Tolgahan Akdan – Soğuk Savaş ve Türkiye’nin Batı’ya Yönelişi (2020)

Soğuk Savaş sürecinde Türkiye’nin nasıl konumlandığı üzerine sistematik bir inceleme.

Tolgahan Akdan’ın çalışmasını benzerlerinden ayıran asıl husus da, Soğuk Savaş yazınını derinlemesine tarayıp bunu eleştirel bir gözle değerlendirmesi.

Soğuk Savaş yazınının tarihsel bir değerlendirmesini yaparak kitabına başlayan Akdan, “Sovyet tehdidi” tanımlaması, algısı ve karşıtlık ilişkisinin kapitalist sistemi nasıl beslediğini ortaya koyuyor.

Bu bölüm, Soğuk Savaş’ın kapitalist cephede nasıl yorumlandığını ve nasıl kavramsallaştırıldığını açıklamasıyla önemli.

Akdan daha sonra, benzer bir okumayı Türkiye’de Soğuk Savaş tarih yazınının ayrıntılı bir değerlendirmesi bağlamında yapıyor.

Türkiye’de Soğuk Savaş yazınının büyük ölçüde Sovyet talepleri ve bu taleplerin yarattığı tehdidin varlığı/yokluğu meselesinde yoğunlaştığına dikkat çeken yazar, kitabının ana teması olan sistemler arası mücadele boyutunu vurguluyor.

Yazar kitabının son bölümünde ise, Türkiye’deki hâkim geleneksel yaklaşımın, Rusya’nın Türkiye’ye karşı hangi devlet biçimine bürünürse bürünsün Boğazların kontrolünü hedefleyen ve hiç değişmeyen bir stratejiye sahip bulunduğu yolundaki iddiasını masaya yatırıyor.

Sovyet tehdidi vardı/yoktu tartışmasının bağlam sorunsalı karşısında birincil öneme sahip olmadığına dikkat çeken Akdan, İkinci Dünya Savaşı öncesinde yakın ve dostane ilişkileri bulunan Türkiye ve Sovyetler Birliği’nin yollarının ayrılışını, sistemler arası mücadele bağlamında irdeliyor.

  • Künye: Tolgahan Akdan – Soğuk Savaş ve Türkiye’nin Batı’ya Yönelişi, Yordam Kitap, inceleme, 394 sayfa, 2020

Selçuk Polat – Mahşerin Beyaz Atlısı (2010)

‘Mahşerin Beyaz Atlısı’, Selçuk Polat’ın Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), Dev-Genç ve THKP-C anılarından oluşuyor.

Polat siyasî biyografisini, o dönemi kendisiyle birlikte yaşamış 33 isimle yaptığı görüşmeler sonucunda kaleme almış.

68 hareketinin öncülerinden, THKPF-C’nin ilk kadrolarından olan Polat, Ankara’ya geldikten sonra gizli bir Troçkist örgüte üye olmuş; ayrıca FKF ve Dev-Genç’te önemli mevkilerde bulunmuştu.

Polat’ın 1967-68 yıllarında yaşadıklarıyla başlayan ve onun 1972-74 yıllarındaki tutukluluğuna kadar uzanan kitap, sol harekete dair önemli ayrıntıları aktarmasının yanı sıra, dönemin siyasal aktörlerine ilişkin insani ayrıntılar da sunuyor.

  • Künye: Selçuk Polat – Mahşerin Beyaz Atlısı, Kibele Yayınları, anı, 326 sayfa

Norman Manea – Holigan’ın Dönüşü (2010)

‘Holigan’ın Dönüşü’, baskılar nedeniyle ülkesi Romanya’yı terk etmek zorunda kalan ve yıllar sonra geri dönen Norman Manea’nın tanıklığından oluşuyor.

1941’de, beş yaşındayken ailesiyle birlikte Ukrayna’daki Transnistira toplama kampına gönderilen Manea, burada dört sene tutulduktan sonra ailesinin hayatta kalan fertleriyle Romanya’ya geri dönmüştü.

Çavuşesku’nun totaliter rejimin baskısı nedeniyle 1989’da da ülkeyi terk eden Manea, duyarlı ve ayrıntılı üslubuyla dikkat çeken kitabında, savaş öncesi Romanya’yı, Nazileri, tehciri, ülkeyi alt üst eden terör ortamını, komünizmi ve büyük umutlarla ortaya çıkan Doğu Avrupa sosyalizminin iflasını anlatıyor.

