Eric H. Cline – Üç Taş Bir Duvar (2019)

‘Üç Taş Bir Duvar’, arkeolojinin heyecan verici dünyasını, alanın önde gelen arkeologları ile en meşhur kazılarını merkeze alarak anlatan, konuya giriş yapmak isteyenler için çok iyi bir rehber.

Kendisi de çok sayıda kazıya katılmış arkeolog Eric Cline bu kitabında, Howard Carter’ın 1922’de Tutankhamun’un mezarını keşfedişinden Troia’yı kazan Schliemann’a ve keşifleriyle insanın kökenine dair kavrayışımıza önemli katkıda bulunan Mary Leakey’e kadar pek çok ismi karşımıza çıkarıyor.

Yazar bununla da yetinmeyerek, arkeolojinin nasıl bir bilim olduğu konusunda da bizi aydınlatıyor.

Cline, arkeologlar nereyi kazacağını nasıl biliyor, kazılar ne şekilde yapılır ve bir şeyin kaç yaşında olduğu nasıl bilinir gibi, sıklıkla aklımıza gelen sorulara yanıtlar veriyor.

Kitabın, arkeolojinin en büyüklerinin etkileyici bir dökümünü çıkarmasıyla çok önemli olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Eric H. Cline – Üç Taş Bir Duvar: Arkeolojinin Öyküsü, çeviren: Selahattin Karagöz, Alfa Yayınları, arkeoloji, 525 sayfa, 2019

Erhan Altunay – İstanbul’un Pagan Çağı (2019)

Avrasya Boğaz tüp geçit projesi kapsamında Yenikapı’da devam eden çalışmalar sırasında, Tayyip Erdoğan’ın, “Üç beş çanak çömlek Marmaray’ı dört yıl geciktirdi. Yazık değil mi günah değil mi?” dediği Theodosius limanının devamı ortaya çıkarılmıştı.

Peki, Theodosius limanının önemi nedir?

Limanın asıl önemi, neolitik dönem buluntularıyla birlikte İstanbul’un tarihini tam 8 bin 500 yıl geriye götürmesi.

Başka bir deyişle bu kazılardan edinilen bulgularla İstanbul’un ilk çağlarına, yani şehrin Hıristiyanlığın hâkimiyetine kadar geçen sürecine gidebiliyoruz.

İşte Erhan Altunay’ın bu çalışması, Marmaray kazıları sayesinde nasıl muazzam bir kaynağa kavuştuğumuzu gözler önüne sermesiyle çok önemli.

Altunay burada, İstanbul’un pagan çağında neler yaşandığını ve bu kadim şehrin kuruluş efsanesini anlatıyor.

Çalışmayı, İstanbul’un antik tarihi hakkında kaçırılmayacak bir kaynak olarak öneriyoruz.

  • Künye: Erhan Altunay – İstanbul’un Pagan Çağı: Bizans Öncesi İstanbul, Destek Yayınları, arkeoloji, 152 sayfa, 2019

Mehmet Özdoğan – Hammaddeden Ustalara (2019)

Türkiye’de arkeoloji alanında yaptığı çalışmalarla haklı bir üne sahip Mehmet Özdoğan’ı, aynı zamanda, 1980 yılından itibaren verdiği “Malzeme Bilgisi” dersiyle de biliriz.

Özdoğan’ın 2010 yılına kadar sürekli geliştirerek verdiği söz konusu dersinin asıl önemi, arkeolojik buluntuların yalnız biçimsel yönleriyle değil, hammadde özellikleri ve yapım teknolojisi bilgisiyle birlikte ele alınması gerektiği gerçeğinden yola çıkmasıydı.

İşte Özdoğan’ın hem bu dersinin hem de Yakındoğu arkeolojisinde tarihöncesi alanında araştırma, kazı, yayın, eğitim ve koruma alanındaki çalışmalarından edindiği deneyimle hazırladığı elimizdeki kitabı, tarihöncesi dönemlerde kullanılan buluntu türlerini ve bunların yapım yöntemlerini kapsamlı bir şekilde açıklıyor.

Bilhassa arkeoloji öğrenimine yeni başlayan öğrencilere çok yardımı dokunacak çalışma, tarihin her döneminde kullanılmış başlıca hammadde türlerinin özelliklerini, bunların işlenmesinde kullanılan yöntemleri ve adı sıkça geçen bazı buluntu türlerini de ele alıyor.

Kitap, Türkiye’de ilk kez malzeme ile hammadde ve teknoloji ilişkisi üzerine çeviri olmayan Türkçe terimlerin kullanıldığı bir başvuru kaynağı oluşuyla ayrıca önemli.

