Angus Hyland ve Caroline Roberts – At Kitabı (2018)

İnsanlık tarihinde atlar, 6 bin yıl boyunca vazgeçilmezliğini sürdürdü.

Peki, neden atlar?

Atlar, yediklerini sindirmek için durmadan kilometrelerce koşma yeteneğine sahiptirler.

Ayrıca sırtlarında, rahatça binilmesini sağlayan, işe yarar bir boşluk var.

Buna ek olarak atlar günde 100 kilometreye kadar ilerleyip ağır yükleri taşıyarak insanları daha hızlı ve güçlü hale getirdi.

İşte bütün bu nedenler, atları bizim hayatımızın elzem varlıkları haline getirdi.

Öte yandan, en eski zamanlardan bugüne, insan da, bu güzel ve sadık arkadaşlarına duyduğu saygıyı her fırsatta ifade etti.

Mağara duvarlarına resimlerini çizerek bunu gösterdi, ardından kâğıtlar ve tuval aracılığıyla bunu yaptı.

İşte elimizdeki bu kitap da, atları konu edinen resim ve çizimleriyle göz dolduruyor.

Dünyanın dört bir yanından ressamlar ve illüstratörlerin çizimlerini sunan ‘At Kitabı’, bu kadim dostlarımıza duyduğumuz sevginin sanatsal ifadelerini sunuyor.

  • Künye: Angus Hyland ve Caroline Roberts – At Kitabı: Resim Sanatında Atlar, çeviren: Ayşegül Gürsel Duyan, Hep Kitap, sanat, 160 sayfa, 2018

Kaya Özsezgin – Yorum ve Anlam (2009)

Kaya Özsezgin, özellikle Türkiye resim sanatı üstüne yazdığı kitap ve yazılarıyla bilinen eleştirmenlerden.

İsmail Tunalı’ya göre, Özsezgin’i kendine has kılan hususların başında, bir yapıtın estetik değerlendirilmesinde, bilimsel objektiflik ile duyarlığa dayalı sübjektifliğin bir sentezini yapabilme konusundaki ustalığıdır.

‘Yorum ve Anlam’ başlıklı elimizdeki kitap, Özsezgin’in sanat eleştirisi türündeki muhtelif yazılarını bir araya getiriyor.

Asım İşler’in resimlerinde anlam soyutlaması, Avangard kuramı, imgenin görsel kimliği, resim yüzeyinde deneysellik, tüketim çağında sanat, Doğu dünyasının şiirselliği, Nuri İyem ve “Kült-Portre” kavramı, Özsezgin’in ele aldığı konulardan birkaçı.

  • Künye: Kaya Özsezgin – Yorum ve Anlam, Çekirdek Sanat Yayınları, sanat, 159 sayfa

Ömer Naci Soykan – Sanat Sosyolojisi (2009)

Ömer Naci Soykan tarafından derlenen ‘Sanat Sosyolojisi’, müzikten dansa, resimden sinemaya ve endüstri tasarımına kadar, çeşitli sanatları ele alıyor; onları Türkiye ve dünyadaki örnekleriyle toplumbilimsel açıdan inceliyor.

İki bölümden oluşan kitabında Soykan ilk olarak, kuramsal bir çerçeve çiziyor ve ardından, müzik sosyolojisi, fotoğraf sosyolojisi, mimarlık sosyolojisi, tiyatro sosyolojisi, sinema sosyolojisi ve endüstri tasarımı sosyolojisi gibi, özel sanat sosyolojilerini kuramsal ve uygulamalı bir biçimde ele alıyor. Soykan, sanat sosyolojisi ile ilgili problem alanlarını betimliyor ve bunun sanata uygulanmasında kullanılacak yöntemleri anlatıyor.

  • Künye: Ömer Naci Soykan – Sanat Sosyolojisi, Dönence Yayınları, sosyoloji, 222 sayfa

Hal Foster – Gerçeğin Geri Dönüşü (2009)

Sanat ve arkeoloji profesörü Hal Foster ‘Gerçeğin Geri Dönüşü’nde, yirminci yüzyılı derinden etkilemiş avangard sanatı ve onun yorumcularını anlatıyor.

