Ercan Kesal – Evvel Zaman (2018)

Ercan Kesal’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filmindeki muhtar sahnesi, Türkiye sinema tarihinin en unutulmayacak sahnelerindendir.

Fakat, bu film ve Kesal’la ilgili söyleyebileceklerimiz elbette bununla sınırlı değil.

Mesela, Bir Zamanlar Anadolu’da filminin, bizzat Ercan Kesal’ın Anadolu’nun ücra bir yerinde doktorluk yaparken tanık olduğu bir hikâyeye dayandığını biliyoruz.

İşte Kesal’ın elimizdeki kitabı, bunların tümü hakkında.

‘Evvel Zaman’, hem ‘Bir Zamanlar Anadolu’da filminin senaryosu, hem filmin kamera arkası ve hem de hikâyenin geçtiği Anadolu hakkında bir kitap diyebiliriz.

Kesal, filmin hikâyesinin konuşulmaya başlandığı ilk günden filmin yavaş yavaş oluşma sürecine, hikâyenin gelişmeye başlamasından oyuncu seçimine, set sürecinden stüdyoya, film ve hikâye hakkında merak edilen pek çok konuyu bizimle paylaşıyor.

Günü gününe tutulmuş notlarla güzel bir film güncesi.

  • Künye: Ercan Kesal – Evvel Zaman, İletişim Yayınları, sinema, 216 sayfa, 2018

 

Rémi Fournier Lanzoni – Başlangıcından Günümüze Fransız Sineması (2015)

Sinemanın keşfinden bu yana dünyanın en verimli ve yaratıcı sinemalarından olan Fransız sinemasının sistematik ve kapsamlı analizi.

Yaklaşık onar yıllık dönemler dâhilinde Fransız ulusal sinemasının içinde bulunduğu ekonomik, politik ve kültürel bağlam içinde ustaca değerlendirmesi, kitabın en önemli artısı.

  • Künye: Rémi Fournier Lanzoni – Başlangıcından Günümüze Fransız Sineması, çeviren: Ertan Yılmaz, Küre Yayınları

Paul Cronin – Abbas Kiyarüstemi ile Sinema Dersleri (2017)

Abbas Kiyarüstemi yalnızca teknik anlamda büyük bir sinemacı değildi, insanın varoluş sancılarını ve anlam arayışını da bir elmas gibi saf ve duru şekilde ortaya koymuş bir ustaydı.

Paul Cronin’in bu değerli çalışması ise, bu büyük ismin sinemasını ve anlam dünyasını kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

Cronin, Kiyarüstemi’nin mütevazı karakterini ortaya koyduğu kadar O’nun hakikatle kurduğu özgün ilişkiyi de sorguluyor.

Kitap bütün bunların yanı sıra, Kiyarüstemi’nin sinemasındaki şaşırtıcı fikirleri ve yöntemleri; filmlerinin duygusal, felsefi, teknik, profesyonel ve artistik muhtevasını da adım adım açıklıyor.

Literatüre çok önemli katkı sunan kitabı, tüm sinema tutkunlarının ve özellikle de yönetmen adaylarının kaçırmaması gerekiyor.

Mark Leigh’nin önsözüyle.

  • Künye: Paul Cronin – Abbas Kiyarüstemi ile Sinema Dersleri, çeviren: Pelin Arda, Redingot Kitap, 240 sayfa, 2017

Kolektif – Matrix ve Felsefe (2017)

Hangi hapı seçerdiniz, kırmızı mı yoksa mavi mi?

Cehalet mutluluk mudur yoksa ne olursa olsun gerçek bilinmeye değer mi?

Matrix’i seyrettikten sonra aksiyon ve özel efektlerinden çok etkilendik, ama bir yandan da zihnimiz yukarıdaki gibi sorularla dolup taştı.

İşte bu kitap, tam da bu sorularla ilgileniyor ve Matrix ve felsefe ilişkisini çok zengin bir perspektiften irdeliyor.

