Besim F. Dellaloğlu – Romantik Muamma (2011)

  • ROMANTİK MUAMMA, Besim F. Dellaloğlu, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 147 sayfa

Romantik hareketin modernliğe karşı ilk isyan olduğunu savunan Besim F. Dellaloğlu ‘Romantik Muamma’da, Kant sonrası Alman idealist düşüncesinde yer etmiş romantik düşünürlerin görüşlerini ve bunların modern hayata ne gibi eleştiriler sunduğunu ele alıyor. Dellaloğlu, August Wilhelm, Friedrich Schlegel, Friedrich von Hardenberg (Novalis), Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling, Friedrich Schleiermacher, Ludwig Tieck, Caroline Schlegel-Schelling, Dorothea Schlegel ve Friedrich Hölderlin gibi romantik düşünürleri incelerken, aynı zamanda bu isimlerle temsil edilen romantik hareketin, bugünün modern hayatının anlaşılmasına ne gibi katkılar sunduğunu irdeliyor.

James Shreve – Gen Savaşları (2007)

GEN SAVAŞLARI, James Shreve, çeviren: Özgür Atılım Turan, Doğan Kitapçılık, inceleme, 382 sayfa

James Shreve’in ‘Gen Savaşları’, “insanlığın geleceği kimlerin elinde?” sorusuyla başlayarak, son zamanlarda gen teknolojileri alanındaki gelişmelere dair kaygıları dillendirmeyi amaçlıyor. Kitap, gen araştırmaları konusunda bilim, ticaret ikileminin yarattığı hırs savaşlarını birebir vermesi yönüyle ilgi çekici. Bilim, siyaset ve büyük şirketler arasında bu konuda varolan büyük savaş, gen araştırmalarındaki ilerlemenin tehdit oluşturan yönü. Shreve’in bilim adamlarıyla beraber geçirdiği iki yıl sonunda hazırladığı çalışması, bilimdeki çıkar çatışmalarını ve genetik şifreyi çözüp bunun üzerinden rant elde etmeyi amaçlayanları deşifre etmeyi amaçlıyor.

Ufuk Çakmak – Elit Bir Fahişenin Öyküsü (2011)

  • ELİT BİR FAHİŞENİN ÖYKÜSÜ, Ufuk Çakmak, Pan Yayınları, inceleme, 160 sayfa

Ufuk Çakmak ‘Elit Bir Fahişenin Öyküsü’nde, Guiseppe Verdi’nin ‘La Traviata’ operasının iyi yürekli fahişesi Violetta’yı inceliyor. Hatırlanacağı gibi birinci perdede Violetta karakteri, eğlence ve arzu düşkünü olarak tasvir edilecek, ikinci perdede sevdiği uğruna kendini feda edecek, üçüncü perdede ise, geç de olsa asil seçimi anlaşılacak ve sonunda trajik bir şekilde ölecektir. Çakmak, Violetta’nın öyküsünü merkeze alarak eseri perde perde inceliyor ve bunu yaparken de, bir opera bestecisi olarak Verdi’nin portresini sunuyor. Kitap, klasik müzik bilgisini derinleştirmek isteyen veya eser analizi arayan okurlar için iyi bir fırsat.

Klaus Hympendahl – Denizde Günah (2007)

  • DENİZDE GÜNAH, Klaus Hympendahl, çeviren: Hulki Demirel, Ataköy Marina Yacht Club Yayınları, inceleme, 280 sayfa

Klaus Hympendahl’ın ‘Denizde Günah’ı, özet olarak, hayatı denizde geçen kadınları anlatıyor. Denizcilik konulu kitaplarıyla tanınmış yazarın bu kitabının alt başlığı, ‘Denizcilik Tarihine Erotizm Penceresinden Bir Bakış’ ve çalışma, denizcilik tarihinde, yelkenli gemilere kadar giden bir zaman dilimi içinde, kadının denizcilik kültüründeki izinin peşine düşüyor. Her tarihte olduğu gibi, denizcilik tarihinde de kadının yeri çok az vurgulandı, ondan çok az bahsedildi. Oysa kadınlar eski zamanlardan beri gemilerde bulunmuşlardı. Sıradan yolcular olarak, eş ya da metres olarak, fahişe olarak veya tayfa olarak. Dolayısıyla Hympendahl’ın bu çalışması, denizcilik tarihinde kadının almış olduğu çok çeşitli rollerin peşine düşmeyi amaçlıyor. Fakat ağırlıklı olarak da, kadının daha çok cinsel, erotik yönlerden ele işlenmiş olduğunu da belirtelim.

Selim Temo – Türk Şiirinde Taşra (2010)

  • TÜRK ŞİİRİNDE TAŞRA, Selim Temo, Agora Kitaplığı, eleştiri, 395 sayfa

Selim Temo ‘Türk Şiirinde Taşra’da, 1859-1959 zaman aralığında, Türk şiirinde taşra temasının ortaya çıkışını ve dönüşümünü irdeliyor. Çalışmasına, 1859’da yayımlanan İbrahim Şinasi’ye ait ‘Terceme-i Manzûme’ ile başlayan Temo, ardından, Namık Kemal, Ziya Paşa ve Recaizâde Mahmut Ekrem tarafından yazılan vatan ve taşra temalı şiirleri ele alıyor. Devam eden bölümlerde ise, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, halkçı söylemin şiirde nasıl belirdiği; o yıllarda yaygınlaşan taşrayı tanıtma söylemi inceleniyor. Kitapta, ilgi çeken bir dönem de, 1950-1959 zaman aralığı. Zira yazara göre bu dönemde, taşralı şairler nicel olarak merkezdeki şairleri geçmiş ve “poetik iktidarı” ele geçirmişti. Temo, taşranın Türk şiirindeki görünümlerini incelerken, taşra olgusunun siyasal, tarihsel durumla olan ilişkisini de analiz ediyor.

