Eric R. Kandel – Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz (2020)

Beyin büyük bir muamma olmaya devam ediyor.

İşin iyi tarafı ise, bu konuda gün geçtikçe daha umut verici keşiflerin ortaya konması.

Bu keşiflerde kuşkusuz en büyük payı olan isimlerden biri de, Nobel ödüllü sinirbilimci Eric Kandel.

Sinirbilimciler ile nöropsikiyatristin yanı sıra, konuya ilgi duyan herkesin muhakkak okuması gereken kitap, beynin ve insan zihninin işleyişine ışık tutuyor, ayrıca bu konuda yapılmış en güncel çalışmaların sonuçlarını paylaşıyor.

Beynin fiziksel yapısının dünyayla ilişkilenmemizi nasıl etkilediği, beynimizin milyarlarca sinir hücresinin gönderdiği sinyallerle bilincimizi, duygularımızı, dili ve sanatı nasıl kodladığını, karmaşık sinir ağlarında ortaya çıkan aksaklıkların otizm, depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara nasıl dönüştüğünü ve bunun gibi pek çok ilginç konuyu irdeliyor.

Kandel bütün bunların yanı sıra, alanda yapılmış psikiyatrik araştırmaları, tanı ve tedavi yöntemlerini, keşif ve araştırmaların tarihsel gelişimini ve güncel tedavi yaklaşımlarını da sistemli bir bakışla anlatıyor.

  • Künye: Eric R. Kandel – Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz, çeviren: Işık Doğangün, Kolektif Kitap, bilim, 280 sayfa, 2020

Carlo Rovelli – Zamanın Düzeni (2020)

Zaman, bilimin de felsefenin de hakkında en çok tartıştığı konulardan biridir.

Bu çok doğal, çünkü insan olarak bizler de neredeyse sürekli zaman üzerine düşünüp dururuz.

Carlo Rovelli’nin kaleme aldığı ‘Zamanın Düzeni’ ise, bilim, felsefe ve edebiyatı buluşturan çok güzel bir kitap.

Rovelli, uçsuz bucaksız gibi görünen, farklı yerlerde farklı hızlarda akan zamanın, kendimizi daha iyi anlamak açısından bize neler söyleyebileceği üzerine düşünüyor.

Rovelli’ye göre, zamanı anlayabilmemiz için kendimiz üzerine, kendimizi anlayabilmek için de zaman üzerine düşünmemiz gerekiyor.

Yine yazara göre, zaman kavramı hakkındaki pek çok tartışmanın akıl karıştırıcı olmasının tek nedeni bu kavramın karmaşık ve katmanlı özelliğinin farkında olmamalarıdır.

Bu nedenle de, farklı katmanların birbirlerinden bağımsız olduklarını görmeme hatasına düşerler.

“Gelmeyecek bir geleceğe karşı arzu duyuyoruz. Belleğin ve öngörünün açtığı bu alan, bizi belki bazen kaygılandıran ama özünde bir lütuf olan zamandır.” diyen Rovelli, edebi yetkinliğiyle de öne çıkan kitabında, bizi zaman üzerine daha derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Kitaptan iki alıntı daha:

“’Şimdi’ kavramı işe yaramaz; uçsuz bucaksız evrende mantıklı şekilde ‘şimdi’ diyebileceğimiz hiçbir şey yoktur.”

“Bizim için zaman işte budur: Çok katmanlı, karmaşık, farklı yaklaşık kestirimlerden gelen çok sayıda farklı özelliği olan bir kavram.”

  • Künye: Carlo Rovelli – Zamanın Düzeni, çeviren: Tolga Esmer, Tellekt Kitap, bilim, 168 sayfa, 2020

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri (2020)

Hayvan sömürüsü hayatımızın her alanında var.

Fakat türcülük, öylesine gözümüzü kör etmiş ki, şiddete, adaletsizliğe ve yaşam hakkı ihlaline maruz kalan hayvanları sürekli görmezden geliyoruz.

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu imzalı bu nitelikli çalışma ise, hayvanların vahşice sömürüldüğü ve çoğunlukla ses etmediğimiz başka bir sorunu, bilim dünyasındaki hayvan deneylerini tartışmaya açıyor.

Hayvan deneyleri, çoğunlukla farkında olmasak da, hayatımızın her alanında var.

Hastayken kullandığımız ilaçlarda, bindiğimiz aracın yakıtında, çantamızdaki kozmetik ürünlerde, ofisimizdeki kalemin mürekkebinde, elimizdeki cep telefonunda, kısacası yaşamımızın her saniyesinde var.

Tüm dünyada bilim insanları hayvan deneylerine karşı dernekler ve organizasyonlar kuruyor, fakat Türkiye’de bu mücadelede bilim insanlarının oldukça geride durduğu görülüyor.

