Gözde Aynur Mirza – Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları (2018)

Bizde din, temel felsefe ve değerlerinden ziyade, özellikle son yıllarda yazık ki siyasetin konusu haline gelen bir olgu olmaya, daha açık bir deyişle siyasal aktörler tarafından siyasi ve toplum mühendisliği anlamında işlev üstlenen bir araca dönüştürülmeye başlandı.

Peki, bu durum bizde gerek bireysel ve gerekse toplumsal alanda din olgusunu yaşanma biçimini nasıl dönüştürdü?

İşte Gözde Aynur Mirza’nın bu sağlam çalışması, tam da bu sorunun yanıtını aramasıyla, bu alanda yapılacak çalışmalar için öncü bir yapıt olmaya aday.

Geniş bir konu analizi ve kapsamlı bir bibliyografya barındıran ‘Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları’, aynı ailedeki gençler ile yaşlıların dine yaklaşımları arasındaki farklılıkların, dinselliklerini farklı şekillerde tanımlamalarının ve ibadetlerini farklı şekillerde gerçekleştirmelerinin altındaki faktörlerin izini sürüyor.

Çalışma, bilhassa genç kuşakların dine bakışlarını, onların yeni dinselleşme biçimlerini ve bunun yarattığı yeni anlam dünyası üzerinden düzene ve hakikate nasıl baktıklarını daha iyi kavramak isteyenlere kesinlikle önerilir.

  • Künye: Gözde Aynur Mirza – Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 342 sayfa, 2018

Malcolm Barber – Tapınak Şövalyelerinin Yargılanışı (2009)

Malcolm Barber ‘Tapınak Şövalyelerinin Yargılanışı’nda, tarihte ve bugün Tapınakçılar aleyhinde öne sürülen suçlamaların ne ölçüde doğru olduğunu inceliyor.

Yaklaşık iki yüzyıl boyunca haçlı seferlerinde savaşan Tapınak Şövalyeleri, Fransa Kralı IV. Philippe’in emri ile tutuklanır.

Barber, şövalyelerin, İsa’yı reddetmek, kutsal haçın üzerine tükürmek, uygunsuz biçimde öpüşmek, eşcinsellik ve putlara tapınmak gibi ciddi suçlarla itham edilmesinden, beş yıl süren yargılamalar sonucunda tarikatın feshedilmesine kadar uzanan süreci inceliyor.

Yazar, kazığa dikilerek yakılma ve ömür boyu hapse mahkûm edilme gibi cezalarla sonuçlanan yargılamaları inceliyor.

  • Künye: Malcolm Barber – Tapınak Şövalyelerinin Yargılanışı, çeviren: Nuri Plümer, Phoenix Yayınları, tarih, 608 sayfa

Kolektif – Hakikatin Dârına Durmak: Alevilikte Kadın (2018)

Bilinenin aksine, Alevi toplumunda da kadın erkekle eşit değildir.

Eşitlik algısını yaratan asıl etken, Alevi inancında yer bulan eşitlik söyleminin, toplumsal ya da gündelik hayat pratiğinde de aynı şekilde devam ettiği yanılgısıdır.

Gerçek olan şudur ki, Sünni kesimlerdeki kadınlardan daha az ezilseler de, Alevi kadınları da toplumsal eşitsizlikten ve özgürlük yoksunluğundan ziyadesiyle nasibini almaktadır.

İşte bu çok önemli çalışma, eleştirel bir perspektifle konuya yaklaşan yazarların, Alevilikte kadın sorununu farklı yönleriyle irdeledikleri makalelerini bir araya getiriyor.

Yazarlar, “Bizde kadın-erkek yok, can var” mitinin, kadın özgürlüğü söz konusu olunca, özünde inançla toplumsal pratik arasındaki büyük uçurumu nasıl gizlediğini gözler önüne seriyor.

Kitap, yalnızca Alevi kadınları konusunda değil, genel olarak Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği alanında ve kadın sorunu konusunda yapılmış çalışmalara da önemli katkı sunuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Fatmagül Berktay, Ayfer Karakaya Stump, Gülsüm Depeli, Tahire Erman, Aylin Demir, Şehriban Kaya, Nimet Okan ve Kelime Ata.

  • Künye: Kolektif – Hakikatin Dârına Durmak: Alevilikte Kadın, hazırlayan: Bedriye Poyraz, Dipnot Yayınları, kadın, 190 sayfa, 2018

Mehmet Kurt – Türkiye’de Hizbullah (2015)

1990’larda Kürt coğrafyasındaki insanlık dışı faaliyetleriyle hatırlanan Hizbullah’ın bir sosyal olgu olarak serüveni, bu çalışmada kapsamlı bir şekilde izleniyor.

Hizbullah’ın kurulduğu tarihsel şartlardan Hizbullah üyelerinde gündelik yaşam pratiklerine ve Hizbullah hikâye ve romanlarında toplumsal belleğin inşasına pek çok ilginç ve önemli konu, birebir görüşmelerle de zenginleşmiş bu sosyolojik çalışmada ele alınıyor.

