Salman Akhtar – Acının Kaynakları (2017)

Acı çekmek, korku, açgözlülük, suçluluk, kandırma, ihanet, intikam…

Psikiyatri alanının önde gelen isimlerinden Profesör Salman Akhtar bu önemli çalışmasında, geniş bir alana yayılan psikanalitik kuramlardan yola çıkarak “gereksiz, patolojik ama dermanı olan acılar” şeklinde tanımladığı yukarıdaki duyguları irdeliyor.

Bu duyguları sadece psikanalitik açıdan değil, aynı zamanda fenomenolojik ve sosyokültürel açılardan da yorumlaması, çalışmayı insani kılan en önemli husus.

Akhtar’ın çalışması, psikanalistin bu duyguları ifşa etmesi ve yıkıcı amaçlarını çözümlemesi için çok sayıda vaka örneği de sunuyor.

Kitap klinisyenler için olduğu kadar psikodinamik psikoterapistler için de bir başucu kitabı olmaya aday.

Çalışmanın Türkçe baskısına ek olan Pandora’nın Kutusu isimli bölümün, Gülgün Alptekin’in Salman Akhtar’ın bu eseri üzerinden anlattığı bir vaka çalışmasını konu edindiğini de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Salman Akhtar – Acının Kaynakları: Korku, Açgözlülük, Suçluluk, Kandırma, İhanet ve İntikam, çeviren: Elif Okan Gezmiş, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 228 sayfa, 2017

Eugenio Borgna–Melankoli (2014)

Eugenio Borgna’dan, insani ve psikolojik, metafizik ve klinik, gündelik ve edebi bir deneyim olarak üzerine çok şey söylenmiş melankoliye özgün bir yaklaşım.

Yazar, melankoliyi klinik bir bakışla ele alıp bunun semptomatolojik yönlerine odaklanmaktan ziyade, melankolinin psikopatolojik ve antropolojik yönlerine odaklanıyor.

  • Künye: Eugenio Borgna – Melankoli, çeviren: Meryem Mine Çilingiroğlu, Yapı Kredi Yayınları

Wendy T. Behary – Narsistle Ateşkes (2014)

Dünyanın merkezinde yer aldığını düşünen narsistlerle geçinmek zordur, zira böylelerine sınır koymak neredeyse imkânsızdır.

Bakış açısını şefkatle ören Behary ise, narsistik kişilerin benmerkerci davranışlarının nasıl üstesinden gelinebileceğini ve onlarla ne şekilde iletişim kurulabileceğini anlatıyor.

  • Künye: Wendy T. Behary – Narsistle Ateşkes, çeviren: Melis Caner ve Nihan Azizlerli, PsikoNET Yayınları

Edwin R. Wallace – Dinamik Psikiyatri Kuramı ve Uygulaması (2008)

Edwin D. Wallace, psikiyatrideki en bütünsel ve işlevsel model olarak tanımladığı dinamik modeli tanıtıyor ve tedavi tekniklerine yer veriyor.

Dinamik psikiyatriyi, “Kişiler arası ilişkilerin incelenmesi ve terapötik olarak dönüştürülmesi için tarihsel ve yorumlayıcı bir yöntem” olarak tanımlayan Wallace, kitabının ilk bölümünde kuramı sunuyor,

İkinci bölümünde modelin değerlendirme görüşmesini ve tanıyı tartışıyor,

Ve son bölümde ise, kuramın öngördüğü tedavi aşamasını anlatıyor.

Kitabın rahat okunur bir üslupla kaleme alınmasınınsa, yalnızca uzmanların değil alana ilgi duyan her seviyeden okurun da dikkatini çekeceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Edwin R. Wallace – Dinamik Psikiyatri Kuramı ve Uygulaması, çeviren: Hakan Atalay, Okuyan Us Yayınları, psikiyatri, 449 sayfa

Jack El-Hai – Nazi ve Psikiyatrist (2017)

Hırslı Amerikan ordu psikiyatristi Dr. Douglas Kelley ile üst düzey Nazi yöneticilerinden Hermann Göring arasındaki tehlikeli ilişkinin izini süren bir biyografi.

Dr. Douglas Kelley, Amerikan ordusu tarafından, rütbeli Nazilerin mahkemede yargılanmaya akıl sağlığı bakımından elverişli olup olmadıklarını araştırmakla görevlendirilmiş genç bir psikiyatristti.

Bu yönde çalışmalar yapmaya başlayan Kelley, alan için altın değerinde bir arşiv yapar.

Öte yandan Kelley’nin, bu araştırma esnasında yanıtını öğrenmek istediği başka sorular da vardır:

Nazileri diğer insanlardan ayıran psikolojik ve karakteristik ortak özellikleri var mıdır?

Her insanda, Nazilerdekine benzer şekilde, vahşete sebep olma potansiyeli var mıdır?

Kelley bu soruların yanıtlarını ararken, diğer mahkûmlardan daha çok öne çıkan, Adolf Hitler’in sağ kolu Hermann Göring ile yakınlaşır.

Fakat kısa süre sonar samimi bir ilişki kuran Kelley ile Göring arasındaki mesafe tümüyle ortadan kalkmaya başlar.

Bu ilişkinin Kelley açısından asıl trajik yönü ise, Göring’in baskın kişiliğinin etkisinde kalması ve giderek bu usta manipülatörün yönlendirmelerine maruz kalmasıdır.