  • Künye: Mehmet Özdoğan – Hammaddeden Ustalara: Tarihöncesi Arkeolojisinde Malzeme (Yontmataş, Sürtmetaş, Boynuz, Diş, Kil, Çanak Çömlek), Arkeoloji ve Sanat Yayınları, arkeoloji, 299 sayfa, 2019

Derya Yalçıklı – Anadolu’da Neolitik Çağ’da Şaman İnancı (2019)

Bu kitap, Anadolu’da az sayıda bilinen mağara resimlerine çok iyi bir katkı yapmasıyla özellikle önem arz ediyor.

Derya Yalçıklı ‘Anadolu’da Neolitik Çağ’da Şaman İnancı’nda, son yıllarda iki farklı mağarada keşfedilmiş Neolitik Çağ’a tarihlendirilen altın değerinde mağara resimlerini ele alıyor.

Bu resimlerin önemi, resimlerde ele alınan konuların Neolitik Çağ inanç sisteminde şamanın varlığı hakkındaki görüşlere yeni katkılar sunması.

Yalçıklı, resimlerde Şamanizm inanç sistemine has yaşam ve ölüm anlayışının çeşitli safhalarının bu nasıl aktarıldığını ve resimlerin günümüzde süregelen birçok yönden farklılaşmış şaman inanç sisteminin temelleri hakkında bize ne gibi aydınlatıcı bilgiler verdiğini irdeliyor.

Çalışma, bu resimlerden yola çıkarak şaman olgusunun tarihsel süreci içinde Anadolu’da yadsınamaz bir yerinin olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Derya Yalçıklı – Anadolu’da Neolitik Çağ’da Şaman İnancı, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, arkeoloji, 92 sayfa, 2019

Ömür Harmanşah – Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt (2015)

Eskiçağ metinlerini, arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarıyla çevre ve mekân analizleri ışığında ele alan özgün bir eser.

Kent mekânlarının toplumsal bellek ve kimliği şekillendirdiği, bunun yanı sıra mekân kurma pratiğinin siyasi bir edim olduğu, Ömür Harmanşah’ın çalışmasının temel tezi.

Kitapta,

  • Anadolu ve yukarı Mezopotamya’da çevre ve tarih,
  • Bölgesel yüzey araştırmalarının bize neler anlattığı,
  • Geç Hitit coğrafyasında kentleşme, anıt ve tören,
  • Kaya anıtları, yeni kentler ve sömürge peyzajları,
  • Malatya’da mahal ve mekân,
  • Konar göçerlerin yerleşik hayata geçmesi,
  • Asur imparatorluk coğrafyasının kuruluşu,
  • Dönüşen bir dünyada kentler, coğrafyalar ve siyasi aktörler,
  • Dicle ve Fırat boyunda kurulan kentler,
  • Asur kaya anıtları,
  • Yukarı Mezopotamya kentlerinde planlama ve kentsel kurulum özellikleri,
  • Mimari teknolojiler ve kentsel mekânın poetikası,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Çalışma, özellikle kent kurma pratiğinin kültürel tarihini sunmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Ömür Harmanşah – Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt, çeviren: Fügen Yavuz, Koç Üniversitesi Yayınları, arkeoloji, 358 sayfa, 2015

Sergen Çirkin – Güney Sibirya Arkeolojisi ve Şamanizm (2019)

Sert ve zorlu bir iklime sahip Sibirya, yaklaşık 13 milyon kilometrelik yüzölçümüne sahip.

Arkeolog Sergen Çirkin’in eldeki çalışması ise, Sibirya coğrafyasının güney hattının arkeolojisi ve buna ek olarak bu bölgedeki kültür ve inançlar hakkında iyi bir rehber.

Çirkin burada, özellikle Şamanizm ve atalar kültü gibi inançları kapsamlı bir şekilde irdeliyor ve daha da önemlisi bunları, bölgeye dair arkeolojik bulgular ve etnografik verilerle zenginleştiriyor.

Tarih öncesinden modern çağa uzanan Şamanizmin nasıl bir inanç sistemi olduğu ve bu inanç sisteminin bugün Ural-Altay halklarının gündelik hayatları ve bilinçaltlarında nasıl yer ettiği hakkında aydınlanmak isteyenler kaçırmasın.

  • Künye: Sergen Çirkin – Güney Sibirya Arkeolojisi ve Şamanizm, Yapı Kredi Yayınları, arkeoloji, 480 sayfa, 2019

Ahmet Vasfi Pekin – Foça Tarihi (2015)

Kuruluşundan 1923 yılına kadar gelen zaman dilimi içinde Ege’nin tarihi yerleşim yerlerinden Foça’nın hayat hikâyesi.

Tarih öncesi zamanlarda Ege, Ege göçleri sonucunda Foça’nın kuruluşu, Foça’nın deniz ticareti ve kolonileri, Roma döneminde Foça, tarihteki ünlü Foçalılar ve Foça’nın felsefe, bilim ve sanata katkıları, Pekin’in aydınlattığı bazı konular.

