Malik Aksel – Türklerde Dini Resimler (2010)

Halk sanatına dair çalışmalarıyla da bilinen ressam ve yazar Malik Aksel’in, yıllar önce yayımlanan ‘İstanbul Mimarisinde Kuşevleri’ ve ‘Anadolu Halk Resimleri’, konuya dair nitelikli eserlerden.

Aksel’in bu türdeki çalışmalarından bir diğeri olan ‘Türklerde Dini Resimler’ ise, Türk resminde önemli bir gelenek olan Arap harfleriyle oluşturulmuş hat levhalarını, diğer bir deyişle “yazı-resimler”i inceliyor.

Birçok örnek barındıran kitap, Aksel’in din ve resim konusuna odaklanan bir yazısıyla açılıyor.

İslamiyetin resmi yasaklamasının söylentiden ibaret olduğunu belirten yazar, Müslüman Türklerin resim anlayışını tarihsel bağlamı içinde değerlendiriyor.

Aksel resimleri, camiler, çifte vavlar, kandil resimleri, başlıklar, Ashab-ı Kehf, gemiler, kuşlar, aslanlar ve ibrikler gibi, konularına göre bölümleyerek incelemiş.

  • Künye: Malik Aksel – Türklerde Dini Resimler, Kapı Yayınları, sanat, 188 sayfa

Alain Badiou – Başka Bir Estetik (2010)

Alain Badiou, alt başlığı ‘Sanatlar İçin Küçük Bir Kılavuz’ olan ‘Başka Bir Estetik’te, estetiği eleştirel bir gözle değerlendirerek, yeni bir estetik yaklaşım yaratmaya koyuluyor.

Şiir, dans, tiyatro ve sinema gibi sanatların estetik çerçevesini yorumlayan Badiou, estetiği felsefenin bir alt disiplini olarak değil, başlı başına bir felsefe olarak tasarlıyor.

Mallarmé, Pessoa ve Beckett gibi, kendi felsefelerini yaratmış sanatçıların peşine düşen yazar, başka bir estetik ile kendi başına hakikatler üreten sanatı herhangi bir biçimde felsefenin nesnesi yapmaya kalkışmayan, felsefenin sanatla kurduğu özel bir ilişki olarak tanımlıyor.

  • Künye: Alain Badiou – Başka Bir Estetik, çeviren: Aziz Ufuk Kılıç, Metis Yayınları, sanat, 165 sayfa

Paul Klee – Bauhaus Ders Notları ve Yazılar (2010)

Paul Klee, dışavurumcu, kübist ve gerçeküstücü resimleriyle olduğu kadar, Rus ressam arkadaşı Vassily Kandinsky ile birlikte Bauhaus okulunda yaptığı eğitmenliğiyle de ünlü.

İşte elimizdeki çalışma, Klee’nin 1921’de başladığı eğitmenliğindeki ders notlarından ve sanatçı, sanat ve renk teorisi hakkındaki yazılarından oluşuyor.

Klee, bu yazılarında, yaratıcı inancı, modern sanatı, resimsel öğelerin birbirleriyle ve kompozisyonun bütünüyle nasıl ilişkilendirilebileceği gibi konular ile kendi resim deneyimlerini okurlarıyla paylaşıyor.

Kitabın girişinde de, Nazan İpşiroğlu imzalı, Klee’nin dünya görüşüne ve sanatına odaklanan bir yazı yer alıyor.

  • Künye: Paul Klee – Bauhaus Ders Notları ve Yazılar, çeviren: Uluer Emre Özdil, Hayalbaz Kitap, sanat, 221 sayfa

Claude Gintz – Başka Yerde & Başka Biçimde (2010)

Fransız sanat eleştirmeni Claude Gintz ‘Başka Yerde & Başka Biçimde ‘ adlı bu eserinde, çağdaş sanat sahnesinin genel bir görünümünü sunuyor.

Kitapta, kavramsal sanat, müzelerin işlevi, sanat galerilerinin yeniden yapılanması konuları ele alınıyor.

Kitapta bir araya getirilen metinler, sanatın kültürel endüstri tarafından soğurulması kadar, bu endüstriye karşı geliştirilen direniş yanlısı üretimlere odaklanmalarıyla da dikkat çekiyor.

Seksenli yılları kapsayan on yıllık süre boyunca kaleme alınan metinlerden oluşan çalışma, sanatın, gözle görülür bir biçimde kültürel endüstriye dâhil oluşunu ve gösteri toplumuna katkıda bulunuşunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Claude Gintz – Başka Yerde & Başka Biçimde , çeviren: Muna Cedden, Dost Kitabevi, sanat, 165 sayfa

Alexis Gritchenko – İstanbul’da İki Yıl (2020)

Ukraynalı ressam Alexis Gritchenko, bir İtalya gezisinde, İtalyan Rönesans sanatçılarının Bizans Ortodoks sanatını miras alışlarından etkilendi.

Bu öyle bir etkilenmeydi ki, Bizans resim sanatını modern resme uyarlamaya çalışmış ve bu konuda teorik kitaplar kaleme almıştı.

