John V. Petrocelli – Saçmalıklardan Kurtulma Yolları (2025)

John V. Petrocelli’nin ‘Saçmalıklardan Kurtulma Yolları: Hayatını Değiştirecek Bilgiler’ (‘Life-Changing: Science of Detecting Bullshit’) adlı kitabı, modern dünyada giderek yaygınlaşan bilgi kirliliği ve manipülasyonla başa çıkmak için pratik bir rehber sunuyor. Petrocelli, “saçmalık” olarak adlandırdığı yanıltıcı ve manipülatif bilgilerin nasıl yayıldığını, insanların neden bu tür bilgilere inandığını ve bunlara karşı nasıl korunabileceğimizi bilimsel bir yaklaşımla inceliyor. Kitap, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmenin, kanıtları değerlendirmenin ve mantıksal hataları tanımanın önemini vurguluyor.

Petrocelli, insanların neden saçmalıklara inandığını anlamak için psikoloji, sosyoloji ve iletişim bilimlerinden yararlanıyor. Kitapta, bilişsel önyargılar, duygusal manipülasyon, sosyal kanıt ve otoriteye başvurma gibi insanların yanıltıcı bilgilere inanmasına yol açan faktörler detaylı bir şekilde ele alınıyor. Ayrıca, saçmalıkların yayılmasında medyanın, sosyal medyanın ve siyasi söylemlerin rolü de inceleniyor.

Kitap, saçmalıkları tespit etmek için pratik yöntemler ve stratejiler sunuyor. Petrocelli, okuyuculara, iddiaları sorgulama, kanıtları değerlendirme, mantıksal hataları tanıma, kaynakları doğrulama ve kendi önyargılarının farkında olma gibi becerileri geliştirme konusunda rehberlik ediyor. Kitapta ayrıca, saçmalıklarla karşılaşıldığında nasıl etkili bir şekilde yanıt verilebileceği ve başkalarını bu tür bilgilere karşı nasıl uyarabileceği konusunda da tavsiyeler yer alıyor.

Petrocelli, saçmalıklarla mücadelenin sadece bireysel bir sorumluluk olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir görev olduğunu vurguluyor. Kitap, okuyucuları, bilgi okuryazarlığını geliştirme, eleştirel düşünme becerilerini yaygınlaştırma ve şeffaf bir bilgi ortamı oluşturma gibi konularda aktif rol almaya teşvik ediyor. ‘Saçmalıklardan Kurtulma Yolları’, modern dünyada bilgi kirliliğiyle başa çıkmak ve doğru bilgiye ulaşmak isteyen herkes için değerli bir kaynak.

  • Künye: John V. Petrocelli – Saçmalıklardan Kurtulma Yolları: Hayatını Değiştirecek Bilgiler, çeviren: Elif Buse Güven Günay, Antre Kitap, inceleme, 252 sayfa, 2025

Sheila Hones – Edebi Coğrafya (2025)

Sheila Hones’un bu kitabı, edebiyat ve coğrafya arasındaki derin ve karmaşık ilişkiyi inceler. ‘Edebi Coğrafya’ (‘Literary Geography’), yazarların eserlerinde mekânları nasıl tasvir ettiklerini, coğrafi unsurların hikayeleri ve karakterleri nasıl etkilediğini ve edebiyatın coğrafi anlayışımızı nasıl şekillendirdiğini ele alır. Hones, edebiyatın sadece hayal gücünün bir ürünü olmadığını, aynı zamanda belirli coğrafi bağlamlarda kök saldığını ve bu bağlamların eserlerin anlamını ve yorumunu derinden etkilediğini savunur.

Kitapta, farklı türlerdeki edebi eserler ve bu eserlerdeki mekân tasvirleri detaylı bir şekilde analiz edilir. Hones, romanlar, şiirler, oyunlar ve seyahatnameler gibi çeşitli edebi türlerden örnekler kullanarak, yazarların mekânları nasıl kurguladıklarını, coğrafi unsurları sembolik ve alegorik anlamlarda nasıl kullandıklarını ve mekânların karakterlerin iç dünyalarını ve ilişkilerini nasıl yansıttıklarını gösterir. Ayrıca, edebiyatın okuyucuların coğrafi algılarını nasıl şekillendirdiğini ve farklı kültürlerin mekân anlayışlarını nasıl aktardığını da inceler.

