Turhan Feyizoğlu – Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye (2015)

Türkiye’de dinci gençlik hareketinin önemli aktörlerinden Akıncı Gençliğin, 1969’dan 2001’e uzanan ayrıntılı bir hikâyesi.

Turhan Feyizoğlu, Akıncılar hareketinin düşünsel kaynaklarını, örgütlenme faaliyetlerini, önde gelen isimlerini, eylemlerini ve bu hareketin AK Gençlik ile AKP’ye bıraktığı mirası gözler önüne sermekte.

  • Künye: Turhan Feyizoğlu – Akıncılar ve AK-Gençlik’ten AKP’ye, Tekin Yayınevi

Gözde Kazaz ve H. İlksen Mavituna – Bu Ülkeden Gitmek (2018)

Küresel piyasa araştırma grubu New World Wealth tarafından yayınlanan “Küresel Servet Göçü 2018” başlıklı rapora göre, son üç yıl içinde Türkiye’den 13 bin milyoner yurtdışına göç etti.

Bunların 12 binini, son iki senede gidenler oluşturuyor.

Fakat ülkeden gidenler, yalnızca zenginler yahut “orta sınıf/beyaz yakalı” diye tanımlanan kesimlerden ibaret değil.

Sosyoekonomik olarak avantajlı diyebileceğimiz grubun yanında gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler ve sanatçılar da buralardan gitmeye başladı.

İşte Gözde Kazaz ve İlksen Mavituna’nın kaleme aldıkları bu çalışma, Türkiye’den göçün nasıl bir vaka haline geldiğini, bu yeni göç dalgasının neden öncekilerden çok daha farklı bir göç dalgası olduğunu açık seçik bir şekilde ortaya koyuyor.

Yeni göç hareketliliğinin nedenlerini, bizzat gidenlerin ve gitmek isteyenlerin hikâyeleri ve kişisel deneyimleri ışığında anlamaya çalışması ise, kitabı bilhassa önemli kılan hususlardan.

İbrahim Sirkeci’nin sunuşuyla açılan kitapta, KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır’la, Yeni Türkiye’nin göç ikliminin enine boyuna değerlendirildiği kapsamlı bir söyleşi de yer alıyor.

  • Künye: Gözde Kazaz ve H. İlksen Mavituna – Bu Ülkeden Gitmek: Yeni Türkiye’nin Göç İklimini Buradakiler ve Oradakiler Anlatıyor, Metropolis Kitap, siyaset, 136 sayfa, 2018

Domenico Losurdo – Tarihten Kaçış (2018)

Komünistlerin, “reel sosyalizm” deneyimine bakarak kendi geçmişlerinden kaçtıkları söylenebilir mi?

Daha açık bir ifadeyle soracak olursak, komünistler tarihlerinden utanmak zorundalar mı?

Domenico Losurdo’ya göre, özellikle Sovyetlerin yıkılışından sonra, komünistlerin savaşmak zorunda kaldığı sorunların başında kendinden nefret etmek yer alıyor.

Yazar, bu utancın hakkını teslim ediyor ve bunu aşmanın yolu olarak da Ekim Devrimi’yle başlayan sosyalizmin görkemli tarihinin eleştirel bir bilançosunu çıkarmak olduğuna inanıyor.

Losurdo, SSCB ve Çin deneyimlerine bakarak bu eleştirel bilançoyu radikal bir şekilde çıkarırken, komünistlerin her şeyden önce, kendi tarihleriyle yüzleşmeleri, ama daha da önemlisi bu tarihin içindeki ideolojik ve kültürel kazanımların daha çok ayırdına varmaları gerektiğini belirtiyor.

Losurdo, kendinden nefret etme yerine özeleştiriyi koyuyor ve bu özeleştirel tutumun komünist kimliğin yeniden kazanılmasının ön koşulu olduğunu söylüyor.

