Alan Barnard – Sosyal Antropoloji ve İnsanın Kökeni (2013)

Alan Barnard ‘Sosyal Antoropoloji ve İnsanın Kökeni’nde, sosyal ya da kültürel antropolojiden gelen fikirleri, atalarımızın kültürel ve sosyal yaşamına dair soruların yanıtlarına uyguluyor.

Kitabına, yüksek primatlar, insansı fosiller ve taş aletler gibi insanın kökeni konusundaki araştırmaların temel öğelerini ele alarak başlayan Barnard, ilerleyen bölümlerde de beyin boyutu ile grup boyutu arasındaki ilişkiyi, avcı-toplayıcı gruplarının göç ve yerleşim örüntüleri hakkında sosyal antropolojiden gelen verileri, sosyal antropolojinin dilin kökeni, toplumsal ritüeller, simgecilik ve mitolojiye dair yorumunu tartışıyor.

  • Künye: Alan Barnard – Sosyal Antropoloji ve İnsanın Kökeni, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 224 sayfa, 2013

Philippe Descola – Doğa ve Kültürün Ötesinde (2013)

  • DOĞA VE KÜLTÜRÜN ÖTESİNDE, Philippe Descola, çeviren: İsmail Yerguz, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 376 sayfa

DOGA

Çalışmaları antropoloji alanında temel bir referans niteliğinde olan Philippe Descola eserinde, Batıdışı kimi toplulukları inceleyerek, Batı’nın doğa ve kültür arasında kurmuş olduğu ayrımları irdeliyor. Modernlerin, barbar ve yaban halkları tanımlarken, kendi etnik merkezciliklerini, sapmaları artık fark edilmez hale gelen rasyonel bilgi yönetiminin arkasına gizlediklerini belirten Descola, Amazon ormanlarında uzun yıllara yayılan araştırmalarının sonucunda, insanların çevre ile ilişki kurma biçimlerini, “çevre”den kastedilenin ne olduğunu ve Batı’ya egemen olan natüralist bakış açısının neleri dışladığını tartışıyor.

Takie Sugiyama Lebra – Japonlar ve Davranış Biçimleri (2013)

Antropolog Takie Sugiyama Lebra, Japonların kişiliklerini, kültürel bağlamdaki davranışları üzerinde yoğunlaşarak aydınlatıyor.

Japon kültürüne ışık tutan en iyi çalışmalardan biri olarak kabul edilen ve kültürlerarası iletişim alanında yetkin bir kaynak olan kitabında Lebra, fikirlerini “toplumsal görecilik” kavramı üzerine inşa ediyor ve Japonları aidiyet duygusu, empati, bağlılık, karşılıklı ilişki, uygun mevki ve rolde olma gibi bir dizi özellik üzerinden anlatıyor.

Lebra, Japonların davranış modelleri ve değişen durumlarda verdikleri tepkiler ile inanç ve rollerin Japon toplumunda gençlere nasıl aktarıldığını da açıklıyor.

  • Künye: Takie Sugiyama Lebra – Japonlar ve Davranış Biçimleri, Oğuz Baykara, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, kültür, 318 sayfa

Wendy James – Törensel Hayvan (2013)

  • TÖRENSEL HAYVAN, Wendy James, çeviren: Sevda Çalışkan, İş Kültür Yayınları, antropoloji, 441 sayfa

TORENSEL

Wendy James’in ‘Törensel Hayvan’ı, çağdaş antropoloji alanında kapsamlı bir giriş kitabı. Konuyu ele alırken Fransız yapısalcılığı, Marksizm, Amerikan kültürelciliği ve İngiliz ampirik etnografi geleneğini harmanlayan James’in çalışması, antropolojinin insan yaşamında keşfettiği törensel biçimlerin ve kalıpların ayrıntılı bir resmini çiziyor. Birey kavramının ve ona eşlik eden metodolojik bireycilik savunusunun bizzat toplumsal bir ürün olduğunu söyleyen James, toplumsal ve ahlaki bir kategori olarak “kişi” kavramı ile kişinin doğumundan adlandırılmasına kadar bir dizi ritüelle toplumsal olarak oluşma sürecini irdeliyor.

Marc Augé, – Çağdaş Dünyaların Antropolojisi (2013)

  • ÇAĞDAŞ DÜNYALARIN ANTROPOLOJİSİ, Marc Augé, çeviren: Hülya Uğur Tanrıöver, Dipnot Yayınları, antrpoloji, 198 sayfa

CAGDAS DUNYALARIN

Marc Augé ‘Çağdaş Dünyaların Antropolojisi’nde, farklı kültürlerin aynı çağdaşlık süreçlerini deneyimlemesinden hareketle, yeryüzünün bütününde genelleşmiş bir antropoloji öneriyor. Augé, toplumsal antropolojinin, “geleneksel” olarak adlandırılan toplumları incelerken, hep bunların akrabalık, evlilik bağı ya da yerleşim kurallarına, dinsel ya da siyasal kurum ve ayinselliklerine, özetle söz konusu toplumların her birine özgü farklılıkları ortaya koymaya odaklandığını söylüyor. Yazar günümüzdeyse, farklı dünyaların aynı çağı paylaştığını ve bu nedenle de, bunların tümünü kapsayacak bir antropolojiye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Hande Birkalan-Gedik (der.) – Sınırlar, İmajlar ve Kültürler (2013)