Hones, edebiyatın coğrafi anlayışımızı sadece mekân tasvirleriyle değil, aynı zamanda mekânların tarihsel, kültürel ve sosyal bağlamlarını da ele alarak zenginleştirdiğini savunur. Edebiyatın, okuyuculara farklı coğrafi bölgelerin ve kültürlerin derinliklerine inme ve bu bölgelerin ve kültürlerin insan yaşamı üzerindeki etkilerini anlama fırsatı sunduğunu belirtir. Ayrıca, edebiyatın coğrafi mekânları sadece fiziksel varlıklar olarak değil, aynı zamanda anlam ve sembolizm yüklü yerler olarak da ele aldığını vurgular.

Kitapta, edebiyat ve coğrafya arasındaki ilişkinin sadece akademik bir konu olmadığını, aynı zamanda günlük yaşamımızı ve dünyayı algılama biçimimizi de etkilediği vurgulanır. Hones, edebiyatın coğrafi mekânları sadece fiziksel varlıklar olarak değil, aynı zamanda anlam ve sembolizm yüklü yerler olarak da ele aldığını vurgular. Edebiyatın, okuyucuları farklı coğrafi bölgelere ve kültürlere götürerek, onların dünyayı daha geniş ve derin bir perspektiften görmelerini sağladığını belirtir.

  • Künye: Sheila Hones – Edebi Coğrafya, çeviren: Aytek Sever, Vakıfbank Kültür Yayınları, inceleme, 240 sayfa, 2025

Jules Payot – İrade Terbiyesi (2025)

Jules Payot’un ‘İrade Terbiyesi’, (‘L’Éducation de la Volonté’) adlı kitabı, iradeyi geliştirmenin ve güçlendirmenin yollarını ele alan bir kişisel gelişim klasiğidir. Kitap, iradenin doğasını, önemini ve nasıl geliştirilebileceğini derinlemesine inceler. Payot, iradenin doğuştan gelen bir özellik olmadığını, aksine öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir yetenek olduğunu savunur.

Kitapta, iradeyi zayıflatan alışkanlıklar ve düşünce kalıpları detaylı bir şekilde ele alınır. Erteleme, tembellik, kararsızlık ve olumsuz düşünceler gibi iradeyi engelleyen unsurlar üzerinde durulur. Payot, bu engelleri aşmak için pratik yöntemler ve egzersizler sunar. İradeyi güçlendirmek için düzenli egzersiz yapmanın, hedefler belirlemenin ve kararlılıkla bu hedeflere ulaşmanın önemini vurgular.

Kitapta, iradenin zihinsel ve duygusal boyutları arasındaki ilişki incelenir. Payot, iradenin sadece zihinsel bir güç olmadığını, aynı zamanda duygusal kontrolü de içerdiğini belirtir. Duygusal zekanın geliştirilmesi, olumsuz duygularla başa çıkma becerisi ve içsel motivasyonun önemi üzerinde durulur. İradeyi güçlendirmek için olumlu düşünce alışkanlıkları geliştirmek, özgüveni artırmak ve içsel motivasyonu korumak gerektiğini vurgular.

Kitapta ayrıca, iradenin günlük yaşamdaki önemi ve başarıya etkisi ele alınır. Payot, iradenin sadece kişisel gelişim için değil, aynı zamanda başarıya ulaşmak için de kritik bir faktör olduğunu savunur. İrade gücü yüksek olan bireylerin, zorluklarla daha iyi başa çıktığını, hedeflerine daha kararlı bir şekilde ilerlediğini ve daha başarılı olduklarını belirtir. İradeyi güçlendirmek için disiplinli bir yaşam tarzı benimsemek, düzenli alışkanlıklar oluşturmak ve zamanı etkili bir şekilde yönetmek gerektiğini vurgular.

Son olarak kitapta, iradeyi geliştirmenin uzun vadeli bir süreç olduğu ve sabır gerektirdiği vurgulanır. Payot, iradeyi güçlendirmenin bir gecede gerçekleşmeyeceğini, aksine sürekli çaba ve özveri gerektirdiğini belirtir. İradeyi güçlendirmek için küçük adımlarla başlamak, düzenli olarak pratik yapmak ve pes etmemek gerektiğini vurgular. Kitap, iradesini geliştirmek ve daha başarılı bir yaşam sürmek isteyen herkese ilham verici ve yol gösterici bir kaynaktır.

