Michael Wildenhain – Yapay Zekânın Kısa Tarihi (2025)

Michael Wildenhain’ın ‘Yapay Zekânın Kısa Tarihi’ (‘Eine kurze Geschichte der Künstlichen Intelligenz’) adlı eseri, yapay zekâ alanındaki gelişmelerin tarihsel bir yolculuğunu sunuyor. Yazar, yapay zekânın temellerinin atıldığı ilk düşüncelerden günümüzdeki gelişmiş yapay zekâ sistemlerine kadar olan süreci, anlaşılır bir dille ve kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Kitapta, yapay zekâ alanındaki önemli dönüm noktaları, öncü bilim insanlarının çalışmaları ve yapay zekânın farklı alanlardaki uygulamaları detaylı bir şekilde inceleniyor. Yazar, yapay zekânın tarihsel gelişimini anlatırken, aynı zamanda bu alandaki zorluklar, etik tartışmalar ve gelecekteki olası gelişmeler hakkında da önemli bilgiler sunuyor.

Wildenhain, yapay zekânın sadece bir bilim dalı olarak değil, aynı zamanda insanlık için hem büyük fırsatlar hem de önemli riskler taşıyan bir teknoloji olduğunu vurguluyor. Yazar, yapay zekânın geleceği hakkında farklı senaryolar sunarak, bu teknolojinin potansiyel etkilerini tartışıyor.

Kısacası, ‘Yapay Zekânın Kısa Tarihi’ adlı eser, yapay zekâ alanına ilgi duyan herkes için kapsamlı ve güncel bir kaynak. Kitap, yapay zekânın geçmişini, bugününü ve geleceğini anlamak isteyenler için önemli bir rehber niteliğinde.

  • Künye: Michael Wildenhain – Yapay Zekânın Kısa Tarihi, çeviren: Arzu Akay Kaya, Düşbaz Kitaplar, inceleme, 96 sayfa, 2025

Erik L. Peterson – Charles Darwin’i Anlamak (2025)

Erik L. Peterson’ın ‘Charles Darwin’i Anlamak’ (Understanding Charles Darwin) adlı eseri, evrim teorisinin kurucusu olan Charles Darwin’in hayatı, çalışmaları ve fikirleri üzerine kapsamlı bir inceleme sunuyor. Yazar, Darwin’in bilimsel keşiflerinin yanı sıra, o dönemin bilimsel ve sosyal atmosferini de göz önünde bulundurarak, evrim teorisinin ortaya çıkışını ve gelişimini detaylı bir şekilde anlatıyor.

Kitap, Darwin’in Beagle gemisiyle yaptığı ünlü yolculuktan başlayarak, biyolojik çeşitlilik hakkındaki gözlemlerini ve bu gözlemlerin evrim teorisini nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Yazar, Darwin’in doğal seçilim teorisini, diğer bilim insanlarının fikirleriyle karşılaştırarak ve o dönemdeki bilimsel tartışmalara değinerek daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Peterson, Darwin’in sadece bir bilim insanı olmadığını, aynı zamanda bir düşünür ve toplum adamı olduğunu vurguluyor. Kitapta, Darwin’in dini inançları, evrim teorisinin toplum üzerindeki etkileri ve günümüzdeki önemi gibi konular da ele alınıyor.

Kısacası, ‘Charles Darwin’i Anlamak’ adlı eser, evrim teorisinin temellerini atmış olan bu önemli bilim insanının hayatını ve çalışmalarını derinlemesine inceleyen bir kitap. Yazar, karmaşık bilimsel konuları anlaşılır bir dilde aktarırken, aynı zamanda Darwin’in yaşadığı dönemin sosyal ve kültürel atmosferini de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Erik L. Peterson – Charles Darwin’i Anlamak, çeviren: Tansel Demirel, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 280 sayfa, 2025

Uğur Ümit Üngör – Paramilitarizm (2025)

Uğur Ümit Üngör’ün bu eseri, dünya genelinde sıkça karşılaşılan paramilitarizm olgusunu derinlemesine inceleyen önemli bir akademik çalışma. Üngör, bu kitabında paramilitarizmin tarihsel gelişimini, farklı coğrafyalardaki tezahürlerini ve devletlerle olan karmaşık ilişkilerini karşılaştırmalı bir yaklaşımla analiz ediyor.