Bu çok mantıklı, çünkü felsefe her yerdedir; herkesin hayatıyla alakalıdır; Matrix gibi, “O her yerdedir.”

  • Matrix’te şüphecilik ve ahlak,
  • Matrix olasılığı,
  • Gerçekliğin algılanışı,
  • Olasılık ve yanılsama,
  • Matrix’in metafiziği,
  • Matrix usulü zihin felsefesi,
  • Neo-materyalizm ve öznenin ölümü,
  • Kader, özgürlük ve önceden bilme,
  • Matrix ve Budizm,
  • Kant ve Matrix dünyası,
  • Nihilizm ve Matrix,
  • Matrix ve ‘Bulantı’daki varoluşçu gerçeklik,
  • Matrix ve Marx,
  • Matrix simülasyonu ve postmodern çağ…

Bunun gibi birçok ilgi çekici felsefi sorun ve konuyla Matrix’i karşılaştıran kitap, hem felsefe hem de sinema tutkunlarını sevindirecek türden.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gerald J. Erion, Barry Smith, David Mitsuo Nixon, Carolyn Korsmeyer, Jorge J. E. Gracia, Jonathan J. Sanford, Jason Holt, Daniel Barwick, Theorode Shick Jr., Michael Brannigan, Gregory Bassham, Charles L. Griswold Jr., James Lawler, Thomas S. Hibbs, Jennifer L. McMahon, Sarah E. Worth, Deborah Knight, George McKnight, Cynthia Freeland, Martin A. Danahay, David Rieder, David Weberman ve Slavoj Žižek.

  • Künye: Kolektif – Matrix ve Felsefe, derleyen: William Irwin, çeviren: Esra Gül Coşkun, Olimpos Yayınları, felsefe, 407 sayfa, 2017

Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı (2009)

Giorgio Vincenti ‘Sinemanın Yüzyılı’nda, kolay anlaşılır bir dille, son yüz yıllık zaman diliminde Batı Avrupa ve ABD’de sinemanın gelişim sürecini anlatıyor.

Sinema gerçekten bir halk gösterisi midir?”

Temel olarak bu sorusunun yanıtını arayan Vincenti, kitabında,

  • İlk gösteriler ve sinemasal anlatımın doğuşunu,
  • Öncü sinemaları,
  • Stüdyo sistemi ve tür sinemasının doğuşunu,
  • İtalyan Yeni Gerçekçiliği’ni,
  • Bunalım ve yenilenme arasındaki 1950’li yılları,
  • Modern sinemanın biçemi,
  • Yeni bir yazım aracı olarak kamerayı,
  • Ve 1960’lı yılların yeni sinemaları gibi, sinemanın yüzyıla yayılan gelişiminden önemli kavşakları bizimle paylaşıyor.

Vincenti, yüzyılın başlarında Amerika’nın belli başlı kentlerinde bir nikel parayla içeri girilen ve gece gündüz durmadan kısa filmler gösteren salonlardan (nickelodeon’lar) başlayarak, sinemanın günümüze uzanan seyrini, gerçekçi ve yalın bir dille anlatıyor.

Künye: Giorgio Vincenti – Sinemanın Yüzyılı, çeviren: Engin Ayça, Evrensel Basım Yayın, sinema, 160 sayfa

Stanley Kubrick – Stanley Kubrick (2009)

Bu önemli kitap, 1999’da hayata veda eden ünlü Amerikalı yönetmen Stanley Kubrick’le yapılmış röportajlardan oluşuyor.

Kubrick’in sinemasını sıra dışı kılan unsurların başında, film çekme tekniklerini kendi kendine öğrenmesi, bir film stüdyosunda çıraklık ya da daha alt düzeyde işler yapmayarak kendi özgün ve özgür sinemasını yaratabilmesiydi.

Bazı film eleştirmenleriyle sinema tarihçilerinin Kubrick’i, çağının en büyük Amerikan film yönetmeni ilan etmeleri de bu durumdan kaynaklanıyor.