Adnan Nur Baykal – Şeytanlaşan İnsanlar (2010)

  • ŞEYTANLAŞAN İNSANLAR, Adnan Nur Baykal, Galata Yayınları, inceleme, 190 sayfa

Adnan Nur Baykal ‘Şeytanlaşan İnsanlar’da, kendi hırslarına yenik düşmüş tarihten iki figür üzerinden, akıllarına kötülük ve fenalıktan başka bir şey gelmeyenlerin hikâyesini anlatıyor. Yazarın “şeytanlaşan insanlar”a örnek olarak gösterdiği karakterler ise, Fransız Joseph Fouché ile Osmanlı Mehmed Said Halet Efendi. Yazara göre bu iki karakter, düzenin sarsıldığı dönemlerin isimleri. Baykal, biri Fransız İhtilali’nde, diğeri Kabakçı Mustafa Paşa İsyanı’nda pişen bu iki aktör üzerinden,  inançlarına ve ideallerine sürekli ihanet eden ve kendisinin “şirret” olarak tanımladığı insanların kötücül iç dünyalarına doğru bir yolculuğa çıkıyor.

Ceyda Aydede – Blog Çağı (2007)

  • BLOG ÇAĞI, Ceyda Aydede, Hayat Yayınları, internet, 132 sayfa

Dünyanın en büyük blog arama motoru Technorati’nin yaptığı araştırmaya göre, günümüzde 19.6 milyon olan Blogger sayısına, sadece iki yıl sonra 6.7 milyon kişi daha eklenecek. Görüldüğü gibi, internet teknolojisinin yaygınlaşmasının bir sonucu olarak, bir diğer adı sanal ortam günlükleri olan bloglar, pazarlama ve medya alanına damgasını vurmuş durumda. Ceyda Aydede bu çalışmasında, gelinen aşamayı ‘Blog Çağı’ olarak tanımlıyor ve blogların klasik pazarlama ve medya yapılarını zorlayan yönlerini irdeliyor. Aydede’nin kitabı, blogların bu yeni dönemde pazarlama ve iletişim dünyasına getirdiği yeni değişimler, katkılarla ilgileniyor ve bu teknolojinin kullanılabilirliklerine odaklanıyor.

Elif Baki – Ulusun İnşası ve Resmi Edebiyat Kanonu (2010)

  • ULUSUN İNŞASI VE RESMİ EDEBİYAT KANONU, Elif Baki, Libra Kitap, inceleme, 187 sayfa

Elif Baki ‘Ulusun İnşası ve Resmi Edebiyat Kanonu’nda, milli eğitim ideolojisinin edebiyat eğitimine bakışını ortaya koyuyor. Baki’nin çalışması, bu ideolojinin, 1930-1980 arasında okutulan lise edebiyat kitaplarına nasıl yansıdığını; edebiyatı kısır birtakım savlarla inşa etme çabasının bu kitaplarda ne şekilde görünürlük kazandığını ve bu yolla öğrencilere ne tür bir edebiyat eğitimi verildiğini gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor. Araştırmasına, Talim Terbiye Kurulu’nun liselerde okutulmasını uygun gördüğü kitapların bir dökümünü yaparak başlayan Baki, ardından, bu metinlerin milli eğitim ideolojisiyle bağlantılarını kuruyor.

Ulaş Işıklar – Gecenin Çocukları (2010)

  • GECENİN ÇOCUKLARI, Ulaş Işıklar, Avrupa Yakası Yayınları, inceleme, 200 sayfa

Ulaş Işıklar, ilgi çeken kitabı ‘Gecenin Çocukları’nda, son dönem korku sinemasında vampir karakterinin değişimini ve dönüşümünü inceliyor. ışıklar kitabında, vampir karakterlerinin özelliklerini ve bu karakterlerin dönemsel ve kültürel olarak nasıl bir değişim geçirdiklerini örnekler üzerinden değerlendiriyor. Korku kavramını, korkunun ideolojisini ve bir tür olarak korku sinemasını anlatarak çalışmasına başlayan Işıklar, korku sinemasında vampir mitinin, içinde bulunduğu dönemin toplumsal belirleyicileri tarafından yeniden üretildiği ve o dönemde var olan ideolojik ve kültürel anlamların temsil edildiği bir alan olduğunu savunuyor.

Mehmet Bayrak – İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretleri (2006)

  • İÇTOROSLAR’DA ALEVİ-KÜRT AŞİRETLER, Mehmet Bayrak, Özge Yayınları, inceleme, 688 sayfa

Mehmet Bayrak’ın ‘İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretleri’, bir araştırma kitabı olmasının yanında, antoloji özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kitabın birinci bölümü tarihi, coğrafyası, etnolojisi, sosyolojisi ve inanç sistemiyle İçtoroslar’daki Alevi-Kürt aşiretleri incelemeyi amaçlıyor. Kitabın antoloji tarzındaki ikinci bölümündeyse, bu aşiretlerden yetişen yüz dolayında şair, âşık ve halk ozanı yer alıyor. “İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretleri”, “Batılı Seyahatnamelerde İçtoros Aşiretleri”, “Yazılı ve Sözlü Kaynaklarda İçtoros Aşiretleri ve Edebiyat”, “Fırat Havzası’ndan İçtoroslar’a Alevilik”, “İçtoroslar’da Alevi Halk Şairleri, Âşıkları ve Ozanları” ve “İçtoros Aşiretleri Üstüne Bir Kaynakça Denemesi” başlıklarından oluşan ve iyi bir yerel araştırma örneği olarak gösterilebilecek bu çalışma, kapsadığı çok sayıda görsel malzemeyle de ilgi çekiyor.