  • Künye: Norman Manea – Holigan’ın Dönüşü, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, anlatı, 372 sayfa

Can Başkent – Vicdani Ret Yazıları (2010)

Can Başkent ‘Vicdani Ret Yazıları’nda, Türkiye’de Osman Murat Ülke, Mehmet Bal ve Mehmet Tarhan gibi isimlerin temsil ettiği, bir sivil itaatsizlik eylemi olan vicdani ret konusunu irdeliyor.

Başkent, vicdani retçinin, toplumu hedef alarak tavrını şekillendirdiğini ve bu yönüyle asker kaçaklığı durumundan ayrıldığını belirtiyor.

Kitapta, bu riskin, çok az kişi tarafından üstlenildiğini ortaya koyan bir detay da, Türkiye’de zamanında 800 bin olan asker kaçağına karşılık vicdani retçi sayısının otuzu bile bulmamasıdır.

Kuramsal çerçevesiyle de yetkin olan çalışma, Türkiye’nin yanı sıra, dünyanın farklı coğrafyalarında silahı reddedenlerin cesur ve çileli mücadelelerini anlatıyor.

  • Künye: Can Başkent – Vicdani Ret Yazıları, Federe Yayınları, siyaset, 296 sayfa

Hamit Erdem – Emek Tarihi Yazıları (2020)

Hamit Erdem’in ‘Emek Tarihi Yazıları’, 1900’lü yılların başından 1960 yıllarına kadar gelen dönemi kapsıyor.

Toplumsal hafızamıza büyük katkıda bulunacak kitap, Türkiye’nin son yüz yılı aşkın sınıf mücadelesinin dinamiklerini gözler önüne seriyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Osmanlı basınında Karl Marx, Paris Komünü ve sosyalizmin nasıl işlendiği,
  • Osmanlı’da Yahudiler, Ermeniler ve Rumların temsil ettiği gayrimüslim sosyalizmi,
  • Osmanlı / Türkiye Sosyalist Fırkası ve (İştirakçi) Hüseyin Hilmi,
  • Türkiye Komünist Fırkası ve Mustafa Suphi,
  • Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası ve Nazım Resmor,
  • Komünist Manifesto’nun Türkçedeki serüveni,
  • Kürtlerin isyanı,
  • Troçki’nin Türkiye günleri,
  • Varlık vergisiyle sermayenin Türklere aktarımı,
  • Tan matbaası olayı,
  • Sabahattin Ali’nin katledilişi,
  • 1951 komünist tevkifatı,
  • 6-7 Eylül olayları…

‘Emek Tarihi Yazıları’, bu dönemde muazzam yasaklarla boğuşan sosyalist ve komünist hareketin tarihinin dönüm noktalarını kayda almasıyla arşivlik bir çalışma.

  • Künye: Hamit Erdem – Emek Tarihi Yazıları, Sel Yayıncılık, tarih, 356 sayfa, 2020

Hans Heinz Holz – Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği (2010)

Alman Marksist Hans Heinz Holz ‘Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği’ni, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Marksizmi savunmak için kaleme aldı.

Sosyalizmi kurmaya yönelik ilk denemelerin başarısızlığa uğradığını belirten Holz, bunun, Marksizmin başarısızlığı anlamına gelmediğini söylüyor.

Holz’a göre, sosyalizmin yenilgisinin, ekonomik koşulların olgunlaşmamışlığı, bürokrasi sorunu ve teorik hatalar gibi üç nedeni vardır ve Sovyetler’deki sosyalizmin yenilgisi gerçekte, Marksizmden sapmanın sonucudur.

Kitabın sonunda ise, Holz’un yalnız Türkçe çeviri için kaleme aldığı ‘Revizyonist Dönüm Noktası’ başlıklı bir bölüm de bulunuyor.

  • Künye: Hans Heinz Holz – Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği, çeviren: Yener Orkunoğlu, Yordam Kitap, siyaset, 158 sayfa

Kolektif – Muhâverât-ı Hikemiyye (2010)

Osmanlı’da Batı’dan yapılan ilk çeviri olan ‘Muhâverât-ı Hikemiyye’, günümüz Türkçesinde ‘Felsefi Konuşmalar’ anlamına geliyor.

Aydınlanma Çağı Fransız düşünürlerinden Voltaire, Fenelon ve Fontenelle’den seçilmiş on bir diyalogdan oluşan kitap, Münif Efendi tarafından Osmanlıcaya kazandırılmıştı.

Voltaire’den sekiz, Fenelon’dan iki ve Fontenelle’den bir diyalogun yer aldığı kitap, bilindiği gibi, Tanzimat devri fikir hayatını önemli ölçüde etkilemişti.

