Jean Grondin — Heidegger’i Anlamak (2025)

Jean Grondin’in bu kitabı, Martin Heidegger’in düşüncesini hem tarihsel bağlamı hem de kavramsal derinliği içinde anlaşılır kılan bir giriş niteliğinde. Grondin, Heidegger’i kapalı, karanlık ya da salt teknik bir filozof olarak sunmak yerine, onun felsefesinin merkezindeki temel kaygıyı öne çıkarır: Varlığın unutuluşuna karşı, varlığı yeniden düşünme umudu.

‘Heidegger’i Anlamak: Başka Bir Varlık Tasavvuruna Dair Bir Umut’ (‘Comprendre Heidegger’), Heidegger’in ‘Varlık ve Zaman’dan geç dönem metinlerine uzanan düşünsel hattını izlerken, “varlık”, “zaman”, “dünya”, “anlama” ve “yorum” gibi kavramların neden klasik metafiziğin sınırlarını zorladığını açıklar. Grondin’e göre Heidegger’in asıl hedefi yeni bir sistem kurmak değil, düşünmenin yönünü değiştirmekti. Bu nedenle Heidegger felsefesi, hazır cevaplar sunmaktan çok, okuru soru sormaya geri çağıran bir düşünme pratiği önerir.

Grondin, Heidegger’in hermenötikle ilişkisini özellikle vurgular. Anlamanın, soyut bir bilinç etkinliği değil, insanın dünyada-olma tarzından doğan tarihsel ve dilsel bir süreç olduğunu gösterir. Bu çerçevede varlık, nesnelerin arkasında duran sabit bir öz değil; insanla, dil ile ve tarihsel deneyimle birlikte açılan bir ufuk olarak düşünülür. “Başka bir varlık anlayışı” umudu da tam olarak bu noktada belirir.

Kitap, Heidegger’in düşüncesinin yol açtığı tartışmaları ve eleştirileri de göz ardı etmez. Metafiziğe yönelttiği radikal eleştirinin riskleri, dilin aşırı yüceltilmesi ve politik körlük gibi sorunlar dengeli biçimde ele alınır. Grondin, Heidegger’i ne kutsallaştırır ne de mahkûm eder; onu, modern düşüncenin çıkmazlarına karşı zorlayıcı ama vazgeçilmez bir düşünür olarak konumlandırır.

Sonuç olarak ‘Heidegger’i Anlamak’, Heidegger felsefesini daha erişilebilir kılarken, varlık üzerine başka türlü düşünmenin neden hâlâ gerekli ve mümkün olduğunu savunan felsefi bir rehber sunar.

Jean Grondin — Heidegger’i Anlamak: Başka Bir Varlık Tasavvuruna Dair Bir Umut
Çeviren: Özkan Gözel • Vakıfbank Kültür Yayınları
Felsefe • 308 sayfa • 2025

Robert Bernasconi – Levinas Okumaları (2022)

Emmanuel Levinas’ın Batı felsefi geleneğine yönelik kışkırtıcı ve radikal meydan okuması üzerine usta işi bir analiz.

Robert Bernasconi, Levinas felsefesinin ana izleklerini çok yönlü bir bakışla aydınlatıyor.

Levinas’ın etik ve politik evrenine sıkı bir giriş olarak okunabilecek kitap, Levinas’ın sonsuz sorumluluk, yersiz yurtsuzlaşma, şüphe etiği anlayışı gibi temel konularını aydınlatıyor.

Levinas için etik, ne bir başlangıç noktası ne de amaçladığı bir varış yeridir, felsefi keşif yolculuğunun kendisinde son bulduğu şeydir.

O izlenecek kurallar dizisi veya idealler ileri sürmez.

Örneğin ona göre vicdan başkasının yüzüyle biçimlenir ve etiğin görevi vicdanı rahatlatmak değil, rahatsız etmektir.

“Öldürmeyeceksin!” aynı zamanda “komşunun yaşamasını sağla” demektir.

Ötekini tanımak ise bir “açlığı” tanımaktır.

Kısacası onun görevi bir etik inşa etmek değil, etiğin anlamını bulmaktır.