Yazar, paramilitarizmi sadece silahlı gruplar olarak değil, aynı zamanda devletin resmi güçlerinin dışında hareket eden, ancak devlet politikalarını destekleyen veya onlardan yararlanan, kitlesel şiddet eylemlerine başvuran örgütler olarak tanımlıyor. Üngör, paramilitarizmin sadece devletlerin zayıflığına değil, aynı zamanda güçlü devletlerin de sıklıkla başvurduğu bir araç olduğunu vurguluyor.

Kitapta, paramilitarizmin nedenleri, amaçları ve sonuçları üzerine derinlemesine bir inceleme yapılıyor. Üngör, paramilitarizmin genellikle siyasi istikrarsızlık, ekonomik eşitsizlik ve toplumsal gerilimler gibi faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıktığını belirtiyor. Paramiliter örgütlerin, devletlerin otoritesini sarsmak, siyasi rakiplerini etkisiz hale getirmek veya belirli toplumsal gruplara karşı şiddet uygulayarak baskı kurmak gibi amaçlarla kullanıldığını vurguluyor.

Üngör, kitabında farklı coğrafyalardaki paramilitarizm örneklerini inceleyerek, bu olgunun evrensel özelliklerini ve yerel bağlamlardaki farklılıklarını ortaya koyuyor. Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki örneklerle, paramilitarizmin tarihsel ve siyasi koşullara göre nasıl şekillendiğini gösteriyor.

Kısacası, ‘Paramilitarizm’ adlı eser, paramilitarizmin karmaşık yapısını ve tarihsel gelişimini kapsamlı bir şekilde inceleyen önemli bir akademik çalışma. Üngör, bu kitabı ile okuyuculara, paramilitarizmin sadece bir askeri olgu değil, aynı zamanda siyasi, sosyal ve ekonomik bir olgu olduğunu gösteriyor.

  • Künye: Uğur Ümit Üngör – Paramilitarizm: Devletin Gölgesinde Kitlesel Şiddet, çeviren: Zeynep Şarlak, İletişim Yayınları, siyaset, 264 sayfa, 2025

Gregory J. Gbur – Düşen Kedigiller ve Temel Fizik (2025)

Gregory J. Gbur’un ‘Düşen Kedigiller ve Temel Fizik’ (‘Falling Felines and Fundamental Physics’) adlı eseri, oldukça sıradan görünen bir olayı, yani kedilerin düşerken neden daima ayakları üstüne düştüğünü bilimsel bir mercek altına alıyor. Yazar, bu basit gibi görünen sorunun cevabını ararken fizik, matematik, biyoloji ve hatta robotik gibi farklı bilim dallarını bir araya getiriyor.

Fizikçi ve kedi velisi Gbur, bu kitabında sadece kedilerin düşme hareketini incelemekle kalmıyor, aynı zamanda bu süreçte ortaya çıkan bilimsel soruların ve cevapların, daha büyük ve temel fiziksel prensiplere nasıl ışık tuttuğunu gösteriyor. Kedi hareketlerinin analizi, yazarın kaleminde karmaşık fiziksel kavramların anlaşılır ve eğlenceli bir hale dönüşüyor.

Kitap, kedilerin düşme hareketini yavaşlatılmış çekimler, bilgisayar simülasyonları ve biyomekanik analizler gibi çeşitli yöntemlerle inceliyor. Bu sayede, kedilerin vücut yapılarının, kaslarının ve sinir sistemlerinin bu olağanüstü hareket için nasıl bir araya geldiği detaylı bir şekilde açıklanıyor.

Yazar, kedilerin düşme hareketini incelerken, aynı zamanda fizik, matematik ve biyoloji arasındaki ilişkileri de vurguluyor. Örneğin, kedilerin dengelerini nasıl korudukları konusundaki araştırmalar, robotların daha iyi dengeye sahip olmasına yardımcı olabilecek veriler sunuyor.

Kısacası, ‘Düşen Kedigiller ve Temel Fizik’ adlı eser, günlük hayatta sıkça gözlemlediğimiz bir olayı, bilimsel bir mercek altına alarak karmaşık fiziksel prensipleri anlaşılır bir şekilde açıklıyor. Kitap, hem bilim meraklıları hem de kedi severler için keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.

