Eugene Holland – Deleuze ve Guattari’nin Anti-Oedipus’u (2013)

  • DELEUZE VE GUATTARI’NIN ANTI-OEDIPUS’U, Eugene Holland, çeviren: Ali Utku ve Mukadder Erkan, Otonom Yayıncılık, felsefe, 242 sayfa

DELEUZE

Filozof Gilles Deleuze ile psikanalist Félix Guattari’nin ilk ortak çalışmaları olan ‘Anti-Oedipus: Kapitalizm ve Şizofreni’, psikanaliz öğretilerine, bilhassa onun Oedipus karmaşası yaklaşımına cepheden bir saldırı niteliği taşıyordu ve bu yönüyle düşün dünyasında önemli etkiler uyandırmıştı. Eugene Holland, bu karmaşık çalışmaya kapsamlı ve anlaşılır bir giriş niteliği taşıyan kitabında, Deleuze ve Guattari düşüncesinin gelişimini, bu gelişimde Marx, Freud, Nietzsche ve Kant’ın yaptığı karmaşık etkiyi irdeliyor. Holland ayrıca, ikiliye ait şizoanalizin modern psikiyatrideki rolünü ve arkasında yatan teoriyi de açıklıyor.

Alan B. Spitzer – Louis Auguste Blanqui’nin Devrimci Teorileri (2013)

LOUIS

Alan  Spitzer eldeki çalışmasında, Fransız sosyalist devrimci hareketin önemli ismi Louis Auguste Blanqui’nin düşüncelerine odaklanıyor.

Spitzer, Blanqui’nin yaşamı ve onun Fransız devrimci geleneğindeki tarihsel rolünü, Blanquiciliğin felsefi temellerini, Blanqui’nin sosyalizm ve devrim anlayışını ve ekonomi konularındaki teorilerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Kitap, aktif politik kariyerine, Fransız Carbonarilerin restorasyon monarşisine karşı komplosunda yer almasıyla başlayan ve Gambetta’nın cumhuriyetçi oportünizmine karşı sosyalist muhalefetin sözcüsü olarak son bulan Blanqui hakkında iyi bir kaynak.

  • Künye: Alan B. Spitzer – Louis Auguste Blanqui’nin Devrimci Teorileri, çeviren: Suphi Nejat Ağırnaslı, Otonom Yayıncılık, siyaset, 197 sayfa

Sadık Erol Er (der.) – Nietzsche Paris’te (2013)

  • NIETZSCHE PARİS’TE, derleyen: Sadık Erol Er, Otonom Yayıncılık, felsefe, 352 sayfa

NIETZSCHE PARIS

‘Nietzsche Paris’te, Fransız düşünürlerdeki Nietzsche izlerini sürüyor. Alan D. Schrift’in, Nietzsche’nin Fransız mirasını kuşatıcı bir şekilde ele aldığı makalesiyle açılan kitapta, Nietzsche’nin düşünceleri enine boyuna irdelendiği gibi, düşünürün Michel Foucault, Jacques Derrida ve Gilles Deleuze gibi çağdaş Fransız felsefesi aktörleri üzerinde ne gibi etkilerde bulunduğunu tartışıyor. Çalışma, Nietzsche’nin çağdaş yeniden okuma stratejilerinin en önemli odaklarından biri ve günümüzün kilit figürü haline gelişini, Fransız felsefe sahnesindeki dönüşümlerle olan yakın ilişkisi ekseninde ortaya koymasıyla önemli.

John Holloway, Fernando Matamoros ve Sergio Tischler – Olumsuzluk ve Devrim (2013)

  • OLUMSUZLUK VE DEVRİM, John Holloway, Fernando Matamoros ve Sergio Tischler, çeviren: Kutlu Tunca, Otonom Yayıncılık, siyaset, 261 sayfa

OLUMSUZLUK

‘Olumsuzluk ve Devrim’, ünlü düşünür Theodor W. Adorno hakkında yazılan bir kitap olmaktan ziyade, Adorno’yu yeniden okumayı ve özellikle onun negatif diyalektik fikrini geliştirmeyi anti-kapitalist düşüncenin gelişimi için önemseyen üç yazarın çabasının neticesinde ortaya çıktı. Birçok ismin katkıda bulunduğu, Adorno düşüncesi özelinde Eleştirel Kuram’ı yeni bir bakışla irdelemesiyle de önemli olan kitapta, Adorno ve politik eylemcilik, Adorno’nun praksizm eleştirisi, negatif diyalektik kavramının gelişimindeki katkıları, Adorno’da cinsellik politikası ve Adorno düşüncesinde sanatlar gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Kathi Weeks – Feminist Öznenin Kuruluşu (2013)

  • FEMİNİST ÖZNENİN KURULUŞU, Kathi Weeks, çeviren: İlkay Özküralpli, Otonom Yayıncılık, feminizm, 234 sayfa

 FEMINIST

Halen Duke Üniversitesi Kadın Araştırmaları Programı’nda görev yapmakta olan Kathi Weeks bu çalışmasında, feminist bir öznellik teorisi geliştirmek amacıyla, Marksist ve Nietzscheci geleneklerde bulunan öğelere başvuruyor. Nietzsche ve Foucault’nun modernliğin soybilimine dair çalışmalarını değerlendiren Weeks, bu çalışmaların özne modellerine yönelttikleri benzer eleştiriler ile Deleuze’ün “fark” ve Negri’nin “emeğin kendini değerli kılması” kavramlarını, alternatif bir feminist görüş geliştirmek için kullanıyor. Yazar bunu yaparken, modernizmi ve post-modernizmi karşıt paradigmalar olarak ayıran yöntemlerle de yüzleşiyor.

