Hamza Aksüt – Aleviler (2009)

Alevi toplulukları ve dede ocakları tarihi konusunda uzman isimlerden Hamza Aksüt, ‘Aleviler’ başlıklı bu kitabında, Alevi kimliği ve tarihini anlatıyor.

Alevi topluluklarının tarihini, dedelik kurumuyla birlikte ele alan Aksüt, bu tarihin izlerini Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar ve Romlar gibi halklar ile Türkiye, Irak, Suriye ve Bulgaristan gibi, çok geniş coğrafyalarda sürüyor.

Alevilik tarihinin resmi tarihten bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Aksüt, Alevilerin, hem etnisite hem de coğrafi anlamda geniş bir çerçevede değerlendirilmesinden yana.

Çalışmayı nitelikli kılan bir husus da, alan araştırması verilerinden hareket etmesi ve Osmanlı tahrir kayıtlarını kontrol etmesi.

  • Künye: Hamza Aksüt – Aleviler, Yurt Kitap, tarih, 475 sayfa

Rüya Kılıç – Osmanlıdan Cumhuriyete Sufî Geleneğin Taşıyıcıları (2009)

Ağırlıklı olarak sufilik ve sufî çevreler konularında çalışan Rüya Kılıç elimizdeki bu çalışmasında, Osmanlı tarzı sufî geleneğin Cumhuriyet Türkiye’sine nasıl ve hangi şartlarda aktarıldığını inceliyor.

Bu geçiş dönemindeki devamlılık, kırılma ve yeniden yapılanmalara odaklanan Kılıç ayrıca, laik uygulamalarını tarikat üyelerinin nasıl algıladıklarını ve buna ne tür tepkiler verdiklerini de araştırıyor.

İncelemesini, son dönem Melâmileri, Bektâşiler, Mevlevîler ve Nakşibendîler olmak üzere dört tarikat üzerinden yapan Kılıç, İslamî geleneğin bu güçlü damarı hakkında tarihsel ve güncel bir analiz sunuyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – Osmanlıdan Cumhuriyete Sufî Geleneğin Taşıyıcıları, Dergah Yayınları, inceleme, 157 sayfa

Osman Tiftikçi – İslamcılığın Doğuşu (2015)

Cemaleddin Afgani, Mehmet Akif, Seyyid Kutub, Mehmet Zahit Kotku ve Saidi Nursi gibi aktörler ile Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumlar üzerinden Osmanlı’dan günümüze İslamcılığın gelişiminin kapsamlı bir incelemesi.

Osman Tiftikçi’nin çalışması, dinin siyasi pratiğe uyarlandığı özgül bir formunun, yani dincilik olgusunun Türkiye’de günümüze ulaşan versiyonuna düşünsel, politik, ideolojik ve kültürel perspektiflerden bakmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.

  • Künye: Osman Tiftikçi – İslamcılığın Doğuşu, Ceylan Yayınları

Paul Lafargue – Sermaye Dini (2018)

Tarihin ilk zamanlarından bugüne sermaye ve din, birbirleriyle kan kardeşi olageldi.

Tarihin en karanlık dönemlerinde, en büyük kırılma anlarında sermaye dinle, din sermayeyle ittifak kurdu.

Bu müttefiklik durumu, dinlerin etkilerinin eski zamanlara göre azaldığının iddia edildiği günümüzde de halen devam etmekte.

İşte Paul Lafargue da, bu kitabı 130 yıl önce, Fransız İşçi Partisi’nin yayın organı Le Socialiste’te yayınlamıştı.

Bu metin, kapitalizm-din ilişkisini güldürü tarzında ele almasıyla, şimdi klasik haline gelmiş bulunuyor.

Lafargue, Pazar duası, şükür duaları, iman duası gibi kapitalistlerin imanını sağlam kılan dualar ile azılı kapitalist Rotschild için yazdığı “Kapitalist Eyüb Rotschild’in Mersiyeleri”ni de sunuyor.

Yazar, dini ve sermayeyi yeni bir din olarak kabul eden kapitalizmin sıkı bir eleştirisi olarak okunabilecek metinlerinin yapısını da Kitab-ı Mukaddes geleneğine uygun bir şekilde düzenlemiş.

Siyasi hiciv sevenlerin kaçırmak istemeyeceği bir metin.

  • Künye: Paul Lafargue – Sermaye Dini, çeviren: Alev Er, Sel Yayıncılık, siyaset, 93 sayfa, 2018

Ferit Kam – Vahdet-i Vücud (2014)

Yüzyıllardır İslam inancında etkisinden hiçbir şey kaybetmemiş Vahdet-i Vücud anlayışı hakkında, 20. yüzyıl başında yazılmış en iyi eserlerden biri.

Gerek Batı düşüncesindeki şekliyle panteizmi, gerek panteizm ile Vahdet-i Vücud arasındaki benzerlik ve farklılıkları ve gerekse Vahdet-i Vücud konusunda orijinal teorik çerçevesiyle, konuyla ilgilenenler için dört dörtlük bir kaynak.

  • Künye: Ferit Kam – Vahdet-i Vücud, Kapı Yayınları

David I. Kertzer – Papa ve Mussolini (2018)

Tarihte de bugün de, dini kurumların başında bulunan kişilerin ve bizzat bu kurumların kendilerinin faşist diktatörlüklere kol değnekliği yaptığını görüyoruz.

