Erving Goffman – Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet (2020)

Erving Goffman, reklamlarda ortaya konan davranışları araştırarak reklamların kadın-erkek rollerini ve ilişkilerini nasıl tasvir ettiğini ortaya koyuyor.

Özellikle reklamlarda kadın bedeninin nasıl sunulduğunu derinlemesine analiz etmesiyle dikkat çeken çalışma, reklam klişelerinde cinsiyetçi kodların, erkek ve kadın bedeninin birbirine göre konumlanmasından uzamın paylaşımına ve nesnelerle kurulan ilişkiye kadar, hayatımızın neredeyse her ayrıntısına nasıl sızdığını gözler önüne seriyor.

Goffman’ın, reklamcılık ve cinsiyet kalıp yargılarıyla ilgilenen herkesin muhakkak okuması gereken ve alanda bugün klasik haline gelmiş çalışması, hem reklamlardaki sembolizmi öğrenmek kadar buna karşı savunma geliştirmek açısından da için çok iyi fırsat.

  • Künye: Erving Goffman – Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet, çeviren: Devrim Kılıçer ve Fahri Öz, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 240 sayfa, 2020

Lynne Segal – Radikal Mutluluk (2020)

Toplumsal sefaletin faturası arttıkça mutluluk arayışımız da artıyor.

Günümüzün mutluluk mottosu ise, herkesin her yere çekebileceği “seni ne mutlu ediyorsa onu yap”tır.

Lynne Segal ise, böylesi içi boş mutluluk numuneleri yerine hep birlikte, müşterek şekilde mutlu olabileceğimiz bir dünyanın olanakları üzerine düşünüyor.

Segal, bireyciliğin tırmandığı günümüz toplumundaki umutsuzluk ve tecrit çemberini kıracak olan müşterek neşenin yeniden keşfedilmesi gerektiğini, neşenin yüzyıllar boyu tecelli etme biçimlerinden hareketle, yaşamdan keyif alma olasılıklarını yitirmemize sebep olan düzeni kökten reddetmemiz gerektiğini belirtiyor.

Kitabı asıl özgün kılan hususlardan biri ise, mutluluk arayışımıza eleştirel bir bakışla yaklaşması.

Segal, ticari değerlerin ve çıkarların her yere nüfuz ederek genişlemesinin hem özel hem de kamusal yaşamı derinden etkilediğini söylüyor ve böylesi bir durumda mutlu olup olmadığımıza saplanıp kalmanın feminist mücadele içerisinde büyük bir yılgınlık yarattığını vurguluyor.

  • Künye: Lynne Segal – Radikal Mutluluk: Müşterek Neşe Anları, çeviren: Beyza Sumer Aydaş, Sel Yayıncılık, felsefe, 302 sayfa, 2020

Filiz Bingölçe – Yas Değil İsyan (2020)

‘Kadın Argosu Sözlüğü’ ile bildiğimiz Filiz Bingölçe’nin bu çalışması, yaşadığımız toprakların kanayan yaralarından birine parmak basıyor.

‘Yas Değil İsyan’, Anadolu’dan, konusunu kadın cinayetlerinden alan 38 ağıt barındırıyor.

Anadolu’da, kadın cinayetlerine özgü bir ağıt türü vardır.

“Öldürülmüş Kadın Ağzı Ağıtlar” olarak tanımlanan bu ağıtlar, alışılmışın ötesinde geride kalanların ağzından değil de öldürülen kadının bizzat kendi ağzından ve bakış açısından söylenir.

Bu ağıtların asıl çarpıcılığı, hem birebir kurbanın hikâyesini birinci tekil şahıs ağzından aktarmaları, hem de ortak paydada dikkate değer bir direniş ve isyan kapasitesini ortaya koymalarıdır.

Söz konusu ağıtlardan 38 tanesini veren Bingölçe, bunun yanı sıra, arşivlerden derlenen muhtelif “kadına yönelik şiddet” temalı türküler de derlemiş.

Kitap, ne yazık ki, güncelliğini halen koruyor.