Gritchenko’nun bu merakı, bununla da sınırlı kalmayacak, Bizans sanatını yerinde görmek için Aralık 1919’da İstanbul’a gelecekti.

Gritchenko İstanbul’a o kadar hayran kalacaktı ki, burada tamı tamına iki yıl kalacaktı.

Gritchenko, burada kaldığı süre boyunca, işgal döneminin zorlu şartlarına rağmen elinde not defteri, kalemi ve fırçasıyla sokak sokak gezdiği şehrin canlı limanları, pazarları, ibadethaneleri ve görkemli anıtlarında gözlemlediği hareketi eserlerine yansıttı.

Şehrin tarihi hakkında derin bilgisi olan ressamı cezbeden detaylar; surların burçları arasındaki ince farklar, batan güneşin denize ve kubbelere nasıl yansıdığı ve sokaklarda karşısına çıkan feraceli kadınların zarif ama bir o kadar gizemli yürüyüşleridir.

Tüm özellikleriyle ilgisini çeken bu şehir, kendi deyimiyle bahtsız günlerinde ona teselli kaynağı olur.

İşte bu kitap da, o dönemde tuttuğu, oldukça samimi bir üslupla yazılmış günlüklerini sunuyor.

Buradan anladığımız kadarıyla Gritchenko, Suriçi’ne hayran kalıp Pera’dan nefret etmiş.

Ayrıca kendisi burada, İbrahim Çallı gibi ressamlarla tanışmış, İşgal kuvvetleri askerleriyle karşılaşmış.

Kitaptan bir alıntı:

“Günlüğüme yazmayalı epey oldu. Soğuk ve pislik yüzünden elimdeki yara geçmiyor. Çalışmamı tamamen engelliyor ve fiziksel depresyonumu keskin bir acıyla delip geçiyor. Bütün gün yağmurun altında dolaştım durdum. Çarşıda, köprünün yanı başındaki, Suriçi İstanbul’un girişinde nöbetçi gibi dikilen Yeni Cami’nin avlusunda oyalandım. Tıpkı Moskova’daki Sukhareva Kulesi gibi.”

‘İstanbul’da İki Yıl’, 7 Şubat – 10 Mayıs 2020 tarihleri arasında Meşher’de açılan “Alexis Gritchenko – İstanbul Yılları” sergisi kapsamında yayımlanmış.

Fırsat bulanların bu sergiyi gezmelerinin çok iyi bir fikir olacağını söylemeliyiz.

  • Künye: Alexis Gritchenko – İstanbul’da İki Yıl 1919-1921: Bir Ressamın Günlüğü, çeviren: Ali Berktay, Yapı Kredi Yayınları, anı, 264 sayfa, 2020

Kolektif – Edebi ve Hattı ile Ali Alparslan (2010)

‘Osmanlı Hat Sanatı’, hat sanatının yaşatılmasında ve öğretilmesinde emeği geçenlerden biri olan Ali Alparslan’ın yayımlanmış bir çalışmasıydı.

Burada Alparslan, Türklerin bu sanat dalına katkılarını; yalnız kitabi bilgilerle değil içinde bulunduğu sanat ortamından, ders aldığı Necmeddin Okyay ve Halim Özyazıcı gibi usta hattatlardan devredilen sözlü bilgilerle de zenginleştirerek anlatmıştı.

‘Edebi ve Hattı ile Ali Alparslan’ adlı elimizdeki çalışma ise, 2006 yılında aramızdan ayrılan Alparslan’ın hayat hikâyesini ve Türk sanatına verdiği hizmetleri anlatan bir inceleme ile eserlerinden yapılmış bir seçkiden oluşuyor.

Anılar ve resimlerle de desteklenen kitapta, daha çok bir ta’lîk hattatı olarak tanınan Alparslan’ın koleksiyonlarında bulunan ta’lîk, celî ta’lik, dîvânî, celî dîvânî, şikeste ve rik’a ile yazılmış eserlerinden seksen biri sergileniyor.

  • Künye: Kolektif – Edebi ve Hattı ile Ali Alparslan, hazırlayan: M. Uğur Derman, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 126 sayfa

John Berger ve Yves Berger – Top Sende (2020)

“Kokoschka için ışık bir veda dokunuşuydu. Londra’da Thames’in tepeden resmini yaparken bulunduğu çatıda ona bir süre eşlik ettim. 1959 yılıydı. Bakışı oradan ayrılmak üzere olan göçmen bir kuşu andırıyordu.”

Bu kitap, John Berger ile ressam, şair, yazar ve toprak işçisi oğlu Yves Berger arasında yapılan sanat konulu yazışmaları bir araya getiriyor.

Baba-oğul bu yazışmalarında, Max Beckmann’dan Albrecht Dürer’e, Georges Rouault’dan Antoine Watteau’ya, Chaïm Soutine’den Francisco Goya’ya ve Van Gogh’tan Rogier Van Der Weyden’e pek sanatçının eserlerine dair ilgi çekici saptamalarda bulunuyor.