  • Künye: Gregory J. Gbur – Düşen Kedigiller ve Temel Fizik, çeviren: Ahmet Aybars Çağlayan, Düşbaz Kitaplar, bilim, 304 sayfa, 2025

Étienne Ghys – Kaos Teorisi (2025)

Étienne Ghys’ın ‘Kaos Teorisi (‘La théorie du chaos’) adlı eseri, karmaşıklık biliminin temel taşlarından biri olan kaos teorisini anlaşılır bir dille açıklıyor. Yazar, bu eserinde kaotik sistemlerin nasıl çalıştığını, doğada ve günlük hayattaki yansımalarını ve bu teorinin bilim dünyasına getirdiği devrimi inceler.

Ghys, kaos teorisinin temellerini Newton’un klasik mekaniğinden başlayarak, 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan belirsizlik ilkesine kadar uzanan bir tarihsel süreç içinde sunar. Yazar, bu süreçte karmaşık sistemlerin, küçük başlangıç koşullarındaki değişimlerin büyük sonuçlara yol açabileceğini gösteren “kelebek etkisi” gibi kavramları detaylı bir şekilde açıklar.

Kitapta, kaos teorisi ile ilgili pek çok örnek verilir. Hava durumu, ekonomik sistemler, biyolojik süreçler gibi karmaşık sistemlerde kaos teorisinin nasıl kullanıldığı gösterilir. Yazar, bu örnekler aracılığıyla, kaos teorisinin sadece kuramsal bir ilgi alanı olmadığını, aynı zamanda doğayı ve toplumu anlamamızda önemli bir araç olduğunu vurgular.

Ghys, kaos teorisinin felsefi boyutlarına da değinir. Belirsizliğin ve öngörülemezliğin bilimsel bir açıklamaya tabi tutulması, determinizm ve özgür irade gibi felsefi soruları yeniden gündeme getirir. Yazar, bu sorulara net cevaplar vermek yerine, okuyucuyu düşünmeye teşvik eder.

Kısacası, ‘Kaos Teorisi’ adlı eser, karmaşık sistemlerin davranışlarını anlamamıza yardımcı olan güçlü bir araç olan kaos teorisini, hem bilimsel hem de felsefi açıdan ele alır. Ghys, bu kitabı ile karmaşık görünen bir konuyu herkesin anlayabileceği bir dilde açıklayarak, okurlarına bilim dünyasının heyecan verici bir alanına kapı aralar.

  • Künye: Étienne Ghys – Kaos Teorisi, çeviren: Ahmet H. Durukal, Yapı Kredi Yayınları, bilim, 48 sayfa, 2025

Peter Coles – Kozmostan Kaosa (2025)

Peter Coles’un ‘Kozmostan Kaosa: Öngörülemezliğin Bilimi’, evrenin karmaşık yapısı ve bu karmaşıklık içindeki öngörülemezliği bilimsel bir bakış açısıyla inceliyor. Yazar, kozmolojiden günlük hayata kadar pek çok alanda karşımıza çıkan belirsizliği ve olasılığı matematiksel modeller ve gerçek dünya örnekleriyle açıklıyor.

Kitap, kozmolojideki son gelişmelerden yola çıkarak, evrenin başlangıcı, yapısı ve geleceği gibi büyük sorulara yanıt ararken aynı zamanda günlük hayatta karşılaştığımız belirsizlikleri de ele alıyor. Coles, olasılık teorisinin temel kavramlarını anlaşılır bir dilde açıklayarak, okurların bu konuya daha derinlemesine inmesine olanak tanıyor.

Kitapta ele alınan başlıca konular:

Kozmolojideki belirsizlikler: Evrenin genişlemesi, karanlık madde ve karanlık enerji gibi konularda hüküm süren belirsizlikler ve bu belirsizliklerin nedenleri.

Olasılık teorisi: Olasılık kavramının temelleri, olasılık dağılımları, istatistiksel yöntemler ve bunların bilimsel araştırmalardaki önemi.

Karmaşık sistemler: Hava durumu, finansal piyasalar gibi karmaşık sistemlerde öngörülemezliğin nedenleri ve bu sistemlerin modellenmesi.

Bilimsel modellerin sınırları: Bilimsel modellerin gerçekliği ne kadar iyi yansıtabildiği ve bu modellerin öngörülemezlik karşısındaki sınırları.

Günlük hayattaki belirsizlikler: Oyunlardan kumar oynamaya, karar verme süreçlerinden sosyal olaylara kadar günlük hayatımızdaki belirsizlikler ve bu belirsizliklerle başa çıkma yöntemleri.