Yönetmenle 1950’lerin sonları ile 1960’ların başlarında yapılan ilk röportajlar, kendisinin bağımsız bir film yapımcısı olma konumuna odaklanıyor.

Kitaptaki röportajlar, yapıldıkları dönemde Kubrick’in henüz başlangıç aşamasında olan projelerine referanslar da içeriyor ve yönetmenin fikirlerini olgunlaştırana kadar onları uzun zaman boyunca beslediğini de gösteriyor.

  • Künye: Stanley Kubrick – Stanley Kubrick, derleyen: Gene D. Phillips, çeviren: Neşfa Dereli, Agora Kitaplığı, sinema, 266 sayfa

Andrea Valente – Fantastikomik Sinema Ailesi (2015)

Sinemayı hayatın merkezi kılmış, nevi şahsına münhasır bir ailenin filmler ve maceralarla örülü hayatı.

Okurlar burada sıra dışı karakterlerle tanışırken, sinema tarihinde iz bırakmış Zorro, Yüzüklerin Efendisi ve Miki Fare gibi başarılı filmler vesilesiyle sinemanın yaşamımızdaki önemine yeniden tanık olacak.

  • Künye: Andrea Valente – Fantastikomik Sinema Ailesi, resimleyen: Julia Binfield, çeviren: Âlâ Sivas Gülçur, Kelime Yayınları

Slavoj Žižek – Kieślowski ya da Maddeci Teoloji (2009)

‘Kieślowski ya da Maddeci Teoloji’, Slavoj Žižek’in, ünlü Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieślowski’ye odaklanan metinlerinden oluşuyor.

Kieslowski, ‘Kırmızı’ isimli filmini bitirdikten sonra, sinemayı bırakarak sakin bir hayat yaşamaya karar vermiş, fakat kısa bir süre sonra ölmüştü.

Žižek kitabında, Kieslowski sinemasını farklı açılardan yorumlarken, onun ani ölümünü de tartışıyor.

Žižek, ölümünün, Kieslowski’nin “meslek ya da sakin hayat” arasında yaptığı seçimi boşa çıkardığını belirterek, “Acaba ani ölümü sakin kır yaşamındaki emekliliğin sahte bir konu olduğunu, aslında ölümün metaforu işlevini gören bir fantazi perdesi olduğunu mu işaret eder?” diye soruyor.

  • Künye: Slavoj Žižek – Kieślowski ya da Maddeci Teoloji, çeviren: Sabri Gürses, Encore Yayınları, felsefe, 111 sayfa

Richard Porton – Sinema ve Anarşizm (2015)

Anarşistlerin kendi başlarına yürüttükleri sinema çalışmalarını irdeleyen dikkat çekici bir inceleme.

Sinemadaki belli başlı anarşist klişelerle de hesaplaşan Porton, Rene Clair, Godard, Lina Wertmüller, Ken Loach, Bakunin, Kropotkin ve Emma Goldman gibi figürleri tartıştığı, bir nevi sinemasal anarşizm tarihi sunuyor.

  • Künye: Richard Porton – Sinema ve Anarşizm, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı

Şükran Kuyucak Esen – Ömer Kavur: Sinemamızda Bir ‘Auteur’ (2015)

Derinliği, sinema duygusu ve ustalığıyla öne çıkan Ömer Kavur sinemasının gelişimi, belli başlı duraklarıyla ele alınıyor.

Kavur’u tamı tamına bir Auteur yapan, filmlerini birer sanat eseri kılan unsurları irdeleyen Şükran Kuyucak Esen, aynı zamanda Kavur sinemasını zaman, mekân, insan, tema, dil ve yapısal özellikleri bağlamında ele alıyor.

  • Künye: Şükran Kuyucak Esen – Ömer Kavur: Sinemamızda Bir ‘Auteur’, Agora Kitaplığı