  • Künye: Jules Payot – İrade Terbiyesi: Azim Gerektiren Uzun Soluklu Akli Bir Çalışma, çeviren: Ayşe Meral, Albaraka Yayınları, inceleme, 248 sayfa, 2025

Marc Van De Mieroop – Hammurabi (2025)

Marc Van De Mieroop, Babil’in ünlü kralı Hammurabi’nin hayatını ve hükümdarlığını detaylı bir şekilde inceliyor. ‘Hammurabi’ (‘King Hammurabi of Babylon’), Hammurabi’nin sadece bir kanun koyucu olarak değil, aynı zamanda yetenekli bir askeri lider, diplomat ve yönetici olarak da portresini çiziyor.

Hammurabi’nin Babil tahtına yükselişi ve ilk yılları ele alınıyor. Kralın, babasından devraldığı küçük krallığı nasıl genişlettiği, siyasi ve askeri stratejileri detaylandırılıyor. Hammurabi’nin, Mezopotamya’daki diğer şehir devletleriyle olan ilişkileri, ittifakları ve savaşları inceleniyor. Özellikle Larsa, Mari ve Eşnunna gibi önemli şehir devletleriyle olan mücadeleleri ve bu mücadelelerin Babil İmparatorluğu’nun genişlemesindeki rolü vurgulanıyor.

Kitapta, Hammurabi’nin ünlü kanunları, yani Hammurabi Kanunları’nın ortaya çıkışı ve içeriği detaylandırılıyor. Kanunların, Babil toplumunun yapısını, adalet anlayışını ve günlük yaşamını nasıl şekillendirdiği analiz ediliyor. Kanunların sadece cezalandırıcı değil, aynı zamanda koruyucu ve düzenleyici bir işlevi olduğu vurgulanıyor.

Hammurabi’nin yönetim anlayışı, bürokrasisi ve ekonomik politikaları ele alınıyor. Kralın, tarım, ticaret ve sulama sistemleri gibi alanlarda yaptığı reformlar, Babil ekonomisinin güçlenmesine nasıl katkı sağladığı inceleniyor. Hammurabi’nin, merkezi bir yönetim kurma çabaları ve bu çabaların Babil İmparatorluğu’nun istikrarına etkisi değerlendiriliyor.

Kitapta, Hammurabi’nin kişisel özellikleri, karakteri ve dönemin kültürel atmosferi hakkında da bilgiler veriliyor. Kralın, mektupları, yazıtları ve diğer tarihi kaynaklar aracılığıyla portresi çiziliyor. Hammurabi’nin, tanrılarla olan ilişkisi, dini inançları ve dönemin mitolojik dünyası hakkında da bilgiler sunuluyor.

Son olarak kitap, Hammurabi’nin mirasını ve Babil İmparatorluğu’nun sonraki dönemlerini ele alıyor. Hammurabi’nin, Mezopotamya tarihinde nasıl bir iz bıraktığı, kanunlarının ve yönetim anlayışının sonraki medeniyetlere etkisi değerlendiriliyor. Kitap, Hammurabi’nin sadece bir kral değil, aynı zamanda bir medeniyetin kurucusu ve şekillendiricisi olarak da önemini vurguluyor.

  • Künye: Marc Van De Mieroop – Hammurabi, çeviren: Bülent O. Doğan, İş Kültür Yayınları, biyografi, 176 sayfa, 2025

Yervant Tolayan – Gavroşname (2025)

Yervant Tolayan’ın ‘Gavroşname’ adlı kitabı, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı ve Türkiye Ermenilerinin tiyatro ve gazetecilik serüvenini anlatan önemli bir eser. Tolayan, bu kitabında, o dönemde İstanbul’da yaşayan Ermeniler ve Türkler arasındaki ilişkilere, özellikle tiyatrocuların ve gazetecilerin kültürel, sanatsal ve politik yaşamına odaklanıyor. Kitap, yazarın kendi anılarından ve gözlemlerinden oluşuyor ve dönemin sosyokültürel atmosferini canlı bir şekilde yansıtıyor.

Tolayan, kitabında, dönemin tiyatro ve gazetecilik dünyasında yer alan önemli isimleri, olayları ve anekdotları detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Kitapta, Mardiros Mınakyan gibi ünlü tiyatrocuların yanı sıra, dönemin gazetecileri ve yazarları da yer almaktadır. Tolayan, bu kişilerin hayatlarını, çalışmalarını ve aralarındaki ilişkileri okuyucuya aktarırken, aynı zamanda dönemin toplumsal ve politik olaylarına da değinmektedir. Kitap, sadece tiyatro ve gazetecilik tarihine değil, aynı zamanda Osmanlı ve Türkiye Ermenilerinin tarihine de ışık tutmaktadır.

