Guillermo Cabrera Infante – Şehirler Kitabı (2008)

Guillermo Cabrera Infante en çok, Küba devrimini anlattığı ‘Kapanda Üç Kaplan’la hatırlanır.

Yazar, ülkede devrim öncesinde, Batista döneminin son kargaşalı döneminde geçen yapıtında, adım adım gelen devrimin Küba’nın gece hayatı başta olmak üzere, ülkenin tüm çerçevesini nasıl dönüştürdüğünü, kendine has bir üslupla hikâye etmişti.

Infante’nin ‘Şehirler Kitabı’ ise, dünyanın ünlü kentlerine odaklanan denemelerden oluşuyor. Londra, Brüksel, Roma, Berlin, New York, Los Angeles, Venedik, Paris ve Havana, bu denemelerde karşımıza çıkan şehirler.

“Havana’nın görkemini başka kentlerde aradım,” diyen Infante, tarihte yıkılıp yeniden yaratılmış şehirlerin, bu şehirlerle simgelenen filmlerin, kitapların, sanatların, müziklerin, hatta kurgu kişilerinin izini sürüyor. Dünyanın önemli şehirlerini, Infante’nin özgün üslubuyla okumak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Guillermo Cabrera Infante – Şehirler Kitabı, çeviren: Zeynep Önal, Can Yayınları, deneme, 233 sayfa

Thomas Bernhard – Hakikatin İzinde (2017)

Avusturya edebiyatının parlayan yıldızı Thomas Bernhard külliyatına elimizdeki bu çok güzel katkı, yazarın konuşmaları, okur mektupları, söyleşileri ve edebiyat yazılarını bir araya getiriyor.

Bernhard burada ölümsüzlük, intihar, hakikat, ölüm, geçmiş, günümüzde yazarlık, yazarlığın anlamı ve anlamsızlığı, edebiyat ve felsefe ilişkisi gibi konular üzerine düşünüyor ve bunu yaparken de kendine özgü aksiliği ve dürüstlüğünden taviz vermiyor.

Kitapta ayrıca, Bernhard’ın Arthur Rimbaud, Josef Weinheber, Georg Trakl ve Bernhard Minetti gibi isimler üzerine kaleme aldığı zevkle okunacak edebiyat incelemeleri de yer alıyor.

Künye: Thomas Bernhard – Hakikatin İzinde, çeviren: M. Sami Türk, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 284 sayfa

Ebubekir Eroğlu – Çalkantı ve Dalga (2008)

‘Çalkantı ve Dalga’, şair kimliğiyle de bilinen Ebubekir Eroğlu’nun denemelerini bir araya getiriyor.

Kitabın iki bölümünden olan “Dalga”da, tarihten günümüze uzanan varlığıyla insanın kendisi anlatılıyor.

Var olma duygusu, bilinç, hayal kurma, zihin, irade, kemdilik bilinci, kimlik, öteki ve yaratıcının varlığını hissetmek, Eroğlu’nun bu bölümdeki anahtar kelimeleri.

Kitabın ikinci bölümü olan “Çalkantı” ise insan ve toplumsallık ilişkisinin ve bu ilişkinin beraberinde getirdiklerinin merkeze alındığı yazılardan oluşuyor.

Birey ve toplum arasındaki gerilimler; demokrasi ve hukuk; edebiyat ve etik ilişkisi ise Eroğlu’nun bu bölümdeki denemelerinin başlıca çerçevesini oluşturuyor.

  • Künye: Ebubekir Eroğlu – Çalkantı ve Dalga, Timaş Yayınları, deneme, 384 sayfa

Italo Calvino – Kum Koleksiyonu (2008)

Italo Calvino’nun usta bir ayrıntı kâşifi olduğunu ve bu ayrıntıları okuru cezbedecek, onu heyecanlandıracak ve şaşırtacak bir biçimde ele aldığını iyi biliyoruz.