 

Andrea Fumagalli ve Sandro Mezzadra – Küresel Ekonomide Kriz (2012)

  • KÜRESEL EKONOMİDE KRİZ, Andrea Fumagalli ve Sandro Mezzadra, çeviren: Irmak Ertuna Howison, Otonom Yayıncılık, siyaset, 270 sayfa

 KURESEL

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Küresel Ekonomide Kriz’, 2008’deki krizi finansal piyasalar, toplumsal mücadeleler ve geleceğe dair politik senaryolar ekseninde değerlendiriyor. Küresel ekonomik kriz ve sosyoekonomik yönetişim, değer yasasının krizi ve kârın rantlaşması, biyo-iktidar olarak finansallaşma, bilişsel kapitalizm ve ekonomik sistemlerin finansallaşması, küresel krizle birlikte doğan küresel proleterleşme gibi konuların tartışıldığı kitaba, Federico Chicchi, Stefano Lucarelli, Christian Marazzi, Antonio Negri, Bernard Paulré, Karl Heinz Roth, Tiziana Terranova ve Carlo Vercellone yazılarıyla katılmış.

Michael Hardt – Gilles Deleuze: Felsefede Bir Çıraklık (2012)

  • GILLES DELEUZE: FELSEFEDE BİR ÇIRAKLIK, Michael Hardt, çeviren: İsmail Öğretir ve Ali Utku, Otonom Yayıncılık, felsefe, 215 sayfa

 

Michael Hardt elimizdeki incelemesinde, postyapısalcı düşüncenin önemli isimlerinden Gilles Deleuze’ün ilk dönem eserlerine odaklanıyor. Hardt, bunu yaparken, Deleuze’ün çizdiği yoldan Bergson, Nietzsche ve Spinoza gibi düşünürlerin fikirlerine ulaşıyor ve ontoloji, etik, politika ve öznellik gibi, tartışılagelen kimi felsefi kavramlar üzerine yeniden düşünüyor. Deleuze’ün erken dönem eserleri aracılığıyla metafizik tarihin ölmediğini söyleyen Hardt’ın dikkat çeken tezlerinden biri de, metafiziğin, karşı karşıya olduğumuz çağdaş sorunlara halen güçlü ve radikal alternatifler sunabileceği şeklinde özetlenebilir.

Aijaz Ahmad – Irak, Afganistan ve Çağımızın Emperyalizmi (2012)

  • IRAK, AFGANİSTAN VE ÇAĞIMIZIN EMPERYALİZMİ, Aijaz Ahmad, çeviren: Kubilay Geçikli ve İsmail Avcu, Otonom Yayıncılık, siyaset, 332 sayfa

 

Aijaz Ahmad elimizdeki kitabında, ABD’nin Irak ve Afganistan’da yürüttüğü kirli savaşı gün gün izliyor, buna ek olarak ABD ile temsil edilen çağımız emperyalizmine dair teorik yazılarını okurlarıyla paylaşıyor. Kitabın ana kısmını, Ahmad’ın, ABD’nin başlattığı ve NATO, BM ve AB’nin desteğiyle yürütülen Afganistan ve Irak işgali esnasında yazdığı, 2001 ile 2003 yılları arasında yayınlanan makaleleri oluşturuyor. Yazar kitabının ikinci bölümünde de, sömürgeciliği tarihsel bir perspektifle ele alarak, yeni emperyalizmin ortaya çıkışını izliyor, ABD’nin günümüz sömürgeciliğinde ne gibi roller üstlendiğini ortaya koyuyor.

Nanni Balestrini – Her Şeyi İstiyoruz (2012)

  • HER ŞEYİ İSTİYORUZ, Nanni Balestrini, çeviren: Ufuk Soyer, Deniz Erenuluğ Bovo, Otonom Yayıncılık, roman, 180 sayfa

 

Nanni Balestrini’nin, 1970’li yıllar İtalyan edebiyatının önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen ‘Her Şeyi İstiyoruz’u, FIAT fabrikasındaki bir direnişin epik bir hikâyesini sunuyor. Güney İtalya’dan gelerek Torino’daki FIAT fabrikasında çalışmaya başlayan bir işçinin hikâyesi üzerinden ilerleyen roman, başkahramanının devasa şehir Torino’yu keşfedişini, bu şehirde örgütlenmiş kapitalist baskı ve zulmü yerinde gözlemlemesini, oluşmakta olan proleter toplulukla ilişkiye geçmesini, fabrikada başlayan direnişe aktif bir şekilde katılışını ve işçi ayaklanmasında karşılaştığı karakterlerle arasında yaşananları anlatıyor.

Reinhart Koselleck – Kritik ve Kriz (2012)

  • KRİTİK VE KRİZ, Reinhart Koselleck, çeviren: Eylem Yolsal Murteza, Otonom Yayıncılık, tarih, 264 sayfa

 

Reinhart Koselleck’in ‘Kritik ve Kriz’ini ilgi çekici kılan hususların başında, Aydınlanma’yı, modern egemenliğin krizi bağlamına yerleştirmesi. Koselleck burada, politik krizin başlangıcı ile kökensel bağlantısını aydınlatmak amacıyla, tarihin felsefi anlamını burjuvazinin mutlakıyetçi devlet içindeki politik durumunu araştırarak kavramaya çalışıyor. Yazarın tezi de, mutlakıyetçiliğin, Aydınlanma’nın oluşumunu gerektirdiği ve Aydınlanma’nın da Fransız Devrimi’nin oluşumunun şartlarını sağladığı, şeklinde özetlenebilir. Kitabın bu yönüyle, Aydınlanma üzerine yapılan çalışmalara önemli bir katkı sunacağını söyleyebiliriz.