Wilhelm Schmid – Arkadaşlıktaki Saadete Dair (2015)

Kişisel çıkarın ve sınırsız bencilliğin geçer akçe olduğu çağımızda, arkadaşlık ilişkisi duygusal, manevi ve zihinsel olarak bize sunduğu vaatler nelerdir?

Wilhelm Schmid, modern hayatın yalnızlığı içinde her geçen gün daha fazla değer kazanan arkadaşlık olgusu üzerine düşünüyor.

Çevrelerindeki insanlarla daha sıkı ilişkiler kurmak ve böylece daha doygun yaşamak isteyenlere.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Modern-öncesi dönemin kırsal dünyasında, herkesle az veya çok arkadaş olmaktan kaçınamazdınız. Modern şehir dünyasında ise, arkadaşı nadir bitki misali aramanız gerekir; internet de, bütün hayal kırıklıklarının telafisi yerine geçtiği gibi, bunun için de devrededir.”

“Değerlidir arkadaşlık, çünkü modern yaşam ve çalışma dünyasında hayatı kısmen kolaylaştıran fakat kısmen de zorlaştıran işlevsel ilişkilerin karşısında bir ağırlık oluşturur.”

“Arkadaşlık özgürce seçilmiş ilişkidir en yalın haliyle, insanlar arasındaki ilişkilerin nasıl biçimlendirileceğini ve güzel biçimlendirilebileceğini, arkadaşlık içinde öğrenir ve tecrübe edersiniz.”

“Modern çağda bir özgür ilişki de aşktır, fakat âşıkların çok defa özgürlüklerinden ciddi fireleri göze almaları gerekir; bu fireler tutkularının duygusal etkilerine, gündelik hayattaki mahrem ortak yaşamın getirdiği alışkanlıklara ve ilişkinin yan oluşumlara öyle kolayca izin vermeyen müstesnalığına bağlıdır. Arkadaşlığın özgür bağı ise her türden yan ve çapraz bağlantıya izin verdiği gibi, geniş arkadaş çemberleri içinde yaşanabilir. Aşkın muzdarip olduğu modern özgürlük taleplerine daha rahat hesap verebilir arkadaşlık.”

  • Künye: Wilhelm Schmid – Arkadaşlıktaki Saadete Dair, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları

Tanıl Bora – Milliyetçiliğin Provokasyonu: Yugoslavya (2018)

Tanıl Bora’nın bu kitabı, ilk olarak 1991’de yayınlanmasına rağmen, bir uluslar mozaiği olarak kurulmuş Yugoslavya’nın dağılma ve parçalanma sürecini zengin bir perspektifle ortaya koymasıyla, konu hakkında güncelliğini korumaya devam ediyor.

Yugoslavya deneyimi, neden önemliydi?

Yugoslavya, eski SSCB’nin olduğu gibi çokuluslu modern imparatorluk modeli ile bildik millî devlet modeli arasında çoğulcu, ademimerkeziyetçi ve özyönetimci üçüncü yol umudu taşımasıyla önemliydi.

Bora da Yugoslavya’nın tarihsel macerasına, tam da bu pencereden; “millî mesele”de bir “üçüncü yol” umudu, bir alternatif oluşturma potansiyeli açısından bakıyor ve Yugoslavya’da yaşanan iç savaş sürecini de, bu umudun yitişinin, yitirilişinin hikâyesi olarak ele alıyor.

Kitap, Habsburg ve Osmanlı egemenliklerinden Yugoslavya’nın bağımsızlığını kazanışına, anti-faşist partizan savaşından Stalin dönemine, Yugoslav milli sosyalizm modelinden yükselen milliyetçiliğin Yugoslavya’daki etkilerine, 1990/91 seçimlerinden neo-Stalinist restorasyona, Bosna-Hersek sorunundan iç savaşa ve Yugoslavya bunalımının Türkiye’ye yansımalarına pek çok önemli konuyu derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Tanıl Bora – Milliyetçiliğin Provokasyonu: Yugoslavya, İletişim Yayınları, siyaset, 256 sayfa, 2018

Tanıl Bora – Yeni Dünya Düzeni’nin Av Sahası: Bosna Hersek (2018)

Bosna-Hersek’te bütün dünyanın gözleri önünde büyük bir kıyım yaşandı.