  • Künye: Filiz Bingölçe – Yas Değil İsyan: Öldürülmüş Kadın Ağzı Ağıtlar, Alfa Yayınları, kadın, 132 sayfa, 2020

Sheila Rowbotham – Kadınlar, Direniş ve Devrim (2020)

Kadınların kurtuluşu, tüm insanların kurtuluşunu gerektirir.

Sheila Rowbotham bu önemli çalışmasında, kadınların 1600’lerden 1968’e uzanan özgürleşme mücadelesini izleyerek usta işi bir feminizm ve devrim tarihi sunuyor.

Feminizmin ve feminist yazının 17. yüzyıldan Vietnam Savaşı’na uzanan tarihinden kilometre taşlarını ele alan çalışma, bu mücadeleye yön vermiş aktörler ile devrimin başardıkları veya başaramadıklarını tartışmaya açıyor.

Rowbotham ayrıca, feminist harekete büyük katkıda bulunmuş kuramsal kitapların yanı sıra halk şarkılarındaki, şiirlerdeki, romanlardaki kadın portrelerini, özgür aşk için mücadele edenleri ve devrim, sosyalizm ve ulusal kurtuluş mücadelesi ile kadınların kurtuluş mücadelesi arasındaki ilişkileri de ele alıyor.

Mary Wollstonecraft, Flora Tristan, Margaret Fuller, August Bebel, Eleanor Marx, Olive Schreiner, Sylvia Pankhurst, Emma Goldman, Aleksandra Kollontay, Ding Ling ve Han Suyin gibi feminist harekette iz bırakmış isimler, kadınların İngiltere’deki oy hakkı mücadelesinin başarıya ulaşmasının altındaki etkenler, Fransız Devrimi’nde, Rus Devrimi’nde, Çin’de, Vietnam’da, Küba’da, Cezayir’deki kurtuluş mücadelesinde kadınların üstlendiği roller ve daha fazlası…

  • Künye: Sheila Rowbotham – Kadınlar, Direniş ve Devrim: Çağdaş Dünyada Devrimin ve Kadınların Tarihi, çeviren: Suğra Öncü, Yordam Kitap, tarih, 320 sayfa, 2020

Linda Nochlin – Kadınlar, Sanat ve İktidar (2020)

Kadınlar, sanat ve iktidar arasındaki bağları 18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir grup görsel imge üzerinden inceleyen öncü bir çalışma.

Feminist sanat tarihi üzerine önemli çalışmaları bulunan Linda Nochlin’in yaklaşık yirmi yılı bulan çalışmalarının ürünü olan kitap, ideolojik bakımdan iktidarın ve toplumsal cinsiyet farklılığının ele avuca gelmez şekillerde nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

David’in temsil ettiği Horatius hikâyesi, Delacroix’nın betimlediği Sardanapulus’un ölümü ve İngiliz ressam Augustus Egg’in ‘Geçmiş ile Bugün’ olarak bilinen üçlemesinin öne çıkardığı üzücü, ibretlik ev içi yaşamdan düşüş ve cezalandırma hikâyesi, burada ele alınan görsel imgelerden bazıları.

Nochlin’in 1970 yılında yazmaya başladığı ve sanat tarihinin en güçlü ve akılda kalıcı metinlerinden “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Çıkmadı?” makalesinin de aralarında bulunduğu yedi yazı barındıran kitap, bizi kadınların sanatla ilişkilenmeleri üzerine cesaretle düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Linda Nochlin – Kadınlar, Sanat ve İktidar, çeviren: Süreyyya Evren, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 184 sayfa, 2020

Kolektif – Kişisel Olan Politiktir (2020)

Kadın yönelik şiddet dur durak bilmiyor.

Üstüne üstlük, kadınlara yönelik şiddet ile mücadele mekanizmalarının nasıl iyileştirileceği ve geliştirileceğinin konuşulmasına ihtiyacımız olan bu kritik dönemde, halen eviçi şiddet ile mücadele alanında en kapsamlı sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin imzasını çekmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının kullanılmaması tartışılıyor.

Gündelik yaşamda kadınların yaşadıklarının politik olduğunu savunan farklı disiplinlerden akademisyenlerin/aktivistlerin yazılarından oluşan bu kitap, kadınların eviçinde maruz kaldıkları farklı şiddet biçimlerini veri temelli analizler ile irdeliyor, bu alandaki politikaları değerlendirerek eleştiri ve öneriler sunuyor.

