Neil Faulkner – Halkların Rus Devrimi Tarihi (2017)

Ekim Devrimi’ne sosyalist bir perspektiften bakan, her okurun rahatça anlayabileceği tarzda kaleme alınmış bir çalışma.

“Rus Devrimi, dünya tarihinin muhtemelen en yanlış anlaşılmış olayıdır,” diyen Faulkner, bu devrimin yükselen demokrasi taleplerine yanıt veren, bir demokrasi ve yaratıcılık patlaması olduğunu belirtiyor.

Yazar, Ekim Devrimi, kapitalizmde büyük bir gedik yaratmakla birlikte, sonradan geri çekildiğini ve karşı-devrimle yıkıldığını söylüyor.

Rusya’da Çarlık iktidarına karşı ezilenlerin nasıl örgütlendiklerini irdeleyerek açılan kitap,

  • Lenin ve Bolşeviklerin tarih sahnesine çıkışı,
  • 1917’de büyük devrimin yapılışı,
  • Devrimin, kapitalizmin aşılması konusunda dünyaya nasıl umutlar verdiği,
  • Sovyetlerin 1918-1938 döneminde yaşananlar,
  • Ve Stalin’in Bolşevik Devrimi’ndeki konumu gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitabın, Bolşevik Devrimi’nin 100. yılını yaşadığımız şu günlerde, tarihte büyük bir gedik yaratmış bu deneyimin öncesi ve sonrası için önemli bir kaynak olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Neil Faulkner – Halkların Rus Devrimi Tarihi, çeviren: Tuncel Öncel, Yordam Kitap, tarih, 272 sayfa, 2017

 

Orhan Bursalı – Çatışmanın Anatomisi (2014)

Fetullahçıların şike, MİT ve yolsuzluk operasyonlarıyla ortaya koyduğu üç büyük iktidar hamlesiyle AKP ile savaşa koyuluşunun hikâyesi, bu kitapta.

Orhan Bursalı dört yıla yayılan ve bir gerilim-polisiye öykü gibi heyecanla süren Cemaat-AKP savaşını adım adım izlerken, Cemaat’in yapısına ve iktidarı ele geçirme yöntemlerine de ışık tutuyor.

  • Künye: Orhan Bursalı – Çatışmanın Anatomisi, Kırmızı Kedi Yayınevi

Erinç Yeldan – Küreselleşme, Kim İçin? (2008)

Erinç Yeldan ‘Küreselleşme, Kim İçin?’de, 1980’lerden günümüze, küresel iktisat ikliminin tarihsel ve güncel bir analizini yapıyor.

Yeldan kitabının ilk bölümünde, küreselleşmenin ideolojik niteliğini tanımlıyor ve küreselleşmenin muhafazakâr, neoliberal ideolojinin yeni bir ürünü olduğunu gösteriyor.

İkinci bölüm, neoliberal küreselleşmenin pratik yaşamdaki uygulama sonuçlarına odaklanıyor.

Üçüncü bölüm ise IMF programı ve AKP iktidarı ekseninde, Türkiye özelindeki iktisat politikalarını inceliyor.

Yeldan’ın ele aldığı kavramların içini doldurabilmesi ve sade bir dille meramını anlatabilmesi de, kendisini, Prof. Oya Köymen’in tabiriyle “televoleci iktisatçılardan” ayıran başlıca özellik.

  • Künye: Erinç Yeldan – Küreselleşme, Kim İçin?, Yordam Kitap, iktisat, 304 sayfa

Kolektif-Dirençizgiroman (2014)

Gezi Direnişi’nin ilk günlerinde ortaya çıkan, ilkin internet üzerinden organize olan bir düzine insanla başlayıp dünyanın değişik ülkelerinden çizerlerin katkısıyla zenginleşen özgün bir çizgiroman antolojisi.

Gezi’de yakalanan birliktelik ruhunu ve çok sesliliği yeniden hatırlamak açısından, burada bir araya gelen çizgi öykülere bakmakta fayda var.