‘Gavroşname’, sadece bir anı kitabı değil, aynı zamanda bir dönemin sosyokültürel ve politik panoramasıdır. Tolayan, kitabında, dönemin çokkültürlü yapısını, insanların yaşam tarzlarını, geleneklerini ve inançlarını da anlatmaktadır. Kitap, okuyucuya, o dönemde İstanbul’da yaşayan Ermenilerin ve Türklerin nasıl bir arada yaşadıklarını, neler paylaştıklarını ve neler yaşadıklarını göstermektedir. Bu yönüyle, “Gavroşname”, sadece bir tiyatro ve gazetecilik tarihi kitabı değil, aynı zamanda bir toplumsal tarih kitabıdır.

  • Künye: Yervant Tolayan – Gavroşname: Osmanlı ve Türkiye Ermenilerinin Tiyatro ve Gazetecilik Serüveni, 1900-1935, çeviren: Solina Silahlı, Aras Yayıncılık, anı, 512 sayfa, 2025

Marinos Sariyannis, E. Ekin Tuşalp Atiyas – Osmanlı Siyasal Düşünce Tarihi (2025)

Marinos Sariyannis’in bu kitabı, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan 19. yüzyılın başlarına kadar geçen süredeki siyasi düşünceyi kapsamlı bir şekilde ele alan önemli bir çalışmadır. ‘Başlangıcından On Dokuzuncu Yüzyılın Başına Kadar Osmanlı Siyasal Düşünce Tarihi’ (‘A History of Ottoman Political Thought up to the Early Nineteenth Century’), bu dönemdeki Osmanlı siyasi düşüncesinin sadece İslam hukuku ve gelenekleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Bizans, İran ve Avrupa gibi farklı kültürlerden de etkilendiğini ortaya koyuyor. Kitap, Osmanlı siyasi düşüncesinin gelişimini kronolojik bir sırayla izleyerek, farklı dönemlerdeki düşünürlerin ve eserlerin siyasi düşünceye katkılarını inceler.

Öte yandan E. Ekin Tuşalp Atiyas’ın da bir bölümle katkıda bulunduğu eserde, Osmanlı siyasi düşüncesinin temel kavramları, kurumları ve tartışmaları detaylı bir şekilde ele alınır. Sariyannis, adalet, meşruiyet, egemenlik, hukuk, devlet ve toplum gibi kavramların Osmanlı düşünürleri tarafından nasıl yorumlandığını ve kullanıldığını analiz eder. Ayrıca, Osmanlı siyasi kurumlarının (örneğin, padişahlık, divan, ulema) işleyişi ve bu kurumların siyasi düşünceyle ilişkisi de incelenir. Kitapta, Osmanlı siyasi düşüncesinin farklı dönemlerdeki değişimleri ve dönüşümleri de ele alınır. Özellikle, 18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun karşılaştığı zorluklar ve bu zorluklara verilen siyasi cevaplar üzerinde durulur. Sariyannis, bu dönemin Osmanlı siyasi düşüncesi için bir dönüm noktası olduğunu ve modernleşme çabalarının başladığını vurgular.

‘Osmanlı Siyasal Düşüncesi’, Osmanlı siyasi düşüncesinin zenginliğini ve çeşitliliğini ortaya koyan önemli bir çalışma. Sariyannis, Osmanlı siyasi düşüncesinin sadece İslam dünyasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda farklı kültürlerle etkileşim içinde olduğunu gösterir. Bu eser, Osmanlı tarihine ve siyasi düşüncesine ilgi duyan herkes için değerli bir kaynak.

  • Künye: Marinos Sariyannis, E. Ekin Tuşalp Atiyas – Başlangıcından On Dokuzuncu Yüzyılın Başına Kadar Osmanlı Siyasal Düşünce Tarihi, çeviren: Çağda Türkmen, Selenge Yayınları, tarih, 552 sayfa, 2025

Junaid Mubeen – Matematiksel Zekâ (2025)

Junaid Mubeen’in bu kitabı, insan matematiksel zekâsının makinelerden farklı ve üstün yönlerini inceliyor. ‘Matematiksel Zekâ: Neden Yapay Zekâdan Üstünüz?’ (‘Mathematical Intelligence: What We Have that Machines Don’t’), matematiksel zekânın sadece sayısal becerilerden ibaret olmadığını, aynı zamanda problem çözme, yaratıcılık, soyut düşünme ve akıl yürütme gibi bilişsel yetenekleri de kapsadığını savunuyor.