Daha da vahimi, bu kadar önemli bir konuyla ilgili Türkçede şu ana kadar yazılmış herhangi bir kaynak da yok.

İşte bu konuda bir ilk olan kitap, günümüz bilim dünyasının hayvan deneylerine karşı oluşundaki bilimsel ve ahlaki gerekçeleri ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor, böylece bizde de benzer bir girişime öncülük edecek teorik zemini kuruyor.

Kitap, yakın zamanda vakitsiz bir şekilde aramızdan ayrılan hayvan hakları savunucusu ve vicdani retçi Burak Özgüner’in anısına ithaf edilmiş.

  • Künye: Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri: Hayvanlar Bizim İçin mi Var?, Yeni İnsan Yayınevi, hayvan, 240 sayfa, 2020

Byron Reese – Yapay Zekâ Çağı (2020)

Yapay zekâ; ateş, tarım, tekerlek ve yazı gibi tarihin yönünü tümüyle değiştirecek icatlardan biri midir, yoksa insanlığın sonunu getirecek bir felaket midir?

Kimilerine göre bugün, dördüncü bir çağın, yapay zekâ çağının başlangıcındayız ve bu günler, geleceğimizi kökten dönüştürecek nitelikte potansiyellere sahip.

Byron Reese’in bu rehber kitabı da, yapay zekâ çağına dair akla gelen bütün sorulara yanıt veriyor.

Kitap, günümüze kadar gelen süreçte insanlığın nasıl bir gelişim kat ettiğini inceleyerek açılıyor.

Reese burada, insanlığın hem doğaya hem de otoritelere karşı verdiği bin yılları bulan mücadelenin bugüne, yani bilgisayarların ve makinelerin yüzyılına nasıl ulaştığını adım adım izliyor.

Ardından yapay zekânın günümüz insanlığı için ne anlama geldiğini irdeleyen Reese, felsefeden sinemaya, tarihten mühendisliğe uzanarak yapay zekânın ne gibi dönüşümlere vesile olabileceğini anlatıyor, aynı zamanda insanları da konu hakkındaki önyargılarıyla hesaplaşmaya çağırıyor.

“Bilgisayarlar herhangi bir şey hissedebilir mi?”, “Bilinç kazanmaları mümkün mü?”, “Eğer bilinçlenirlerse, bu bizi bir insan-robot savaşına yönlendirir mi?” ve “Etiğin bütün bunlar üzerindeki etkisi nedir?” gibi soruların yanıtlarını veren ayrıca bu konudaki kimi hurafelerle de hesaplaşan kitap, okurunu yapay zekâ üzerine daha derinlemesine düşünmeye sevk edecek türden.

  • Künye: Byron Reese – Yapay Zekâ Çağı, çeviren: Mihriban Doğan, Say Yayınları, bilim, 360 sayfa, 2020

Richard P. Feynman – Keşfetmenin Hazzı (2016)

Büyük fizikçi Richard Feynman’ın derslerinde kaydedilen seslerinin ve yazılarının bir koleksiyonu.

Feynman’ın düşünceleri ve yaşamı konusunda önemli ipuçları veren kitapta Feynman, bilimin ne olduğundan keşfetmenin sihirli dünyasına ve bilim ile din arasındaki ilişkiye pek çok konuyu, kendine has tarzıyla yorumluyor.

  • Künye: Richard P. Feynman – Keşfetmenin Hazzı, çeviren: Murat Metehan Türkoğlu, Alfa Yayınları

François Savatier ve Silvana Condemi – Homo Sapiens (2020)

Şimdiye kadar, modern insan ve yakın atalarının atası Homo Sapiens’in, 200 bin yıl önce Doğu Afrika’da ortaya çıktığı düşünülüyordu.

Peki, ya bu doğru değilse?

Ya bu tuhaf tür, bu tarihten çok daha önce de yaşıyorsa?

Son bulgular, onun söz konusu tarihten çok önce, kıtanın her yerinde zaten yaşamakta olduğuna işaret ediyor.

François Savatier ve Silvana Condemi, bilim dünyasında Homo Sapiens’le ilgili son bulguları, gelişmeleri bizimle paylaşıyor.

Kitaptan öğrendiğimize göre, Çin’de çok daha eski fosiller keşfedilene dek, Homo Sapiens’in Afrika’dan 80 bin yıl önce ayrılıp dünyaya yayıldığı düşünülüyordu.

Fakat genetik bilimi, çok da uzun olmayan bir süre öncesine kadar bu gezegeni başka insan türleriyle paylaştığımızı, onlarla gen alışverişi yaptığımızı ortaya koydu.

İşte elimizdeki kitap, bu ve bunun gibi, Homo Sapiens’e ilişkin son haberler konusunda bizi aydınlatıyor ve bunu yaparken de, insanın evriminin Australopithecus’tan Neolitik Çağ’a kadar uzanan etkileyici öyküsünü sunuyor.

