Peter-André Alt – Edebiyatta Kötünün Yeniden Doğuşu (2017)

‘Edebiyatta Kötünün Yeniden Doğuşu’, Peter-André Alt’ın uzun soluklu çalışmalarına dayanan ‘Kötünün Estetiği’ dizisinden dördüncü çalışması.

Yazar burada,

  • On dokuzuncu yüzyıldan itibaren yalnızca edebiyatta değil, gerçek hayatta da kendini göstermiş satanist ayinleri,
  • Dönemin ürkütücü cehennem tasvirlerini,
  • Ve genel ahlaka uymayan safahat âlemlerini anlatıyor.

Yazar bunu da, Patrick Süskind’den Marquis de Sade’e, Joris-Karl Huysmans’dan William Blake’e, Jean-Paul Sartre’dan Thomas Mann’e ve Leopold von Sacher-Masoch’tan Oscar Wilde’a uzanan birçok yazarın eserleri üzerinden izliyor.

Hem karanlık hem de kadim kötülüğün edebiyattaki izlerini daha iyi kavramak için harika bir fırsat.

Peter-André Alt’ın ‘Kötülüğün Estetiği’ dizisinden çıkan üç kitabının özetleriyle yazımıza son verelim:

  • İlk kitap, kötünün mitolojideki yaratılış efsanesindeki kökenlerini,
  • İkinci kitap, kötünün gotik roman, kara romantizm ve psikanalizdeki yolculuğunu,
  • Ve üçüncü kitap da Kant, Schlegel, Schiller, Hegel, Kierkegaard ve Baudelaire’in izinde, kötü kavramının felsefi ve yazınsal serencamını incelemişti.

Künye: Peter-André Alt – Edebiyatta Kötünün Yeniden Doğuşu: Cehennem Azabı, Şeytan Ayinleri ve Sefahat Alemleri, çeviren: Sabir Yücesoy, Sel Yayıncılık, inceleme, 109 sayfa

Lev Şestov – Dostoyevski ve Nietzsche: Trajedinin Felsefesi (2017)

Tam adıyla Lev İsaakoviç Şestov, tüm çalışmalarında geleneksel akılcı felsefeye karşı, merkezinde insanın varoluş çelişkilerinin olduğu trajedi felsefesini koydu.

‘Dostoyevski ve Nietzsche’ için de, Şestov’un bu tavrının doruğa ulaştığı yapıtlardan biri diyebiliriz.

İkisi de ışığı aramış, ama nihayetinde dipsiz bir bataklığı keşfetmiş Dostoyevski ve Nietzsche, bize trajedi konusunda neler söyler?

Şestov, ruh ikizi olarak tanımladığı Dostoyevski ve Nietzsche’nin hayatlarının ve düşüncelerinin izini sürüyor ve bu iki isimde modern anlamda trajik düşüncenin asıl ifadesini bulduğunu belirtiyor.

Şestov’un 1903’te yayımlanan kitabı hem Dostoyevski ve Nietzsche’nin düşüncelerini kavramak açısından değerli hem de trajediyi, felsefi sistemlerin kabul edemeyeceği şekilde, bizzat felsefenin bir konusu olarak ele alıp tartışmasıyla önemli.

  • Künye: Lev Şestov – Dostoyevski ve Nietzsche: Trajedinin Felsefesi, çeviren: Kayhan Yükseler, Notos Kitap, felsefe, 226 sayfa

Marilen Stengel – Yeni Başlayanlar İçin Dünya Edebiyat Tarihi, Cilt 1 (2017)

Dünya edebiyatını M. Ö. 800 yılından 19. yüzyıla değin izleyen keyifli bir çizgili edebiyat tarihi.

Bir dönem edebiyat öğretmenliği de yapmış Marilen Stengel, insanın neden yaşadıklarını anlatma ihtiyacı duyduğunu sorgulayarak kitabına başlıyor ve devamında da,

  • Şarkıların ve ilk yazılı metinlerin ortaya çıkışı,
  • İlk edebi türlerden olan destanların gelişimi,
  • Kâğıdın ve matbaanın icadının edebiyata etkileri,
  • Roman, hikâye ve şiir türlerinin gelişimi ve bu türlerin öncüleri,
  • Edebiyatta belli başlı akımlar,
  • Ve bunun gibi pek çok konuyu ele alıyor.

