Svend Brinkmann – Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek (2020)

Şu her gün yeni bir saçma sapan fikirlerle ortaya çıkan kişisel gelişim kitaplarından hakikaten size de gına gelmedi mi?

Kişisel gelişim ve kendini gerçekleştirme üzerine pek çok kitap yazılıp çiziliyor; her yıl bunlardan milyonlarca satılıyor.

Eğitim ve dünyasında kişisel gelişim felsefesine rastlanmadık yer yok.

İnişli çıkışlı yaşamlarımız durmaksızın değişirken, sürüsüyle danışman, terapist ve yaşam koçu bize bu dalgalı denizlerde yol gösteriyor.

İşte bu kitabın yazarı, Danimarkalı psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann da, kişisel gelişim saçmalığına karşı isyan bayrağını yükseltiyor ve hatta bu harika kitapla el yükseltiyor.

‘Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek’, kişisel gelişim kültürüne muhalif bir ses çıkarmaya –bir başka seçenek sunmaya– yönelik bir girişim.

Gelişmekle değil, olduğunuz gibi kalmakla ilgili.

Kendinizi bulmakla değil, kendinizle yaşamakla ilgili.

Kitap ilk adım olarak olumlu değil, olumsuz düşünmeyi salık veriyor.

Esinini ‘Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı’ gibi popüler felsefelerden, tinsellikten ya da U Teorisi’nden değil, Eski Roma’da bir köle (Epiktetos) ile bir imparator (Marcus Aurelius) tarafından şekillendirilen aklı başında Stoacı felsefeden alıyor.

Bugün hızın ve devingenliğin yön verdiği dünyamızda, köklenmenin ve istikrarı sağlamanın güçleştiği önermesine dayanan kitap, temel bir varoluşçu belirsizlik ve sıkıntıyla dolu yaşadığımız çağda, kendimiz olarak kalmayı nasıl başarabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Svend Brinkmann – Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek, çeviren: Mercan Yurdakuler, İletişim Yayınları, kişisel gelişim, 136 sayfa, 2020

Gary Marcus – Kluge (2010)

Psikolog Gary Marcus ‘Kluge’da, insan zihninin doğa tarafından gelişigüzel oluşturulduğunu iddia ediyor.

Marcus, bunu tanımlamak için de, mühendislik kavramı olan ve bir sorunu gidermek için uygulanan, alelacele ve kaba saba, yani derme çatma çözüm anlamına gelen Kluge kavramını ödünç alıyor.

Yazar buradan hareketle, derme çatma bir şekilde oluşturulduğunu savunduğu hafıza, inanç, tercih ve sevgi gibi, insanın zihinsel yaşantısının önemli bazı alanlarına doğru bir yolculuğa çıkıyor.

Evrim teorisinde mükemmellik konusunda yürütülen tartışmalara da dahil olan yazarın bir diğer tezi de, mükemmellik ve derme çatmalığın, bazen yan yana yer alabileceğidir.

  • Künye: Gary Marcus – Kluge, çeviren: Armağan Özdemir, Remzi Kitabevi, psikoloji, 192 sayfa

Wilhelm Schmid – Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır? (2019)

“Şu coşkun ‘kendini sevme’ propagandası, abartılı bir narsisizme açıktır. Her şey sadece insanın kendi Ben’i etrafında dönmeye başlarsa zorluklar büyür.”

Wilhelm Schmid, bu kısa ama etkileyici kitabında, benliğe iyi bakmanın, kendiyle geçinmeyi kolaylaştırmanın ve böylece başkaları için daha geçinilir birisi olmayı olmanın bir yolu olarak kendiyle dost olmanın ne anlama geldiğini anlatıyor.

İnsanın kendi kendisiyle dostça ilişki kurmasının, sükûnetin zeminini oluşturarak kalıcı olabilecek bir özgüveni temellendirdiğini belirten Schmid, kendiyle dost olmanın tutkulu abartmalara daha az meylettiğini ve insanın kendine mesafe koymasına daha fazla imkân verdiğini söylüyor.

“Kendiyle dost insan mükemmel olmamaktan incinmez.” diyen Schmid, pek çok gözlemle de zenginleştirdiği kitabında, modern Ben’in bugün içinde bulunduğu narsisizm tuzağını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor ve bireyin daha çekilir bir dünyada yaşayabilmesi için hayata ve en başta da kendisine dair algısını yeni baştan nasıl düzenleyebileceğini anlatıyor.