Sonuç olarak, ‘Kozmostan Kaosa: Öngörülemezliğin Bilimi’ adlı kitap, evrenin ve yaşamın karmaşık yapısı hakkında meraklı olan herkes için önemli bir kaynak. Kitap, okurlara hem bilimsel bir bakış açısı sunuyor hem de günlük hayatla ilgili önemli sorular soruyor.

  • Künye: Peter Coles – Kozmostan Kaosa: Öngörülemezliğin Bilimi, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, bilim, 280 sayfa, 2025

Wallace Arthur – Evrendeki Yaşamı Anlamak (2025)

Wallace Arthur’un ‘Evrendeki Yaşamı Anlamak’ kitabı, evrende yaşamın kökeni, evrimi ve potansiyel yayılımı üzerine derinlemesine bir inceleme sunuyor. Yazar, özellikle Dünya dışında yaşamın var olma olasılığı ve bu yaşamın neye benzeyebileceği sorularına odaklanıyor.

Kitap, evrende yaşanabilir gezegenlerin arayışından, evrimin evrensel bir süreç olup olmadığına, dünya dışı yaşamın nasıl tespit edilebileceğine kadar geniş bir yelpazede konuları ele alıyor. Arthur, karmaşık bilimsel kavramları anlaşılır bir dille açıklayarak, hem bilim insanlarına hem de konuya ilgi duyan herkese hitap ediyor.

Yazar, evrende yaşamın ortaya çıkışını ve gelişimini şekillendiren temel faktörleri inceliyor. Bunlar arasında gezegenlerin fiziksel özellikleri, kimyasal bileşimi, enerji kaynakları ve evrenin evrimi gibi konular yer alıyor. Arthur, Dünya’daki yaşamın evrimini örnek göstererek, evrendeki diğer gezegenlerde de benzer süreçlerin yaşanabileceğini öne sürüyor.

Kitap, dünya dışı yaşamın nasıl tespit edilebileceği konusunda farklı yöntemleri ve teknolojileri de ele alıyor. Radyo sinyalleri, optik teleskoplar ve uzay araçları gibi araçlarla yapılan araştırmaların yanı sıra, gelecekte kullanılabilecek daha gelişmiş teknolojiler de kitapta yer alıyor.

Arthur, kitabında sadece bilimsel verileri değil, aynı zamanda felsefi ve etik soruları da gündeme getiriyor. Dünya dışında yaşam bulunması durumunda insanlığın nasıl bir tutum sergilemesi gerektiği gibi sorulara yanıt arıyor.

  • Künye: Wallace Arthur – Evrendeki Yaşamı Anlamak, çeviren: Ali Karatay, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 232 sayfa, 2025

Helen L. Parish – Reformasyon’un Kısa Tarihi (2025)

‘Reformasyon’un Kısa Tarihi’ adlı eseri, 16. yüzyılda Avrupa’yı derinden sarsan ve Hristiyanlığın tarihini sonsuza dek değiştiren Reformasyon hareketini kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Yazar, bu karmaşık ve çok yönlü süreci, basit bir anlatımla ve güncel araştırmalara dayanarak okura sunuyor.

Helen L. Parish, Reformasyon’un tek bir olay veya fikir etrafında şekillenmediğini, aksine birbirini etkileyen çok sayıda sosyal, siyasi ve dini faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını vurguluyor. Kitapta, Martin Luther’in 95 teziyle başlayan bu hareketin Avrupa’nın farklı bölgelerindeki etkileri, yeni mezheplerin ortaya çıkışı, Katolik Kilisesi’nin tepkileri ve reform hareketlerinin uzun vadeli sonuçları detaylı bir şekilde inceleniyor.

Yazar, Reformasyon’u sadece dini bir hareket olarak değil, aynı zamanda toplum, siyaset ve kültür üzerinde derin etkileri olan bir dönüşüm süreci olarak ele alıyor. Kadınların konumu, evlilik gibi sosyal kurumlar, ruhani otorite ve devlet arasındaki ilişkiler gibi konular, Reformasyon’un etkisi altında nasıl değiştiği inceleniyor. Ayrıca, matbaanın gelişimi gibi teknolojik faktörlerin Reformasyon’un yayılmasındaki rolü de vurgulanıyor.

Parish, Reformasyon’un farklı yorumlarını ve tartışmalarını da kitabında yer veriyor. Bu sayede okuyucu, konuya farklı perspektiflerden bakma imkânı buluyor. Yazar, karmaşık tarihsel süreçleri sade bir dille anlatırken, aynı zamanda akademik bir titizlikle konuya yaklaşıyor.