Yazarların biyografileri ve kimi ilginç, kimi tuhaf hikâyeleriyle de ilgi çeken kitap, Diego Rey’in özgün çizimleriyle zenginleşmiş.

Her edebiyat tutkununun severek okuyacağı bir çizgili kitap.

  • Künye: Marilen Stengel – Yeni Başlayanlar İçin Dünya Edebiyat Tarihi, Cilt 1, çizimler: Diego Rey, çeviren: Burcu Genç, Habitus Kitap, edebiyat inceleme, 176 sayfa

Gérard de Cortanze – Hayat Yazısı: Jorge Semprun (2008)

İspanyol yazar Jorge Semprun, edebiyatıyla olduğu kadar, politikacı kimliğiyle de bilinen bir isim.

İspanyol Komünist Partisi’nin üyesi olarak siyasete atılan Semprun, hiçbir zaman siyasetle bağını koparmamış, sosyalist Felipe Gonzalez’in kurduğu İspanyol Hükümeti’nde kültür bakanlığına kadar uzanmıştı.

Cortanze’ın Semprun biyografisi, yazarın edebiyatını ve siyaset hayatını ayrıntılarıyla sunuyor.

Semprun’un 2. Dünya Savaşı’nda yaşadıkları, bu dönemdeki Buchenwald cehennemine dair tanıklığı ve edebiyatının savaştan ne derece etkilendiği, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

  • Künye: Gérard de Cortanze – Hayat Yazısı: Jorge Semprun, çeviren: Nükhet İzet, Doruk Yayınları, biyografi, 230 sayfa

İlyaz Bingül – Orhan Kemal Edebiyatında İşçi-Oluş Ve Ücretli Hayat (2014)

İlyaz Bingül, Osmanlı’nın son on yılından Cumhuriyet’e geçiş sürecinde burjuvazinin ihtiyaç duyduğu işçileştirme sürecini ve bunun Orhan Kemal’in yapıtlarına yansımalarını inceliyor.

Bingül, Orhan Kemal edebiyatının omurgasını oluşturan iki olgu olduğunu belirtiyor.

Bunlardan ilki, İstanbul ve Selanik dışında ücretli çalışmanın yaygınlaştığı ilk bölge olan ve yazarın otuz beş yaşına kadar yaşadığı Çukurova, ikincisi de, İstanbul’a geldikten sonra ilişkide bulunduğu işçiler.

Bingül’ün çalışması, büyük şehirlere göçün arttığı 1950’lerin, Orhan Kemal edebiyatına yaptığı olağanüstü etkileri gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: İlyaz Bingül – Orhan Kemal Edebiyatında İşçi-Oluş Ve Ücretli Hayat, Gram Yayınları, inceleme, 360 sayfa

Jorge Luis Borges – Tartışmalar (2014)

‘Tartışmalar’, Latin Amerika edebiyatının öncü isimlerinden Jorge Luis Borges’in 1930’lu yıllarda kaleme aldığı denemelerinden oluşuyor.

Borges bu denemelerinde, kendine has ayrıntıcı bakışıyla,

  • Arjantin ve Uruguay’da Gauchesca şiirinin gelişimini ve öncü şairlerini,
  • Gerçeklik ve metafiziğin kesişmesini,
  • Okurun batıl etiğini,
  • Walt Whitman şiirinde dikkat çeken kimi özellikleri,
  • Mistik Kabala anlayışını,
  • Gerçekliğin postülasyonunu,
  • Akhilleus ile kaplumbağa paradoksunu,
  • Flaubert’in sıra dışı yazgısını,
  • Kutsal üçlü gizemini,
  • Anlatı sanatı ve büyü ilişkisini,
  • Ve Arjantinli yazarın gelenekle arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

Kitaptaki denemeler, en çok yazarın geniş düşünsel, entelektüel ilgilerini ortaya koymalarıyla önemli.

  • Künye: Jorge Luis Borges – Tartışmalar, çeviren: Çiçek Öztek, İletişim Yayınları, deneme, 217 sayfa

Hülya Dündar Şahin – Narsisist Entrikalar (2017)

Nahid Sırrı Örik, yazarların, edebiyat araştırmacılarının, eleştirmenlerin unutulmuşluğa terk ettiği, yitik yazarlarımızdan.

Neyse ki tüm bu unutulmuşluğa rağmen, bilhassa son zamanlarda Örik’in kişiliği ve edebiyatını farklı yönleriyle ele alan çalışmaların sayısında bariz bir artış da söz konusu.