Yazarın denemelerini topladığı ‘Kum Koleksiyonu’ için de bunun en iyi örneklerinden biridir diyebiliriz.

Calvino’nun ansiklopedi merakı ve farklı uzmanlıklara duyduğu ilgi, denemelerin asıl çerçevesini oluşturuyor.

Calvino bir dizi nesne aracılığıyla bir tarihin izini sürüyor: eski dünya haritaları, balmumu mankenler, kil çiviyazı tabletleri, popüler baskılar, kabile kültürleri kalıntıları, yazarın kullandığı nesnelerden birkaçı.

Denemelerdeki konu zenginliği ve okur için hazırlanan sürprizler, kitabın diğer dikkat çeken yönleri.

Kitapta ayrıca, Calvino’nun Japonya, Meksika ve İran’a yapmış olduğu gezilerinin izlenimlerinin bulunduğunu da belirtelim.

  • Künye: Italo Calvino – Kum Koleksiyonu, çeviren: Kemal Atakay, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 214 sayfa

Hayrettin Ökçesiz – Düşündüşlem Deyişler (2008)

Muhtelif eserleri yayınlanan Hayrettin Ökçesiz, en çok ‘Sivil İtaatsizlik’ isimli ufuk açan kitabıyla hatırlanır.

Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyoloji anabilim dalı öğretim üyesi Ökçesiz’in son kitabı ‘Düşündüşlem Deyişler’i ise felsefi temalardaki deyişlerden oluşuyor.

Kitabının bir yerinde “Elbette kimsenin kötülüğünü istememelidir. Ama iyiliğini de zinhar istememeli. İnsanlara kendi iyiliklerini kendilerinin isteyebilmelerine olanak sağlayacak koşulları sağlamalı yalnızca. Onlar için isteyebileceğimiz en büyük ve tek iyilik budur. Gerisi işgüzarlıktır,” diyen Ökçesiz, uzun yıllardır kâğıda döktüğü aforizmalarını ve deyişlerini okurla paylaşıyor.

Sağlıklı olmak, verimli yaşamak, mutlu olmak, kalıcılığı istemek, kitaplar, insan, kuralcılık, tutku, toplum, çocukluk, yaratmak ve bilgi, Ökçesiz’in deyişlerinin odaklandığı birkaç konu.

  • Künye: Hayrettin Ökçesiz – Düşündüşlem Deyişler, Yeni İnsan Yayınevi, felsefe, 112 sayfa

Can Yücel – Düzünden: Can’dan Yazılar 1 (2008)

Can Yücel’in toplu yazılarının ilk cildini oluşturan ‘Düzünden’, Yücel’in 1967’de Ant dergisinde düzenli olarak başladığı gazete/dergi yazarlığının 1992’ye kadar olan kesitini kapsıyor.

Bu süre, otuz yıllık bir zaman aralığına tekabül eder ki, tüm olumsuzluklar bir yana, Türkiye bu dönemde iki askeri darbe yaşadı.

Yücel bu kötü durumda bile, hapis yatmak dâhil bütün bedelleri ödeyerek şiirinden ve yazılarından vazgeçmedi.

İşte burada bir araya getirilen yazılar, dürüst ve duruşundan ödün vermeyen isimlerden Can Baba’nın zengin külliyatına katkıda bulunuyor.

Sakınmasız eleştiri, politik mizah, fıkra ve yerginin bu usta isminin yazıları, yeni bir baskıyla okurun karşısında.

  • Künye: Can Yücel – Düzünden: Can’dan Yazılar 1, Doğan Kitap, makale, 660 Sayfa

Ali Mert – Kumdan Kitap (2008)

Ali Mert’in ‘Bitişik Şehir ve Medya Hikâyeleri’ alt başlıklı ‘Kumdan Kitap’ında, daha önce yayınladığı ‘Çöpten Kitap’ından da aşina olunan yergi ağırlıklı metinler yer alıyor.