Elimizdeki baskının ilk bölümünde kitabın çevirmeni Münif Efendi’nin hayatı ve eserleri özetleniyor.

İkinci bölüm eser hakkında bir incelemeden ve son bölüm de, eserin Türkçeye çevirisinden oluşuyor.

  • Künye: Kolektif – Muhâverât-ı Hikemiyye, hazırlayan: Ali Budak, Bilge Kültür Sanat Yayınları, inceleme, 202 sayfa

Stephen Graham – Dikey Dünya (2020)

Stephen Graham’ın bu özgün çalışması, sınıf eşitsizliklerine yaşadığımız dikey mimarinin nasıl zemin hazırladığı üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Zenginlerin yüksek katlı rezidanslarına ulaştıran asansörler, nasıl oluyor da dünyanın zorlu çalışma koşullarına sahip maden işçilerini yeraltının derinliklerine indirebiliyor?

Gökdelenler, gösteriş ve şiddeti nasıl aynı anda üretebiliyor?

Lüks konutlar, var olan büyük yoksulluğun üstünü hangi yollarla örtmeye çalışıyor?

Kanalizasyonlar bir toplumun sosyolojisine dair bize neler söyleyebilir?

Dünyaya ve kente, üçüncü boyut olarak tanımladığı dikey eksenle bakan, böylece var olan eşitsizlik, siyaset ve coğrafyaya farklı bir perspektiften irdelemeye koyulan Graham, bu sorulara aydınlatıcı yanıtlar veriyor.

Dünyadaki yerimiz üzerine daha derin düşünmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Stephen Graham – Dikey Dünya: Uydulardan Sığınaklara, çeviren: Ali Karatay, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 376 sayfa, 2020

M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68 (2010)

Şehmus Güzel ‘Fransa Mayıs 68’de, 1968 gençlik hareketini, toplumsal tarih bakış açısıyla değerlendiriyor.

Pierre Bourdieu Mayıs 68 için, “Düzenin sembolik anlamda sıkı bir silkelenmesidir…” demişti.

Güzel de kitabında, bir hafta gibi kısa sürdüğü halde, toplumu ve düzeni silkeleyen bu hareketi “Uzun saçlıların başkaldırısı” olarak tanımlıyor.

Gelişmeleri adım adım takip eden ve hemen her olay sonrasında yaşananları sunan Güzel’in çalışması, Mayıs 68’in nitelikli bir belgeselini sunuyor diyebiliriz.

Kitapta, Mayıs 68’in özellikleri, öğrenci hareketinin ivme kazanması, isyanın toplumsal tabana yayılması, hareketin başlıca liderleri ve olayların nasıl bir seyir izlediği anlatılıyor.

  • Künye: M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68, Kibele Yayınları, tarih, 399 sayfa

Ali Mert Taşcıer – Neoliberalizm, Yerelleşme ve Türkiye (2019)

Ülkelerin kendilerine özgü şartları, teoride aynı görünen ekonomik ve siyasi eğilimlerin uygulanmasında farklılıklara neden olur.

Türkiye de, bu ülkelere verilebilecek en iyi örneklerden biri.

Ali Mert Taşcıer’in bu nitelikli çalışması, hem liberalizmin tarihsel ve teorik macerasını izliyor hem de Türkiye’de liberal ve neoliberal süreçlerin yaşanmasındaki kendine has dinamikleri aydınlatıyor.

Taşcıer kitabının ilk bölümünde, liberalizmin temel ilkelerini ve neoliberalizme kadar geçirdiği evrimi izliyor.

Neoliberalizmin piyasa ve devlete nasıl baktığı, neoliberalizmin neden güçlü devlet aygıtına ihtiyaç duyduğu, neoliberal süreçte merkezileşme ve yerelleşme geriliminin sebepleri, bu bölümde ele alınan kimi konular.

Kitabın ikinci bölümü, neoliberalizmin Türkiye’deki gelişimini ekonomik ve idari anlamda izliyor.

Kitabın üçüncü ve son bölümü ise, Türkiye’de yerelleşme tartışmalarını, Osmanlı’nın son döneminden itibaren anayasalara göre dönemleştirerek irdeliyor.

Taşcıer burada, Türkiye tarihindeki tüm yerelleşme hedeflerine karşın, merkezileşmenin her seferinde daha da pekişerek arttığını gösteriyor.

  • Künye: Ali Mert Taşcıer – Neoliberalizm, Yerelleşme ve Türkiye, Tekin Yayınevi, inceleme, 365 sayfa, 2019