1960’tan beri tarihsel ve yeni avangardın yeniden eklemlenişiyle sanat ve kuramda ortaya çıkan eleştirel modelleri anlatmakla çalışmasına başlayan Foster, ardından,

  • Bu dönemdeki minimalist sanatı,
  • Sanat eserinin yazılı metin olarak şekillendiği 1970’leri,
  • 1980’lerde, imgenin yayılımcı muhafazakârlığı içinde bu modelin eriyişini,
  • Metin ve imgenin çifte patlamasına yönelik çağdaş tepkileri,
  • Sanat ile kuramın özne eleştirisini,
  • Kültürel ötekiyle uzlaşmayı,
  • Bütün bu süreçte teknolojinin üstlendiği rolü ve bunun gibi dikkat çekici konuları tartışıyor.

Çalışmayı, 1960’dan günümüze kadarki sanat anlayışlarının ve kuramın tarihçesi hakkında sağlam bir kaynak olarak öneriyoruz.

  • Künye: Hal Foster – Gerçeğin Geri Dönüşü: Yüzyılın Sonunda Avangard, çeviren: Esin Hoşsucu, Ayrıntı Yayınları, sanat, 282 sayfa

Kolektif – Yirminci Yüzyılda Sanatı Okuyanlar (2009)

Chris Murray’ın hazırladığı ‘Yirminci Yüzyılda Sanatı Okuyanlar’, düşünceleri, görsel sanatların anlaşılmasında önemli rol oynayan, sanat, felsefe, sosyoloji ve psikoloji gibi çeşitli disiplinlerden birçok yazar ve düşünürü tanıtıyor.

Bu isimlerden bazıları tarihçi ya da estetikçi olarak özellikle görsel sanatlar konusunda yazmış; toplumbilim, siyaset felsefesi, psikanalitik kuramlar ve benzerleri konusunda yazmış diğerleri de, sanat araştırmalarına uygulanabilecek fikirler üretmiş.

Bu yazarlardan bazıları şöyle: Adorno, Baudrillard, Benjamin, Danto, Derrida, Arnold Hausser, Julia Kristeva, Panofsky, Wittgenstein ve Richard Wollheim.

  • Künye: Kolektif – Yirminci Yüzyılda Sanatı Okuyanlar, yayına hazırlayan: Chris Murray, çeviren: Suğra Öncü, Sel Yayıncılık, sanat, 328 sayfa

Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı? (2018)

Uzun zamandır Arap ve İslâm dünyasında modern sanat, görsel temsil ve tasvir konularını inceleyen Silvia Naef’ten, İslam’da tasvir sorununu çok yönlü bir bakışla irdeleyen ufuk açıcı bir eser.

İslam’ın tasviri tabu olarak görüp görmediği konusu, evveliyatı çok eski tartışmalardandır.

Naef ise, İslam’da tasvirin hep var olduğunu, başka bir deyişle Müslümanların geçmişten bugüne, özellikle de 19. yüzyıldan itibaren canlı bir imge dünyasına sahip olduğunu belirtiyor.

Naef, çalışmasına, İslam dininin kurucu metinlerinin tasvir konusunda aldığı tavırdan yola çıkıyor ve devamında,

  • İslam’ın ilk zamanlarından başlayarak, öncelikle Ortadoğu’da, sonra da İran ve esas olarak Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan figüratif tasvirlere bakarak İslam medeniyetinin bünyesinde tasvirin nerede ve nasıl var olabildiğini,
  • Modern çağda ve bugün, yani Müslüman dünyanın tarihindeki algısıyla 19. yüzyıldan günümüze uzanan dönemde “resmin çoğaltılması”nı,
  • yüzyılın başından itibaren fotoğrafın, heykel sanatının, resmin, sinema ve televizyonun İslam coğrafyasında kendilerini nasıl ifade ettiklerini ve din adamlarının bu fiilî duruma verdikleri tepkileri,
  • Gündelik hayatta tasvire yeni bir yer açan bu yeni medya aygıtlarının, gelişen toplumla dinin arasına nasıl girdiğini,
  • Bu durum karşısında, özgün metinlerin yeni duruma uyarlanarak nasıl yeniden yorumlandığını,
  • Bu yeniden yorumların tasvirin tamamen ya da kısmen kabulünden tamamen yasaklanmasına kadar uzanan bir yelpazede yer alışını,
  • Peygamberlerin ve başka kutsal kişiliklerin temsilindeki tutumları,
  • Ve bunun gibi, birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Naef’in çalışması, konuya, İslam dünyasını bugün hâlâ yaygın bir biçimde sırf din adamlarının düşüncelerinden yola çıkarak açıklamak isteyen ve oryantalist bakışın uzantısı olan yorumların dışında bakmasıyla çok önemli.

