Ahmet Cevizci – Eğitim Felsefesi (2011)

  • EĞİTİM FELSEFESİ, Ahmet Cevizci, Say Yayınları, felsefe, 342 sayfa

Ahmet Cevizci ‘Eğitim Felsefesi’nde, felsefenin Yunan filozofları Aristoteles ve Platon’dan başlayarak konu edindiği eğitimi detaylı bir bakışla ele alıyor. Kitap, idealist, realist, kültürel ve pragmatist gibi yaklaşımlar ışığında klasik eğitim felsefesini konu edinerek açılıyor. Cevizci kitabının ikinci bölümünde analitik eğitim felsefesini; üçüncü bölümde de eleştirel eğitim felsefesini inceliyor. Yazar, kitabının son bölümünde ise, eğitim felsefesinin epistemolojik, ontolojik, etik ve politik boyutlarına odaklanıyor. Kitap, eğitim faaliyetlerini felsefi bir zemin üzerinden anlamlandırmaya çalışan tüm eğitimcilere hitap ediyor.

E. A. Rauter – Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur? (2011)

  • DÜZENE UYGUN KAFALAR NASIL OLUŞTURULUR?, E. A. Rauter, çeviren: Merlin Ecer, Kaldıraç Yayınevi, siyaset, 80 sayfa

E. A. Rauter, burjuva eğitim sistemini eleştirel bir gözle değerlendirdiği ‘Düzene Uygun Kafalar Nasıl Oluşturulur?’da, sistemin makbul gördüğü bireylerin, eğitim sistemi aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini araştırıyor. Rauter’in, 1970’li yıllarda yazdığı kitabı için verdiği örnekler, çoğunlukla Federal Almanya’dan. Fakat bunun yerine başka herhangi bir ülke de konulabilir. Çünkü çalışma, iktidarların iştahını kabartagelmiş eğitim gibi, güncelliğini halen koruyan bir alana odaklanıyor. Rauter, eğitimle, ” yıllar boyu belirli makinelerde aptalca hareketler yapmaktan başka işe yaramayan bir insan ordusunun” yaratılabileceğini savunuyor.

Koray Karabekiroğlu – Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım? (2011)

  • ÇOCUĞUMA NASIL DAVRANMALIYIM?, Koray Karabekiroğlu, Say Yayınları, eğitim, 397 sayfa

Koray Karabekiroğlu ‘Çocuğuma Nasıl Davranmalıyım?’da, çocuklarında bazı ruhsal, gelişimsel sorunlar yaşayan veya bu konularda bilgi sahibi olmak isteyen ebeveynlere, bir çocuk psikiyatri uzmanı olarak bilgi veriyor. 2-15 yaş arası çocukları kapsayan çalışma, çocuk ruh sağlığının temel kavramlarını, tıbbi terminolojiden özellikle kaçınarak vermesiyle, bilhassa anne-babalar için iyi bir rehber eser. Kitapta, inatçılık, yemek yememe, kıskançlık, okul korkusu, çocuklarda zeka, uyku bozuklukları, ergenlikte yaşanan sorunlar gibi, çocuk ruh sağlığı alanındaki temel duygu ve durumlara dair Karabekiroğlu’nun verdiği aydınlatıcı bilgiler yer alıyor. Karabekiroğlu’nun çalışması bu yönüyle, çocuk ruh sağlığını anlamak ve karakterin gelişimine ne gibi katkılar sunacağı konusunda bilgilenmek isteyen anne-babalara hitap ediyor.

Oya Güngörmüş Özkardeş – Baba Olmak (2011)

  • BABA OLMAK, Oya Güngörmüş Özkardeş, Remzi Kitabevi, eğitim, 135 sayfa

Türkiye’de baba olmak, belki üzerinde en az durulan, fakat en çok da ihtiyaç duyulan konulardan biri. Bir yönüyle Doğulu bir toplum olan Türkiye’de babalar çocuklarıyla, annelere oranla daha mesafeli, otoriter bir ilişki içindedir. Oysa çocuğun dünyasında babanın işlevi, döllenmiş yumurtayla birlikte başlar. İşte Oya Güngörmüş Özkardeş bu çalışmasında, Türkiye’de çok az işlenen bir alana, babanın çocuğun gelişimindeki rolüne odaklanıyor. Annelik üzerine yapılan araştırmaların çokluğu düşünüldüğünde, Özkardeş’in babalık konulu çalışmasının ne denli büyük bir boşluğu doldurduğu da açık. Çocuğun eğitiminde babaların ikinci planda kalmasının nedenleri; hamilelik döneminden başlayarak baba-bebek arasındaki sürekli etkileşim ve babanın çocuğun zekâsını ve akademik başarısını nasıl etkilediği, kitaptaki bazı konular.

H. Nedim Şahhüseyinoğlu – Bozuk Düzende Yaşam (2007)

  • BOZUK DÜZENDE YAŞAM, H. Nedim Şahhüseyinoğlu, Berfin Yayınları, anı, 352 sayfa

H. Nedim Şahhüseyinoğlu köy enstitülerinden bir öğretmen. Şahhüseyinoğlu, hayat deneyimini, “Şehirde ‘Kuyruklu Kürt’ diye alay edilen bir çocukken, toplumun aydınlanmasının neferlerinden biri olmuşum.” şeklinde özetliyor. Kendisi uzun yıllar, sol politikada çaba sarf etmiş, örgütlenme-sendikacılık alanında çalışmalarda bulunmuş bir isim. Dolayısıyla onun anılarından oluşan elimizdeki kitap, Türkiye’nin çalkantılı yakın dönemine, sol siyasetten bir muhalifin gözünden bakmasıyla dikkate değer. Şahhüseyinoğlu’nun anılarında çocukluk yılları, köy enstitüleriyle tanışma, öğretmenlik yılları, sendikal mücadele, örgütlenme çalışmaları, kitap yasakları, düşünce suçları, Sivas Katliamı, sansür ve Kahramanmaraş Katliamı gibi çok sayıda ayrıntı yer alıyor. Kitap, Türkiye’nin yakın tarihiyle ve özellikle de Türkiye’deki sol siyasetin geçirdiği aşamalar ve deneyimlerle ilgilenenlere önerilir.

