Michael Norton – Hollanda Altın Çağı’nda Sanat ve Ticaret (2014)

  • HOLLANDA ALTIN ÇAĞI’NDA SANAT VE TİCARET, Michael Norton, çeviren: Taciser Ulaş Belge, İletişim Yayınları, sanat, 205 sayfa

Michael Norton nitelikli çalışmasında, 17. yüzyıl Avrupa’sının en kentleşmiş toplumu olan Hollanda’daki ekonomik, toplumsal ve sanatsal gelişmeleri araştırıyor. Bu yüzyılda, Hollanda’da yılda 70 bin resim yapıldığını ve 110 bin parça kumaş dokunduğunu söyleyen Norton, Hollanda resminin tarihsel özelliklerini; Hollanda ekonomisi ve Hollanda toplumunun özgünlüklerini; sanatçıların kökeni, nasıl bir eğitim gördükleri, sanatsal üretimlerini nasıl örgütledikleri ve böylece geçimlerini nasıl sağladıklarını; ticari gelişmelerin bir yansıması olarak ortaya çıkan sanatçı himaye kültürünü, sanat pazarını ve koleksiyonculuğu irdeliyor.

Vera L. Zolberg – Bir Sanat Sosyolojisi Oluşturmak (2014)

  • BİR SANAT SOSYOLOJİSİNİ OLUŞTURMAK, Vera L. Zolberg, çeviren: Buket Okucu Özbay, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 242 sayfa

Sosyoloji profesörü Vera L. Zolberg, nitelikli çalışmasında sanat, insan bilimleri ve toplumsal bilimler arasında köprüler kuruyor. Sanatın neliği ve kökenini irdeleyerek çalışmasına başlayan Zolberg, kültürün bir parçası olarak sanatı, sosyologların başlarda sanatı neden göz ardı ettiğini ve bu durumun değişerek sanatın nasıl sosyolojinin çalışma nesnesi haline geldiğini, toplumsal süreç ve sanat ilişkisini, sanatçı ve eser arasındaki sınırları, sosyolojik açıdan sanatçı kimliğini, sanatın toplumsal kullanımlarını, güzel sanatlar ile popüler sanata dair süregelen tartışmaları ve sanatsal değişimin sosyolojik perspektiflerini tartışıyor.

Nermin Saybaşılı – Sanat Sahada (2017)

  • SANAT SAHADA, Nermin Saybaşılı, Metis Yayınları, sanat, 232 sayfa

Güncel sanat pratikleri ve eleştirel kuram gibi alanlarda çalışan Nermin Saybaşılı ‘Sanat Sahada’ başlıklı elimizdeki kitabında, bakmanın ve göstermenin kültürel ve günlük üretimi üzerine düşünüyor. Günümüz sanatı ve sanat eleştirisiyle görece yeni bir akademik alan olan Görsel Kültür çalışmalarından beslenen Saybaşılı, sanata bir “etnografik nesne” olarak yaklaşıyor. Yazar bunu da, ağırlıklı olarak antropolojik ve eleştirel araştırma metodu etnografiyi “kültürel eleştiri” olarak yeniden tanımlayan George E. Marcus ile Michael M. J. Fischer’in görüşlerine yaslanarak yapıyor. Görüntünün ya da görselliğin öğrenilen ve öğretilen, hatta empoze edilen ve terbiye edilen, kültürel bir yapı olarak üretilen başlı başına bir “teknoloji” olduğu, Saybaşılı’nın buradaki öne çıkan tezi.

Michael Howard – Van Gogh (2014)

  • VAN GOGH, Michael Howard, çeviren: Meltem Savcı ve Özge Somersan, İş Kültür Yayınları, resim, 256 sayfa

van-gogh

Sanat tarihi alanında kıdemli bir isim olan Michael Howard, kısa kariyerine iki bini aşkın sanat eseri sığdırmasına rağmen, ancak öldükten sonra ressam olarak tanınabilen Vincent Van Gogh’un en önemli 280 çalışmasından oluşan bir galeri eşliğinde, sanatçının yaşamını ve sanatını açıklıyor. Van Gogh’un hayatını ayrıntılı bir biçimde ele alan Howard, onun ailesini, yetiştiği çevreyi, resim yapmaya başlamadan önceki iş yaşamını ve sanat kariyerinin evrelerini irdeliyor. Yazar kitabının devamında ise, sanatçının erken döneminden ustalık dönemine pek çok eserinin çözümlemesini yaparak, bunların sanatsal kimliğini yorumluyor.

François Delamare ve Bernard Guineau – Renkler ve Malzemeleri (2008)

  • RENKLER VE MALZEMELERİ, François Delamare ve Bernard Guineau, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 160 sayfa

renkler-ve-malzemeleri

İki yazarlı ‘Renkler ve Malzemeleri’, renkleri hem bir zanaat hem de bir sanat dalı olarak, ayrıntılı bir bakışla ele alıyor. Resim ve kumaş boyası, mürekkebin bulunuşu, Blue-jean’in kökeni, çivit renginin en niteliklisinin hangisi olduğu, Ortaçağ’ın kendine has renkleri, canlı kumaş boyalarının ortaya çıkması, ressamların renkleri, renklerde sanayi uygulamaları ve zırnık sarısının neden tehlikeli olduğu, kitapta yer alan konulardan birkaçı. Kitap, Mısır gömütlerini süsleyen ressamlardan kitap bezeklerinin renklerine ve araba boyamada kullanılan sedefli pigmentlere kadar, renk konusundaki birçok bilinmeyeni aydınlatmakta.