Söz konusu yergi, hele Türkiye gibi muazzam çarpıklıkların ve aynı zamanda kirlenmişliklerin de yaşandığı bir coğrafyaya isyansa eğer, Mert’in bunu sağlam argümanlar ve iyi bir üslupla ifade ettiğini söylemekte fayda var.

Türkiye’de zengin/fakir arasındaki uçurum, medyanın içinde bulunduğu çürüme, günümüz bireyinin açmazları, iş dünyasındaki sınır tanımaz hırs, kısacası her aklıselimin sinir ve sabır sınırlarını zorlayan konular, Mert’in politik mizahın güzel bir örneği olan bu metinlerinden okura süzülüyor.

  • Künye: Ali Mert – Kumdan Kitap, Yordam Kitap, deneme, 239 Sayfa

Virginia Woolf – Benlik Üzerine Denemeler (2017)

Virginia Woolf’un, şu ana kadar üzerine çokça tartışılmış ve halen tartışılan “benlik” kavramını irdelediği denemeleri…

Yazar burada, “Ben kimim?”, “Diğer herkes kim?” gibi sorularda vücut bulan, sonlu benliğin tabiatı ya da bireysel deneyimin nasıl kavranıp ayırt edilebileceği ve aktarılabileceği üzerine ayrıntılı bir bakışla düşünüyor.

Yazara göre her bireysel benlik herhangi birileridir, herkestir ama yine de her bir benlik tamamen bambaşkadır.

Öte yandan her benlik yeryüzünde bir kez, etrafındaki her şeyle; gerçeklikle, toplumla, sıradan hayatın güzellikleri, zevkleri ve trajedileriyle bir çarpışma anında var olur.

Woolf’un buradaki denemelerinde “benlik” merkezi rolde olsa da, yazarın farklı konulara dair fikirlerini de sunuyor.

Modern kurmaca, kurmaca karakter, kitap nasıl okunmalı, kadınlar için meslekler ve insani sanat, bunlardan birkaçı.

  • Künye: Virginia Woolf – Benlik Üzerine Denemeler, derleyen: Joanna Kavenna, çeviren: Esra Çakıruylası, Ayrıntı Yayınları, deneme, 144 sayfa

Bedrettin Aykın – Şiirin Arka Odası (2008)

Bedrettin Aykın’ın ‘Şiirin Arka Odası’ isimli bu kitabı, yazarın şiire odaklanan denemelerinden oluşuyor.

Kitapta şiir merkezli denemeler dışında, kadın şairler, ötekilik durumu, toplumsal mücadeleler, yazarlıkta eylem ilişkisi ve düşünce özgürlüğü gibi konuları ele alan metinler de yer alıyor.

Yine kitapta, Aykın’ın şairler, yazarlar ve yapıtları üzerine kaleme aldığı denemeler de bulunuyor.

Bedrettin Aykın, ilk şiirini 1962 yılında, İmece dergisinde yayımladı.

Ayrıca ‘Gecede Söylenen Türküler’ adlı dosyasıyla da, 1984 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü’nü kazandı.

Aykın, bugüne kadar birçok kitaba imza attı.

  • Künye: Bedrettin Aykın – Şiirin Arka Odası, Belge Yayınları, deneme, 227 sayfa

Cem Kızıltuğ – Doku (2014)

Gündelik hayatın içinde görmezden gelinen küçük ayrıntıları irdeleyen çizgi denemeler.

Karikatürist Cel Kızıltuğ’un çizimleriyle zenginleştirdiği, bir anlamda hayatın dokusunu irdelemeye koyulan metinler, sonu gelmez rutinin birey üzerindeki etkilerine, yalnızlık ve tefekküre, aşkın karmaşalarına, zevk ve dert sahibi olmaya, içimizdeki yabancıya bakıyor.

  • Künye: Cem Kızıltuğ – Doku, Timaş Yayınları