Sabri Kaliç – Tarihimizdeki Garip Olaylar 2 (2015)

Yaradılış efsanesinden Alemdar Mustafa Paşa’nın sıra dışı intiharına, açlık greviyle ölen vezirden kadınlardan nefret eden padişaha, Osmanlı’da esir ticaretinden cellatlık mesleğine ve Osmanlı’da modern tıbba, tarihin birbirinden garip ve ilginç olaylarına doğru bir yolculuk.

Sabri Kaliç, ‘Tarihimizdeki Garip Olaylar’ın bu ikinci kitabı, Osmanlı mirasına farklı bir pencereden bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Sabri Kaliç – Tarihimizdeki Garip Olaylar 2, Maya Kitap

Ahmet Özcan – Osmanlı’nın Ortadoğu’dan Çekilişi (2015)

Osmanlı İmparatorluğu’nun Kudüs, Medine, Irak, Mısır, Ürdün, Yemen, İran, Suriye, Sudan, Lübnan, Libya, Cezayir ve Tunus’tan çekilişinin trajik hikâyesi.

Ahmet Özcan, bu dönemde Anadolu’dan yukarıdaki cephelere gidip savaşmış askerlerin başından geçenleri, imparatorluğun bu coğrafyada gerilemesinin arkasındaki yerel ve küresel etkenleri irdeliyor.

  • Künye: Ahmet Özcan – Osmanlı’nın Ortadoğu’dan Çekilişi, Yarın Yayınları

Güner Doğan – “Venediklü ile Dahi Sulh Oluna”: 17. ve 18. Yüzyıllarda Osmanlı-Venedik İlişkileri (2017)

Osmanlı ve İtalyan arşivlerinin yanı sıra, zengin belge ve kaynaklardan yararlanan bu önemli inceleme, Osmanlı’nın 1699 Karlofça Antlaşması’ndan 1718 Pasarofça Antlaşması ve sonrasına uzanan süreçte Venedik ile yaşanan sınır tespit sorunları üzerinden dönemin siyasi, diplomatik ve askeri bir manzarasını sunuyor.

On yedinci ve on sekizinci yüzyıllar gibi, Osmanlı ve Venedik tarihleri açısından önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönemi ele alan Güner Doğan, süreçte rol alan aktörleri de çalışmasına dâhil ederek iki ülke arasındaki ilişkilerin kapsamlı bir dökümünü yapıyor.

Venedik Cumhuriyeti’nin erken ortaçağlarda kurulduğundan beri Akdeniz’de iki ezeli rakibi olmuştu: bunların birincisi Cenova Cumhuriyeti, diğeri de Osmanlı Devleti’ydi. Bu sebeple, yeniçağ Osmanlı tarihinin bütünsel olarak ele alınması için Venedik kaynakları altın değerinde olduğu hep söylenir.

İşte Güner’in çalışmasının bir diğer önemli katkısı da, bu önemli kaynaklardan olabildiğince yararlanmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Güner Doğan – “Venediklü ile Dahi Sulh Oluna”: 17. ve 18. Yüzyıllarda Osmanlı-Venedik İlişkileri, İletişim Yayınları, tarih, 366 sayfa

Alan Palmer – Bir Çöküşün Yeni Tarihi (2008)

Alan Palmer’ın ‘Bir Çöküşün Yeni Tarihi’ isimli bu çalışması, Osmanlı İmparatorluğu’nun son 300 yılını kapsayan gerileme ve çöküş dönemini anlatıyor.

Yedi cihana hükmeden, muhteşem bir güce ve sağlam bir iktidara sahip Osmanlı, son dönemlerinde ise, Avrupa’nın hasta adamı durumuna geldi.

Palmer çalışmasında, hem imparatorluğu çöküşe götüren son 300 yılındaki ayrıntılara odaklanıyor hem de o dönemin Osmanlı İmparatorlarını zaafları ve erdemleri gibi insani yönleriyle ele alıyor.