İşte Hülya Dündar Şahin’in bu nitelikli çalışması da, Nahit Sırrı Örik’in yapıtlarına psikanalitik bir çerçeveden bakıyor.

Kitap, Örik’in yapıtlarında “patolojik narsisizm” bağlamında büyüklenmecilik, hayran olunma arzusu, kıskançlık, haset, acımasızlık, sömürücülük, para ve iktidar hırsı gibi örüntülerin izini sürmesiyle dikkat çekiyor.

Yazar bununla da yetinmeyerek Örik’in karakterlerini ve bu karakterlerin başat kişilik özelliklerini, yapıtlarındaki temel değerleri, Örik’in kadın-erkek ve ebeveyn-çocuk ilişkilerini nasıl tasvir ettiğini, Örik’in yapıtlarındaki entrikaların yapısını da ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Örik edebiyatına özgün bir katkı.

  • Künye: Hülya Dündar Şahin – Narsisist Entrikalar, Metis Yayınları, edebiyat inceleme, 352 sayfa

Sadettin Ökten – Yahya Kemal’in Rüzgarıyle (2008)

‘Yahya Kemal’in Rüzgarıyle’, Sadettin Ökten’in düşünce ve duygu dünyasında, Yahya Kemal’in çağrıştırdıklarını anlatıyor. Ökten bu çağrışımlardan yola çıkarak başka yollara, başka alanlara açılıyor.

Yazar, Yahya Kemal’in şiirini, ‘Cemiyet, Ferd ve Hakan Üzerine’, ‘Musiki Üzerine’ ve ‘Tarih ve Vatan Üzerine’ başlıklı üç bölümde incelerken, bu şiirleri tarihsel, toplumsal ve kültürel açılardan yorumluyor.

Ökten, sunulan Yahya Kemal imgesinin yetersiz olduğunu ve bu şairin düşünce dünyasının zengin bir medeniyet iklimi sunduğunu söylüyor.

Ökten’in yorumları da, bu medeniyet ikliminin açığa çıkarılma çabası olarak düşünülebilir.

  • Künye: Sadettin Ökten – Yahya Kemal’in Rüzgarıyle, Ötüken Yayınları, inceleme, 486 sayfa

Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler (2017)

Yirminci yüzyılın en önemli sosyolog ve düşünürlerinden Zygmunt Bauman ile yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi.

Söyleşinin en büyük katkısı, Bauman’ın hem bir insan hem de düşünür olarak nitelikli bir portresini sunması.

Burada, Bauman entelektüel rehberliği eşliğinde, edebiyattan sosyolojiye ve felsefeye uzanan farklı disiplinlerle, ayrıca Gramsci’den Borges’e, Calvino’dan Marx’a, Castoriadis’ten Levinas’a pek çok yazar ve düşünürle karşılaşıyoruz.

Bauman söyleşisinde, modernlik, postmodern durum, akışkan dünya, öteki, ahlak, antisemitizm ve allosemitizm gibi pek çok kavram üzerine yeniden düşünüyor.

Kitap, Bauman’ın kişiliğine ve düşünce sistemine dair bizi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çağdaş düşüncenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla kat ettiği seyrin derli toplu bir sunumunu da izleyebiliyoruz.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler, çeviren: Mesut Hazır, Heretik Yayıncılık, söyleşi, 192 Sayfa

Tarık Buğra – Politika Dışı (2014)

‘Politika Dışı’, Tarık Buğra’nın farklı yerlerde yayınlanmış yazıları ile kendisiyle yapılmış söyleşilerden oluşuyor.

Buğra’nın düşünce dünyasına ve edebi anlayışına ışık tutmasıyla önem arzeden makaleler, dönem Türkiye’sinin kültür ortamından pek çok detay üzerine düşünüyor.

Buğra burada, Mehmet Akif Ersoy şiirinin özelliklerini, yazılan bir kitabın beraberinde getirdiği sınırları, sanatın sanat için mi yoksa halk için mi olduğunu, sanatçının niteliklerini, yazmayı, yazarlığın zorluklarını, Türkçenin karşı karşıya bulunduğu güncel sorunları, eğitim sistemindeki belli başlı çıkmazları ve tiyatro sanatının toplum hayatına katkılarını irdeliyor.

  • Künye: Tarık Buğra – Politika Dışı, Ötüken Yayınları, makale, 302 sayfa