Kısacası, ‘Reformasyon’un Kısa Tarihi’, bu önemli tarihi olayın farklı yönlerini kapsayan, güncel araştırmalara dayanan ve okunması kolay bir eser. Hem tarih meraklıları hem de öğrenciler için değerli bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Helen L. Parish – Reformasyon’un Kısa Tarihi, çeviren: Turgay Sivrikaya, İletişim Yayınları, tarih, 248 sayfa, 2025

Maxime Rovere – Birbirinin İyiliğini İstemek ve Birbirine Kötülük Etmek (2025)

Maxime Rovere’in bu kitabı, insan ilişkilerinde kaçınılmaz bir hal alan tartışmaların felsefi bir incelemesini sunuyor. Yazar, bu eserinde tartışmaların neden ortaya çıktığını, hangi psikolojik ve sosyal dinamikleri barındırdığını ve bu durumların üstesinden nasıl gelinebileceğini derinlemesine inceliyor.

Rovere, kitabında tartışmaların sadece yüzeysel anlaşmazlıklar olmadığını, daha ziyade bireylerin derinlere köklenmiş inançları, değerleri ve korkuları hakkında önemli ipuçları taşıdığını savunuyor. Yazar, tartışmaların genellikle birer iletişim başarısızlığı değil, tam tersine kendimizi ve başkalarını daha iyi anlama fırsatı olduğunu vurguluyor.

Kitapta, felsefe, psikoloji ve sosyoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanılarak tartışmaların kökenleri, dinamikleri ve sonuçları inceleniyor. Rovere, tartışmaların genellikle güç mücadeleleri, egosal çatışmalar veya yanlış anlaşılmalardan kaynaklandığını belirtiyor. Ancak aynı zamanda, tartışmaların kişisel gelişim ve ilişkilerin güçlenmesi için bir fırsat olabileceğini de vurguluyor.

Yazar, kitabında tartışmalardan nasıl kaçınılacağı veya bunları nasıl daha yapıcı hale getirileceği konusunda pratik öneriler de sunuyor. Empati kurma, aktif dinleme, açık iletişim gibi becerilerin, sağlıklı tartışmalar için ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Kısacası, bu kitap, insan ilişkilerinde kaçınılmaz bir hal alan tartışmaları felsefi bir mercek altına alıyor. Rovere, bu kitabı ile okuyuculara, tartışmaları daha iyi anlamalarını ve daha sağlıklı ilişkiler kurmalarını sağlayacak önemli bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Maxim Rovere – Birbirinin İyiliğini İstemek ve Birbirine Kötülük Etmek, çeviren: Albina Ulutaşlı, Kolektif Kitap, felsefe, 200 sayfa, 2025

Todd May – Özen (2025)

Todd May’in “Özen: Olduğumuz Kişi Üzerine Düşünceler’ adlı eseri, felsefe ve etik alanında önemli bir yere sahip. May, bu çalışmasında, genellikle ihmal edilen bir kavram olan “özen”i merkeze alarak, insanın kimliğini, ilişkilerini ve ahlaki değerlerini sorguluyor.

Yazar, özenin sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda insan olmanın temel bir yönü olduğunu savunuyor. Özen eylemi, başkalarına karşı duyulan ilgi, şefkat ve sorumluluk duygusunu ifade ediyor. May, bakımın, bireylerin kendi kimliklerini inşa etmelerinde ve toplumsal bağlarını güçlendirmelerinde kilit bir rol oynadığını vurguluyor.

Kitapta, özenin farklı boyutları inceleniyor. May, özenin sadece aile içi ilişkilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve siyasi alanda da büyük önem taşıdığını belirtiyor. Yazar, özenin, adalet, eşitlik ve özgürlük gibi temel değerlerle nasıl ilişkili olduğunu tartışıyor.

May, özen kavramını, geleneksel felsefe ve etik teorileriyle ilişkilendirirken, aynı zamanda bu teorilere yeni bir bakış açısı sunuyor. Yazar, özenin, bireycilik ve toplumsal sorumluluk arasındaki dengeyi kurmada önemli bir anahtar olduğunu savunuyor.

  • Künye: Todd May – Özen: Olduğumuz Kişi Üzerine Düşünceler, çeviren: Bekir Aşçı, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 144 sayfa, 2025