  • SINIRLAR, İMAJLAR VE KÜLTÜRLER, derleyen: Hande Birkalan-Gedik, Dipnot Yayınevi, antropoloji, 360 sayfa

SINIRLAR

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Sınırlar, İmajlar ve Kültürler’, antropolojik açıdan Avrupa ve Avrupalılık imgesini yeniden tartışmaya açıyor. Kitapta ilkin, Avrupalılık kavramının antropoloji pratikleri içinde nasıl tanımlandığı, topluluğun hangi tarihsel ve toplumsal gerçekliği yansıttığı irdeleniyor. Kitabın devamında da, Avrupa antropolojisinde “ben” ve “öteki” yaklaşımı, Avrupa’daki antropolojik bilgi üretiminin yerel bilgilerin oluşumunu nasıl etkilediği, Türkiye’de antropolojinin geçmişteki ve günümüzdeki çalışmalarda Avrupalılık konumu üzerine hangi konulara odaklandığı gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Claude Lévi-Strauss – Mit ve Anlam (2013)

  • MİT VE ANLAM, Claude Lévi-Strauss, çeviren: Gökhan Yavuz Demir, İthaki Yayınları, antropoloji, 86 sayfa

 MIT

Hem yapısalcı yaklaşımın hem de 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Claude Lévi-Strauss, yeniden yayınlanan ‘Mit ve Anlam’da, mitik düşünceyi, modern bilimsel yaklaşım, ilkel düşünce, tarih ve müzikle ilişkileri bağlamında değerlendiriyor. Kitabına modern bilimsel yaklaşımın mitik düşünceye neden ilkel zihnin bir ürünü olarak yaklaştığını irdeleyerek başlayan Lévi-Strauss, modern bilimin halkları “ilkel” ve “uygar” şeklinde kavramsallaştırmasındaki sorunları, tarih ve mitin birbirine benzeyen ve birbirinden ayrışan yönlerini ve müzik dinleyicisi ile mitolojik hikâye dinleyicisinin zihinlerindeki benzerlikleri tartışıyor.

David Graeber – Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar (2012)

  • ANARŞİST BİR ANTROPOLOJİDEN PARÇALAR, David Graeber, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 102 sayfa

 

David Graeber ‘Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar’da, anarşist bir sosyal teorinin ana hatlarını ortaya koymaya çalışıyor. Anarşizmin dünden bugüne bir analiziyle çalışmasına başlayan Graeber, ardından Graves, Brown, Mauss ve Sorel gibi, alanda fikir üretmiş isimleri eleştirel bir gözle yeniden yorumluyor. Halihazırdaki anarşist antropolojinin belli başlı sorunları ile bunların nasıl aşılabileceği konusunda çözüm önerilerini tartışmaya açan Graeber’e göre, Marksizmin devrimci strateji hakkında kuramsal ya da analitik bir söylem olmaya meyilliyken, anarşizmin devrimci pratik hakkında etik bir söylem olmaya meyillidir.

Marc Abélès – Devletin Antropolojisi (2012)

  • DEVLETİN ANTROPOLOJİSİ, Marc Abélès, çeviren: Nazlı Ökten, Dipnot Yayınları, antropoloji, 221 sayfa

 

Marc Abélès, elimizdeki siyasal antropoloji çalışmasında, devleti oluşumundan bugüne, antropolojik bir çerçeveden analiz ediyor. Devletin oluşumunun kökenleriyle çalışmasına başlayan Abélès, burada, ataerkil iktidarın oluşumunu, doğal hukukun bunda nasıl bir rol üstlendiğini ve tohum halindeki devletin ortaya çıkışını irdeliyor. Yazar ardından, devlet tasarımına olanak sağlayan siyasal sistemleri, iktidar düzeneklerini, iktidar ve siyasal temsiliyeti, iktidara meşruiyet getirmeyi hedefleyen araçları ele alıyor. Abélès, çalışmasının son bölümünde ise, devleti, bir temsiliyet biçimi olarak farklı yönleriyle değerlendiriyor.

Ronald Wright – İlerlemenin Kısa Tarihi (2012)

  • İLERLEMENİN KISA TARİHİ, Ronald Wright, çeviren: Ebru Kılıç, Aylak Kitap, antropoloji, 185 sayfa

İlerlemeye duyulan inancın, kemikleşip sertleşerek bir ideolojiye, hatta, tıpkı ilerlemenin kendisinin meydan okuduğu dinler gibi, seküler bir dine dönüştüğü sıklıkla dile getirilen eleştirilerden. Bu tarz bir eleştirel bakışı, elimizdeki çalışmasının esas amacı olarak belirleyen Ronald Wright da, tarihten silinip giden büyük medeniyetlerin serencamı üzerinden ilerlemenin, aklın ötesine geçip felakete götüren iç mantığını sorguluyor. “Yeryüzündeki çölleri süsleyen devasa kalıntıların çoğu ilerleme tuzaklarının heykelleridir,” diyen Wright, Sümerler, Mayalar, Mezopotamya, Roma, Mısır ve Çin gibi, bir zamanlar güçlü, karmaşık ve gösterişli uygarlıkların, ders alınacak yazgıları aracılığıyla ilerleme mitiyle hesaplaşıyor.