  • Künye: Kolektif – Dirençizgiroman, Esen Kitap

Jacques Pauwels – Hayırlı Savaş Söylencesi: İkinci Dünya Savaşı’nda Amerika (2017)

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2. Dünya Savaşı’ndaki rolü, kendilerinin savunageldikleri gibi başından sonuna değin pirüpak mıydı, yoksa birbirinden kirli ilişkilerin ve ittifakların üzerine mi inşa edilmişti?

Jacques Pauwels’in elimizdeki kitabı, ikincisinin daha ağır bastığını gözler sermesiyle, bir anlamda ABD’nin gizli tarihi niyetine okunacak bir inceleme.

  • ABD’li vatandaşlar savaştan önce neden faşizme o denli yoğun yakınlık duyuyordu?
  • ABD’li büyük kartellerin Nazilerle ilişkileri neydi?
  • Amerika neden Nazilere karşı harekete geçmede neden bu kadar geç davrandı?
  • Amerikalıların Dresden’i kentini yerle bir etmesinin altındaki nedenler nelerdi?
  • Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının asıl amacı neydi?
  • Soğuk Savaş’ın ortaya çıkmasında, Amerika’nın bu savaştaki çelişik tutumunun payı neydi?

Pauwels bu ve bunun gibi birçok soruya yanıt ararken, ABD’nin dünyanın ikinci büyük savaşındaki rolünü çok yönlü bir bakışla aydınlığa kavuşturuyor.

  • Künye: Jacques Pauwels – Hayırlı Savaş Söylencesi: İkinci Dünya Savaşı’nda Amerika, çeviren: Çağdaş Sümer, Yordam Kitap, tarih, 368 sayfa, 2017

Kolektif – Siyasalın Peşinde: Dünyaya Tragedyalarla Bakmak (2017)

Bu güzel derleme, klasik tragedyaları siyaset felsefesindeki tartışmalar ve çağdaş sorular eşliğinde ele alıyor.

Kitaba katılan yazarlar, ‘Persler’, ‘Troyalı Kadınlar’, ‘Oresteia’, ‘Antigone’, ‘Eumenidler’ ve ‘Yakarıcılar’ gibi ünlü Antik Yunan tragedyalarını, yalnızca Atina demokrasisini anlamak için değil, modernliğin sosyal ve siyasal açmazlarını saptamak amacıyla da yeniden yorumluyor.

Klasik tragedyaların demokratik Atina’nın yüzüne tuttuğu bu aynaya yakından bakmak ayrıca demokratik eleştiri, kolektif bellek, adalet, pratik akıl, eylem, yurttaşlık, tiranlık, toplumsal cinsiyet, dışlama, muğlaklık, hukuk, şiddet, yas, bağışlama, melankoli ve tanıklık gibi günümüzde kamusal tartışmalara konu olan çeşitli problem ve kavramlara tragedyaların sunduğu geniş ve zengin perspektiften bakmak isteyenler bu kitabı kaçırmamalı.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Devrim Sezer, Nazile Kalaycı, Serdar Tekin ve Ünsal Doğan Başkır.

  • Künye: Kolektif – Siyasalın Peşinde: Dünyaya Tragedyalarla Bakmak, hazırlayan: Devrim Sezer ve Nazile Kalaycı, Metis Yayınları, siyaset, 208 sayfa, 2017

Erk Acarer – IŞİD ve Türkiye: “Katili Tanıyoruz” (2017)

IŞİD ortaya çıktığı günden bu yana, bu İslami terör örgütünün Türkiye’yle ilişkili olduğu iddiası farklı kişi ve kurumlarca defalarca dile getirildi.

Erk Acarer’in alan araştırmaları ve belgelere dayanan bu başarılı araştırması da söz konusu ilişkiyi gözler önüne seriyor.

Acarer’in çalışması, IŞİD’i ortaya çıkaran koşulların bir tarihçesiyle başlayarak Selefi cihatçılığın gelişimini, ABD’nin Afganistan’da Rusya’ya karşı verdiği savaşa uzanarak ele alıyor.

IŞİD’in ortaya çıkışı, Suriye’deki varlığı, Suriye’den Irak’a uzanışı, bu bölümde ele alınan kimi konular.

Adından da anlaşılacağı gibi, kitabın merkezinde IŞİD’in Türkiye’deki varlığı yer alıyor.