Kitap, bu dönemi tarafsız ve dışarıdan bir gözle değerlendirmesiyle konuya dair değerli bir kaynak; kolay okunabilir olmasıyla da, uzman olmayan okurlara da hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Alan Palmer – Bir Çöküşün Yeni Tarihi, çeviren: Belkıs Çorakçı Dişbudak, Turkuvaz Kitap, tarih, 351 sayfa

Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918 (2017)

Arap topraklarında Osmanlı saltanatının kuruluşundan yüzyıllar boyunca sürmüş bu ilişkinin sona erişinin nedenlerine, Osmanlı-Arap ilişkilerinin nitelikli bir serencamını sunan bir çalışma.

Osmanlı Arap eyaletlerindeki Sünni Müslüman halkların tarihsel deneyimine dikkat çeken Bruce Masters, kitabının ilk bölümünde Osmanlı sultanlarının yönetimlerini bugün “Arap Dünyası” olarak adlandırılan bölge üzerinde nasıl kurduklarını ve merkezi hükümetin gücünün yerel aktörlere devrolduğu 18. yüzyıldaki siyasi gelişmeleri irdeliyor.

Kitabın devamındaki bölümlerde ise,

  • Erken modern dönemdeki Osmanlı yönetiminin kurumları ve Arapların onları nasıl algıladığı ve zaman içinde onlara nasıl adapte olduğu,
  • Osmanlı yönetiminin şehirler ve kırsal bölgelerdeki sıradan insanların hayatları üzerindeki etkileri,
  • Arap eyaletlerinin Osmanlı yönetiminin ilk üç yüzyılındaki sosyal ve ekonomik yapısı,
  • Osmanlı Arap dünyasında entelektüel hayat,
  • Osmanlı yönetiminin Arap topraklarındaki son yüzyılında, Sultan ile Arap tebaası arasındaki ilişkinin sone erişinin temel nedenleri,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Arap âlimler için imparatorluğun meşruiyetinin kilit noktasının sultanlık kurumunun kendisinde olduğu ise, sağlam bir dönem çalışması olan Masters’ın kitabındaki en öne çeken tezlerden.

  • Künye: Bruce Masters – Osmanlı İmparatorluğu’nun Arapları: 1516-1918, çeviren: Feray Coşkun, Doğan Kitap, tarih, 272 sayfa

Ahmet Şimşirgil – Kayı V (2014)

  • KAYI V, Ahmet Şimşirgil, Timaş Yayınları, tarih, 344 sayfa

kayi

Ahmet Şimşirgil, ‘Kayı’ serisinin beşinci kitabında, Osmanlı’nın “kudret ve azamet” yılları olarak tanımladığı dönemini ele alıyor. Kitap, Kanuni Sultan Süleyman devrinin kapanması ile başlıyor ve Sultan I. Ahmed devri sonuna kadar, imparatorluğun altmış yıllık devresini kapsıyor. Şimşirgil Magosa’nın fethi, İnebahtı mağlubiyeti, İstanbul Rasathanesi’nin kuruluşu,  Şirvan’ın fethi, İran meselesi, Kanije savunması ve Estergon’un fethi gibi o zamanın önemli olaylarını ele alıyor, Ebussud Efendi, İbrahim Paşa, Karayazıcı Abdülhalim, Deli Hasan, Lala Mehmed Paşa ve Kuyucu Murad Paşa gibi dönemin önemli şahsiyetlerinin çalışmalarını aydınlatıyor.