Kitap, makinelerin matematiksel işlemleri hızlı ve doğru bir şekilde yapabildiğini, ancak insanlardaki yaratıcılık, sezgi ve bağlamsal anlayış gibi yeteneklerden yoksun olduğunu vurguluyor. Mubeen, insan ve makine işbirliğinin matematiksel zekânın potansiyelini en üst düzeye çıkarabileceğini öne sürüyor.

İnsanlar problem çözme ve yaratıcılık gibi yetenekleriyle katkıda bulunurken, makineler de veri analizi ve hesaplama gibi görevleri üstlenebilir. Kitapta, matematiksel zekânın eğitim ve pratikle geliştirilebileceği ve matematiksel düşünmeyi teşvik eden çeşitli stratejiler ve yaklaşımlar sunuluyor.

Mubeen, matematiksel zekânın sadece bilim ve teknolojide değil, aynı zamanda günlük yaşamda da önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Kitap, insan matematiksel zekâsının benzersizliğini ve gelecekteki rolünü anlamak isteyen herkes için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

  • Künye: Junaid Mubeen – Matematiksel Zekâ: Neden Yapay Zekâdan Üstünüz?, çeviren: Hakan Aydın, Antre Kitap, bilim, 336 sayfa, 2025

Augusto Boal – Ezilenlerin Tiyatrosu ve Diğer Politik Poetikalar (2025)

Augusto Boal’ın ‘Ezilenlerin Tiyatrosu ve Diğer Politik Poetikalar’ (‘Teatro del Oprimido y otras poéticas políticas’) adlı kitabı, tiyatronun toplumsal değişim için bir araç olarak nasıl kullanılabileceğini inceleyen önemli bir eserdir. Boal, bu kitabında Ezilenlerin Tiyatrosu’nun temel prensiplerini ve uygulamalarını detaylı bir şekilde açıklar.

Kitapta ele alınan ana temalar şunlardır:

  • Ezilenlerin Tiyatrosu’nun Temel İlkeleri: Boal, tiyatronun pasif bir izleme etkinliği olmaktan çıkarılıp, aktif bir katılım ve değişim aracı haline getirilmesi gerektiğini savunur. Bu bağlamda, seyircilerin oyuna dahil olduğu ve kendi sorunlarını araştırdığı interaktif tiyatro teknikleri geliştirmiştir.
  • Forum Tiyatrosu: Bu teknik, seyircilerin bir oyundaki baskıcı bir durumu değiştirmek için sahneye çıkıp müdahale etmelerini içerir. Seyirciler, karakterlerin yerine geçerek alternatif çözümler önerir ve uygular.
  • Görünmez Tiyatro: Bu teknikte, tiyatrocular gerçek hayattaki mekanlarda (örneğin, bir otobüs veya restoran) önceden hazırlanmış senaryoları oynarlar. Amaç, insanların tepkilerini gözlemlemek ve toplumsal sorunlara dikkat çekmektir.
  • İmgeler Tiyatrosu: Bu teknik, insanların fiziksel imgeler ve heykeller aracılığıyla duygularını ve düşüncelerini ifade etmelerini sağlar. Katılımcılar, kendi bedenlerini kullanarak soyut kavramları somutlaştırır ve böylece iletişim kurar.
  • Politik Poetikalar: Boal, tiyatronun sadece bir eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda politik bir eylem biçimi olduğunu vurgular. Tiyatro, baskıya karşı mücadele etmek, toplumsal farkındalık yaratmak ve değişim için harekete geçmek için güçlü bir araçtır.

‘Ezilenlerin Tiyatrosu ve Diğer Politik Poetikalar’, tiyatronun toplumsal değişimdeki potansiyelini keşfetmek isteyen herkes için önemli bir kaynaktır. Boal’ın bu eseri, tiyatronun sadece sahnedeki bir gösteri olmadığını, aynı zamanda hayatın içinde bir eylem biçimi olduğunu gösterir.

  • Künye: Augusto Boal – Ezilenlerin Tiyatrosu ve Diğer Politik Poetikalar, çeviren: Necdet Hasgül, Habitus Kitap, tiyatro, 240 sayfa, 2025

Neil Brenner – Kentleşmenin Eleştirisi (2025)

Neil Brenner’in ‘Kentleşmenin Eleştirisi’ (‘Critique of Urbanization’) adlı kitabı, kentleşme olgusunu derinlemesine ele alan ve bu konudaki geleneksel yaklaşımlara eleştirel bir bakış açısı sunan önemli bir eserdir. Brenner, kentleşmenin sadece şehir merkezlerinde yoğunlaşan bir süreç olmadığını, aksine gezegenin tamamını kapsayan, karmaşık ve çok boyutlu bir olgu olduğunu savunur. Bu bağlamda, “gezegenleşmiş kentleşme” kavramını ortaya atarak, kentleşmenin kırsal alanlardan okyanuslara, hatta atmosfere kadar uzanan etkilerini inceler.

