımızın bugününe yansıyan geçmişinin kimi önemli kırılma anları yer alır.

Bülent Diken – İsyan, Devrim, Eleştiri (2013)

  • İSYAN, DEVRİM, ELEŞTİRİ, Bülent Diken, çeviren: Can Evren, Metis Yayınları, siyaset, 267 sayfa

 ISYAN

Bülent Diken, başlangıç noktasını devrimin bir fikir olduğu düşüncesinin oluşturduğu elimizdeki kitabında, isyan, devrim ve eleştiri kavramlarını toplum paradoksunu ifade eden olaylar olarak ele alıyor. Bu kavramlara dair mevcut perspektiflerin bir haritasını çıkaran Diken, isyanın yeni değerler yaratmadaki rolünü; isyan kavramının yaşam, toplumsallık ve eleştirel düşünce ile bağlantısını; isyanın siyaset ve zamansallıkla ilişkisini; Badioucu anlamda bir “saf siyaset”in, isyanın siyaset ile nasıl ilişkileneceği sorusuna ne gibi yanıtlar verebileceğini; modern siyaset içinde sınıfın konumunu ve kitle siyasetini tartışıyor.

Guy Deutscher – Dilin Aynasından (2013)

  • DİLİN AYNASINDAN, Guy Deutscher, çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, dilbilim, 293 sayfa

 DILIN

Dilbilimci Guy Deutscher elimizdeki kitabında, dilin kültürle ilişkisini ayrıntılı bir analize tabi tutuyor. Deutscher, her geçen gün sayıları azalan yerel diller de dahil, dünyadan pek çok dili inceleyerek, dilin kültür tarafından mı biçimlendirildiği, yoksa doğadan mı devralındığı; dil ile düşünüş tarzı arasında ne gibi bağlantılar olduğu ve dilin düşünce üzerinde etkileri gibi tartışmaları, çalışmasının merkezine alıyor. Akıcı tarzıyla, dilbilimciler kadar, konuya vakıf olmayan okurlara da hitap eden kitap, dilin renk ve mekân algımız ile cinsiyet ayrımına dair fikirlerimizdeki belirleyiciliğini de araştırıyor.

Daniel Frampton – Filmozofi (2012)

  • FİLMOZOFİ, Daniel Frampton, çeviren: Cem Soydemir, Metis Yayınları, sinema, 341 sayfa

 FILMOZOFI

Daniel Frampton ‘Filmozofi’de, sinema ile gerçeklik arasındaki kavramsal bağı sorgulayarak, filmin benzersiz bir dünya, neredeyse geleceğin dünyasını sunduğu argümanını tartışıyor. Burada “Filmozofi” kavramını geliştiren Frampton’a göre, film bir tür düşünmedir ve Filmozofi’nin temel kavramlarından olan film-zihin de, filmin ampirik bir betimlenişi değil, bilakis filmin eylemlerinin ve kökenlerinin “kavramsal” olarak anlaşılmasıdır. Frampton bu kavramsal çerçeveden yola çıkarak, film felsefesinin ortaya koyduğu meselelere, film-zihin ve film-düşünme kavramlarının, özetle Filmozofi’nin bir açıklama getirebileceğini savunuyor.