Çok fazla kan döküldü, unutulmaz acılar yaşandı.

Bölge o dönemde, nüfusunun % 10’undan fazlasını bu savaşta kaybetti.

Fakat bu süreci daha da kahredici kılan asıl husus, etnik veya millî esasa dayanmayan, çokuluslu, çokdinli, çokkültürlü bir toplum modeli seçeneğinin, daha bir ihtimal halindeyken boğulmasıydı.

İşte Tanıl Bora da, ilk baskısı savaşın yıkımının bütün sıcaklığıyla sürdüğü 1994’te yapılan bu kitabı, Bosna-Hersek’te yaşananların ayrıntılı bir analizini sunuyor.

Bora, kitabının ilk bölümünde, Boşnak millî kimliğinin oluşumunda toplumsal-kültürel gelenek olarak Müslümanlığın gördüğü işlev, bu kimliğin modern bir millî kimlik olarak sosyalist Yugoslavya’da tekemmül etmiş olması, Bosna Müslümanlığının özgül karakteri ve aynı coğrafyayı paylaştığı öteki kimliklerle ilişkisini ele alıyor.

Yazar kitabının devamında da,

  • Çatışmaların ve müzakerelerin seyriyle, bu seyir içinde cephelerin/tarafların eylem ve düşüncelerinin şekillenmesiyle, Bosna’nın bölünmesini ve yaşanan felâketi,
  • Sırbistan ve Hırvatistan’ın Bosna savaşı sırasındaki durumlarına bağlı olarak, Sırp ve Hırvat milliyetçiliklerinin gelişimini,
  • Dünya politikası açısından Bosna-Hersek bunalımının ne anlama geldiğini,
  • Bosna-Hersek trajedesinin Türkiye’deki politik-ideolojik odaklarca tüketiliş biçimlerini,
  • Ve Bosna-Hersek’in resmî politika, medya ve sağ açısından ‘istismar’ edilmesinin sol kamuoyunda yarattığı tedirginliği ayrıntılı bir biçimde ortaya koyuyor.

Künye: Tanıl Bora – Yeni Dünya Düzeni’nin Av Sahası: Bosna Hersek, İletişim Yayınları, siyaset, 341 sayfa, 2018

Wilhelm Schmid – Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine (2018)

“İnsanların birbirlerine karşı kayıtsız olmadıkları her yerde vardır aile, iki kişiyle başlayıp bitmez.”

Aile, günümüzde eski görkemini kaybetmiş durumda.

Fakat yaşam koşullarının gittikçe gaddarlaştığı bu zamanlarda bile, sığınacak bir liman olmaya devam ediyor.

Ne olursa olsun bir anne, baba, büyükanne ve büyükbaba, kötü günler geçirdiğimizde karşılıksız sevgileriyle bize kol kanat gerebilir, bizi teselli edebilir.

İşte yukarıdaki sözün sahibi, yaşam filozofu Wilhelm Schmid, bize, 21. yüzyılda çocuklu veya çocuksuz, bir veya birçok evde yerleşik, büyük bir çeşitlilikle var olmaya devam eden aileyi, onun muazzam gücünü anlatıyor.

Tam da çokyönlü olarak değiştiği, aynı zamanda kaybolabildiği ve terk edilebildiği bir tarihsel ve kişisel durumda, ailenin anlamının iyice belirgin biçimde öne çıktığını, bütün değişimlere rağmen özünün hep aynı kaldığını belirten Schmid, şöyle diyor:

“Korunup kollanmanın mekânıdır aile, olağan halde hiçbir şeyden korkmayacağınız yerdir, karşılıklı bol iyi niyete güvenebilecek ruhların meskenidir.”