  • Künye: Ahmet Vasfi Pekin – Foça Tarihi, Ege Yayınları

Kolektif – Arkeoloji: Tarihin ve Kültürün Yapılandırılması (2019)

Arkeolojinin değerlerden azade, nesnel bir bilim dalı olduğu varsayılır.

Fakat son zamanlarda sürdürülen pek çok tartışmadan da gördüğümüz gibi, arkeoloji iktidarların işine yarayacak bir silah gibi kullanılageldi.

İşte bu kitapta bir araya getirilen makaleler de, arkeolojiye politik ve etik çerçevelerden bakmaları ve söz konusu tartışmalara yetkin bir katkı sunmalarıyla büyük öneme haiz.

Kitapta,

  • Bir kolonyal söylem olarak arkeolojinin tarihi,
  • Kolonyal denetim altındaki Batı-dışı kültürler hakkında bilgi üreten Batılı bir iktidar aygıtı olarak arkeoloji,
  • İsrail devletinin kuruluşunda arkeolojinin oynadığı rol,
  • Arkeolojik çalışmaların, Filistin topraklarını Yahudilerin kadim ulusal yurdu olarak nasıl baştan yarattığı,
  • Amerikan işgali zamanlarında Irak’ta arkeologların, Irak’ın kültürel mirasını kurtarma adı altında işgalci ordularla yaptığı gönüllü işbirliği…

Bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu tartışmaya açan kitap, sıradan okurlar kadar konunun uzmanlarını da arkeoloji üzerine daha derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Ayşe Boren’in sunuşuyla açılan kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Oscar Moro-Abadí, Neil Asher Silberman, Nadia Abu El Haj, Susanne Leeb ve Yannis Hamilakis.

  • Künye: Kolektif – Arkeoloji: Tarihin ve Kültürün Yapılandırılması, derleyen: Ayşe Boren, İletişim Yayınları, arkeoloji, 205 sayfa, 2018

Nigel Rodgers – Antik Yunan (2015)

Nigel Rodgers’tan arkeoloji, sanat ve tarih meraklıları için, 1000 fotoğraf eşliğinde Antik Yunan hakkında kapsamlı bir rehber.

Antik Yunan’ın siyasi ve askeri tarihinden Atina’nın Altın Çağı’na, Büyük İskender’den Antik Yunan’ın dünya sanatı, mimarisi ve toplumunun doğuşu üzerindeki etkilerine, pek çok detay burada.

  • Künye: Nigel Rodgers – Antik Yunan, çeviren: Ülkü Evrim Uysal, İş Kültür Yayınları

Ulaş Töre Sivrioğlu – İslam Sanatında Antik Figürler (2018)

İslam sanatı erken dönemlerinde mozaik, fresk, kitap resmi, kabartma ve heykel gibi Yunan-Roma ve Eski Önasya kültürlerine özgü sanat biçimlerine sıklıkla başvurmuştu.

Bu, bilmeyenler açısından oldukça şaşırtıcı bir durumdur.

Zira İslam sanatı denilince akla doğal olarak ebru, tezhip, minyatür ve hat gibi geleneksel dallar gelir.

Öte yandan İslam sanatındaki antik etkiler, arkeologlar tarafından ilk keşfedildiğinde de şaşkınlıkla karşılanmıştı.

Örneğin, arkeolojinin bir disiplin olarak doğduğu dönemlerde, mozaiklerle, erotik temalı duvar resimleriyle ya da Hellenistik üslupta heykellerle bezeli Emevi sarayları keşfedildiğinde, kimse bunların Müslümanlar tarafından inşa edildiğine inanmamıştı.

İşte Ulaş Töre Sivrioğlu’nun bu değerli çalışması, Erken İslam sanatında yaygın olan, fakat bugün unutulmuşluğa terk edilen söz konusu sanatsal ve estetik tavrı ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Sivrioğlu kitabında, bu etkiyi gözler önüne sermekle kalmıyor, aynı zamanda bu etkiyi doğuran siyasi ve sosyal etkenleri de çözümlüyor.

Hellenistik ve antik dönem kültür, felsefe ve edebiyatının İslam dünyası üzerindeki etkileri hakkında yapılmış muhtelif çalışmalar bulunuyor.

Sivrioğlu’nun eserini özgün kılan bir diğer husus ise, Hellenistik ve antik kültürün İslam kültür ve medeniyeti üzerindeki maddi etkilerini açıklaması.

Kitap, bu konuda aydınlanmak isteyenlerin fazlasıyla ilgisini çekecektir diye düşünüyoruz.

  • Künye: Ulaş Töre Sivrioğlu – İslam Sanatında Antik Figürler, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, sanat tarihi, 99 sayfa, 2018