Bu ilişki çok açık ve nettir.

Biz yine de bunun daha eski bir örneğine, Papa XI. Pius’un İtalya diktatörü Mussolini’nin “başarı” merdivenlerini hızla çıktığı ve Avrupa’da faşizmin yükseldiği bir dönemdeki utanç verici konumuna bakalım.

David Kertzer’in bu incelemesi, XI. Pius’un Mussolini’yle imzaladığı ve İtalya ile Roma Katolik Kilisesi arasındaki savaşı sona erdiren Lateran Antlaşması’nı ve sonrasında yaşananları kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Lateran Antlaşması, Kilise ile devletin birbirinden ayrılmasına son vermiş, böylece Mussolini’nin faşist hükümetinin hareket alanı artmış ve Kilise bunu yaparak faşist iktidar ile istekli bir ortaklık gerçekleştirmişti.

Kertzer’in çalışması, diktatörlük ile din ve diktatörlük ile Kilise arasındaki ilişkinin bilinmeyenlerini ortaya koymasıyla, en önemlisi de günümüze ışık tutmasıyla çok önemli.

  • Künye: David I. Kertzer – Papa ve Mussolini: XI. Pius’un Gizli Tarihi ve Avrupa’da Faşizmin Yükselişi, çeviren: Ahmet Arslan, Ayrıntı Yayınları, tarih, 560 sayfa, 2018

Kecia Ali – Cinsel Ahlâk ve İslam (2015)

İslamiyetin verili uygulanışında “hasas konu” kabul edilen cinselliği, İslam ile cinsel ahlâk çerçevesinde tartışan bir çalışma.

Eşitlikçi bir cinsel ahlâkın imkânlarını irdeleyen Müslüman feminist Kecia Ali’nin tüm Müslümanlara çağrısı da, İslam’da ve Müslüman toplumlarında kadınların konumunun yeniden gözden geçirilmesi.

İslam’da kadının konumunu kapsamlı bir şekilde ortaya koyan Ali, çalışmasının devamında da, İslam ahlâkında boşanma, İslam kaynaklarında ve söylemlerinde cariyelik, İslam hukukunda gayrimeşru cinsel ilişki, İslam kaynaklarında “Kadın Sünneti”, Müslüman düşüncesinde eşcinsel yakınlaşma ve Kur’an’da kadın bedenleri ve erkek failliği gibi önemli konuları tartışıyor.

  • Künye: Kecia Ali – Cinsel Ahlâk ve İslam, çeviren: Adnan Bülent Baloğlu, İletişim Yayınları

Mircea Eliade – Dinin Anlamı ve Sosyal Fonksiyonu (2015)

Mircea Eliade’nin, ilk insanın dine yaklaşımından dinin Batı’nın bilimsel incelemelerdeki yerine ve dinler tarihi metodolojisine uzanan bir dizi şahane denemesi, bu kitapta bir araya getirilmiş.

İlk insanın “dindar adam” olduğu ve “kutsalın diyalektiğinin” bütün diyalektik hareketlerden önce gelerek onlara modellik ettiği, Eliade’nin bu kitaptaki orijinal tezlerinden biri.

  • Künye: Mircea Eliade – Dinin Anlamı ve Sosyal Fonksiyonu: Yaratılış Özlemi, çeviren: Mehmet Aydın, Kabalcı Yayınları

İbn Acîbe – Sufilerin El Kitabı (2015)

On sekizinci yüzyılda Fas’ta yaşamış bir âriften, tasavvuf terminolojisinden 140 maddeyi açıklayan bir rehber.

İbn Acîbe, tevbe, dönüşüm, ümit, sabır, şükür, takva, istikamet, zühd, rıza ve teslimiyet, tevekkül, muhabbet ve marifet gibi her bir tasavvuf hakikat ile yolun başlangıcında, ortasında ve sonunda ona eşlik eden hususları açıklıyor.

Kitap, tasavvuf kavramları hakkında aydınlanmak isteyen okurlara ziyadesiyle hitap edecektir.

  • Künye: İbn Acîbe – Sufilerin El Kitabı, çeviren: Ahmet Murat Özel, Hayy Kitap

Guy Haarscher – Laiklik (2018)

Bilinç ve ifade özgürlüğü için verilen uzun mücadelelerin sonucunda kazanılan laikliğin, özellikle Batı’da uzun bir tarihi var.

İşte Guy Haarscher’in bu önemli kitabı da, hem laikliğin gelişimi hem de Batı’da şu an laiklik hakkında yürütülen güncel ve yoğun tartışmaları ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Fransa’da kiliseyle devlet arasında tüm bağları koparan 1905 tarihli yasal düzenleme, o günden bu yana farklı tartışmaların konusu olageldi.

Haarscher’in çalışması da, bu gelişme ekseninde laikliğin bugünkü durumunun geniş bir yorumunu sunuyor.

Kitap, yalnızca laikliğin tarihsel gelişimi ve dönüşümünü kavramak için değil, laikliğin din, bilinç ve ifade özgürlüğü açısından hem günümüzde hem de gelecekte neden vazgeçilmez olduğunu gözler önüne sermesiyle de önemli.

  • Künye: Guy Haarscher – Laiklik, çeviren: Rana Arıkan Pekin, Dost Kitabevi, siyaset, 131 sayfa, 2018