  • Künye: Wilhelm Schmid – Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine, çeviren: Tanıl Bora, çizimler: Turgut Demir, İletişim Yayınları, felsefe, 77 sayfa, 2018

 

Tanıl Bora – Zamanın Kelimeleri (2018)

“Yeni Türkiye” önce dilde ortaya çıktı. Kendi kavramları ve vurgularıyla…

Tanıl Bora da, iyi bir fikirden yola çıkan elimizdeki çalışmasında, çoğu sorgulanmadan hemen içselleştirilen yeni Türkiye ile simgelenmiş kelimeleri, kavramları ve klişeleri masaya yatırıyor.

Kitap, hiçbir şey için olmasa bile, bu dönemin siyasal elitlerinin (Doğru veya yanlış olmaları kimin umurunda!) en azından kavram türetmede ne denli mahir olduklarını gözler önüne serdiği için okunmalı.

Burada “Yerli ve millî”, “Benim esnafım’. “Kimse kusura bakmasın”, “Büyük resmi görmek”, “Fıtrat”, “Algı operasyonu”, “Hassasiyetlerimiz”, “Paralel”, “Kurumları yıpratmak”, “Marjinal”, “Fitne”, “İtibar”, “Çift başlılık”, “Sen kimsin” ve bunun gibi çok sayıda kavram ele alınıyor.

  • Künye: Tanıl Bora – Zamanın Kelimeleri: Yeni Türkiye’nin Siyasi Dili, Birikim Yayınları, siyaset, 278 sayfa, 2018

Tanıl Bora – Türkiye’nin Linç Rejimi (2008)

Tanıl Bora ‘Türkiye’nin Linç Rejimi’nde, Türkiye’de son yıllarda rutinleşecek denli artış gösteren linç eğilimlerini irdeliyor.

Yetkililerin linç girişiminde bulunan güruhlara hoşgörüyle yaklaşmasının, linçin olağanlaşmasının en önemli nedeni olduğunu söyleyen Bora, kitabında, Türkiye’de son yıllarda artış gösteren linççi parlamalara odaklanıyor, Türk linççiliğini Nazi Almanya’sı örneğiyle kıyaslıyor ve Kurtlar Vadisi’nden hareketle, şiddetin sıradan insanlar üzerinden nasıl çoğaltıldığını inceliyor.

Kitabın sonunda, son yıllardaki linç girişimlerinin korkutucu bir dökümü de yer alıyor.

  • Künye: Tanıl Bora – Türkiye’nin Linç Rejimi, Birikim Yayınları, siyaset, 72 sayfa

 

Wilhelm Schmid – Sakin Olmak (2014)

Hızın, hareketin egemen olduğu çağımız, sükûnete ve dinginliğe izin vermiyor. Wilhelm Schmid, içinde bulunduğumuz bu çıkmazın karşısına, hayatı kolaylaştıran ve zenginleştiren bir kaynak olarak sakinliği koyuyor.

Sakinliği nasıl geri kazanabiliriz ve onu bir erdem olarak görmek ne demektir sorularına yanıt bulmak için bakmakta fayda var.

  • Künye: Wilhelm Schmid – Sakin Olmak, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları

Kolektif – Siyaset (2014)

İdeolojiden devletin örgütlenmesine, siyasal şiddetten demokrasiye, medya ve siyasetten temsiliyete, siyaset bilimi alanına giren temel ve klasik kavramlar için nitelikli bir kaynak kitap.

Yüksel Taşkın’ın editörlüğünü üstlendiği, farklı yazarların katkıda bulunduğu kitapta,

  • Modern siyasal hayatta kurumların doğuşu ve küreselleşmesi,
  • İdeoloji,
  • Dünya görüşü ve ideoloji,
  • Devletin örgütlenmesi,
  • Demokrasi,
  • Siyasetin toplumsal aktörleri,
  • Anayasa, yasama, yürütme ve yargı,
  • Siyasi partiler ve parti sistemleri,
  • Temsiliyet ve seçimler,
  • Medya ve siyaset,
  • Siyaset, iktisat ve iktisat ideolojisi gibi konular irdeleniyor.

Söz konusu kavram, kurum ve süreçlerin devlet veya iktidar merkezli değil, sivil toplum odaklı belirlenmelerine özen göstermesi, çalışmanın bir diğer artısı.