IŞİD’in kendilerince elverişli buldukları Türkiye’de nasıl kök saldıkları, nasıl örgütlendikleri, ülke içinde bir uçtan bir uca yayılmalarına neden olan koşullar, bütün bunların nasıl görmezden gelindiği, özellikle Antep ve Adıyaman’da nasıl örgütlendikleri ve bütün bunların korkunç sonuçları olarak gerçekleşen Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliamları, bu bölümde ele alınan kimi konular.

Acarer’in başarılı bir araştırmacı gazetecilik çalışması olan kitabı, IŞİD’e imkân tanıyan zihniyeti daha yakından tanımamıza olanak sağlıyor.

Künye: Erk Acarer – IŞİD ve Türkiye: “Katili Tanıyoruz”, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 304 sayfa, 2017

Kolektif – Ergenekon ve Sosyalistler (2008)

‘Ergenekon ve Sosyalist Hareket’, sosyalistlerin darbe, demokrasi, ılımlı İslam, emperyalizm, Ergenekon, bağımsızlık, yurtseverlik, laiklik, aydınlanma, liberalizm, sınıf mücadelesi, post modernizm, sol anlayışın tarihi ve geleceği konularındaki görüşlerini bir araya getiriyor.

Kitap, Aydemir Güler, Levent Tüzel, Ertuğrul Kürkçü, Ömer Laçiner, Sungur Savran, Mahir Sayın, Merdan Yanardağ, Ergin Yıldızoğlu ve Haluk Yurtsever’in, yukarıdaki konu bağlamında kaleme aldıkları birer makaleden oluşuyor.

Çalışma, Ergenekon operasyonunun ardından, değişik çevreler tarafından eleştirilen sol siyaset için yeni çıkış yolları bulmayı hedefliyor.

  • Künye: Kolektif – Ergenekon ve Sosyalistler, hazırlayan: Merdan Yanardağ, Siyah Beyaz Yayınları, siyaset, 235 sayfa

Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi (2008)

‘Paris ’68’, Paris’te başlayarak hızla dünyaya yayılan 1968 hareketini, o dönem orada bulunan Hıfzı Topuz’un tanıklığıyla sunuyor.

1968 Mayısında Paris’te başlayan kıvılcımı, “doğaçlama ve başarısız ama kansız ve güler yüzlü bir devrim denemesi” olarak tanımlayan Topuz, sadece bu kıvılcıma beşiklik eden Paris’i değil, bunun, Meksika, Vietnam, ABD, Çekoslovakya, İtalya ve Türkiye gibi ülkelere yansımalarını da odaklanıyor.

Topuz, kendi tanıklığıyla, Daniel Cohn-Bendit gibi dönemin efsane önderlerini, hareketin başlamasını, gelişmesini, hemen ardından önüne geçilemeyen bir sel haline gelişini ve “şimdi iktidar” diyerek başkaldıran hareketin vardığı noktayı anlatıyor.

  • Künye: Hıfzı Topuz – Paris ’68: Bir Devrim Denemesi, Agora Kitaplığı, anı, 114 sayfa

Marc Ferro – İslamın Şoku (2008)

Marc Ferro ‘İslamın Şoku’nda, İslam’ın eski travmalarının geri döndüğünü söylüyor.

İslam dünyasının yenilenmek için değişik yollar keşfettiğini belirten Ferro, bu yolların sonuncusunun da 11 Eylül 2001 saldırılarında, en gelişmiş teknikler ve başka bir çağdan kalan kendini feda etme eylemleriyle bir araya geldiğini savunuyor.

İslam-modernlik, İslam-ulus ve İslam-reform ilişkisini analiz eden Ferro, “İslam’ın Batıya meydan okuması beklenmeyen bir durum muydu?”, “İslam dünyasının Batıyla karşılaşması nasıl bir şok yarattı?” ve “İslam’ın modernleşmesi ya da modernitenin İslamlaştırılması günümüz dünyasını nasıl etkilemektedir?” sorularının yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Marc Ferro – İslamın Şoku, çeviren: İdil Engindeniz, İthaki Yayınları, tarih, 256 sayfa