Jack Goody – Yaban Aklın Evcilleştirilmesi (2011)

  • YABAN AKLIN EVCİLLEŞTİRİLMESİ, Jack Goody, çeviren: Koray Değirmenci, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 240 sayfa

 

Türkçede yeniden yayımlanan Jack Goody imzalı ‘Yaban Aklın Eleştirisi’, antropolog Claude Lévi-Strauss’un ünlü eseri ‘Yaban Düşünce’ye bir nazire. Goody burada, yazıya sahip toplumlar ile yazısız toplumlar arasındaki farkları inceliyor. Yazar çözümlemesini de, bir yandan yazının düşünce biçimleri ve bilişsel süreç üzerindeki etkileri, bir yandan da toplumsal kurumlar üzerindeki etkisi yönünde genişletiyor. “Düşünce sistemleri nasıl işler?”, “Toplumsal örgütleniş ile düşünce arasında nasıl bir ilişki vardır?” ve “Yaban toplulukların çeşitli düşünüş biçimlerine rağbet etmemeleri nasıl açıklanabilir?” Goody’nin yanıtını aradığı sorulardan.

W. Montgomery Watt ve Pierre Cachia – Endülüs Tarihi (2011)

  • ENDÜLÜS TARİHİ, W. Montgomery Watt ve Pierre Cachia, çeviren: Cumhur Ersin Adıgüzel ve Qiyas Şükürov, Küre Yayınları, tarih, 197 sayfa

 

İki yazarlı ‘Endülüs Tarihi’, Arapların fethederek uzun yıllar kaldığı Endülüs üzerinden, Müslüman İspanya’nın derli toplu bir tarihini sunuyor. Kitapta, İslam dünyasının İspanya’ya duyduğu ilgi; bağımsız Emevi emirliği; Emevi döneminin kültürel kazanımları; Muvahhidler ve Murâbıtlar gibi Berberi imparatorlukları; Endülüs’te Arap hakimiyetinin çöküşü ve Müslüman İspanya’nın önemi, gibi konular ele alınıyor. Yazarlar Müslüman İspanya’nın tarihini ele alırken, burayı, İslam dünyasının bir parçası olarak, yani ana kültür alanıyla kurduğu ilişkiler ekseninde inceliyor ve onun, Avrupa’ya ve dünyaya tam olarak ne kazandırdığını araştırıyor.

Rabia Özden Kazan – Tahran Melekleri (2007)

  • TAHRAN MELEKLERİ, Rabia Özden Kazan, Birharf Yayınları, kadın, 197 sayfa

 

‘Tahran Melekleri’, gazeteci-yazar Rabia Özden Kazan’ın İran’a dair günlüklerinden oluşuyor. Kazan, Samir Ammari ile tanışmış ve 2006 yılında da İran’a gitmişti. Yazarın bu kitabı da, çoğunlukla İranlı kadınlara dair izlenimlerinden oluşuyor. Bu kadınlardan iş dünyasında yer edinmiş olanlarının, “rejime saygıdan dolayı” örtünmek zorunda kalmaları, genç kızların ise buna karşı çıkarak kendilerince savunma mekanizmaları geliştirmeleri, Kazan’ın metinlerinde öne çıkan çelişki. Yazarın, İran’ın iki arada kalmış kadınlarıyla çerçevelediği yazıları, iyi gözlemleriyle, hakkında pek bir şey bilmediğimiz bu ülkeye dair ilgi çekici ve gerçekçi ayrıntılar da barındırıyor.

Hakan Yaman – İsrafil’in Kanatları (2007)

  • İSRAFİL’İN KANATLARI, Hakan Yaman, Doğan Kitap, roman, 359 sayfa

 

‘İsrafil’in Kanatları’, Hakan Yaman’ın ilk romanı. Yaman’ın romanı, mekân olarak, 1950’lerin Kuzguncuk’unda geçiyor. Dinlerin, dillerin ve insanların bir arada yaşadığı bu dönemde, Raffi, David, Teodor ve Ömer, bütün sırların gizlenmiş olduğu kayıp bir kitabın izini sürer. Bu, Tanrı’nın kâinatı yaratmadan önce, insanların yolunu aydınlatsın diye göndermiş olduğu ve en eski dille yazılmış bir kitaptır. Kahramanlarımızın bu arayışta, uzun geceler boyunca, ucuz şarap eşliğinde yaptıkları felsefe sohbetleri, kurgunun asıl ilgi çeken yönü. Yaman’ın bu çerçeve içine yerleştirdiği, Sırp köle Miloş’un Osmanlı’ya vezir olduğu günler ise, romanın tarihsel özelliklerini zenginleştiriyor.

Michael Scheuer – Kudret Körlüğü (2007)

  • KUDRET KÖRLÜĞÜ, Michael Scheuer, çeviren: Burcu Duman, Arkadaş Yayınevi, siyaset, 361 sayfa

 

‘Kudret Körlüğü’, ‘Batı Terörle Savaşı Neden Kaybediyor?’ alt başlığını taşıyor. Yazarı Michael Scheuer’in, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nda (CIA) yirmi iki yıl görev yapmış olduğunu belirtelim. Ayrıca Scheuer, 1996-1999 yılları arasında Usame Bin Ladin’in takibinden sorumlu özel birimin şefiydi. Scheuer, 11 Eylül 2001’den sonra, teşkilatını protesto ederek CIA’dan istifa etmişti. “Ben bu kitabı yazarken El Kaide’nin ABD topraklarına yeniden saldıracağından, bir sonraki hasarın 11 Eylül’den çok daha büyük olacağından ve kitle imha silahlarının kullanılacağından kesinlikle eminim.” diyen Scheuer, ABD’nin “terörle mücadele”sine dair önemli ayrıntılar sunuyor.

Thomas Seiler – Bebeklere ve Çocuklara İlkyardım (2007)

  • BEBEKLERE VE ÇOCUKLARA İLKYARDIM, Thomas Seiler, çeviren: Çağdaş Özkan, Optimist Yayınları, sağlık, 117 sayfa

 

Acil durumlarda, yetişkinlere uygulanan ilkyardım yöntemlerinin bazıları bebek ve çocuklar açısından yaşamsal tehlike taşıyabiliyor. İşte, Almanya, Konstanz Çocuk Kliniği Baş Hekimi olan Dr. Thomas Seiler’in bu çalışması, bebekler ile çocuklara özgü, yetişkinlerinkinden farklı ilkyardım yöntemleri sunuyor. Çocuğun hastalanması ya da kaza geçirmesi, elektrik çarpmaları, kemik ile eklem yaralanmaları, yabancı cisimlerin yutulması, kanama ve şok gibi durumlarda ne yapılması gerektiği, kitapta bulunan ilkyardım konularından başlıcaları.

Halil Halit Toker – Futbol, Spor ve Oyun (2007)

  • FUTBOL, SPOR VE OYUN, Halil Halit Toker, Kaynak Yayınları, futbol, 160 sayfa

 

Halil Halit Toker ‘Futbol, Spor ve Oyun’ isimli bu kitabında, futbolun sahip olduğu sihrin, kendisinin spor ve oyun olarak taşıdığı özelliklerde aranması gerektiğini savunuyor. Toker, buradan hareketle, bir spor-oyun olan futbolun, insanın zekâ ve yeteneğini bireysel olarak geliştirmesine olanak tanıdığını; en ileri derecede kolektivizmi sağladığını; basit oynanıp herkese açık olduğunu; olabildiğince esnek ve yaratıcılığa açık olduğunu belirtiyor. Toker’in çalışması, Türkiye’deki spor ve futbol siyasetleri ile kapitalizm ve futbol ilişkisine de odaklanıyor.

Bert Hellinger – Yardım Etmenin Düzenleri (2007)

  • YARDIM ETMENİN DÜZENLERİ, Bert Hellinger, çeviren: Seda Toksoy, Pan Yayıncılık, sağlık, 270 sayfa

 

‘Yardım Etmenin Düzenleri’, hastalara psikolojik yardım verme konusunda terapistlere yardımcı olmayı amaçlıyor. Hellinger’in çalışması iki temel amaçla kaleme alınmış. Bunlardan ilki, yardım etmenin ortaya konulan durumlarda mümkün ve geçerli olup olmadığını ortaya çıkarmak, ikincisi de, yardımın hangi adımlarının uygun ya da gerekli olduğunu ortaya çıkarmak. Kitabın uygulama bölümünde, örnek rahatsızlıklar, hastalıklar sıralanıyor. Ardından yardım etmeyi amaçlayan kişinin bu rahatsızlık ve hastalıkların mağduru olanlara nasıl yaklaşacağı belirtiliyor.

Fahri Erdinç – Kardeş Evi (2007)

  • KARDEŞ EVİ, Fahri Erdinç, Yordam Kitap, roman, 254 sayfa

 

Fahri Erdinç’in ‘Kardeş Evi’nin ilk baskısı 1979 yılında yapılmıştı. 1986 yılında hayatını kaybeden Erdinç, 1940 kuşağından önemli bir isim. Yazarın bu romanı, kendisi Bulgaristan’da yaşarken yazıldı. Yeni doğmuş sosyalist Bulgaristan’da kişisel anlamda yaşadıkları Erdinç’in romanının asıl kurgusunu oluşturuyor. Fakat buna ek olarak, zamanın Soğuk Savaş koşulları, yeni kurulan sosyalist toplumun sorunları da kurgu boyunca okuyucuyu yalnız bırakmaz. Kısa süre önce yayınlanan ‘Acı Lokma’sıyla beraber ‘Kardeş Evi’nin de yeniden yayınlanması, yazarın külliyatına önemli bir katkı sunmuş oluyor.

Hamid Skif – Tehlike Coğrafyası (2007)

  • TEHLİKE COĞRAFYASI, Hamid Skif, çeviren: İsmail Yerguz, İstiklal Kitabevi, roman, 156 sayfa

 

‘Tehlike Coğrafyası’nın yazarı Hamid Skif, aynı zamanda şair de. 1951 yılında Cezayir’in Oran kentinde doğan Skif, Cezayir hapishanelerinde yaşanan işkence ve kötü muamele üzerine yazılar yazdı. Fundamentalistlerin bombalı saldırısı sonucu ailesiyle birlikte ülkesinden kaçmak zorunda kalan Skif, Hamburg’a yerleşti. Skif’in bu romanı, kimlik belgesi olmayan bir adamın aylarca bir hizmetçi odasında yaşamasını hikâye ediyor. Odasının çatı penceresinden insanları izleyen bu sürgün anlatıcı, sıklıkla geçmişini hatırlarken, öte yandan da okuyucuyu sürgünler, mülteciler gibi, “yasadışı” yaşamak zorunda kalmış olanların hayatı üzerine düşünmeye çağırıyor.