Kolektif – Geç Osmanlı Döneminde Sanat, Mimarlık ve Kültür Karşılaşmaları (2016)

  • GEÇ OSMANLI DÖNEMİNDE SANAT, MİMARLIK VE KÜLTÜR KARŞILAŞMALARI, hazırlayan: Gözde Çelik, İş Kültür Yayınları

gec-osmanli-doneminde-sanat-mimarlik

Osmanlı’nın son yüzyılındaki sanat ve mimarlık ortamını kapsamlı bir şekilde ortaya koyan makaleler. Tanzimat’la birlikte başlayan yeni mimari çehre, sanayi ve ticaret yapıları, İstanbul mimarlığında “Viktorya tarzı”, Cemil Topuzlu’nun İstanbul’u dönüştürme uygulamaları, kitapta tartışılan kimi konular.

Nilüfer Öndin – Rönesans Düşüncesi ve Resim Sanatı (2016)

  • RÖNESANS DÜŞÜNCESİ VE RESİM SANATI, Nilüfer Öndin, Hayalperest Kitap

ronesans-dusuncesi-ve-resim-sanati

Rönesans yıllarının çok renkliliğini düşünce yapısı ve resim sanatı bağlamında ele alan sağlam bir çalışma. Öndin, Rönesans döneminde Medici gibi ailelerin sanata katkılarından Rönesans’ın Osmanlı’ya etkilerine ve o dönemde ortaya çıkan Floransa, Venedik ve Roma ekollerinin dikkat çeken sanatçılarına, pek çok konuyu aydınlatıyor.

Tzvetan Todorov – Ya Sanat Ya Hayat (2016)

  • YA SANAT YA HAYAT, Tzvetan Todorov, çeviren: Aziz Ufuk Kılıç, Sel Yayıncılık

ya-sanat-ya-hayat

Rembrant’ın sanatını takip ederek gündelik hayatın temsili, kutsal ve dindışı gibi kavramları tartışan, bunun yanı sıra Iris Murdoch’ın fikirlerinden hareketle sanat ve ahlak ilişkisini çok yönlü bir bakışla irdeleyen bir çalışma. Todorov, hayata duyulan sevginin hem sanatın hem de ahlakın temelinde yattığını belirtiyor.

Kolektif – Yirminci Yüzyılda Dans Sanatı (2007)

  • YİRMİNCİ YÜZYILDA DANS SANATI: KURAM VE PRATİK, kolektif, yayına hazırlayan: Şebnem Selışık Aksan ve Gurur Ertem, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, sanat, 308 sayfa

yirminci-yuzyilda-dans-sanati

‘Yirminci Yüzyılda Dans Sanatı: Kuram ve Pratik’, dans üzerine kaleme alınan muhtelif makalelerden oluşuyor. Bir giriş bölümü ile ‘Yaratıcılarının Sesiyle Dans’ ve ‘Dans Çalışmalarında Yaygın Temalar’ bölümlerinden oluşan kitap, barındırdığı nitelikli yazılarla, sadece dans öğrencileri ile araştırmacılarına değil, sosyoloji, sosyal antropoloji, kültürel araştırmalar, felsefe, estetik ve eleştirel teori ile ilgilenen sanatçı ve akademisyenlere hitap ediyor. Kitabın ilk bölümünde, Şebnem Aksan, Türkiye’de batılı anlamda dans eğitimi verilmeye başlanmasını, bu eğitimin dönüşümünü, gelişimini ve çeşitlenmesini; ardından da bu konuda karşılaşılan sorunları tartışıyor. Kitabın ikinci bölümü, modern dansın öncülerinin kalemlerinden dansa dair görüşlerine, son bölümü ise dansın temel izleklerine ayrılmış.

Nihat Behram – Yalın Yürek Bayram Gümüş (2007)

  • YALIN YÜREK BAYRAM GÜMÜŞ, Nihat Behram, Everest Yayınları, anlatı, 210 sayfa

yalin-yurek

Nihat Behram’ın ‘Yalın Yürek Bayram Gümüş’ü, resim sanatçısı Bayram Gümüş’ü ve sanat çalışmalarını merkeze alan bir belgesel anlatı. Behram, Gümüş’ün resimlerini, “Toprakta kökü olmayan fidan gibi, hayatta kökü olmayan sanat da sahi değildir,” şeklinde tanımlıyor. Bu resimler, yalınlıkları ve izleyene sundukları zengin renk cümbüşüyle, naif sanatın iyi örneklerini oluşturur. Behram’ın anlatısı, Gümüş’ün biyografisinden hareketle, bu ismin özgün yaratı evrenine uzanıyor. Buradaki şiirsel dilin, Gümüş’ün resimleriyle buluşarak, yoğunlaştığı ve samimi bir hal aldığı gözlenebiliyor. Kitap için, edebiyat üretimine atıflar yapan, bunu yoğun şiirsel üslubuyla harmanlayan Behram’ın kalemi ile “Açıkçası ben de tanrı olsam göğü her gün başka renge boyardım,” diyen ve doğayla dil bulan Gümüş’ün resim anlayışının buluşması, bu buluşmanın da devasa bir zenginliğe dönüşmesidir denebilir.