Zira Kelley’nin hayatı, bu aşamadan sonra alt üst olacaktır.

Kitap, hem tarihin en korkunç suçlularından birinin dünyasına inmesi, hem Nazilerin zihniyetini ortaya koyması ve hem de kötülüğün doğasını serimlemesiyle ilginç bir okuma vaat ediyor.

  • Künye: Jack El-Hai – Nazi ve Psikiyatrist, çeviren: Tolga Yalur, Pegasus Yayınları, biyografi, 352 sayfa

Viktor E. Frankl – Hayatın Anlamı ve Psikoterapi (2014)

Nazilere tutsak düşmüş, üç yılda dört toplama kampı değiştirmiş Profesör Victor E. Frankl, hayatın anlamını en iyi anlatacak kişilerden biri olsa gerek.

Acılarının, yaşamın anlamlı olduğuna, anlamlı olması gerektiğine dair inancını sarsmadığı Frankl, umutsuzluk hissinin karşısına psikoterapinin desteğini alarak hayatın değerini koyuyor.

  • Künye: Victor E. Frankl – Hayatın Anlamı ve Psikoterapi, çeviren: Veysel Atayman, Say Yayınları, psikanaliz, 272 sayfa

Oğuz Tan – Depresyon (2008)

Belli başlı belirtileri hayattan eskisi kadar zevk almama, isteksizlik, uykusuzluk, iştahsızlık, yorgunluk, unutkanlık ve cinsel ilgide azalma olan depresyon, modern bireyin en büyük sıkıntılarından.

Yine bir mizaç bozukluğu olan manik depresif de, bazen depresyon, bazen de “mani” denilen aşırı neşe ve taşkınlık dönemiyle kendini gösterir.

Psikiyatri uzmanı Oğuz Tan, ‘Depresyon’ isimli bu çalışmasında, iki mizaç bozukluğu olan depresyon ile manik depresifin ne olduğuna dair bilgiler veriyor ve bu sıkıntıların nasıl aşılabileceğine odaklanıyor.

Tan, hastaların ve doktorların dilinden vaka örnekleriyle depresyonun sebeplerini verirken, hastalığın belirtileri ile tedavi yöntemlerini de anlatıyor.

  • Künye: Oğuz Tan – Depresyon, Timaş Yayınları, psikoloji, 298 sayfa

Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (2017)

Psikiyatri alanında uzun yıllar çalışmış Gary Small’den, kariyeri boyunca karşılaştığı tuhaf hastalara ilişkin hem trajik hem de komik hikâyeler.

Akıl hastalıkları her zaman ilgi çekmiştir.

Ve burada yer alan hikâyeler de, gerçek oldukları halde okuru fazlasıyla şaşırtacak türden.

Kitapta karşımıza çıkan figürler yoksulluğun en alt tabakalarından dolar milyonerlerine uzanan çeşitlilikte.

Esrarengiz histerik körlük yaşayanlar,

Penisinin gün geçtikçe küçüldüğünü düşünenler,

Çifte hayat sürdürenler…

Small, bize bu ve bunun gibi pek çok gerçek hikâye anlatırken, aynı zamanda bir psikiyatrist olarak neler hissettiğini ve mesleki anlamda yaşadığı gelişimi de kayda alıyor.

Düşündürücü, hüzünlü, keyifli ve aydınlatıcı bir kitap…

  • Künye: Gary Small ve Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, çeviren: Duygu Akın, Doğan Kitap, 336 sayfa

Adnan Çoban – Şizofreni (2008)

Uzun bir çaba ve deneyimin ürünü olan ‘Şizofreni’, şizofrenin akıl hastalığı mı, kişilik bölünmesi mi yoksa biyolojik sebeplere dayanan bir duygu durum bozukluğu mu olduğu konularına açıklık getiren bir rehber.

Dünya Şizofreni Derneği’nin de kurucularından olan Adnan Çoban’ın çalışması, özellikle bu hastalığı herkesin anlayabileceği bir dille anlatmasıyla öne çıkıyor.

“Gördüm ki, koca koca kitaplarda yazılanlar, yaşananların sadece milyonda biri. Daha çok şey görebilmek, daha çok paylaşabilmek için bu kitabı yazmaya karar verdim,” diyen Çoban, şizofreni ile mizah, evlilik, doğum, çalışma hayatı, okul, sigara, sanat arasındaki ilişkileri inceliyor.

  • Künye: Adnan Çoban – Şizofreni, Timaş Yayınları, psikoloji, 288 sayfa

Erol Göka – Hayata ve Aşka (2008)‏

  • HAYATA VE AŞKA… Erol Göka, Aşina Kitaplar, deneme, 254 sayfa

‘Hayata ve Aşka’, psikiyatrist Erol Göka’nın, insanın ruh ve düşünce dünyasına odaklanan denemelerinden oluşuyor. Hayatın anlamının olup olmadığı, aşırı bilginin zararları, marka anlayışının yarattığı kimlik krizi, neden gençlere düşman olunduğu, âşık olunup olunmadığının nasıl anlaşılacağı, evliliğin insana aykırı olup olmadığı, internet ilişkileri ve aşkları, kitapta yer alan ve aşk ile hayata odaklanan çok sayıdaki konudan birkaçı. Ruh dünyasının dönüşüme uğradığını ve birçok okura ulaşmak istediğini söyleyen Göka, kitabının, bu yeni ruh halinin ürünü olduğunu söylüyor.