  • Künye: François Savatier ve Silvana Condemi – Homo Sapiens, çeviren: Fatmagül Ezici, Say Yayınları, bilim, 160 sayfa, 2020

Taner Akpınar – Pedagojik Tahakküm (2020)

Barış imzacılarının başına gelenlere baktığımızda da gördüğümüz gibi, üniversiteler, tarihsel süreçte büyük ölçüde egemen sınıfların tahakkümü altında güç ve iktidar ilişkilerinin yeniden üretimine katkı sunan bir işlev gördü.

Bugünkü üniversiteler de, neredeyse tümüyle egemen konumdaki yeni liberal ideolojinin tahakkümü altındadır.

Taner Akpınar’ın bu önemli çalışması ise, bu tahakkümü sosyal bilimlerdeki öğretim süreçlerini merkeze alarak inceliyor.

Akpınar, sosyal bilimlerdeki öğretim süreçlerinin, pedagojik olarak, tümüyle egemen ideolojiye göre kurgulandığını gözler önüne seriyor.

Çok değerli bir ifşa olarak okunabilecek kitap, sosyal bilim öğretimi görenlere, egemen ideolojinin hangi araçlar ve yollara başvurarak tümüyle taraflı yaklaşımını, nesnel bilimsel gerçekliğin kendisiymiş gibi aşıladığını gösteriyor.

  • Künye: Taner Akpınar – Pedagojik Tahakküm: Sosyal Bilim Öğretiminde Pedagojik Sorunlar, Nika Yayınevi, bilim, 135 sayfa, 2020

Ayfer Veziroğlu – Hidrojen Romantiği (2016)

Hidrojen enerjisi alanında yıllarca çalışmış; hayatını, dünyanın daha yaşanılır bir yer haline gelmesine adamış ve başarılarıyla dünya çapında üne kavuşmuş Prof. Turhan Nejat Veziroğlu’nun hayatı ve çalışmaları.

Veziroğlu, hidrojen enerjisinin petrolün kullanıldığı her yerde kullanılabileceğini belirterek alternatif enerjiler hakkında bizi aydınlatıyor.

  • Künye: Ayfer Veziroğlu – Hidrojen Romantiği, kendi yayını

Carolyn Collins Petersen – Evren 101 (2016)

Güneş sisteminden kara deliklere evren hakkında bilinmesi gereken hemen her şey, bu kitapta.

Carolyn Collins Peterson, hem bu konuda merak edilenleri açıklıyor, hem de kendi evimizin balkonundan evreni nasıl keşfedebileceğimizi ve bütün gökyüzü gözlemcilerinin başının belası olan ışık kirliliğini azaltmak için neler yapabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Carolyn Collins Petersen – Evren 101, çeviren: Özlem Özarpacı, Say Yayınları

Marcia Bjornerud – Yeryüzünün Zamanı (2020)

Dünyanın kendine has bir temposu, zaman ölçeği vardır.

Fakat insanoğlu, çoğunlukla şimdi odaklı yaşar, o yüzden de dünya ile ilişkisinde herhangi bir zaman bilincine sahip değildir.

İşte ‘Yeryüzünün Zamanı’, tam da bu konuyla ilgili güzel bir çalışma.

Jeolog Marcia Bjornerud, dünyanın bizden önceki zamanları hakkındaki çocukça ilgisizliğimizi ve cahilliğimizi çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor, bugün yaşadığımız sorunların asıl sebebinin doğa yasalarına aldırış etmediğimiz için yaşandığını gözler önüne seriyor.

Yeryüzünün görkemli hikâyesi olarak okunabilecek kitap, durum saptaması yapmakla yetinmeyerek bu sakat ilişkiyi nasıl onarabileceğimiz üzerine de düşünüyor.

Bjornerud bizi, yeryüzünü tanımaya, onun ritimlerini öğrenmeye, kaynaklarının ne kadar zorlu süreçlerden sonra oluştuğuna, geçmişte yaşanan büyük çevre felaketleri ve toplu yok oluşların sebeplerinin neler olduğuna daha yakından bakmaya davet ediyor.

2019 yılında Amerikan Yayıncılar Birliği’nin PROSE Ödülü’ne layık görülen ‘Yeryüzünün Zamanı’, basitleştirilmiş bir jeolojik zaman çizelgesi ve dünyadaki fenomenlerin süre ve hızlarına dair aydınlatıcı ek metinler de barındırıyor.

  • Künye: Marcia Bjornerud – Yeryüzünün Zamanı: Bir Jeolog Gibi Düşünerek Dünyayı Kurtarabilir miyiz?, çeviren: Raşit Gürdilek, Metis Yayınları, bilim, 216 sayfa, 2020