Hélène Prigent – Melankoli (2009)

Melankoli, özellikle Batı kültürünü tarih boyunca en çok meşgul eden konuların başında gelir.

İşte Hélène Prignent, melankolinin kapsamlı bir tarihini verdiği bu rehber kitabında, antik mezar taşlarından başlayarak, Dürer, Valentin, Goya, Delacroix, Friedrich, Munch, Redon, Hopper ve Kiefer gibi isimlerin yapıtlarında melankoliye uzanıyor.

“Bugün melankoli sözcüğünü de içeren bunalım, her dönemin üstüne bir taş eklediği, iki bin yıldan daha yaşlı, eski bir anıtın yüzeyindeki pastan başka bir şey değil aslında,” diyen Prignent, tarih boyunca melankoli’nin aldığı “kara safra”, “kutsal hastalığı”, acedia, spleen, nevrasteni ve bunalım gibi farklı adların ve merkezinde Dürer’in ünlü gravürü Melancolia I’ın bulunduğu zengin ikonografinin izini sürüyor; melankolinin yaratıcılıkla ilişkilendirilmesi ve sahip olduğu sürekliliğin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Hélène Prigent – Melankoli: Bunalımın Başkalaşımları, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 159 sayfa

Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm (2018)

Elimizdeki güzel derleme, Michel Foucault’nun Manet ve Velázquez üzerine yaptığı incelemeleri bir araya getiriyor.

Foucault bu iki sanatçının eserlerini, estetik modernizmin doğuşu ve gelişimi bağlamında inceliyor.

Düşünür bunun yanı sıra, iki sanatçıyı da, yaşadıkları dönemdeki egemen dünya görüşü ve onların kendilerini bu görüşler karşısında nasıl konumlandırdıklarını da tartışıyor.

Manet’nin empresyonizmin kurucusu olduğu gibi, bütün bir 20. yüzyıl resmine yön verdiğini belirten Foucault, ardından, sanatçının aralarında ‘Tuileries’de Müzik’, ‘Opera’da Maskeli Balo’, ‘Maximilian’ın İnfazı’, ‘Bordeaux Limanı’, ‘Argenteuil’ ve ‘Garson Kız’ın da bulunduğu eserlerini derinlemesine yorumluyor.

Düşünür kitabının ikinci bölümünde de, ünlü eseri ‘Kelimeler ve Şeyler’in açılışında yer verdiği Velázquez’in ‘Las Meninas’ tablosunu değerlendiriyor.

Kitapta bütün bunların yanı sıra, Carole Talon-Hugon ve David Marie’nin Foucault’nun Manet üzerine düşüncelerini çok yönlü bir bakışla irdeledikleri metinleri de yer alıyor.

  • Künye: Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm, çeviren: Savaş Kılıç, İletişim Yayınları, sanat, 123 sayfa, 2018

Eric Grzymkowski – Sanat 101 (2015)

Dünyanın en büyük sanatçılarını ve başyapıtlarını tanımak için bir başucu kitabı.

Müze ziyaretlerinde de büyük yardımı dokunacak kitap, Bauhaus’tan Art Nouveau’ya, Edgar Degas’tan Diego Rivera’ya, Andy Warhol’dan Banksy’ye ve Mona Lisa’dan Duchamp’ın Çeşme‘sine pek çok isim ve eseri keyifli bir üslupla açıklamakta.

  • Künye: Eric Grzymkowski – Sanat 101, çeviren: Orhan Düz, Say Yayınları

Hülya Kalyoncu – Topkapı Sarayı Müzesi Yıldız Porselenleri (2015)

On sekizinci yüzyılda Osmanlı’da kurulan ilk porselen fabrikası olan Yıldız Çini Fabrikası’nın en nadide, en büyük koleksiyonu Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunuyor.

Hülya Kalyoncu bu çalışmasında, Türk resim sanatının en değerli üstatları Halid Naci, Mesrur İzzet ve Şeker Ahmed Paşa gibi sanatçıların eserlerinin yer aldığı bu ünlü koleksiyonu kapsamlı bir bakışla inceliyor.

  • Künye: Hülya Kalyoncu – Topkapı Sarayı Müzesi Yıldız Porselenleri, Cinius Yayınları

Kolektif – Bauhaus: Modernleşmenin Tasarımı (2009)

‘Bauhaus: Modernleşmenin Tasarımı’, bugünkü Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin çekirdeğini oluşturan ve 1957 yılında Alman ve Türk Bauhausçular tarafından kurulan Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu’nun 50. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen ‘Türkiye’de Mimarlık, Sanat, Tasarım Eğitimi ve Bauhaus’ sempozyumuna sunulan bildirilerden oluşuyor.

Bu bildiriler, Bauhaus düşüncesini, Türk modernleşmesi ve Bauhaus ilişkisini, Bauhaus etkisindeki eğitim programlarını ve çağdaş kültür ve Bauhaus ilişkisini kapsamlı bir biçimde irdeliyor.

Kitap, akımın, Türkiye’de çağdaş eğitimin örgütlenmesini nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kolektif – Bauhaus: Modernleşmenin Tasarımı, derleyen: Ali Artun ve Esra Aliçavuşoğlu, İletişim Yayınları, 587 sayfa

Kolektif – Yaşayan Lenin (2009)

Altı yazarın metinlerini bir araya getiren ‘Edebiyat ve Sinemada Yaşayan Lenin’, Lenin’i sanat yoluyla anlatmaya çalışıyor.