Sanat, sanat tarihi ve resim sanatına ilgi duyanların severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: John Berger ve Yves Berger – Top Sende: Sanat Üzerine Yazışmalar,  çeviren: Oğuz Tecimen, Metis Yayınları, sanat, 104 sayfa, 2020

Richard Leppert – Nü (2020)

Richard Leppert’in bu eseri, tarihsel olarak Rönesans döneminin başlarından günümüze kadar uzanan ve modernite olarak değerlendirilmiş geniş zaman diliminde üretilmiş kıyafetsiz vücutlar, yani nü resim üzerine zengin bir inceleme.

Batı Dünyasına, Avrupa ve Kıta Amerikası’na ait, en erken tarihli olanı yaklaşık 1427 yılında, en yenisi de 1992 yılında üretilmiş nü resmi izleyen Leppert, bu eserleri, görmek ve sosyal bir uygulama olarak anlam çıkarmaktan kadın bedeninin sömürgeleştirilmesine uzanan geniş bir bağlamda irdeliyor.

Kitap, sadece kadınları temsil eden nü resimlerini değil, her iki cinsiyetten, her yaştan, farklı ırklardan ve farklı sosyal sınıflardan pek çok nü resmi konu ediniyor.

Leppert’in incelemesi, çıplak insan resimlerinin, herhangi bir sosyal oluşum içinde işlerlik gösteren, özellikle sınıf, cinsiyet ve ırk farklılıklarını çevreleyen güç alanları çerçevesinde nasıl işlev gösterdiğini gözler önüne sermesiyle önemli.

Çalışmanın dikkat çeken bir diğer yanı da, nü resimler bağlamında sanatın, mutluluk, arzu, korku ve endişe gibi duyguların oluşturduğu soyut dünyalarla ilişkisini sorgulaması.

Sanatın yapılışı ve görülüşü, toplumsal pratiklerdir.

Bu kitap da, her şeyin olduğu gibi resimlerin anlamlarının da, sürekli değişim içindeki toplumsal pratikler sonucunda ortaya çıktığını ve daha farklı, genellikle toplumla çelişen yönelimleri olan insanlarca bu anlamlara karşı meydan okunuyor oluşunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Richard Leppert – Nü: Batı Dünyası Modernite Dönemi Sanatında Bedenin Kültürel Retoriği, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, sanat, 304 sayfa, 2020

Elvan Zabunyan – Sarkis: Ondan Bize (2010)

İki dilde yayımlanan ‘Ondan Bize / From Him to Us’, 1960’tan günümüze 500’ün üzerinde sergi açan, kendine has tarzıyla her daim ilgi çeken Sarkis’in yaşamına ve sanat dünyasına iniyor.

Ünlü küratör René Block, Sarkis’in de Beuys gibi, külliyatı ancak kişiliği üzerinden deneyimlenip kavranabilecek sanatçılardan olduğunu belirtiyor.

Monografiyi bu anlamda değerli kılan hususlardan biri, Sarkis’in kızı Elvan Zabunyan tarafından kaleme alınmış olması.

Kitabın bu yönüyle, insan Sarkis’in her açıdan kendine has bir portresini verirken, aynı zamanda onun özgün sanat dünyasını da kuşatıcı bir bakışla ortaya koymasıyla dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Elvan Zabunyan – Ondan Bize / From Him To Us, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 144 sayfa

Friedrich Schiller – İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine (2020)

Klasik Alman düşüncesinin büyük ismi Friedrich Schiller, Wieland, Humboldt, Goethe ve Kant gibi önemli isimlerle aynı yıllarda yaşadı.

Schiller’in ‘İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine’ adlı felsefe ve estetik odaklı bu yapıtı da, temel olarak güzel nedir ve güzelden anlama eğitimi nasıl olur gibi önemli soruların yanıtını arıyor.

Kant’ın akılcılığı ve estetiğinin büyük ölçüde egemen olduğu bu metinler, estetik bir hayat ve estetik bir medeniyetin neden vazgeçilmez olduğunu tartışıyor.

Bugün başlı başına bir klasik haline gelmiş, 18. yüzyılın ürettiği en önemli entelektüel değerlerden olan kitap, öncelikli olarak estetiği ve pedagojiyi, tarih ve toplum felsefesini, ahlak ve siyaset felsefesini, ahlaklı bir toplum idealini temellendirmek ve gerçekleştirmek için birbiriyle ayrılmaz bir şekilde iç içe geçiriyor.

Kitabın, Gürsel Aytaç ve Doğan Göçmen’in aydınlatıcı yazılarıyla zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Başka bir yüzyılda yaşamak ve bir başka yüzyıl için çalışmış olmak istemem. İnsan, devletin yurttaşı olduğu gibi zamanın da yurttaşıdır.”

“Siyasi sorunu uygulamada çözmek için estetik yolunda yürümek gerekir, çünkü insanın özgürlük hedefine doğru ilerlediği yol güzellikten geçer.”

“Sanatçı, çağının evladıdır, ama eğer onun aynı zamanda evlatlığı hatta gözdesi olursa vay haline.”

“Gerçekliği aşma cesareti olmayan hakikati asla fethedemeyecektir.”

  • Künye: Friedrich Schiller – İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine, çeviren: Gürsel Aytaç, Fol Kitap, felsefe, 167 sayfa, 2020