Levinas, iki dünya savaşını, faşizmi ve Auschwitz’i engelleyememiş demokratik kurumların kırılganlığını görmüştü.

Bu nedenledir ki, onun etiği aynı zamanda politik içerimlerle doludur.

Levinas yalnızca mazlumların felsefesini yazmakla kalmamış, felsefeyi mazlumların yazabileceği ve onların bütünüyle anlayabileceği bir alana taşımıştır.

Zeynep Direk’in editörlüğünü yaptığı çalışma, Bernasconi’nin Türkçe baskıya özel önsözü ile sunuluyor.

  • Künye: Robert Bernasconi – Levinas Okumaları, editör: Zeynep Direk, çeviren: Özkan Gözel, Rüya Kalıntaş ve Çiğdem Yazıcı, Fol Kitap, felsefe, 272 sayfa, 2022

Emmanuel Levinas – Zaman ve Başka (2021)

Zaman kendi başına, yalıtılmış bir olgu değildir.

Emmanuel Levinas, zamanı, öznenin başkasıyla kurduğu ilişki olarak okuyor.

Levinas’ın zaman üzerine verdiği 1948 tarihli konferans dizisine dayanan kitap, varolmanın yalnızlığından ıstırap ve ölüme, aklın aşkınlığından iktidar ve başkasıyla ilişkiye uzanarak konuyu geniş bir çerçevede irdeliyor.

Düşünür burada bir yandan yaşantıların edebî bir betimlemesini yapıyor, öte yandan da bunların bize çağrıştırdıkları felsefi soruları, uğraşları ve yanıtları ele alıyor.

Levinas’ın o kendine has üslubuyla öne çıkan kitap, bilhassa modern bireyin gündeminden hiç düşmeyecek yalnızlık kavramı üzerine düşünmesi ve zamanın yalnızlığa sunduğu olanakları irdelemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Emmanuel Levinas – Zaman ve Başka, çeviren: Özkan Gözel, Fol Kitap, felsefe, 2021

Auguste Comte – İslamiyet ve Pozitivizm (2008)

Auguste Comte’un pozitivizmine yöneltilen başlıca eleştiri, sisteminin maneviyatı reddeden ve Tanrısı insanlık, peygamberi de bilim insanı olan, başlı başına bir din olduğu yönünde.

Gerçekte de pozitivizm, 1845’ten başlayarak, insanlığın dinler ve Tanrılarla hesaplaşmasının lokomotif görüşlerinden, anlayışlarından biri haline gelerek kurumsallaştı.

Comte’un Christian Cherfils tarafından hazırlanan bu kitabı ise kendisinin İslamiyet hakkındaki görüşlerini barındırıyor.

Kitapta, Comte’un 1853 yılında Sadrazam Reşit Paşa’ya gönderdiği ve Osmanlı’yı “insanlık dini” dediği pozitivizme davet eden ünlü mektubu da bulunuyor.

  • Künye: Auguste Comte – İslamiyet ve Pozitivizm, hazırlayan: Christian Cherfils, çeviren: Özkan Gözel, Dergah Yayınları, felsefe, 55 sayfa 

 

 

Özkan Gözel – Varlıktan Başka (2011)

  • VARLIKTAN BAŞKA, Özkan Gözel, İthaki Yayınları, inceleme, 411 sayfa

 

Özkan Gözel’in, Türkiyeli okurlarca Emmanuel Levinas’ın felsefesine bir giriş olarak okunabilecek ‘Varlıktan Başka’sı, Levinasçı metafiziğin belli başlı nirengi noktalarını ele alıyor. Yazar bu bağlamdaki analizlerini de, “başkalık”, “anlam”, “duyarlık” ve “öznellik” gibi, Levinas’ın etik tasavvurunu üzerine inşa ettiği dört temel mefhum aracılığıyla yapıyor. Gözel bunun yanı sıra, Levinas’ın felsefenin gelişimini üç döneme ayırarak, filozofun düşüncesinin başlangıç uğraklarından ona özgü etiğin net bir iddia ve belirgin bir söylem olarak ortaya çıktığı döneme ve Levinas’ın düşüncesinin nihai formuna kavuştuğu son dönemine odaklanıyor.