Kitapta yer alan beş metin, Lenin’in devrimci pratiğinin sinema ve edebiyat alanındaki yansımalarına odaklanıyor.

“Tarihsel gerçeğin, sanatsal gerçekliğin temeli ve özü olduğu” ilkesinden yola çıkan kitap, sinema ve edebiyatın toplumu değiştirip dönüştürmede büyük bir güce sahip olduğunu göstermeyi amaçlıyor.

İdeolojik savaşın şiddetlendiği günümüzde bu kitabın, Lenin’in edebiyat ve sanattaki imajına güçlü bir katkıda bulunduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: V. V. Novikov, Roland Leroy, Aleksandr S. Karaganov, Luda Schnitzer, Jean Schnitzer ve Sergey Yutkeviç – Edebiyat ve Sinemada Yaşayan Lenin, çeviren: İsmail Yerguz, Sel Yayıncılık, sanat, 207 sayfa

Federico Garcia Lorca – Konuşmalar (2009)

‘Konuşmalar’a, Federico Garcia Lorca’nın şiir, tiyatro, resim, müzik, halk şarkıları, ninniler hakkında görüşlerini yansıtan konuşmaları yer alıyor.

Lorca 1922-1935 arasında İspanya’nın ve Amerika’nın çeşitli şehirlerinde, İspanyol sanatının önemli kültürel değerlerini yeniden canlandırmak ve yaymak; şiirlerinde ve tiyatro eserlerinde ima ettiği estetik fikirlerini ifade etmek ve yaratım sürecini açıklamak için konferanslar verdi.

Zamansız ölümü birçok çalışmasını yarım bıraktığı gibi, bu konuşmaları derleyip yayına hazırlamasını da engelledi.

Fakat ölümünden sonra kardeşeri, dostları ve yayımcıları, geride bıraktığı her bir satırı kurtarıp okurlarına iletmeye çalıştı.

İşte bu derleme, böylesi bir çabanın ürünü olarak elimizde duruyor.

Derleme özellikle, Lorca’nın şiir konusundaki düşüncelerindeki değişimi detaylı bir biçimde göstermeleriyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Federico Garcia Lorca – Konuşmalar, çeviren: Suna Kılıç, Alef Yayınları, deneme, 196 sayfa

Laura Thomson – Sürrealistler (2015)

Sürrealizmin sanat alanındaki yaratımı hakkında nitelikli bir enstantane.

Aynı zamanda bir görsel şölen.

Kitapta, ünlü isimlerle daha az bilinen sanatçıların çalışmalarından oluşan yirmi başyapıt da yer alıyor.

Laura Thomson, bütün bunları da, her çalışmanın kaliteli bir röprodüksiyonu ve o eserin tarihsel dönem ve sürrealist akım içindeki yerini ortaya koyan aydınlatıcı bilgiler eşliğinde sunuyor.

  • Künye: Laura Thomson – Sürrealistler, çeviren: Ali Berktay, İş Kültür Yayınları

Murat Katoğlu – Şematizmden Yaratıcılığa (2009)

Murat Katoğlu bu çalışmasında, Cumhuriyet Türkiye’sinde yüksek sanat ve kültür hayatının kamu hizmeti olarak kurumsallaşmasını, geçmişten günümüze uzanan geniş bir perspektifle irdeliyor.

Yazar bunu, Türkiye’nin son iki yüz yılı kapsayan, günümüzde de güncelliğini koruyan, modernleşme, yenileşme, çağdaşlaşma, Batılılaşma gibi çeşitli nitelemelerle anılan toplumsal değişimin sanat ve bilim açısından değerlendirerek yapıyor.

Katoğlu, Doğu-Batı sorunu olarak da daima tartışılan bu serüvenin, özellikle 20. yüzyılda ve Cumhuriyet Türkiye’sinde en köklü dönüşümleri yaşadığını savunuyor.

Yazarın, Cumhuriyet Türkiye’sindeki kurumsallaşma girişimlerini, söz konusu çabayı hedef alan eleştirileri de göz önünde bulundurarak, bütünlüklü bir şekilde değerlendirmesinin, çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Murat Katoğlu – Şematizmden Yaratıcılığa, Kırmızı Yayınları, tarih, 212 sayfa

Süreyyya Evren – Osman Hamdi Bey’den Picasso’ya Çocuklar İçin Sanat (2015)

Sanat, hayal gücümüzü beslemeye devam ediyor.

Bu meraklı mı meraklı kitap, sanatçıların yapıp ettiklerinin peşine düşüyor ve bununla ilgilenen çocuklara, esprili bir rehberlik vaat ediyor.

Kitap, Fatih Aksular’ın resimleri eşliğinde başyapıtlar, deneysel eserler ve yeniliklerin heyecan verici dünyasında dolaşmaya davet ediyor.

  • Künye: Süreyyya Evren – Osman Hamdi Bey’den Picasso’ya Çocuklar İçin Sanat, Pan Yayıncılık