François Georgeon – Sultan Abdülhamid (2012)

  • SULTAN ABDÜLHAMİD, François Georgeon, çeviren: Ali Berktay, İletişim Yayınları, biyografi, 648 sayfa

 

Osmanlı İmparatorluğu ve modern Türkiye alanlarındaki çalışmalarıyla bilinen François Georgeon, Türkçede yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Sultan Abdülhamid’te, Osmanlı’nın bu en tartışmalı padişahının kapsamlı bir biyografisini kaleme getiriyor. 1876’dan 1909’a dek Osmanlı sultanı ve Müslümanların halifesi olan Abdülhamid, uzun saltanatlar yüzyılı olarak değerlendirilen 19. Yüzyılda, 33 yıl boyunca tahtta kaldı. İşte Georgeon’un nitelikli çalışması, bir sultanın doğuşunu, onun mutlakiyetçi rejiminin ayrıntılarını, onun döneminde Osmanlı’nın yaşadığı krizleri ve iktidarının doruğa ulaşmasını ve hızla çöküşe geçişini anlatıyor.

Cristóbal de Villalón – Türkiye Seyahati (2011)

  • TÜRKİYE SEYAHATİ, Cristóbal de Villalón, çeviren: Yeliz Demirören, Erko Yayıncılık, seyahatname, 400 sayfa

 

Cristóbal de Villalón’un ‘Türkiye Seyahati’, 1557 yılında yazılan bir elyazması. Daha önce muhtelif yayınevleri tarafından orijinaline sadık kalınmadan kısaltılmış olarak Türkçeye kazandırılan eser, şimdi kaliteli baskısı ve eksiksiz haliyle raflardaki yerini alıyor. Devrin tanınmış yazarlarından olan Villalón bu elyazmasında, Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’daki yaşantıyı, bir esaret öyküsü üzerinden anlatıyor. Üç arkadaş arasındaki sorulu-cevaplı sohbet tarzında kaleme alınmış seyahatnameyi ilginç kılan bir husus da, dönem eserlerindeki fazlasıyla önyargılı, yer yer harakete varan üslup yerine, daha tarafsız bir gözle yazılması.

Ergun Hiçyılmaz – Avrat Pazarından Hareme (2011)

  • AVRAT PAZARINDAN HAREME, Ergun Hiçyılmaz, Destek Yayınları, tarih, 352 sayfa

 

Ergun Hiçyılmaz ‘Avrat Pazarından Hareme’ isimli elimizdeki kitabında, Osmanlı tarihindeki mahrem olayların izini sürüyor. Osmanlı’da esir ticareti, meşhur “Avrat Pazarı”, haremdeki cariyelerin padişaha sunulma biçimleri, üç kere cariyelerle evlenen Hacı Arif Bey, Yıldırım Bayezid’in yıldırım aşkı Marya Olivera, 2. Murad’a hediye edilen Mara Sermin Hatun, devlete borç veren padişah kadını, son hadım Tahsin Nejat Bey, padişahların kuvvet macunları, saray kaçamakları ve Ahmet Mithat Efendi ile Fitnat Hanım’ın aşkı, kitapta yer alan konulardan birkaçı. Kitap özellikle, Osmanlı devletinin yatak odası kapısını aralamak isteyenlere hitap ediyor.

Ali Akyıldız – Sürgün Sefir Sadullah Paşa (2011)

  • SÜRGÜN SEFİR SADULLAH PAŞA, Ali Akyıldız, İş Kültür Yayınları, biyografi, 488 sayfa

 

Ali Akyıldız ‘Sürgün Sefir Sadullah Paşa’da, büyükelçi olarak uzun yıllar görev yapmış ve bir Tanzimat aydını olan Sadullah Bey’in kapsamlı bir biyografisini sunuyor. Berlin ve Viyana Büyükelçisi olarak görev yapmış Sadullah Paşa, Ayastefanos Antlaşması ve Berlin Kongresi’nin müzakerelerine de katılmıştı. Sadullah Paşa’nın ailesi, eğitimi ve kariyerini inceleyerek çalışmasına başlayan Akyıldız, ardından, Paşa’nın devlet adına kabul ettiği görevleri ve beklenmedik intiharının arkasındaki nedenleri ele alıyor. Akyıldız ayrıca, Sadullah Bey’in eserlerini ve görüşlerini irdeliyor ve böylece onun bir Tanzimat aydını olarak portresini çiziyor.