Mehmet Sait Çakar, Fehim Işık, Mehmet Mehmetoğlu, Esra Sadıkoğlu, Ronayi Önen ve Sami Tan – Ortaöğretim Kürt Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı (2011)

  • ORTAÖĞRETİM KÜRT DİLİ VE EDEBİYATI DERS KİTABI, Mehmet Sait Çakar, Fehim Işık, Mehmet Mehmetoğlu, Esra Sadıkoğlu, Ronayi Önen ve Sami Tan, Tarih Vakfı Yayınları, eğitim, 207 sayfa

Özerklik tartışmalarıyla beraber, bir yandan resmi dil ve Kürtçenin eğitim dili olup olmaması konusu tartışılırken, öte yandan var olan önyargılar masaya yatırılıyor. İşte, Kürt kültürü, dili ve edebiyatı konusunda yanlış ve eksik bilgilere sahip veya hiç bilgisi olmayan tüm ortaöğretim öğrencilerini hedefleyen elimizdeki ders kitabı, bu tartışmaya olumlu bir katkı sunmasıyla oldukça önemli. Kürt dilini ve Kürtçenin dünya dilleri arasındaki yerini tanımlamakla başlayan kitap, sözlü ve yazılı Kürt edebiyatından klasik Kürt edebiyatına, Kürtçe edebi metinlerde işlenen konulardan modern Kürt edebiyatına kadar birçok konuya odaklanıyor.

Christoph Wulf – Eğitim Bilimi (2011)

  • EĞİTİM BİLİMİ, Christoph Wulf, çeviren: Hasan Hüseyin Aksoy, Hatice Özden Aras ve Aygülen Kayahan, Dipnot Kitabevi, eğitim, 192 sayfa

Christoph Wulf, ‘Eğitim Bilimi’nde, eğitim biliminin Almanya’da ortaya çıkışı ve gelişimi ekseninde, Yorumsamacı Yöntem, Görgül Araştırma ve Eleştirel Teori gibi, alanın öne çıkan üç ekolünü değerlendiriyor. Pedagoji üzerinde derin etkiler yaratmış bu teorilerin ve bunlara yönelik süregelen tartışma ve eleştirilerin ayrı ayrı bölümler halinde incelendiği çalışmanın, bilhassa eğitim alanında çalışanların ilgisini çekeceğini söyleyebiliriz. Wulf’un çalışmasında bunun yanı sıra, eğitim biliminin anlaşılmasına katkıda bulunması amacıyla, sosyal bilimler alanında ortaya konmuş teorik konular da, rahat okunabilir bir yaklaşımla irdeleniyor.

Adem Yıldırım – Eleştirel Pedagoji (2010)

  • ELEŞTİREL PEDAGOJİ, Adem Yıldırım, Anı Yayıncılık, eğitim, 230 sayfa

Radikal demokrasinin eğitimsel değişimini ve dönüşümünü öngören eleştirel pedagoji, demokrasi kültürünü zenginleştirmeyi ve aktif, sürekli bir yurttaşlık bilinci kazandırmayı amaçlar. Tarihsel köklerinde en güçlü geleneğin Marksizm olduğu bu akım böylece, kültürel ve sosyal politikaları izleyen, iyi okuyan ve eleştiren bir toplum oluşturmayı hedefler. İşte Adem Yıldırım elimizdeki çalışmasında, geleneğin kapsamlı bir çerçevesini, bu alanın bilinen iki ismi olan, Ivan Illich ve Paulo Freire’nin eğitim anlayışları üzerinden sunuyor. Yıldırım, bu iki düşünürün, eleştirel pedagoji konusundaki birbirinden farklı yorumları üzerine yoğunlaşırken, akımın temel kavramlarını da derli toplu bir şekilde okuyucularına sunuyor. Yazar böylece, son zamanlarda Türkiye’de tartışılan ekolün kapsamlı bir sunumunu yapmış oluyor.

Ali Kaya – Alevilik’te Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (2006)

  • ALEVİLİK’TE DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ, Ali Kaya, Can Yayınevi, din, 394 sayfa

Alevilik, kuşkusuz Türkiye’nin en hassas konularından biri. Din eğitimi müfredatında Alevilere yer verilmemesi, uzun zamandır tartışma konusu olan sıkıntılardan. Bu eleştiriye, Anadolu’nun inanç zenginliği düşünüldüğünde katılmamak elde değil. Zira okullardaki zorunlu din eğitimi dersi, İslamiyet’in Sünni-Hanefi özelliklerine daha çok yer veriyor; bunun dışında kalan inançları kapsamıyor. Ali Kaya’nın elimizdeki kitabıysa, zorunlu din eğitiminde dışlanan unsurlardan olan Alevi inancını da kapsayacak şekilde düzenlenmiş. Kitap, eğitim sisteminde verilecek ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersleri’nin, Alevi inancını da kapsayarak, ülkedeki inançları birleştirme çabasına katkıda bulunacağını gözler önüne seriyor.