Kitap, sosyalist deneyimin temel hatalarını ortaya koyduğu gibi, sosyalist hareketin geçmişten ne gibi dersler çıkarabileceğini de tartışmasıyla, alan için çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Domenico Losurdo – Tarihten Kaçış: Günümüzde Rus ve Çin Devrimleri, çeviren: Coşkun Erdemir, Yordam Kitap, tarih, 208 sayfa, 2018

Steven M. Beaudoin – Yoksulluğun Kısa Tarihi (2018)

Yoksulluk dünya tarihinin ilk zamanlarından bugüne süren büyük bir problem.

2001’de, Mozambik, Mascarenha’da 500 binden fazla nüfusa yalnızca bir ambulans hizmet vermekteydi.

Yalnızca bu da değil: Her dört kişiden üçü, günlük 40 cent’ten daha az bir ücretle yaşa mücadelesi veriyordu.

Bu, yoksulluğun korkutucu boyutları hakkında verebileceğimiz pek çok örnekten yalnızca biridir.

‘Yoksulluğun Kısa Tarihi’ de, 16. yüzyıldan başlayarak, yoksulluğun küresel bir sorun haline dönüştüğü döneme uzanarak konuyu geniş bir çerçeveden ele alıyor.

Kitapta,

  • Modern zamanın başlarında yoksullara yapılan yardımlardaki yenilikler,
  • 1500 yılından sonra yoksulluğun küresel bir boyuta ulaşırken ortaya çıkan eğilimlerin nedenleri,
  • 1945’ten bu yana yoksullara yapılan yardımlar,
  • Ve yoksulluğun, bütün dünya için ortaya koyduğu ahlaki sorumluluk gibi birçok konu tartışılıyor.

Kitap, yalnızca yoksulluğa daha yakından bakmak için değil, vahşi kapitalist düzenin dünya çapında yarattığı tahribatın boyutlarını daha iyi kavramak için de birebir.

  • Künye: Steven M. Beaudoin – Yoksulluğun Kısa Tarihi, çeviren: Tugay Kaban, Dedalus Kitap, tarih, 206 sayfa, 2018

Kudret Bülbül – Zor ve Rıza (2009)

Kudret Bülbül nitelikli çalışması ‘Zor ve Rıza’da, küreselleşme süreçlerine ilişkin farklı değerlendirmeleri irdeleyerek bir perspektif geliştirmeye çalışıyor.

Bu amaçla, küreselleşmeye ilişkin genel, siyasal ve kültürel yaklaşımları değerlendiren Bülbül, aydın ve siyasetçilerin Türkiye’de küreselleşme süreçlerini nasıl algıladıklarını da tartışıyor.

Yazar, üç bölümden oluşan kitabında, küreselleşme süreçlerine ilişkin kuramsal değerlendirmeleri, TBMM üyelerinin ve Türkiyeli düşünürlerin konuya dair yorumlarını okura sunuyor.

Bülbül’ün çalışması, farklı küresel süreçleri ve küreselleşmenin Türkiye seyrini ayrıntılı bir biçimde izlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Kudret Bülbül – Zor ve Rıza: Küreselleşmeler Arasında Türkiye, Küre Yayınları, siyaset, 366 sayfa

Ergin Yıldızoğlu – AKP (2015)

AKP’nin demokrasi ve özgürlük güçlerine karşı olumsuz tavrı, ülkenin geleceğine dair kaygıların sıklıkla dile getirilmesine neden oluyor.

Ergin Yıldızoğlu bu kitabında, AKP’nin totaliter, kimi ölçütlerle İslamofaşist bir düzeni yapılandırmaya çalıştığını savunuyor.

Yazarın, AKP’nin ilerleyişine karşı, özellikle son seçimlerde nasıl bir tavır alınabileceğine dair önerileri var.

  • Künye: Ergin Yıldızoğlu – AKP, Tekin Yayınevi

Aslıhan Aykaç – Yeni İşler, Yeni İşçiler (2009)

Aslıhan Aykaç ‘Yeni İşler, Yeni İşçiler’de, turizm sektöründe emek tartışmalarını, Türkiye’nin üç turizm bölgesinden örnekler üzerinden irdeliyor.