  • Künye: Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı?, çeviren: Can Belge, Ayrıntı Yayınları, sanat, 128 sayfa, 2018

Hélène Prigent – Melankoli (2009)

Melankoli, özellikle Batı kültürünü tarih boyunca en çok meşgul eden konuların başında gelir.

İşte Hélène Prignent, melankolinin kapsamlı bir tarihini verdiği bu rehber kitabında, antik mezar taşlarından başlayarak, Dürer, Valentin, Goya, Delacroix, Friedrich, Munch, Redon, Hopper ve Kiefer gibi isimlerin yapıtlarında melankoliye uzanıyor.

“Bugün melankoli sözcüğünü de içeren bunalım, her dönemin üstüne bir taş eklediği, iki bin yıldan daha yaşlı, eski bir anıtın yüzeyindeki pastan başka bir şey değil aslında,” diyen Prignent, tarih boyunca melankoli’nin aldığı “kara safra”, “kutsal hastalığı”, acedia, spleen, nevrasteni ve bunalım gibi farklı adların ve merkezinde Dürer’in ünlü gravürü Melancolia I’ın bulunduğu zengin ikonografinin izini sürüyor; melankolinin yaratıcılıkla ilişkilendirilmesi ve sahip olduğu sürekliliğin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Hélène Prigent – Melankoli: Bunalımın Başkalaşımları, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 159 sayfa

Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm (2018)

Elimizdeki güzel derleme, Michel Foucault’nun Manet ve Velázquez üzerine yaptığı incelemeleri bir araya getiriyor.

Foucault bu iki sanatçının eserlerini, estetik modernizmin doğuşu ve gelişimi bağlamında inceliyor.

Düşünür bunun yanı sıra, iki sanatçıyı da, yaşadıkları dönemdeki egemen dünya görüşü ve onların kendilerini bu görüşler karşısında nasıl konumlandırdıklarını da tartışıyor.

Manet’nin empresyonizmin kurucusu olduğu gibi, bütün bir 20. yüzyıl resmine yön verdiğini belirten Foucault, ardından, sanatçının aralarında ‘Tuileries’de Müzik’, ‘Opera’da Maskeli Balo’, ‘Maximilian’ın İnfazı’, ‘Bordeaux Limanı’, ‘Argenteuil’ ve ‘Garson Kız’ın da bulunduğu eserlerini derinlemesine yorumluyor.

Düşünür kitabının ikinci bölümünde de, ünlü eseri ‘Kelimeler ve Şeyler’in açılışında yer verdiği Velázquez’in ‘Las Meninas’ tablosunu değerlendiriyor.

Kitapta bütün bunların yanı sıra, Carole Talon-Hugon ve David Marie’nin Foucault’nun Manet üzerine düşüncelerini çok yönlü bir bakışla irdeledikleri metinleri de yer alıyor.

  • Künye: Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm, çeviren: Savaş Kılıç, İletişim Yayınları, sanat, 123 sayfa, 2018

Eric Grzymkowski – Sanat 101 (2015)

Dünyanın en büyük sanatçılarını ve başyapıtlarını tanımak için bir başucu kitabı.

Müze ziyaretlerinde de büyük yardımı dokunacak kitap, Bauhaus’tan Art Nouveau’ya, Edgar Degas’tan Diego Rivera’ya, Andy Warhol’dan Banksy’ye ve Mona Lisa’dan Duchamp’ın Çeşme‘sine pek çok isim ve eseri keyifli bir üslupla açıklamakta.

  • Künye: Eric Grzymkowski – Sanat 101, çeviren: Orhan Düz, Say Yayınları

Hülya Kalyoncu – Topkapı Sarayı Müzesi Yıldız Porselenleri (2015)

On sekizinci yüzyılda Osmanlı’da kurulan ilk porselen fabrikası olan Yıldız Çini Fabrikası’nın en nadide, en büyük koleksiyonu Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunuyor.

Hülya Kalyoncu bu çalışmasında, Türk resim sanatının en değerli üstatları Halid Naci, Mesrur İzzet ve Şeker Ahmed Paşa gibi sanatçıların eserlerinin yer aldığı bu ünlü koleksiyonu kapsamlı bir bakışla inceliyor.

  • Künye: Hülya Kalyoncu – Topkapı Sarayı Müzesi Yıldız Porselenleri, Cinius Yayınları