Hasan Öztoprak – Kaderin Bir Cilvesi (2016)

Sıradan bir yaşam süren tarih profesörü Fuat Soylu’nun düzeni, günün birinde alt üst olur.

Soylu, hiç alışık olmadığı halde, bundan sonra gecelerini dışarıda, sokakta geçirmek zorundadır.

Soylu bu zorlu hayata alışmaya çalışırken, Türkiye’yi bir boydan bir boya etkileyecek Gezi İsyanı patlak verir.

Kahramanımız şimdi bambaşka bir dünyaya adım atacaktır.

  • Künye: Hasan Öztoprak – Kaderin Bir Cilvesi, Tekin Yayınevi

Jonathan Holt – Kayıp Geçmiş (2016)

Jonathan Holt’tan çarpıcı bir siyasi gerilim romanı.

Kaçırılıp işkence gören masum bir kız, kurtarma operasyonunu yöneten emniyet güçleri ve ortaya çıktığında, Avrupa’nın günahlarını ortaya saçacak gerçekler bir bir gün yüzüne çıkar.

Bu ise, CIA ve Vatikan gibi kurumları da içine alan olayların üzerine gitmeye kararlı İtalyan askeriyesinin cesur subayları Piola ve Kat sayesinde olacaktır.

  • Künye: Jonathan Holt – Kayıp Geçmiş, çeviren: Ziya Celayiroğlu, Yapı Kredi Yayınları

Dario Morgante – Yoldaş P38 (2016)

Solun, hep arzu ettiği devrime oldukça yaklaştığı, İtalya’nın yakın dönemine damgasını vuran Kızıl Tugaylar’ın hikâyesi.

Roman, bu politik çalkantıların merkezinde yer alan dört arkadaşın yaşadıkları üzerinden Kızıl Tugaylar’ın en korkulan gruplarından olan Primavalle Tugayı’nın yükselişi ve düşüşünü anlatıyor.

  • Künye: Dario Morgante – Yoldaş P38, çeviren: Doğanay Banu Pinter, Ceylan Yayınları

Joseph O’Connor – Denizler Yıldızı (2016)

İrlanda’da yaşanan Büyük Kıtlık’tan sonra, gemiyle New York’a kaçmaya çalışan bir grup insanın, geçmişin acımasız gerçekleri ve gemideki katilin cinayetleriyle sarsılan yolculukları.

Çağdaş İrlanda edebiyatının parlayan yıldızı Joseph O’Connor, özgün kurgusuyla, cinayet romanları izlediğini tersine çeviriyor.

  • Künye: Joseph O’Connor – Denizler Yıldızı, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Sel Yayıncılık

Antonio G. Iturbe – Auschwitz Kütüphanecisi (2020)

Büyük bir vahşetin yaşandığı Auschwitz toplama kampında kitaplara tutunarak hayatta kalmaya çalışan on dört yaşındaki Dita Kraus’un gerçek yaşam öyküsüne dayanan bir roman.

Dita, anne ve babasıyla birlikte Prag’tan Naziler tarafından esir alınıp toplama kampına konmuştur.

Dita burada, dehşet ve korku içinde günlerini geçirmektedir.

Bir süre sonra buradaki esirler gizli bir okul kurar.

Fakat kitapların kampa girmesi kesinlikle yasaktır.

Günün birinde, Alman asıllı bir Yahudi olan blok sorumlusu Fredy Hirsch, Dita’ya mahkûmların gizlice içeri soktukları kıymetli sekiz kitaptan bahseder ve ondan bu kitaplarla ilgilenmesini, onları korumasını ister.

Başından beri kitaplara tutkun olan Dita da, seve seve bu görevi kabul eder.

Dita, artık Auschwitz’in kütüphanecisidir.

Kahramanımız, şiddetin, kötülüğün ve korkunun egemen olduğu kampta, tek silahı olan kitaplardan güç alarak cesaretini korumaya, direnmeye ve ümidini kaybetmemeye çalışacaktır.

  • Künye: Antonio G. Iturbe – Auschwitz Kütüphanecisi, çeviren: Ceren Kıran, Pegasus Yayınları, roman, 408 sayfa, 2020

Goce Smilevski – Freud’un Kız Kardeşi (2016)

Naziler Viyana’da, Sigmund Freud’a ülkeden çıkması için vize ve yanında götürmek istediği kişilerin bir listesini yapma şansı tanır.

Freud, doktorundan hizmetçisine hatta köpeğine kadar birçok kişiyi listeye alır, fakat kız kardeşlerini listeye dahil etmez.

Bu insafsız seçimin nedeni nedir ve daha da önemlisi, bu tercih dört kız kardeşin kaderini nasıl etkileyecektir?

Goce Smilevski, çalkantılı bir dönem üzerine çarpıcı bir romanla karşımızda.

  • Künye: Goce Smilevski – Freud’un Kız Kardeşi, çeviren: Levent Ademov, Nora Kitap

Ahmet Sami – İz (2016)

Yüz yıllık bir binada, ayrı dönemlerde yaşamış üç insan birbirlerinin hayatında nasıl izler bırakabilir?

Yer: Tarlabaşı…

Bu dikkat çeken roman, 1950’lerden 2000’lere uzanarak, 6-7 Eylül olaylarında sürgün edilen Rumların, 12 Eylül darbesinin mağduru devrimcilerin ve 2000’lerde Tarlabaşı’nı yuva bellemiş seks işçilerinin ve travestilerin hüzünlü hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Ahmet Sami – İz, Artemis Yayınları

Kemal Varol – Jar (2016)

12 Eylül’den üç yıl sonra, Doğu’daki bir kasabaya, iki yaşlı adam gelir.

İki ayrı meyhanenin bahçesine kurulan yaşlılar, öfke ile birbirlerine bakmaya başlar.

Bir süre sonra yaşlıların hikâyesi yavaş yavaş yüzeye çıkmaya başlar ve ardından, onları izleyenlerin hikâyeleriyle buluşur.

Roman, kin duygusunun insan ve toplum üzerindeki etkisinin çarpıcı bir resmi olduğu kadar, Türkiye’nin yakın tarihi üzerine usta işi bir alegori.

  • Künye: Kemal Varol – Jar, İletişim Yayınları

Bahaettin Kabahasanoğlu – Çarşamba Perisi: Özgecan (2016)

Vahşice katledilmesiyle Türkiye’nin gündemine oturan, kadına yönelik erkek şiddetinin en önemli simgelerinden biri haline gelen Özgecan Aslan’ı anlatan çarpıcı bir roman…

Roman hem Özo’nun hayatındaki bilinmeyenleri aydınlatıyor, hem aile fertlerini yakından tanımamıza vesile oluyor hem de cinayet sürecinin bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Bahaettin Kabahasanoğlu – Çarşamba Perisi: Özgecan, Librum Kitap

Barbaros Şansal – Prova Odası (2016)

Moda tasarımcısı ve ülkenin sivri dilli vicdanı Barbaros Şansal’dan, terzilik mesleğine içeriden tutulan bir ayna.

İki erkeğin duygusal çıkmazları üzerinden ilerleyen roman, burjuva sınıfına getirdiği eleştiriler ekseninde hem kentlerin ve kentli insanların değişimini anlatıyor hem de terzilik mesleğinin kaybolan esnafına, tuhafiyecisine, düğmecisine ve astarcısına daha yakından bakmamızı sağlıyor.

  • Künye: Barbaros Şansal – Prova Odası, Destek Yayınları