Emeğin, basit bir şekilde üretim sürecinde bir girdiye indirgenmesinin ve sosyal boyutundan soyutlanmasının, genel olarak hizmet sektörü ve özel olarak da turizm sektörü açısından sorunlu olduğunu söyleyen Aykaç, yedi bölümde, sorunlu dediği söz konusu yapıyı inceliyor.

Türkiye’nin söz konusu bölgelerinde alan çalışmaları da yapan yazar, ele aldığı üç örnek için tarımsal yapı, sektör yapısı ve emeğin sosyal özelliklerine bakarak, farklı turizm gelişmesi ve sınıf oluşumu modellerini ortaya koyuyor.

  • Künye: Aslıhan Aykaç – Yeni İşler, Yeni İşçiler: Turizm Sektöründe Emek, İletişim Yayınları, inceleme, 207 sayfa

Halit Çelenk – İdam Gecesi Anıları (2009)

Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idam edildikleri 6 Mayıs 1972 tarihi üzerinden kırk yılı aşkın süre geçmiş.

Birinci elden tanıklığa dayanan ‘İdam Gecesi Anıları’, bir avukat olarak bütün dava sürecinin içinde yer alan Halit Çelenk’in o utanç verici sürece dair anılarından oluşuyor.

Söz konusu döneme dair belgesel nitelikte bir eser olması, Çelenk’in kitabını asıl ilgi çekici kılan yön.

Zira mahkemelerin, sadece siyasal değil, hukuksal yönden de oldukça tartışmalı olan “karar” metinleri de elimizdeki kitapta yer alıyor.

Çelenk’in birebir tanıklığı ve yorumlarını okura sunan kitap, Türkiye yakın tarihinin en trajik olaylarından birini, ayrıntılı ve derinlikli bir biçimde tasvir ediyor.

  • Künye: Halit Çelenk – İdam Gecesi Anıları, İmge Kitabevi, anı, 331 sayfa

Gopal Balakrishnan – Uzlaşmazlıklar (2018)

Kapitalizm ve devletlerarası sistemin yüzyıllar süren birlikteliği nasıl bir evrim geçirdi?

Bu önemli kitap, hem kilit siyasi fikirlerin bir tahlili hem de tarihsel tarihsel bir perspektifle Neo-emperyalist savaş, neo-liberalizm ve Amerikan hegemonyasının dinamiklerini sorgulayarak bu sorunun muhtelif yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Gopal Balakrishnan – Uzlaşmazlıklar: Savaş Çağında Kapitalizm ve İktidar, çeviren: Oktay Etiman, Epos Yayınları

Kolektif – Kırmızı Günler (2009)

Bozkurt Nuhoğlu, 1968 olaylarının hazırlayıcısı niteliğinde olan 28 Nisan 1960 olaylarının içinde aktif olarak bulunmuş, 27 Mayıs Darbesi’ni hazırlayan öğrenci olaylarında ön saflarda bulunmuş, 27 Mayıs’ın ardından, etkili bir ihtilâl savunucusu olmuş, 1961 Anayasası’nın halka anlatılması için çaba sarf etmiş isimlerden.

Deniz Gezmiş’le de arkadaş olan Nuhoğlu, 12 Mart sonrasında cezaevine düştü, 1970’li yıllarda avukatlık yaparken devrimci mahkûmları savundu, 1980’li ve 1990’lı yıllarda da aktif siyasetin içinde bulundu.

Emre Demir’in, Nuhoğlu’yla yaptığı söyleşilerden oluşan elimizdeki kitap, o döneme dair canlı anlatımıyla ilgi çekiyor.

  • Künye: Kolektif – Kırmızı Günler: 68’in Liderlerinden Bozkurt Nuhoğlu Anlatıyor, söyleşi: Emre Demir, Destek Yayınları, söyleşi, 160 sayfa