Kendini dert eden herkesin muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Wilhelm Schmid – Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır?, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, psikoloji, 80 sayfa, 2019

Mariano Sigman – Zihnin Gizli Yaşamı (2020)

Bilim bizi bilinmeyen yerlere götüren bir pusuladır.

Bu kitabın yazarı Mariano Sigman da, son bilimsel gelişmelerin ışığında bizi algıyı, aklı, rüyaları, duyguları ve dili kodlayan sayısız nörondan oluşan insan beyninin en içteki parçalarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Kendimizi daha derinlemesine anlayabilmek için zihnimizi keşfetmemizin elzem olduğunu düşünen Sigman, yaşamımızın ilk günleri boyunca nasıl düşünce oluşturduğumuzu, temel kararlarımızı nasıl şekillendirdiğimizi, nasıl rüya görüp nasıl hayal kurduğumuzu, niçin belli duygular hissettiğimizi, beynin nasıl dönüştüğünü ve onunla birlikte bizim nasıl değiştiğimizi ortaya koyuyor.

Psikoloji ve nörolojinin iyi bir bireşimi olan çalışma, anlaşılabilir üslubuyla da konuya ilgi duyan her seviyeden okura hitap ediyor.

  • Künye: Mariano Sigman – Zihnin Gizli Yaşamı: Beyniniz Nasıl Düşünür, Hisseder ve Karar Verir, çeviren: Nur Küçük, Aylak Kitap, bilim, 288 sayfa, 2020

 

Daniel L. Schacter – Belleğin İzinde (2010)

Psikoloji profesörü Daniel L. Schacter, ‘Belleğin İzinde’ başlıklı çalışmasında, modern bellek araştırmalarının kavrayışlarını ayrıntılı bir şekilde bize aktarıyor.

İlk olarak, öznel hatırlama deneyimlerini inceleyen Schacter, geçmişte yaşanmış bir deneyimi akla getirme eyleminde, belleğimizde sakladığımız geçmişe dair bilgilerin yanı sıra, şimdiki zamana ait faktörlerin de nasıl etkin olduğunu gösteriyor.

Schacter’in çalışmasındaki diğer ilginç konular ise, anılarımızın oluşumunu sağlayan, saklanmış olan bilgiyi geri çağırmanın temel süreçlerinden bazıları ve belirli deneyimlerimizi anlatırken çeşitli yargılarımızın etkisi altında kalarak gerçeği nasıl çarpıttığımız.

  • Künye: Daniel L. Schacter – Belleğin İzinde, çeviren: Eda Özgül, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 528 sayfa

Birsen Başar – Ben de Artık Fark Edilmek İstiyorum (2018)

1986 doğumlu Birsen Başar’a, yirmi bir yaşındayken otizm teşhisi kondu.

‘Ben de Fark Edilmek İstiyorum’ başlıklı elimizdeki çalışma, Başar’ın, kişisel olarak yaşadıkları aracılığıyla, insanları otizm ve etkileri konusunda bilinçlendirme çabasının bir ürünü.

Kitabına, 2007 yılında otizm teşhisi almasıyla başlayan Başar, bu hastalık nedeniyle yaşadığı kötü durumları, yalnızlığı; konuşmak ve kendini ifade etmek konusunda karşı karşıya kaldığı zorlukları anlatıyor.

Türkiye’de tanı konulmuş ve bilinen yetişkin otistiklerin olmadığını söyleyen Başar’ın çalışması, bu hastalığa dair farkındalık yaratma çabasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

  • Künye: Birsen Başar – Ben de Artık Fark Edilmek İstiyorum: Yetişkin Bir Otistik’in Güncesi, Alfa Yayınları, günlük, 166 sayfa, 2018

Paul Seager ve Sandi Mann – Yalan (2010)

 

Özel uzmanlık alanı yalan psikolojisi olan Paul Seager ile gerilim ve duygular konusunda uzman danışman psikolog Sandi Mann bu çalışmalarında, ilişkilerde, işte ve yaşamda yalanı yakalamanın ipuçlarını veriyor.