Brenner’e göre, kentleşme kapitalist sistemin ayrılmaz bir parçasıdır ve bu sistemin işleyişiyle yakından ilişkilidir. Kapitalizm, kâr elde etme dürtüsüyle kentleşmeyi teşvik eder ve bu süreç, eşitsizliklerin derinleşmesine, çevresel sorunların artmasına ve toplumsal çelişkilerin şiddetlenmesine yol açar. Kitapta, kentleşmenin tarihi, teorisi, ekonomik, sosyal, politik ve çevresel etkileri detaylı bir şekilde ele alınır. Brenner, kentleşmenin sadece olumsuz yönlerini değil, aynı zamanda potansiyelini ve alternatif yaklaşımlarını da değerlendirir. Ancak, mevcut kentleşme modelinin sürdürülemez olduğunu ve radikal bir şekilde dönüştürülmesi gerektiğini vurgular.

Kitapta, kentleşmenin geleceği, alternatif kentleşme modelleri ve toplumsal hareketlerin rolü gibi konular da tartışılır. Brenner, kentleşmeye karşı eleştirel bir yaklaşım benimseyerek, daha adil, sürdürülebilir ve yaşanabilir kentlerin mümkün olduğunu savunur. ‘Kentleşmenin Eleştirisi’, kentleşme üzerine düşünen herkes için önemli bir kaynak niteliğindedir ve bu karmaşık olguyu anlamak için değerli bir çerçeve sunar.

  • Künye: Neil Brenner – Kentleşmenin Eleştirisi, çeviren: Ayten Alkan, Nika Yayınevi, kent çalışmaları, 386 sayfa, 2025

Raymond Tallis – İnsanı Maymunlaştırmak (2025)

‘İnsanı Maymunlaştırmak: Nöromani, Darwin Humması ve Bilimciliğin Sefaleti’ (‘Aping Mankind: Neuromania, Darwinitis and the Misrepresentation of Humanity’), insan doğasını anlamaya yönelik nörobilimsel ve evrimsel yaklaşımları eleştiren bir eserdir. Raymond Tallis, bu kitabında, insan deneyimini sadece beyin aktivitesine veya evrimsel süreçlere indirgemenin, insanlığın benzersizliğini ve karmaşıklığını göz ardı ettiğini savunuyor.

Tallis, nöromaninin, insan bilincini ve deneyimini sadece beyin aktivitesiyle açıklamaya çalışan bir yaklaşım olduğunu öne sürüyor. Ona göre, beyin aktivitesi, insan deneyiminin sadece bir yönüdür ve insan bilincini, duygularını, düşüncelerini ve eylemlerini tam olarak açıklayamaz. Tallis, nörobilimin, insan deneyimini anlamak için değerli bilgiler sunabileceğini, ancak insanlığın karmaşıklığını tam olarak kavrayamayacağını belirtiyor.

Tallis’e göre, evrimsel süreçler, insan davranışlarının ve kültürünün sadece bir yönünü açıklar ve insanlığın yaratıcılığını, özgür iradesini ve kültürel çeşitliliğini tam olarak açıklayamaz. Tallis, evrimsel psikolojinin, insan davranışlarını anlamak için değerli bilgiler sunabileceğini, ancak insanlığın karmaşıklığını tam olarak kavrayamayacağını belirtiyor.

Tallis, insanlığın benzersizliğini ve karmaşıklığını anlamak için, nörobilim ve evrimsel psikolojinin ötesine geçmemiz gerektiğini savunuyor. Ona göre, insan deneyimini anlamak için, felsefe, edebiyat, sanat ve tarih gibi farklı disiplinlerden de yararlanmalıyız. Tallis, insanlığın, sadece biyolojik bir varlık olmadığını, aynı zamanda kültürel, sosyal ve tarihsel bir varlık olduğunu da vurguluyor.

  • Künye: Raymond Tallis – İnsanı Maymunlaştırmak: Nöromani, Darwin Humması ve Bilimciliğin Sefaleti, çeviren: Abdulhalim Karaosmanoğlu, Fol Kitap, bilim, 504 sayfa, 2025