  • Künye: Mehmet Kurt – Türkiye’de Hizbullah, İletişim Yayınları

Kolektif – ABD Senatosu 11 Eylül Raporu (2015)

El Kaide’nin 11 Eylül 2001 tarihinde gerçekleştirdiği saldırılar, gerek ABD ve gerekse Dünya tarihinde eşi görülmemiş sarsıcı bir olay olarak yerini aldı.

ABD Senatosu 11 Eylül Komisyonu’nun bin 200’den fazla kişiyle görüşerek hazırladığı bu rapor da, uçakların kaçırılmasından yeni küresel terörün özelliklerine kadar, sürecin baştan sona bir analizini yapmasıyla önemli.

  • Künye: Kolektif – ABD Senatosu 11 Eylül Raporu, çeviren: Gül Atik, Sinemis Yayınları

Ali Haydar Saygılı – Kızılbaş Alevi Rönesansı (2015)

Aleviliğe dair kimlik tartışmalarının yoğunlaştığı son zamanlarda, bu tartışmaya tarihsel ve güncel boyutuyla Kızılbaş Aleviliğini inceleyerek katkıda bulunan ilgi çekici bir inceleme.

Aleviliğin toplumsal, inançsal ve siyasal değişimi, Cem Vakfı çizgisi, demokratik Alevi hareketi ve Kürt sorunu, Ali Haydar Saygılı’nın burada tartıştığı kimi konular.

  • Künye: Ali Haydar Saygılı – Kızılbaş Alevi Rönesansı, Ceylan Yayınları

Kolektif – İslam Düşüncesinde Süreklilik ve Değişim (2015)

Klasik sonrası dönem İslam düşünürlerinden Seyyid Şerif Cürcânî’nin Şerhu’l-Mevâkıf eserini merkeze alarak İslam düşüncesinin aldığı seyri irdeleyen makaleler.

Bu kapsamlı çalışma, İslam düşüncesinin klasik döneminde kelâm, felsefe ve tasavvuf gibi alanlardaki gelişmeler ile bunun sonraki dönemi nasıl etkilediğini görmek için iyi bir vesile.

  • Künye: Kolektif – İslam Düşüncesinde Süreklilik ve Değişim, editör: M. Cüneyt Kaya, Klasik Yayınları

Şakir Kocabaş – İslam’da Bilginin Temelleri (2015)

Şakir Kocabaş’ın bu çalışması, Kur’an’da birçok açıdan önemli yer tutan “emr”, “kadr”, “izn”, “sahhara”, “sultan”, “akl” ve “ruh” gibi kavramların gramerini inceliyor, ayrıca bu kavramların ayetlerde hangi çerçevelerde anlam kazandığını irdeliyor.

Kitap, Kur’an hakkında günümüzde yaygın hale gelmiş yorumların bir nevi sınırlarını tespit etmesiyle, alanında önemli.

  • Künye: Şakir Kocabaş – İslam’da Bilginin Temelleri, Küre Yayınları

Hamza Aksüt – Aleviler (2009)

Alevi toplulukları ve dede ocakları tarihi konusunda uzman isimlerden Hamza Aksüt, ‘Aleviler’ başlıklı bu kitabında, Alevi kimliği ve tarihini anlatıyor.

Alevi topluluklarının tarihini, dedelik kurumuyla birlikte ele alan Aksüt, bu tarihin izlerini Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar ve Romlar gibi halklar ile Türkiye, Irak, Suriye ve Bulgaristan gibi, çok geniş coğrafyalarda sürüyor.

Alevilik tarihinin resmi tarihten bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Aksüt, Alevilerin, hem etnisite hem de coğrafi anlamda geniş bir çerçevede değerlendirilmesinden yana.

Çalışmayı nitelikli kılan bir husus da, alan araştırması verilerinden hareket etmesi ve Osmanlı tahrir kayıtlarını kontrol etmesi.

  • Künye: Hamza Aksüt – Aleviler, Yurt Kitap, tarih, 475 sayfa

Rüya Kılıç – Osmanlıdan Cumhuriyete Sufî Geleneğin Taşıyıcıları (2009)

Ağırlıklı olarak sufilik ve sufî çevreler konularında çalışan Rüya Kılıç elimizdeki bu çalışmasında, Osmanlı tarzı sufî geleneğin Cumhuriyet Türkiye’sine nasıl ve hangi şartlarda aktarıldığını inceliyor.

Bu geçiş dönemindeki devamlılık, kırılma ve yeniden yapılanmalara odaklanan Kılıç ayrıca, laik uygulamalarını tarikat üyelerinin nasıl algıladıklarını ve buna ne tür tepkiler verdiklerini de araştırıyor.

İncelemesini, son dönem Melâmileri, Bektâşiler, Mevlevîler ve Nakşibendîler olmak üzere dört tarikat üzerinden yapan Kılıç, İslamî geleneğin bu güçlü damarı hakkında tarihsel ve güncel bir analiz sunuyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – Osmanlıdan Cumhuriyete Sufî Geleneğin Taşıyıcıları, Dergah Yayınları, inceleme, 157 sayfa