Kitaba, yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Tanıl Bora, Ahmet Murat Aytaç, Alev Özkazanç, Evren Balta, Menderes Çınar, Murat Yüksel, Mete Kaan Kaynar, Sezgi Durgun, Ahmet Demirel, Çağdaş Üngör ve Ahmet İnsel

  • Künye: Kolektif – Siyaset, editör: Yüksel Taşkın, İletişim Yayınları

Funda Şenol Cantek (der.) – İcad Edilmiş Şehir: Ankara (2017)

Başkentin geçmişten günümüze yaşadığı dönüşümü kapsamlı bir biçimde ortaya koyan bir çalışma.

En başta Ankaralının, ama bu şehir üzerinden ülkenin yakın uzak tarihi ile siyasal ve toplumsal anlamda geçirdiği dönüşümleri daha iyi kavramak isteyen her okurun aydınlanacağı nitelikli bir kitap.

  • Frigler zamanında Ankara,
  • Ankara’da çok dinli geçmişin izleri,
  • Mustafa Kemal döneminde Ankara’nın imarı,
  • Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’nın ticaret merkezî yapısı,
  • Ankara’nın kentsel gelişimi,
  • Edebiyatta Ankara,
  • 1960’ların Ankara’sında sanat rüzgârı,
  • Başkent gazeteciliği,
  • Ankara Radyosu’nda radyo tiyatrosu dönemi,
  • Ankara sinemaları,
  • Ankara futbolunun gözbebeği Gençlerbirliği ve Ankaragücü,
  • Behzat Ç. ve Ankara…

Kitapta bu ve bunun gibi, Ankara’ya dair merak edilen neredeyse her konu ve ayrıntı yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Sevgi Gülalp, Suna Güven, Suavi Aydın, Elif Ekin Akşit. Güven Arif Sargın, Bülent Duru, Aykut Kansu, Mehmet Tunçer, Güven Tunç, Yalçın Ergir, Uğur Biryol, Zeynep Kezer, Ali Y. Baltacıoğlu, Şengül İnce, Ayşe Kulin, Şükran Yiğit, Birhan Keskin, Hakan Kaynar, Sevgi Soysal, Levent Cantek, Funda Şenol Cantek, Eser Köker, Kudret Emiroğlu, Turan Tanyer, Meltem Ahıska, Özden Cankaya, Nejat Ulusay, Tanıl Bora, K. Emre Demir, Selda Tuncer, Murat Sevinç, Emrah Serbes, Fatma Şule Balcı, Derya Bengi, Can Arpaç ve Burcu Şimşek.

  • Künye: Kolektif – İcad Edilmiş Şehir: Ankara, derleyen: Funda Şenol Cantek, İletişim Yayınları, şehir, 527 sayfa

Kolektif – Kitleleri Yeniden Düşünmek (2017)

Çokluk, halk, kalabalık, kitle…

Kitleler, her tarihsel dönemde, iktidarların meşrebine göre ya göklere çıkarıldı ya da küçümsendi.

Alanında uzman isimlerden, her döneme göre farklılık gösteren kitlelerin iç dinamiklerini analiz eden nitelikli makaleler.

Kitapta,

Kalabalıklar ve demokrasi,

Devrim ve faşizm arasında kitle fikri ve imgesi,

Kendiliğinden örgütlenme ve doğrudan demokrasi ilişkisi,

Kitlelerin direnişinin hukuk politikası üzerinde yaratmış olduğu etkiler,

Ve Marjinal bir hukuk terimi olarak linçin modern hukuk anlayışında yarattığı çatlak gibi, birçok önemli konu irdeleniyor.

Değişen politik, ekonomik ve toplumsal şartlarla birlikte, kitlelerin politik aktivizminin nasıl dönüştüğünü daha iyi kavramak için iyi bir kaynak.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Zeynep Koçak, Malcolm Bull, Rainer Maria Kiesow, William Mazzarella, Costas Douzinas, Christian Borch, Stefan Jonsson, Warren Breckman, Manfred Berg ve Tanıl Bora.

  • Künye: Kolektif – Kitleleri Yeniden Düşünmek, derleyen: Zeynep Koçak, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 180 sayfa