Başkalarının yalanlarına karşı okuyucunun uyanıklığını artırmayı amaçlayan yazarlar kitaplarına, yalanın gerçekte ne olduğunu, onun iç yüzünü anlatarak başlıyor.

Çalışma boyunca, sadece vücut diline dikkat edilerek bir yalanın nasıl anlaşılacağı; çocuklarda yalan söyleme davranışının gelişimi, söyledikleri yalanların çeşitleri ve ne yaşta söylemeye başladıkları; eşlerin birbirlerine söyledikleri yalanların nasıl yakalanabileceği; CV’lerde ve iş görüşmelerindeki yalanlar; reklamcı ve politikacıların aldatma yöntemleri; ofis çalışanları arasında yaygın yalanlar ve müşteri yalanları gibi konular yer alıyor.

  • Künye: Paul Seager ve Sandi Mann – Yalan, çeviren: M. Onur Doğan, Sel Yayıncılık, psikoloji, 166 sayfa

Haldun Soygür – Uykusuz Çocuklar (2010)

‘Uykusuz Çocuklar’, halen Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Klinik şefi olarak çalışan Haldun Soygür’ün şizofreniyi konu edinen yazılarını bir araya getiriyor.

Buradaki yazıların ayırt edici özelliği, belirli bilimsel kuramlara dayanmalarının yanı sıra, aynı zamanda şizofreniye yaklaşımlarında duygu boyutunu ihmal etmemeleridir diyebiliriz.

Şizofreninin bir beyin hastalığı olduğunu söyleyen Soygür, aynı zamanda bunun bir insanlık hali olduğunun da altını çiziyor.

Yazar, toplumsal bir sorun olan şizofreniye dair bilinmesi gerekenleri, tedavi sürecinde gözden kaçırılmaması gereken aşamaları, anlaşılabilir bir dille ve ilgi çekici detayları ihmal etmeden ele alıyor.

  • Künye: Haldun Soygür – Uykusuz Çocuklar: Şizofreni Yazıları, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 138 sayfa

Tracy Hogg ve Melinda Blau – Çocukluğa Geçiş Sorunlarına Mucize Çözümler (2010)

İki yazarlı ‘Çocukluğa Geçiş Sorunlarına Mucize Çözümler’, yürümeye başlayan bebeklerin, çocukluğa geçişte nasıl eğitilecekleri konusunda anne-babalara pratik önerilerde bulunuyor.

Kitapta tuvalet eğitimi, emziği bırakma, memeden kesme, kardeşe hazırlık, beslenme, konuşma, uyku sorunları ve öfke nöbetleri gibi önemli süreçlerde ne yapılacağı, yaşanmış hikâyeler ve örnekler aracılığıyla anlatılıyor.

Her bebeğin birer birey olduğunu vurgulayan yazarlar, bu eğitimin sağlıklı ve dengeli bir biçimde verilebilmesi için, ebeveynlerin bunun bilincinde olarak, çocuklarla konuşmaya yeterli zaman ayırmaları gerektiğini önemle vurguluyor.

  • Künye: Tracy Hogg ve Melinda Blau – Çocukluğa Geçiş Sorunlarına Mucize Çözümler, çeviren: Orhan Tuncay, Gün Yayıncılık, eğitim, 368 sayfa

Gonca Şenözen – 99 Sayfada Tüp Bebeği Beklerken (2010)

Bir tüp bebek merkezinde görevli ve doğal yolla çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlere psikolojik danışmanlık yapan Gonca Şenözen, ’99 Sayfada Tüp Bebeği Beklerken’de, bu sürece dair merak edilenler hakkında okurlarını aydınlatıyor.

Tüp bebek tedavisinin daha çok psikolojik yönleriyle değerlendiren Şenözen, tüp bebek tedavisine karar verme döneminde çifti nelerin beklediğini; tedavideki uygulamaları; bu süreçte motivasyonun nasıl sağlanabileceğini; kadının hazır olmasının neden önemli olduğunu; tedavi sürecinde kadın ve erkeğin neler hissettiğini, gebeliğin oluşmaması halinde çiftin ilişkisinin bu durumdan nasıl etkileneceğini ve bunun gibi konuları detaylı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Gonca Şenözen – 99 Sayfada Tüp Bebeği Beklerken, söyleşi: Nur Onur, İş Kültür Yayınları, psikoloji, 102 sayfa