Kitap, kamusal politikaların oluşturulmasında veri kullanımının öneminin altını çizerek kadınlara yönelik şiddetin ortadan kalkmasına yönelik mücadeleye büyük katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kişisel Olan Politiktir: Kadınlara Yönelik Eviçi Şiddet Verisi ve Politika, yayına hazırlayan: İlknur Yüksel-Kaptanoğlu, Nota Bene Yayınları, kadın, 456 sayfa, 2020

Mehmet Erdoğan – Kadın Sağlığı (2016)

Anlaşılır bir dille yazılmış, tıbbi terimlerden olabildiğince uzak durulmuş, kadın sağlığı hakkında bir rehber.

Kitapta, kadınlarda hormonlar ve gebelik, sağlıklı beslenme, şişmanlığın tedavisi, diyet yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar, spor ve egzersizler, kadınlarda görülen hastalıklar ve tedavi yöntemleri gibi birçok aydınlatıcı bilgi yer alıyor.

  • Künye: Mehmet Erdoğan – Kadın Sağlığı, Cinius Yayınları

Sedef Erkmen – Türkiye’de Kürtaj (2020)

 

Türkiye’de kadın olmak, cehennemin diğer adıdır.

Bu aralar sıklıkla tartışılan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması da, bu cehennemi koyultmanın diğer adıdır.

Sedef Erkmen’in bu önemli çalışması ise, kadına yönelik kuşatmayı başka bir pencereden, ülkede kürtaj politikalarının tarihsel dönüşümünü irdeleyerek ortaya koyuyor.

Başka bir deyişle Erkmen, günümüz iktidar ilişkilerine toplumsal cinsiyet rejimi bağlamında ışık tutmak için kürtaj politikalarını çok yönlü bir şekilde ele alıyor.

Erkmen, Türkiye’de kürtaj biyopolitikasının AKP döneminde derinleştiğini ve yaşamın her alanına nüfuz ettiğini ve bu partinin kullandığı teknik ve söylemlerin neoliberal ve muhafazakâr nitelikleriyle milliyetçi ve cinsiyetçi ataklarla birleştiğini gözler önüne seriyor.

Kadınların bedenleri üzerindeki denetimleri anlamında bir hak olan kürtaj ve doğum kontrolünün ne zaman özel alanın kuytularından çıkıp devlet politikalarının konusu haline geldiği sorusunun yanıtını arayan Erkmen, feministlerin bu zorlu konuyu nasıl tartıştıklarını da kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitap bu yönüyle, sadece güncel siyasete dair tespitler yapmakla kalmıyor, aynı zamanda direnişe dair fikirleri tartışması ve feminist bir karşı-hegemonyanın olanaklarına işaret etmesiyle de çok ama çok önemli.

  • Künye: Sedef Erkmen – Türkiye’de Kürtaj: AKP ve Biyopolitika, İletişim Yayınları, siyaset, 208 sayfa, 2020

Şefik Onat – Bir de Bizden Dinleyin (2016)

Türk diplomatlarının eşleri olarak farklı ülkelerde bulunmuş kadınların bu sürece dair deneyim ve değerlendirmeleri, burada.

Oya Akıncı, Esin Alptuna, Nezihe Bilhan, Handan Haktanır, Dilek Pamir ve Jülide Taşkent’in aralarında bulunduğu on iki kadın burada, eşleri bu zor görevlerini yerine getirirken kendilerinin neler yaşadığını okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Şefik Onat – Bir de Bizden Dinleyin, Alfa Yayınları

Peter Vronsky – Kadın Seri Katiller (2016)

Kadınlar neden ve nasıl katil olurlar?

Peter Vronsky hem, Marry Ann Cotton’dan Jane Toppan’a, Irma Grese’ten Susan Atkins’e pek çok kadın seri katilin izini sürüyor, hem de, kadın şiddetinin doğası, kadın seri katillerin karakteristiği ve feminizm ile kadın seri katilliği arasındaki ilişki gibi ilginç ayrıntıları tartışıyor.

  • Künye: Peter Vronsky – Kadın Seri Katiller, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları