Sevtap Metin ve Altan Heper – Ceza Hukuku Felsefesine Katkı: Radbruch Formülü (2014)

Yirminci yüzyılın önemli filozoflarından Gustav Radbruch’un ‘Yasal Haksızlık ve Yasaüstü Hukuk’ başlıklı makalesi, çağdaş Batı hukuk felsefesinde çokta tartışılan metinlerden biri.

Yasa ve adalet ayrımını kabul eden hukuk kültürünün, Almanya’yı Nazizme karşı savunmasız bıraktığını söyleyen Radbruch, bireysel hakların devlet tarafından tamamen reddedildiği bir hukuku “mutlak anlamda temelsiz” olarak niteliyor.

İşte eldeki kitap, Radbruch’un söz konusu makalesinde ifade ettiği formülü analiz ediyor, bu formül etrafında dönen tartışmaları özetliyor ve formülün hukuk literatürüne getirdiği katkıları kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Sevtap Metin ve Altan Heper – Ceza Hukuku Felsefesine Katkı: Radbruch Formülü, Tekin Yayınevi, hukuk, 110 sayfa

Kolektif – Türkiye’de İklim Koruma Davaları ve Hukuki Durum 2016 (2017)‏

Pek çok hukukçunun, davacı yurttaşın ve çevre korumacı kurumların desteğiyle hazırlanan, Türkiye’de iklim koruma davalarını kapsamlı bir şekilde ele alan bir çalışma.

Kitap,

Kamu, şirket ve yurttaş politikaları açısından enerji,

Türkiye’de çevrenin korunmasına yönelik açılan davaların seyri,

Ve bu davalarda izlenen yargısal süreç gibi konuları ele alıyor.

Kitap bu konuları da, Çanakkale, İzmir, Yalova, Bartın, Düzce, Adana, Konya ve Bursa’da kurulu ve kurulması planlanan kömürlü termik santraller hakkında verilen idari izinler ve hukuki süreçleri merkeze alarak irdeliyor.

Kitap, hem Türkiye’de hızla gelişen kent ve çevre hukuku çalışmalarına önemli bir katkı sunuyor hem de benzer yargısal süreçlere başvurmak isteyen okurlarını aydınlatıyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de İklim Koruma Davaları ve Hukuki Durum 2016, hazırlayan: Fevzi Özlüer, Hülya Yıldırım ve Cömert Uygar Erdem, Ekoloji Kolektifi Derneği Yayınları, çevre hukuku, 80 sayfa

Ali Murat Özdemir – Sözün Mülkiyeti: Hukukun Ekonomi Politiği (2008)

‘Sözün Mülkiyeti’, “toplumsal hakimiyet kalıplarını, sömürü ekseninde güvenceye kavuşturan sistemlerden birisi” olarak tanımladığı hukuku, genel toplumsal düzenleme sürecinin bir parçası olarak değerlendirmeyi amaçlıyor.

Çalışmasında Marksist teori ile Marksist hukuk teorisinden yararlanan Ali Murat Özdemir, bunu da, üretim süreci ile hukuk arasındaki ilişki üzerinden yapıyor.

Özdemir, kitabında ilkin, toplumsal üretim ilişkileri içinde hukukun yerini tanımlamaya girişiyor.

Yazar ardından, üretim ilişkilerinin kurucu öğesi olan veya bunların işleyişini sağlayan ideolojik yapının hukukla ilişkisine odaklanıyor.

  • Künye: Ali Murat Özdemir – Sözün Mülkiyeti: Hukukun Ekonomi Politiği, Dipnot Yayınları, hukuk, 232 sayfa

Ergun Özbudun – Türkiye’de Demokratikleşme Süreci (2014)

Ergun Özbudun’un, Türkiye’de demokratikleşme ve onun iki önemli boyutunu oluşturan anayasa yapımı ve anayasa yargısı konularını irdeleyen makalelerinden bir seçki.

Özbudun, evrensel demokratik standartlara uygun bir anayasanın yapılmasının, demokratik pekişme sürecinin en kritik aşamalarından biri olduğunu söylüyor.

Yazar makalelerinde, anayasa yapımında yöntem sorunları ve bölünmüş toplumlarda anayasa yapımı sorunu konularını irdeliyor;  “Anayasa Uzlaşma Komisyonu”ndan edindiği gözlemlerini paylaşıyor ve böylelikle, anayasa yapımı sürecinin çeşitli yönleri konusunda bizi aydınlatıyor.

  • Künye: Türkiye’de Demokratikleşme Süreci, Ergun Özbudun, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 214 sayfa

Gary L. Francione – Hayvan Haklarına Giriş (2008)

  • HAYVAN HAKLARINA GİRİŞ, Gary L. Francione, çeviren: Renan Akman ve Elçin Gen, İletişim Yayınları, hayvan hakları, 328 sayfa

Gary L. Francione, ‘Hayvan Haklarına Giriş’te, “Çocuğunuz mu köpeğiniz mi?” ayrımını irdeliyor ve hayvan hakları bağlamında sıklıkla dillendirilen “insanca muamele”nin aslında hiçbir karşılığının ve geçerliliğinin olmadığını belirtiyor. Yazar, hayvanlar insanların malı olduğu sürece, hayvanların acısını azaltmaya yönelik hukuksal düzenlemelerin bir anlam ifade etmeyeceğini söylüyor. Hayvanlar hakkında söylenenler ile gerçekte onlara yapılan muamele arasındaki tutarsızlığı anlama çabasıyla, hayvanların ahlaki statüsünü irdeleyen Francione, mal sahibinin çıkarlarının her zaman malının çıkarlarından öncelikli olacağını ve bu durumda hayvanların payına yine zulüm düşeceğini savunuyor.

 

Edisyon – SSCB Çözülüşe Giderken Anayasa, Program, Tüzük (2008)

  • SSCB ÇÖZÜLÜŞE GİDERKEN ANAYASA, PROGRAM, TÜZÜK, çeviren: Gamze Erbil, Efe Oğur, Neslişah Başaran ve H. Murat Yurttaş, Yazılama Yayınları, siyaset, 175 sayfa

Bu kitapta yer alan üç temel belge, Sovyet sosyalizminin siyasal çerçevesinin düzenlenmesinde önemli bir işlev üstlendi. Bu belgelerin bir diğer özelliği de, Sovyetler Birliği’nin tarihinin anlaşılması açısından temel başvuru kaynakları olmaları. Belgelerden ilki 1977 SSCB Anayasası, ikincisi SBKP’nin üçüncü programının 1986 yılındaki versiyonu, üçüncü ve son belge ise, SBKP’nin 1961 tarihli tüzüğü. Kitapta yer alan bu belgeler, sosyalizmin inşasını tamamlayıp komünist aşamaya geçiş iddialarının resmiyet kazandığını göstermeleriyle ilgiye değer.

 

Bülent Tanör – Anayasal Gelişme Tezleri (2008)

  • ANAYASAL GELİŞME TEZLERİ, Bülent Tanör, Yapı Kredi Yayınları, hukuk, 174 sayfa

Bülent Tanör’ün ‘Anayasal Gelişme Tezleri’, Türkiye’nin anayasal gelişimindeki ana çizgileri toplu bir bakışla değerlendiriyor ve bu tezlere dair kişisel görüşlerini paylaşıyor. Kitap, yalnızca anayasal gelişme tezlerini değil, tezlerin anayasayı aşan, toplumsal ve siyasi gelişmeleri de içine alan anlam ve kapsamlarını irdeliyor. Tanör, Türkiye’nin yüz yıllık anayasal gelişme tezlerini; Kemalist anayasal gelişme tezleri, gelenekçi-İslamcı anayasal gelişme tezleri, popülist anayasal gelişme tezleri ve Sosyalist anayasal gelişme tezleri gibi bölümlere ayırarak anlatıyor.

 

Murat Sevinç – Türkiye’nin Anayasa İmtihanı (2017)

  • TÜRKİYE’NİN ANAYASA İMTİHANI, Murat Sevinç, İletişim Yayınları, hukuk, 192 sayfa

16 Nisan’da referanduma sunulacak “Partili Cumhurbaşkanlığı” anayasa değişikliğinin dünyada örneği yok. Cumhurbaşkanı’nın hiçbir güç tarafından denetlenemediği bu anayasa, toplumun önemli bir kesiminin gözünde “rejim değişikliği”ni yaratacak büyük bir tehdit olarak da algılanmakta. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Anayasa Kürsüsü öğretim üyesiyken 2017 Şubatı’nda Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi’yle görevine son verilen, Türkiye’nin önde gelen anayasa hukukçularından Murat Sevinç de, “Partili Cumhurbaşkanlığı”nın siyasal, tarihsel ve anayasal boyutunu analiz ediyor ve bu konuda merak edilen birçok noktayı aydınlığa kavuşturuyor. 1924 Anayasası’ndan son dönemde gerçekleştirilen anayasa değişikliklerine kadar Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı kurumunun serüvenini izleyen Sevinç, ardından, Türkiye sağ/muhafazakâr/İslâmcı siyaset çizgisinin hükümet sistemi önerilerini çok yönlü bakışla irdeliyor. Kitabın ekler bölümünde ise, 1982 Anayasası döneminde ses getirmiş anayasa önerileri yer alıyor. Sevinç’in kitabını, halkoylaması sürecinde konuyla ilgili bize yol gösterecek kısa ve öz bir rehber olarak öneriyoruz.

Murat Sevinç ve Dinçer Demirkent – Kuruluşun İhmal Edilmiş İstisnası (2017)

  • KURULUŞUN İHMAL EDİLMİŞ İSTİSNASI, Murat Sevinç ve Dinçer Demirkent, İletişim Yayınları, hukuk, 432 sayfa

kurulusun-ihmal-edilmis-istisnasi

1921 Anayasası’nın Türkiye anayasalar tarihinde önemli bir yeri var. Hem hazırlandığı ve kabul edildiği Kurtuluş Savaşı yıllarının koşulları hem Birinci Meclis’teki tartışmaların içerik ve niteliği hem de günümüzdeki siyasal tartışmalarla ilgisi açısından. Son KHK ile üniversitedeki görevinden ihraç edilen, Türkiye’nin önde gelen anayasa hukukçularından Murat Sevinç ile Dinçer Demirkent’in elimizdeki ortak çalışması, 1921 Anayasası ve tutanaklarına yer veriyor. Yazarlar, 1921 Anayasası’na dair hazırlanmış akademik çalışmaların bir dökümünü yaptıkları gibi, bu çalışmaların eksik bıraktığı kimi yönleri de yorumluyor. Kitapta yer alan tutanaklar ise, anayasa ilkeleri ve kavramlarını kapsayan Meclis’teki canlı ve zengin tartışma ortamını gözler önüne seriyor.

Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz – Barış İçin Akademisyenler (2017)

  • BARIŞ İÇİN AKADEMİSYENLER, Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz, İletişim Yayınları, hukuk, 151 sayfa

baris-icin-akademisyenler

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan çok sayıda akademisyen soruşturmaya uğradı, işinden atıldı. Öyle ki bu vesileyle, akademi üzerinde Türkiye tarihinde görülmemiş bir baskı kuruldu. İnsan hakları alanında çalışan Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz bu çalışmalarında, soruşturmaları hukukî açıdan sorguluyor ve hem genel hukuk ilkeleri, hem mevcut yasalar hem de disiplin yönetmelikleri açısından akademisyenlere yönelik disiplin ve ceza uygulamalarının her bakımdan hukuksuz olduğunu gözler önüne seriyor.